Bölümler 35Şu an: BÖLÜM 13
- 1 BÖLÜM 1451 kelime
- 2 BÖLÜM 2425 kelime
- 3 BÖLÜM 3555 kelime
- 4 BÖLÜM 4638 kelime
- 5 BÖLÜM 5679 kelime
- 6 BÖLÜM 6851 kelime
- 7 BÖLÜM 7705 kelime
- 8 BÖLÜM 8780 kelime
- 9 BÖLÜM 9874 kelime
- 10 BÖLÜM 10570 kelime
- 11 BÖLÜM 11846 kelime
- 12 BÖLÜM 12922 kelime
- 13 BÖLÜM 131.231 kelime · Okuduğun bölüm
- 14 BÖLÜM 14835 kelime
- 15 BÖLÜM 15792 kelime
- 16 BÖLÜM 16919 kelime
- 17 BÖLÜM 17916 kelime
- 18 BÖLÜM 18574 kelime
- 19 BÖLÜM 19865 kelime
- 20 BÖLÜM 20872 kelime
- 21 BÖLÜM 211.029 kelime
- 22 BÖLÜM 22850 kelime
- 23 BÖLÜM 23573 kelime
- 24 BÖLÜM 24555 kelime
- 25 BÖLÜM 25872 kelime
- 26 BÖLÜM 26566 kelime
- 27 BÖLÜM 27780 kelime
- 28 BÖLÜM 28936 kelime
- 29 BÖLÜM 29795 kelime
- 30 BÖLÜM 30810 kelime
- 31 BÖLÜM 31682 kelime
- 32 BÖLÜM 321.020 kelime
- 33 BÖLÜM 33528 kelime
- 34 BÖLÜM 34478 kelime
- 35 BÖLÜM 35471 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Bölüm 19
Malikânenin bahçıvanı olan Erkin, kafayı Eslem’e takmıştı. Ne yapıp edip onu elde edecekti. Onun Ensar Bey’i sevdiğini bile bile.
‘Eslem, seni benden başkası alamaz. Sen ancak bana yar olursun. Ensar Bey’le olman imkânsız bir şey. O yüzden gel he de bana. Bak o zaman seni el üstünde nasıl tutacağım’
‘Yeter Erkin abi yeter. Sen neredeyse babam yaşındasın. O yüzden beni taciz etmeye utanmıyor musun?’ dedi kızgınlıkla.
‘Eslem, Erhan Bey’le oynaşırken bir şey yok da ben yapınca mı taciz oluyor’ dedi Erkin pis pis sırıtarak.
‘O adamında seninde Allah belanızı versin’ dedi Eslem, Erkin’e tokat atarak.
‘Sen görürsün tokat atmayı’ dedi Eslem’e parmak sallayarak.
Ondan şimdilik kurtulmuştu Eslem, ama ileride daha kötüsünü yapacağından emindi. Bu yüzden de diken üstünde duruyordu.
Erkin, kırk beş yaşlarında hafif kel ve yer yer saçlarında aklar bulunan bir adamdı. Malikânede bahçıvanlık görevini yapmadan evvel meyhanenin birinde badigartlık yapıyordu. Erhan Bey, onu işe almış o günden sonra da Erhan Bey’in hem korunmalığını yapmış hem de bahçıvanlık görevine devam etmişti. Onunla karşılaşması da şöyle olmuştu; Erhan Bey, içki içmek için onun çalıştığı meyhaneye gelmiş ve masanın birine oturmuştu. Kafalar güzel olduğu vakitlerde gencin biri onun üzerine yürümüş ve kavga çıkarmaya çalışmıştı. Tam bıçak çekip Erhan Bey’e saplayacaktı ki Erkin araya girdi. Gencin kolundan tutup sürükleye sürükleye malikâneden dışarıya attı. O günden sonra dost olmuşlardı. Daha sonra da Erhan Bey onu işe almıştı. Bahçe işlerinden anladığı içinde onu bahçıvan olarak görevlendirmişti.
Birkaç gün sonra Erkin, Eslem’i tek yakalamıştı. Hazır bu fırsat diyerek ona sarılıp öpmeye çalışmıştı. O sırada da Ensar, onları görmüştü.
‘Ne oluyor orada?’ dedi Ensar sinirle.
‘Hiç’ dedi Erkin ‘Eslem’le konuşuyorduk. Ben ona evlenme teklif ettim o da kabul etti. Bundan dolayı sarılıyordum’
Bu söz üzerine kalbi paramparça oldu Ensar’ın. Bu da doğal olarak yüzüne yansımıştı.
‘İyi o zaman size mutluluklar dilerim’ dedikten sonra da arkasını dönüp gitti.
