9. bölüm / 52
Abimin arkadaşı9. Bölüm
Bölümler 52Şu an: 9. Bölüm
- 1 1. Bölüm1.458 kelime
- 2 2. Bölüm1.301 kelime
- 3 3. Bölüm905 kelime
- 4 4. Bölüm1.015 kelime
- 5 5. Bölüm1.033 kelime
- 6 6. Bölüm1.187 kelime
- 7 7. Bölüm1.436 kelime
- 8 8. Bölüm1.489 kelime
- 9 9. Bölüm1.190 kelime · Okuduğun bölüm
- 10 10. Bölüm770 kelime
- 11 11. Bölüm1.173 kelime
- 12 12. Bölüm1.076 kelime
- 13 13. Bölüm1.156 kelime
- 14 14. Bölüm1.416 kelime
- 15 15. Bölüm1.325 kelime
- 16 16. Bölüm1.101 kelime
- 17 17. Bölüm1.080 kelime
- 18 18. Bölüm1.195 kelime
- 19 19. Bölüm1.380 kelime
- 20 20. Bölüm1.349 kelime
- 21 21. Bölüm1.702 kelime
- 22 22. Bölüm1.227 kelime
- 23 23. Bölüm1.493 kelime
- 24 24. Bölüm1.395 kelime
- 25 25. Bölüm1.369 kelime
- 26 26. Bölüm1.066 kelime
- 27 27. Bölüm914 kelime
- 28 28. Bölüm1.105 kelime
- 29 29. Bölüm1.180 kelime
- 30 Önemli not58 kelime
- 31 30. Bölüm596 kelime
- 32 31. Bölüm1.177 kelime
- 33 32. Bölüm1.064 kelime
- 34 33. Bölüm914 kelime
- 35 34. Bölüm1.137 kelime
- 36 35. Bölüm1.675 kelime
- 37 36. Bölüm913 kelime
- 38 37. Bölüm799 kelime
- 39 38. Bölüm1.035 kelime
- 40 39. Bölüm919 kelime
- 41 40. Bölüm881 kelime
- 42 41. Bölüm949 kelime
- 43 42. Bölüm1.127 kelime
- 44 43. Bölüm928 kelime
- 45 44. Bölüm913 kelime
- 46 45. Bölüm1.376 kelime
- 47 46. Bölüm657 kelime
- 48 47. Bölüm864 kelime
- 49 48. Bölüm1.100 kelime
- 50 49. Bölüm922 kelime
- 51 50. Bölüm936 kelime
- 52 51. Bölüm (final)2.854 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Sabah ikisinden de önce uyandım bayağı erken bir saatti. Okul üniformalarını giyerken Allah'ım inşallah dün akşam olanları hatırlamaz diye dua ediyordum. Hatırlarsa çünkü sorunlar daha çok artacak.
Hazırlandıktan sonra odamdan çıktım abimin odasına gittim o hala uyuyordu uyandırmaya çalıştım ama uyanmadı bir türlü en son dürtüp yüksek sesle seslendiğimde uyandı.
Şu an feci şekilde baş ağrısı çekiyor olmalı ki bu her halinden belli oluyordu gözlerini bile zar zor açıyordu.
"Of ne oldu dün akşam"
"Oho neler olmadı ki"
"Ben nasıl geldim buraya"
"En azından evin yolunu bulabilmişsiniz Odana kadar da ben çıkardım"
"Atıl o nerede?"
"Onu da misafir odasına götürdüm sanırım o da hala uyanmamış"
"Yardım et kalkayım gidip bana bir bakayım"
Kolundan tutup kaldırdığımız zar zor ayakta durup duruyordu banyoya kadar yardım ettim elini yüzünü yıkadıktan sonra biraz kendine geldi daha sonra misafir odasına gitti ben de arkasından gittim gidene kadar her saniye umarım bir şeyler hatırlamaz diyordum kendi kendime.
Misafir odasına gittiğimizde atılı dün akşam bıraktığım gibi bulduk. Abim yanına gidip dürttü.
"Şşt hadi uyan sabah oldu "
Ama o uyanmadı tabii ki de sanırım onu uyandırmak abimi uyandırmaktan daha zor olacak.
Ne yaptıysak da bir türlü uyanmadı en son abim bana su getirmemi istedi koca bir sürahi suyu getirdikten sonra abim başından aşağıya döktü ancak o zaman kendine gelebildi yüzü gözü ıslanmış bir şekilde bakıyordu bize.
