32. bölüm / 52
Abimin arkadaşı31. Bölüm
Bölümler 52Şu an: 31. Bölüm
- 1 1. Bölüm1.458 kelime
- 2 2. Bölüm1.301 kelime
- 3 3. Bölüm905 kelime
- 4 4. Bölüm1.015 kelime
- 5 5. Bölüm1.033 kelime
- 6 6. Bölüm1.187 kelime
- 7 7. Bölüm1.436 kelime
- 8 8. Bölüm1.489 kelime
- 9 9. Bölüm1.190 kelime
- 10 10. Bölüm770 kelime
- 11 11. Bölüm1.173 kelime
- 12 12. Bölüm1.076 kelime
- 13 13. Bölüm1.156 kelime
- 14 14. Bölüm1.416 kelime
- 15 15. Bölüm1.325 kelime
- 16 16. Bölüm1.101 kelime
- 17 17. Bölüm1.080 kelime
- 18 18. Bölüm1.195 kelime
- 19 19. Bölüm1.380 kelime
- 20 20. Bölüm1.349 kelime
- 21 21. Bölüm1.702 kelime
- 22 22. Bölüm1.227 kelime
- 23 23. Bölüm1.493 kelime
- 24 24. Bölüm1.395 kelime
- 25 25. Bölüm1.369 kelime
- 26 26. Bölüm1.066 kelime
- 27 27. Bölüm914 kelime
- 28 28. Bölüm1.105 kelime
- 29 29. Bölüm1.180 kelime
- 30 Önemli not58 kelime
- 31 30. Bölüm596 kelime
- 32 31. Bölüm1.177 kelime · Okuduğun bölüm
- 33 32. Bölüm1.064 kelime
- 34 33. Bölüm914 kelime
- 35 34. Bölüm1.137 kelime
- 36 35. Bölüm1.675 kelime
- 37 36. Bölüm913 kelime
- 38 37. Bölüm799 kelime
- 39 38. Bölüm1.035 kelime
- 40 39. Bölüm919 kelime
- 41 40. Bölüm881 kelime
- 42 41. Bölüm949 kelime
- 43 42. Bölüm1.127 kelime
- 44 43. Bölüm928 kelime
- 45 44. Bölüm913 kelime
- 46 45. Bölüm1.376 kelime
- 47 46. Bölüm657 kelime
- 48 47. Bölüm864 kelime
- 49 48. Bölüm1.100 kelime
- 50 49. Bölüm922 kelime
- 51 50. Bölüm936 kelime
- 52 51. Bölüm (final)2.854 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Atıl ve cereni iyi bir şekilde görmeden içim rahat etmicek rüya o kadar gerçekçiydi ki bir an herkes öldü sandım. Kahvaltıyı hazırlarken elimdeki tabakları masaya indirdiğimde ellerim hala titriyordu. Abim benim bu endişeli halimden oldukça rahatsız olmuştu biliyorum bir tane rüya kadar abartmaya gerek yok ama neredeyse gerçek gibiydi hele ki annemin o sondaki feryadı gerçekten yürek burkan cinstendi.
Kahvaltının hazır olmasıyla birlikte dış kapının zili çaldı hemen koşarak kapıyı açtım karşımda atıl ve cereni iyi bir şekilde görünce rahatladım öncelikle cerene sarıldım tabii o ne olduğunu anlamadı boşta kalan ellerini önce biraz açtı sonra belime koydu o da bana sarıldı. Cerenden sonra da atıla sarıldım. Ikisi de ne oluyor dercesine bir bana bir de abime bakıyordu.
" gençler hilal bir rüya görmüş de ondan bayağı korkmuş o yüzden sizi bu sabahın köründe kahvaltıya çağırdık"
Atıl bana baktı ilk defa biri gördüğüm şeyin sadece rüya olduğunu söylemeyip benim için endişelenmişti.
" ne gördün?"
" anlattırma ya çok kötüydü neyse ki siz iyisiniz"
Ikisi de daha fazla sorgulamadı birlikte masaya geçip oturduk ama kahvaltı yaparken her an aklımda o kaza sahnesi canlanıyordu biliyorum gerçek değildi ama yine de insan korkuyor. Kahvaltı bitene kadar hepsinin gözü benim üzerimdeydi normalde olsa abim ceren ile ilgilenir benim olduğum tarafa bile bakmazdı ama bugün durumlar biraz farklıydı bana en çok üzülen de atıl olmuştu kahvaltı boyunca elimi hiç bırakmamış varlığını bana en güzel şekilde hissettirmişti.