‘Demiştim seni kimseye yar etmem diye’ dedi Erkin, çirkef ağzıyla ‘Aramızdan hem Erhan Bey hem de Ensar Bey çekildiğine göre…’ sözünü daha tamamlayamadan Eslem araya girdi.
‘Utanmaz, arlanmaz ve ahlaksız adam. Ensar Bey’in yanında beni nasıl küçük düşürürsün. Hem sen kimsin ki seninle evleneyim’
‘Ben kim miyim’ dedi Erkin, elini yumruk yaparak ‘Gel de sana kim olduğumu göstereyim’ dedikten sonra da burnundan soluya soluya Eslem’e saldırdı. İlk önce boğazını sıktı. Bununla da yetinmeyip yüzüne yumruk attı. Araya hizmetçilerden biri girmese Eslem’in hali haraptı.
Eslem’i Erkin’in elinden kurtaran hizmetçi onu kendi odasına götürdü. Daha sonra da baş hizmetçi Elanur’a haber verdi.
Baş hizmetçi Elanur, hizmetçiyi dinledikten sonra doğruca Erkin’in yanına gitti. Niyeti onu bir güzel paylamaktı. Onun yanına varmadan Elçin’i gördü. Hızlı adımlarla Erkin’im yanına gidiyordu. Bu yine neyin peşinde diyerek gizlice onu takip etti.
‘Of, nereye gidiyor bu kız hızlı adımlarla’ dedi kendi kendine. Elçin, malikânenin kapısının önüne gidip durdu. Daha sonra etrafına bakındı. Onun etrafına bakındığını gören Elanur, son anda gizlenmese takip edildiğini anlayacaktı Elçin.
‘Şimdi neler çevirdiğini anlarım’ dedi dikkatlice Elçin’e bakarak. Elçin, kimsenin olmadığını zannederek:
‘Kasım, kimsecikler yok çıkabilirsin’ dedi. Saçı sakalı birbirine karışmış bir adam ortaya çıkarak Elçin’le sohbet etmeye başladı.
‘Parayı getirdin mi?’ dedi Kasım.
‘Evet, getirdim işte paran’ dedi Elçin, cebinden parayı çıkarıp ona uzatarak.
Kasım, parayı aldıktan sonra tek tek saydı eksik var mı diye. Eksik olmadığını görünce de cebinde poşet çıkarıp Elçin’e uzattı.
‘Bir dahaki sefere bunun iki katını isterim ona göre’ dedi Kasım.
‘Ama bu kadar parayı ben nereden bulayım’ dedi Elçin, çaresizce.
‘Nereden bulursan bul, o beni ilgilendirmez. Beni ilgilendiren tek şey alacağım para’ dedi, burnunu çekerek. Daha sonra da geldiği gibi gitti.
Onlar kimsenin görmediğini zannederken Elanur, bütün olanı biteni görmüş ve duymuştu.
‘Aman Allah’ım yoksa bu uyuşturucu mu?’ dedi, dehşet içerisinde.
Elçin, torbayı cebine koyduktan sonra tekrar etrafına bakındı ve malikâneye geri döndü. O dönerken Elanur’da peşindeydi.
‘Bakalım uyuşturucuyu kiminle kullanıyorsun’ diyerek peşine takıldı Elçin’in.
Elçin, kendi odasına gitmeyip Erkin’in odasına yöneldi.
‘Yoksa Erkin’le birlikte mi kullanıyor’ dedi Elanur, daha sonra da ‘Bakalım, şimdi anlarız’ diyerek o da Erkin’in odasına yöneldi. Evet, yanılmıyordu uyuşturucuyu Erkin’le beraber kullanıyorlardı.
O ikisini dehşetle izledikten sonra Eslem’in odasına gitti. O sırada hizmetçi Ferda, Eslem’e pansuman yapıyordu. Ferda’ya ‘Bırak ben yaparım’ diyerek onu işine geri gönderdi.
‘Benim güzel kızım’ dedi bir anne edasıyla saçını okşayarak ‘Erkin’e ne dedin ki seni bu hale soktu. Hem bir kadına el kaldırılır mı?’
‘Abla, bıktım bu artık bu hayattan’ dedi, hıçkırıklar içerisinde ‘Ne çektiysem bu hayatta erkeklerden çektim abla’ öyle içli hıçkırıyordu ki ister istemez Elanur’u da etkilenmişti.