"Ne yapıyorsun oğlum ya uyuyan insan böyle mi uyandırılırır"
"Sen uyumuyordun ki resmen ölüyordun bana teşekkür etmen gerekiyor"
"Bence asıl teşekkürü ikiniz bana etmelisiniz"
"Ben duşa giriyorum sen de bu odayı toplasan iyi olur Hilal ya"
"Sanki ben toplamazsam başkası toplayacakmış gibi konuşuyorsun sen de"
Abim daha fazla bir şey demeden odadan çıktı benim de çıkmam gerekiyor ama bir şeyler hatırlamadığından Emin olmam gerekiyor.
"İyi misin Bir şey ister misin?"
"Hayır dün akşam ne oldu ya kafam tamamen allak bullak hiçbir şey hatırlamıyorum"
Oh çok şükür neyse ki bir şey hatırlamıyor.
"Yani hiç mi bir şey hatırlamıyorsun?"
"Sadece barda içtiğimizi hatırlıyorum ondan sonrası yok eve nasıl geldik onu bile hatırlamıyorum "
Güzel eve nasıl geldiğini hatırlamıyorsa sonrasında olanları da hatırlamıyordur içim rahatladı gerçekten.
"Yoksa bir şey mi oldu benim bilmem gereken bir şey?"
Bir şey değil birden fazla şey oldu ama bunları sana söyleyemem sarhoş halinle beni deli gibi öptüğünü yanından ayırmak istemediğini her tarafıma dokunduğunu elbette ki sana söyleyemem.
"Hayır hayır hiçbir şey olmadı sadece fazlasıyla sarhoştasın birkaç cümle sayıkladın ama hiçbir şey anlamadım"
"Neyse en azından saçmalamamışım "
Kendine gelebilmesi için odasından çıktım dün yıkayıp kuruttum sweetini alıp ona getirdim.
"Bu arada bunu geri alabilirsin merak etme yıkayıp kuruttum ayrıca ütüledim de."
"Aslında bunu geri vermene gerek yoktu"
"Yok bende kalmasın neyse ben çıkayım da sen işini hallet"
Odadan çıkar çıkmaz ceren'e mesaj attım daha sonra da evden çıktım bu ikisinin hali beni artık ilgilendirmiyor.
Ceren'le buluşacağımız yere doğru ilerlerken beni nasıl öptüğü saniye saniye gözlerimin önüne geliyordu resmen o güzel öpücüğün tadı dudaklarımda kalmıştı hala.
Of Hilal ne saçmalıyorsun kendi kendine iyice delirdin çocuk sarhoşken farkında olmadan yaptı sen de hemen bir anlam arama.
Benim gözlerim kapalı ellerim dudaklarımda bir elimde kalbimdeyken cerenin omzuma dokunmasıyla hayal dünyasından ayrılıp gerçekliğe döndüm.
"Of Ceren nihayet geldim sana anlatacağım öyle şeyler var ki"
"Ay ne oldu çok acil buluşmamız lazım dedin doğru düzgün hazırlanmadan evden çıktım bir sorun mu var"
"Gel şurada oturalım da anlatayım"
Parkın sonundaki banka gittik hava biraz sıcak olduğu için gölgelik bir yere oturduk.
"Dün akşam abim de Atıl sarhoş bir şekilde eve geldiler"
"e bundq şaşıracak bir şey yok ki onların normal hali"
"Evet normal hali ama sonrasında olanlar hiç normal değil"
"Sonra ne oldu ki?"
"Abimi odasına götürdüm atılı da yatılı misafirler için hazırladığımız odaya götürdüm tam odadan çıkacaktım ki gitmeme izin vermedi sarhoş bir şekilde beni kendinden kurtar beni yalnız bırakma gibisinden şeyler söyledi"
"Ne alaka ya sarhoş olduğuna emin misin?"
"Evet kesinlikle yani çünkü bunları yarım yamalak söylüyordu"
"E peki sonra ne oldu?"
"Ben odadan çıkmaya çalışırken O izin vermedi tabii ki de beni tutup şey"
"Şey ne ne oldu?"
"Beni öptü"
"Ne nerenden öptü"
"Of Ceren şu ana kadar ki en saçma soruyu sordum neresi olabilir"
"Kızım manyak mısın neden izin verdin"
"Ben izin vermedim tabii ki de ne yaptıysam da durduramadım ayrıca görmüyor musun o koca cüssesine ben onunla baş edebilirmiyim"
"Haklısın ama bir şekilde izin vermemen gerekiyordu umarım hiçbir şey hatırlamıyordur"
"Yok yok merak etme sarhoş olduğu için hiçbir şey hatırlamadığını söyledi ben de zaten olanları söylemedim"
"Ne kadar sürdü?"