Neyse biraz kafamız dağılsın diye başka başka konulardan konuşmaya başladık benim tabii aklım hala alıyordum rüyada ama bir şekilde kafa dağıtmaya çalışıyorum kendi kendime hep o bir rüyaydı geçti gitti artık düşünme bunları diyorum.
Sanırım ceren biraz hasta gibiydi yüzü solmuştu onun adına endişeleniyorum son zamanlarda zaten iyi görünmüyordu annesi babası da çok yoğun çalıştıkları için kızlarıyla bir türlü ilgilenemiyorlar ablası da şehir dışında olduğu için çok nadir görüşüyorlar bir yandan da ablasına özlediği için stres yapıyor bu streste midesine vuruyor.
En son abim dayanamıyor oturduğu yerden kıvranan cerene dönüp.
" böyle olmaz kalk hadi ben seni bir doktora götüreyim"
Diyor oldukça ısrarlı sesiyle ceren ne kadar gerek yok dese de abim itiraz kabul etmiyor cereni aldığı gibi arabaya bindiriyor.
" abi dikkatli sür"
" tamam bak bir şey olmayacak bir rüya o rüyanın etkisinden çık tamam mı. Atıl hilal sana emanet ne zaman döneceğimiz belli olmaz"
" hiç merak etme kardeşim siz de dikkat edin olur mu?"
" olur olur haber veririm ben hadi görüşürüz"
Abimin arabası sokağın köşesini döndüğünde ancak içim rahatlıyor atıl beni eve sokana kadar atla karayı seçiyor bir türlü içeri girmek istemiyorum ama bu rüyanın etkisinden kurtulup kendi hayatıma odaklanmam gerekiyor. Kahvaltı masasındaki dağınıklığı birlikte topluyoruz önce masadaki her şeyi kaldırıp tabakların hepsini mutfağa götürüyoruz tabaklarda kalanlarında boşalttıktan sonra masayı bir güzel siliyorum o sırada da atıl mutfağı topluyordu.
Benim salondaki işim bittiğinde ben de atılın yanına gittim mutfak önlüğü ile ne kadar da yakışıklı görünüyordu ona böyle görünce içimi ısısını verdi. Birlikte bulaşıkları sudan geçirip makineye dizdik mutfağa da son bir kere sildikten sonra işim bitmişti.
Kanepeye geçip oturduk atıl başımı göğsüne yaslayıp bir süre sessizce saçlarımı okşadı her okşadıktan sonra da saç diplerimin ucuna bir de öpücük bırakıyordu her öpücüğünden sonra benim içim oldukça ısınıyordu.
" sen hiç uyumamışsın belli"
" uyudum da çok sayılmaz"
" bak hiç kimseye bir şey olmadı tamam mı o rüyada sadece bir rüya hadi kapat gözlerini biraz dinlen"
Dün akşam abimin göğsünde 1 gram uyumamışken bu sefer atılım göğsünde uykuya dalıyorum hem de hiç olmadığım kadar rahat ve huzurlu. Ben rahatsız olmayayım diye durduğu pozisyondan 1 milim bile kıpırdamıyor iç ses yapmıyor hatta nefes alışveriş sesleri bile sessizdi uyanmamı veya rahatsız olmamı hiç istemiyordu.
Ben uyandıktan sonra abimler de gelmiş oluyor. Ceren midesini üşütmüş ilaç vermişler evde durmak istemedi abim her zamanki gibi. Hepimizi alıp önce sinemaya sonra da bovling e götürdü. Bir süre dışarıda güzel vakit geçirdik. Normalde temas sevmeyen ceren abimim kolları arasında gayet mutlu görünüyordu. Abime de çok şaşırıyorum ilk defa bir kızı böyle bebek gibi seviyordu ikisi adına çok mutluyum. Ama şimdi atılın da hakkını yiyemem o beni daha çok seviyordu daha çok bebeği gibi görüyordu öyle ki bütün gün yanımdan bir saniye ayrılmadı elimi hiç bırakmadı bir ara avm'de kayboldu geri döndüğünde kucağında kocaman bir pembe ayıcık vardı.