‘Sakin ol kızım’ dedi Elanur ‘Her erkek öyle değil. Bak Ensar Bey’e nasıl da merhametli’
Ensar’ın ismini duyması yetmişti onun için. İsmini duyar duymaz gülümsemiş, her şeyi unutmuştu. Fakat yine de içini döktü Elanur’a:
‘Abla, önce babam zulmetti o da yetmedi beni sattığı adam zulmetti. Beni kaçıran o adamı mı desem Erkin’i mi desem bilemiyorum. Bu yüzden erkeklere güvenim kalmadı’
‘Ya Ensar Bey, ona da mı güvenmiyorsun?’ dedi Elanur. Bunu bilerek söylemişti, çünkü az önce onun ismi söylenirken gözleri parlamıştı Eslem’in.
‘O başka abla’ dedi Eslem, gözlerini kaçırarak ‘Ensar Bey, kaç sefer beni tehlikeden kurtardı. O yüzden onun hakkını yiyemem’
Elanur, daha fazla dayamayarak:
‘Eslem, gözlerimin içine bak ve doğruyu söyle. Sen Ensar Bey’den hoşlanıyor musun?’ diye sordu.
‘Şey, ben abla’ dedi Eslem, kekeleyerek.
‘Kekelemeden cevap ver, Ensar Bey’den hoşlanıyor musun?’
‘Evet, abla hem de deliler gibi’ dedi Eslem sonunda ‘Ama ne yazar ki abla. Onunla benim aramda dağlar kadar fark var’
‘Ensar Bey, öyle bir insan değil ki aranızdaki farkı sorun etsin’
‘Doğru diyorsun da abla, ben kendime yediremiyorum. Birde az önce dediğim gibi erkeklere güvenim kalmadı’
‘Ensar Bey’in bu durumdan haberi var mı?’
‘O da beni seviyor abla, hatta kaç serfe sıkıştırdı beni onu sevip sevmediğimi anlamak için. Fakat ben her seferinde kaçtım ondan’
‘Kız daha ne istiyorsun Allah’tan, adam sana ilanı aşk etmiş. Oysaki sen kaçıyorsun’
‘Aman abla üzerime gelme fazla, zaten canım sıkkın’
‘Erkin yüzünden mi?’
‘Evet, abla onun yüzünden. Kaç sefer benden uzak dur dedim ama dinlemedi beni. Dünde aynı şekilde davrandı bana, tabii o sırada Ensar Bey, gördü bizi’
Elanur, ağzını tutarak:
‘Doğru mu diyorsun kız’
‘Evet, abla doğru söylüyorum’ dedi Eslem ‘Erkin ona yalandan bir şeyler uydurup evleneceğimizi söyledi. Tabii o da yanlış anladı bizi’
‘Eee sonra ne oldu’
‘Sonrası malum abla, ona niye yalan söyledin diye çıkıştım. O da beni bu hale soktu’
‘Elleri kırılasıca’ dedi Elanur, daha sonra da ‘Merak etme, yakındır onun sonu’
Bölüm 20
‘Abla, o başkasıyla evlenecekmiş’ dedi Ensar, perişan bir şekilde ablası Emine’ye sarılarak.
‘A kuzum, sen onu çok mu sevdin’ dedi ablası Esma.
‘Çok sevdim abla çok, Ezel’i de sevdiğimi sanmıştım ama o bana ihanet etti, şimdi de Eslem’ dedi ağlayarak ‘Benim hiç yüzüm gülmeyecek mi kızlar yönünden abla, ha söyle bana’
‘Elbette ki gülecek canım kardeşim, sen yeter ki üzülme. Hem dünyada kızlar tükenmedi ya, elbette ki başka kızlar çıkar karşına’ dedi Emine.
‘Abla, Eslem’den sonra kimseyi sevemem, anlıyor musun sevemem’
‘Eslem kiminle evleniyormuş?’ dedi Esma.
‘Hani bizim bahçıvan vardı ya onunla evleniyormuş’
‘Erkin’le mi’ dedi Emine, şaşkınlıkla ‘Ayol o neredeyse babasının yaşında. Hem o evli değil miydi?’
‘Değil abla, o geçen sene boşandı. Karısına mı şiddet uygulamış bilemiyorum, sonuçta boşanmışlar işte’
‘Bak kendinde söylüyorsun karısına şiddet uygulamış diye. Eslem’e evlendiği takdirde ona da şiddet uygular’ dedi Esma.
‘Biliyorum abla, biliyorum ama elimden bir şey gelmiyor. Onun başkasıyla evlenme ihtimali aklıma geldikçe çıldıracağım geliyor. Böyle giderse ya kafayı yerim ya da buraları terk eder giderim’
‘Allah korusun o nasıl söz Ensar, gün doğmadan neler doğar’
‘Kızın onda gönlü olduğundan emin misin?’ dedi Emine.
‘Bilmiyorum abla, bildiğim tek şey benden her seferinde kaçması’
Bölüm etkileşimi
