AŞKIN GÖZYAŞLARI kitap kapağı

15. bölüm / 35

BÖLÜM 15

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 35Şu an: BÖLÜM 15

‘Birkaç gün evvel ne yiyeceksiniz diye sormak için odanıza geliyordum ki Elçin’i gördüm. Aceleyle bir yerlere doğru gidiyordu. Onun aceleyle gitmesi karşısında meraklandım ve onu takip ettim. O malikânenin önüne kadar geldi ve durdu. Daha sonra sağa sola baktıktan sonra dışarıya çıktı. Kapının önünde tekinsiz bir adam bekliyordu onu. Tam olarak ne konuştuklarını duyamadım ama konuşmanın sonunda Elçin adama para verdi. O da cebinden poşetin içinde toza benzer bir şey çıkarıp uzattı. Elçin’de poşeti alıp geri döndü. Onu ne yapacak diyerek takip ettim. Odasına girdi ve kapıyı kapadı. Peşinden de Erkin geldi ve Elçin’in odasına girdi’
‘Yoksa uyuşturucu mu?’ dedi Ensar, gözleri fal taşı gibi açılarak.
‘Maalesef evet’ dedi Elanur ‘İkisinin ne yaptığını daha iyi anlayabilmek için Elçin’in kapısını hafifçe araladım ve onları izledim. Aldıkları o tozu ateşte ısıtıp enjektörle kollarına zerk ettiler’
‘Allah Allah’ dedi Ensar, ‘anlatmana bakılırsa ikisi de eroin kullanıyorlar’
‘Ne yapmayı düşünüyorsunuz?’ dedi Elanur.
‘Uyuşturucu kullanan birinin bizimle işi olamaz’ dedi Ensar ‘Bu yüzden onları polise ihbar etmemiz lazım. Yalnız ihbar etmeden evvel kullandıklarına dair elimizde delil olması lazım, delil olmazsa inkâr edebilirler’ dedikten sonra da ‘Onların uyuşturucu kullandıklarını ispat etmek için Elçin’in odasına girip delil bulmak gerekiyor. Ben bunu yapamam ama sen yapabilirsin’
‘Tabii ki yapabilirim Ensar Bey’ dedi Elanur.
‘Bu durumu haber verdiğin için çok teşekkür ederim sana’ dedi Ensar ‘Böylece Eslem’i de onlardan korumuş olurum’
Bölüm 23
Erdem, birbirilerine yabancı olan erkek ve kadınların sarmaş dolaş olmalarını oldum olası tasvip etmiyordu. Annesi onu muhafazakâr yetiştirmişti. Gerek okulda gerekse iş yerinde bu tür insanlar gördüğünde hem içi acıyor hem de midesi bulanıyordu. Bir gün patronunun çalışanla sarmaş dolaş olduğunu görmüş yüzü asılarak kafasını çevirmişti. Sarmaş dolaş olduğu kişi Eslem’di. Eslem herkesin içinde kendisine sarılmasını istememiş, buna rağmen Ensar kendini tutamayıp sarılmıştı. Tam o sırada da Erdem ikiliyi görmüştü.
Beş vakit namazlarını hiçbir zaman kaçırmamış elinden geldiği kadar da zamanında kılmaya çalışmıştı. Çalıştığı iş yerinde namaz kılabilecek bir mescit aramış ve sonunda da bulabilmişti. Fakat burası çok küçüktü. Mescide ancak üç dört kişi sığabilirdi. Burası da depodan bozma bir yerdi. Holdingde namaz kılanlar çok az olduğu için burası düşünülmüştü mescit olarak. Eskiden o da yoktu namaz kılanların ricası üzerine burası depodan mescide dönüştürülmüştü.
İkindi namazını kıldıktan sonra duasını yapı çıktı mescitten Erdem. Namaz onun için öyle değerliydi ki hiçbir şey onun önüne geçemezdi. Huzur bulurdu namazda hele bir de dua etti mi geçilmez engelleri aşabilirdi dua sayesinde.