"Birkaç dakika işte"
"Hilal bak doğruyu söyle"
"Ya yemin ediyorum sadece birkaç dakika"
"Ah hilal ya hatırlarsa"
"Sanmıyorum bugün hatırlamadığına göre bundan sonra da hatırlamaz"
"İyi bari durduk yere başına dert alma Tuncay ayısı öğrenirse ikinizin de başı derde girer"
"Biliyorum biliyorum sırf o yüzden korkuyorum ya işte"
"Neyse boş ver bu konuyu kimseye anlatma başım derde girer sonra hadi gidelim geç kalacağız"
Parktan ayrılıp otobüs durağına doğru ilerledik Bir de neden yaptın diyor üstüne de dalga geçiyor.
" Şşşt Güzel miydi?"
"Ay çok güzeldi sana da tavsiye ederim"
"Hahaha terbiyesizsin ya "
"Sormasaydın sen de ne söylememi bekliyorsun ayrıca biraz uzun sürseydin nasıl bir şey olduğunu anlardım"
Yol boyu benimle dalga geçti ben de onunla dalga geçecek bir şey bulurum.
Okuldan sonra direkt eve döndüm bu abimler sanırım hiç bir derse girmiyor bu kadar erken saatte evde olduklarına göre.
Yine bütün ekip bizde toplanmıştı. İbrahim beni görünce sırıttı.
"Hilal parti yapıp evi dağıtmıyoruz merak etme "
"Böyle uslu uslu oturun işte "
Televizyon açıktı fakat hepsi telefona gömülmüştü. Şans eseri televizyonda 2009 yılları arasında oynanan askeri dizi Sakarya Fırat vardı.
Sakarya Fırat 16 Aralık 2009 13 Haziran 2013 yılları arasında oynamış bir askeri dram dizisi. Yapımını Osman sınav'ın üstlendiği senaryosunu da Süleyman Çobanoğlu nun kaleme aldığı sakarya Fırat TRT 1 de ekranlara gelmiş 4 sezon ve 151 bölüm oynamış Türkiye de en uzun soluklu askeri dizi olarak da biliniyor.
Bu diziyi ben de çok severim baştan sona izlemişimdir birkaç kere. Burada en sevdiğim karakter bu Uğur teğmen. Ay adam yürüyen karizma hele o kasları gözleri yemin ediyorum sektör bu adamı harcadı.
Abim elindeki kumandayla tam kanalı değiştirecekken araya girdim.
"Abi dur sakın değiştirme Uğur teğmen'in sahnesi gelecekti adamı kaçıramam"
"Hilal bu diziyi 1000 kere izlemişsindir ayrıca şu adamı da rahat bırak artık"
"Neden rahat bırakacakmışım Ay Allah'ım çok yakışıklı ya"
Benim bu sözlerime karşın Atıl yüzünü buruşturdu.
"Nesi yakışıklı be bu adamın"
"Her yeri ya şu boyuna posuna gözlerine kaslarına bak adam yürüyen karizma"
"Sana gözlük alacağım"
"Ay hiç de bile sen git kendine gözlük al yemin ediyorum televizyon sektörü bu adamı harcamasaydı bu adam şu anda Türk dizilerinin aranan başrolü olurdu"
"Hilal adam kırkına merdiven dayamış salsa adamı ayrıca odandaki o posteri de kaldır sapık gibi adamın dizide oynadığı bir tane karesinden fotoğraf çekip koskoca poster yapıp duvarına asmışsın"
"Olamaz mı abi seviyorumdur"
Atıl bunlar hiç ama hiç hoşlanmamıştı ne alaka şimdi beni mi kıskanıyorsun hem de oyuncu birinden.
"Gerçekten mi Hilal kriterlerinin bu kadar düştüğünü fark etmemiştim"
"Sen ne dersen de ses yapmayın bak ben Uğur teğmenciğimi zleyeceğim"
Dizi nin bölümü bitene kadar benimle dalga geçtiler her adamı övdüğümde atıl sinir oluyordu.
Şaka bir yana adam aşırı iyi tek sıkıntı televizyon sektörü nün onu harcaması ve adamın 40 yaşına yakın olması keşke biraz yaşı bana yakın olsaydı.
Bölüm etkileşimi