Ayıcığı bana verirken abim hanımcı diye dalga geçiyordu. Eminim ceren'in bu tür şeylerden hoşlandığını bilse ona da aynısını alırdı ama ceren bu tür şeylerden hiç hoşlanmaz o genellikle kar küreleri posterler ve kendi el emeği ile yapılmış şeylerden hoşlanır.
En çok sevdiği şey de canlı müzik konserine gitmek tam da onların şansına hafta sonu sahneye çıkacak bir grubun konseri vardı son iki bileti de abim almıştı bize hem bilet kalmadığı için hem de konserlerden pek hoşlanmadığımız için gitmeyecektik ceren çok ısrar etti bilet kalsaydı bile gidebileceğimizi düşünmüyorum.
Hem zaten atıl hafta sonu için başka planlarım var benim birlikte çok güzel vakit geçireceğiz dedi bunu duyunca zaten bende bütün devreler gitti akşama kadar aşk sarhoşu gibi yüzümdeki kocaman gülücükle etrafta geziniyordum.
Her şey yolunda giderken teyzemden aldığımız telefonla biraz daha mutlu oluyoruz. Bakıyorum da her şey yoluna koydunuz beni unuttunuz diyerek sitem etti bize hepimize akşam yemeğine davet etti biz de tabii ki davetini reddetmedik.
Eve gidip hazırlanmak yerine abim de atılın kredi kartlarını patlatıp avm'de kendimize uygun elbise ve makyaj malzemeleri alıp orada hazırlandık.
Tabii ki de abim bir ton söylendi makyaj malzemeleri bu kadar pahalı mı olur diye.
" ben kızların şu an neden para biriktiremediklerini anlıyorum gerçekten bir tane maskara bu kadar pahalı olabilir mi?"
Elinde tuttuğu şeyin maskara değil de kaş sabitleyici olduğuna mı güleyim yoksa onun bu kadar isyan etmesine mi bilmiyorum.
Atıl elindeki cam gazoz şişesini masaya bırakıp doğruluk mu cesaret mi var mısınız diye iddia koydu ortaya. Tabii ki de bunun abim için ne kadar eğlenceli olduğunu bilemezsiniz ilk kabul eden o oldu o kabul ettiği için biz de kabul ettik.
Şişeyi ilk çevirdiğimizde bir ucu cerene diğer ucu da abime geldi şişeyi çeviren kişi ben olduğum için abime soru sorma hakkı bendeydi.
" evet abiciğim doğruluk mu cesaretlik mi?"
" cesaret tabii ki de"
Ben sana şimdi gösteririm bakalım cesareti seçtiğine ne kadar mutlu olacaksın.
" şimdi bu masanın üzerine çıkıp herkesin içinde ben ceren'i çok seviyorum diye bağıracaksın"
Bunu söyleyince ikisinin de gözleri kocaman oldu ben tabii gülmemek için kendimi zor tutuyordum.
" ya başka bir şey iste kızım bu ne biçim bir istek"
" ne o yoksa söyleyemez misin?"
" yok söylerim ne var ki bunda"
" e bekliyoruz o zaman"
Oturduğu sandalyenin üstüne basıp masaya çıktı tabii etraftakiler onun ne yapmaya çalıştığını anlamaya çalışıyorlardı biz de gülmemek için kendimizi zor tutuyorduk eğer gülersek o masadan iner bir daha da asla çıkmazdı. Masanın üstüne çıktığında boğazını temizledi orada bulunan belki de 100 kişiyi aldırış etmeden herkesin içinde bağırdı.
" ben ceren'i çok seviyorum"
Etraftakiler bütün bu sözleri duyduktan sonra bazıları gülmeye bazıları da alkışlamaya başladı herkesin yapabileceği bir şey değil tabii ki de bu ama birazdan masanın üzerinde kalsaydı bize avm'den atarlardı.
Daha fazla kalıp doğruluk veya cesaretlik oynamak isterdik ama akşam yemeği saati geliyordu ve teyzem geç kalmamızdan hiç hoşlanmazdı teyzem için bir hediye aldıktan sonra evine doğru yola koyulmaya başladık.
Bölüm etkileşimi