O ibadetlerini yaparken onunla alay eden biri vardı. Her ibadete inişinde arkasından söylenip dururdu, işler bana kalıyor diye. Hâlbuki öyle bir şey yoktu. Herkesin işi kendine göreydi. İbadetlerini yaparken hiçbir zamanda aksatmamıştı işlerini.
Yine alay ettiği bir gün dayanamadı Erdem ve ona şöyle dedi:
‘Allah Teâlâ’nın emirlerini yerine getirmem niçin senin zoruna gidiyor Basri’ dedi kızgınlıkla.
‘Sen, namaz dediğin şeyi yapmaya gittiğinde senin işlerini ben yapmak zorunda kalıyorum’ dedi Basri.
‘Hadi oradan Basri, senin işin ayrı benim işim ayrı. Şu ana kadar da aksatmadım işlerimi. Senin maksadın benimle alay etmek başka bir şey değil. Şimdiye kadar sustum bir şey demedim ama bundan sonra susmayacağım’
‘Hıh, namazmış zaten şimdiye kadar anlamadım sizin gibileri duvara karşı durmuş eğilip kalkıyorsunuz’ dedi Basri.
‘Anlasaydın şaşardım’ dedi Erdem, biz duvara karşı değil Allah Teâlâ’nın huzurunda eğilip kalkıyoruz. Biz onu görmesek de o bizi mutlaka görüyor’
Basri, birden ayağa kalktı, delirmiş gibiydi.
‘Bana bak’ dedi, tükürürcesine ‘Senin gibi olanların kaç tanesini susturdum. Elbette senide susturmasını bilirim’
‘Otur Basri yerine’ dedi Erdem ‘Ben sadece hakikatleri konuşuyorum’ dedikten sonra da ‘Sen kurumun internetinde kız arkadaşlarına sohbet ederken veyahut çıplak kadınlara bakarken bir şey diyor muyum?’
‘Tabii ki bir şey diyemezsin’ dedi Basri, pis pis sırıtarak ‘Onlar benim özel hayatım, özel hayatıma da kimse karışamaz’
‘Namaz da benim özel hayatım, sende ona karışamazsın’
İkisi de sinirle ayağa kalktılar. Belli ki kavga edeceklerdi. Her biri yumruklarını sıkıp kavga edeceklerdi ki Ensar onları gördü.
‘Kesin kavga etmeyi’ dedikten sonra da ‘Her ikinizde odama gelin. Bakalım derdiniz neymiş’
O önde Ender ve Basri arkada Ensar’ın odasına kadar yürüdüler. Odaya geçtikten sonra da:
‘İş yerinde kavga, gürültü istemediğimi bilmiyor musunuz’ dedi gürleyerek.
Erdem, mahcup bir şekilde boynunu bükerken Basri ise hiçbir şey olmamış gibi davranıyordu.
‘Söyleyin şimdi neden kavga etmeye çalıştınız’ dedi Erdem ‘Güzel güzel konuşup anlaşmak varken neden kavga etmeyi tercih ettiniz?’
Erdem, bir şeyler söyleyecekti ki Basri ondan önce davrandı.
‘Ensar Bey, ben ona kaç sefer söyledim iş yerinde şahsi işlerinle uğraşma diye. Özellikle kendi bilgisayarında işini gücünü bırakıp kadınlara kızlara bakıyor’ diyerek iftira attı. Ensar Bey’in iftiraya inanıp Erdem’i işten çıkarmasıydı maksadı. Onun için iftira atmıştı Erdem’e.
Erdem, atılan iftira karşısında buz kesildi. Nasıl tenezzül edebilirdi iftiraya. Gerçi ondan her şey beklerdi ama iftirayı asla.
‘Hayır, Ensar Bey onun söyledikleri doğru değil’ diyerek itiraz etti Erdem ‘Asıl kadınlara kızlara bakan kendisidir. Benim kavga etmemin sebebi namazıma karışmasından dolayıdır’
‘Doğru söylüyorum Ensar Bey, isterseniz bakabilirsiniz bilgisayarına’ dedi Basri, iftirasına devam ederek.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

7okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…