48. bölüm · Abimin arkadaşı

47. Bölüm

🌞 Teomanım 🌞

Eve giderken ceren'e yediğim haltları nasıl söyleyeceğimi düşünüyordum. Of bana çok kızacak ben ona yelkenleri suya indirme diyordum benim yaptığım şeye bak.

Eve doğru yaklaşırken söylediklerimde ne kadar doğru ve dürüst davrandığımı düşünüyordum ama şimdi bakınca ben atılı gerçekten seviyor muyum bilmiyorum eskiden olsa bu soruya evet tabii ki de derdim ama şu an kendime bile dürüst olamıyorum. Sanırım ben atılın sadece varlığını almıştım sevmek konusuna gelince sadece sıradan bir insanın sevdiği derecede seviyorum ben bile bazen kendimden yoruluyorken nasıl hayatıma birini alabilirim ki?

" hilal beni duymuyor musun ya iki saattir sana sesleniyorum"

Karşımda söylenip duran doruğu görünce biraz şaşırdım.

" pardon ya fark etmemişim seni kafam dağınıktı da biraz"

" evet fark ettim bir sorun mu var varsa çözelim"

Bunu söylerken o kadar samimi davranıyordu ki gerçekten ona güvenebileceğimi biliyorum.

" hiçbirinden severek vazgeçtikten sonra onun senin peşinden koşmasına başladığında sevgiden vazgeçtin mi?"

" hiçbir şey anlamadım"

" haklısın ben anlatamadım ki?"

" sanırım konu eski sevgilinle ilgili"

" nereden anladın?"

" ona karşı kalbin hala boş değil öyle olmasa ceza almaması için gelip de bizden ricada bulunmazdınız"

" ben sadece olaylar büyümesini istedim"

" ben aslında bugün ona olan bakışlarını görmeseydim sana bir şey itiraf edecektim"

" nasıl bir şey"

Derin derin yutunurken söyleyeceklerini kendi kafasında sanırım hazırlamaya çalışıyordu.

" helal ben sana senden hoşlandığımı söyleyip çıkma teklifi edecektim"

Bu duyduklarım karşısında ne diyeceğimi bilememiştim çünkü ben ona her zaman arkadaş gözüyle bakmış hiçbir şekilde ümit vermemiştim ama bana karşı hislerinin olduğunu az çok tahmin edebiliyordum.

" ben sana hiç ümit vermedim"

" biliyorum tamamen benim saflığım"

" saflığın değil inan bana çok değerlisin benim için ama sadece arkadaş olarak"

" biliyorum o yüzden gelip sana söylemek istedim kalbinin istediği yere git hilal sana asla darılmam gücenmem de kalbimde güzel bir hatıra olarak kalıcaksın prenses"

Dedi ve sessizce uzaklaştı böyle bir aşk ilanı beklemiyordum tam da dorukluk bir hareket onun gibi cool.

Sanırım artık ceren'e anlatacağım iki şey var. Eve giderken söyledikleri sözler aklımda dönüp duruyordu. O beni zorlamadı kararlarıma hisselerime saygı duydu belki de bu yüzden bu kadar etkilemişti beni.

Kapıyı açıp içeriye girdiğimde ses yoktu sanırım ceren odasındaydı o da senin kapısını hafifçe tıklatıp içeri girdim telefondan bir şeylere bakıyordu.

" biraz zamanın var mı anlatacaklarım var"

" ay iyi ki de geldin benim de sana anlatacağım çok önemli bir şey var"

" öyle mi ne anlat hemen"

" yok önce sen başla"

" benimki çok önemli değil anlat ne oldu"

" sen gittikten sonra doruk eve gitti utku ile yanlız kaldık"

"Eee sonra?"

" bana benden çok hoşlandığını söyledi"

" ne sen ciddi misin?"

Derinin evet derken ki yüz ifadesi gerçekten görülmeye değerdi abimle iken hiç bu kadar mutlu olduğunu hatırlamıyorum sanırım utkunun ondan hoşlanmasına gerçekten çok mutlu olmuştu onun yüzündeki bu gülümseme doruğun yanında olunca bende de oluyordu.

" sen ne dedin peki?"

" biraz düşüneceğimi söyledim ama benim kararım belli"

" peki kararın ne?"

" Utkuyu kabul edeceğim hem de çok tatlı bir çocuk bana da çok değer verir eminim ki"

Eminim ki diye bir şey yok tabii ki de çok fazla değer verecektir ne tuhaf ya abi kardeş aynı anda aşk ilanı yapıyor biri olumlu cevap alırken biri olumsuz cevap alıyor.

" anladım senin adına sevindim ben abimi unutamamışsın sanıyordum"

" yani baksana o bana çok zarar verdi ama utku öyle değil sanırım ben biraz daha iyi olduğum yeri seçeceğim"

Iyi olduğum yer şu an ceren söyleyince ben de bakıyorum da atıl ile beraberken ben hiç iyi değildim ki o bana hep zarar verdi tamam günlerimiz oldu ama bir elin beş parmağını geçmeyecek kadar az.

" e sen ne anlatacaktın?"

Beni saklayacak bir şeyim yok zaten her şeyimi bilir ceren atıl olayından başlayıp en son doruğun itirafına kadar her şeyi söyledim. Normalde atıl ile olan konuşmamıza kızması gerekirken bu sefer sakin bir tepki verdi.

" dediğim gibi kalbini iyi hissettiği yere git"

" ben doruğu sevebilir miyim bilmiyorum ama gerçekten ona karşı çok büyük bir sıcaklık var içimde"

" atıl sana hep zarar verdi hilal biraz da kendini düşün ve mutlu olmaya bak tamam mı?"

Ceren'in sözleri geri kalan saat diliminde beynimin içinde yankılanırken ne karar vereceğimi bilemiyordum artık bir yandan atıla o sözleri söylemiş bir yandan da dorukla bir geleceğimiz olsun istiyordum.

Çok kararsız kalmıştım ama emin olduğum tek şey artık atıla karşı bir şey hissetmediğimdi evet ona o sözleri söyledim ama emin değilim hiç emin değilim.

Gece geç saatlerde telefonumda doruk'un numarasını çıkarırken umarım hala uyumamıştır diye kendi içimden dua ediyordum.

Mesajı yazan parmaklarım nedense titriyordu ama beni hiçbir şey yazmaktan alı koyamazdı.

"Uyudun mu?" 01:43

Mesajı atıp biraz bekledim cevap gelir mi bilmiyorum.

"Hayır uyumadım"01:47

" seninle konuşmak istediğim bir şey var"

" bir sorun mu var?"

" sabah yüz yüze görüşebilir miyiz dersin var mı?"

" var ama senin için geç gidebilirim"

" sorun olur mu?"

" olursa da olsun ne önemi var sen daha önemlisin"

Mesajı okurken neden seçime büyük bir sıcaklık yayılıyor.

" tamam o zaman yarın sabah birlikte bir kahvaltı yapalım o zaman konuşuruz"

" tamam anlaştık şimdi uyumaya çalış olur mu uykusuz kalırsan hasta olursun"

Beni kendimden bile daha çok düşünen biri bu kadar ilgi bana kendimi hiç olmadığım kadar özel hissettiriyor.

( geç geldi kusura bakmayın)