23. bölüm / 52
Abimin arkadaşı23. Bölüm
Bölümler 52Şu an: 23. Bölüm
- 1 1. Bölüm1.458 kelime
- 2 2. Bölüm1.301 kelime
- 3 3. Bölüm905 kelime
- 4 4. Bölüm1.015 kelime
- 5 5. Bölüm1.033 kelime
- 6 6. Bölüm1.187 kelime
- 7 7. Bölüm1.436 kelime
- 8 8. Bölüm1.489 kelime
- 9 9. Bölüm1.190 kelime
- 10 10. Bölüm770 kelime
- 11 11. Bölüm1.173 kelime
- 12 12. Bölüm1.076 kelime
- 13 13. Bölüm1.156 kelime
- 14 14. Bölüm1.416 kelime
- 15 15. Bölüm1.325 kelime
- 16 16. Bölüm1.101 kelime
- 17 17. Bölüm1.080 kelime
- 18 18. Bölüm1.195 kelime
- 19 19. Bölüm1.380 kelime
- 20 20. Bölüm1.349 kelime
- 21 21. Bölüm1.702 kelime
- 22 22. Bölüm1.227 kelime
- 23 23. Bölüm1.493 kelime · Okuduğun bölüm
- 24 24. Bölüm1.395 kelime
- 25 25. Bölüm1.369 kelime
- 26 26. Bölüm1.066 kelime
- 27 27. Bölüm914 kelime
- 28 28. Bölüm1.105 kelime
- 29 29. Bölüm1.180 kelime
- 30 Önemli not58 kelime
- 31 30. Bölüm596 kelime
- 32 31. Bölüm1.177 kelime
- 33 32. Bölüm1.064 kelime
- 34 33. Bölüm914 kelime
- 35 34. Bölüm1.137 kelime
- 36 35. Bölüm1.675 kelime
- 37 36. Bölüm913 kelime
- 38 37. Bölüm799 kelime
- 39 38. Bölüm1.035 kelime
- 40 39. Bölüm919 kelime
- 41 40. Bölüm881 kelime
- 42 41. Bölüm949 kelime
- 43 42. Bölüm1.127 kelime
- 44 43. Bölüm928 kelime
- 45 44. Bölüm913 kelime
- 46 45. Bölüm1.376 kelime
- 47 46. Bölüm657 kelime
- 48 47. Bölüm864 kelime
- 49 48. Bölüm1.100 kelime
- 50 49. Bölüm922 kelime
- 51 50. Bölüm936 kelime
- 52 51. Bölüm (final)2.854 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
CERENİN AĞZINDAN...
Bana aşırı saçma gelen ama herkesin merakla beklediği tiyatro oyunu nihayet başladı ve bitti benim rolüm iyi ve kötü arasında bir şeydi. Ben o kadar da önemsemediğim için çok çalışmamıştım bu rol için en çok çalışan hiç şüphesiz ki Tuncay olmuştu.
En beğendiğim kısım Atıl ve hilal'in sahnesi olmuştu çünkü ikisi arasındaki sorunları halledip güzel bir ilişkiye başlamıştı ve bunu oyuna da yansıtmışlardı. İkisi adına o kadar mutluyum ki anlatamam ama aklıma Tuncay geldiğinde bu mutluluğun yarıda kalıyor çünkü o öğrenirse ne olacak ben de bilmiyorum.
En yakın arkadaşı ve kız kardeşi düşününce kulağa biraz çıldırtıcı geliyor abi olsam ben de aynı şekilde çıldırdım. Ama şöyle ki benim abim en yakın kız arkadaşımla birlikte olsaydı ben buna çok sevinirdim tabii kız arkadaşım abim gibi bir ayı ile birlikte olduğu için üzülürdüm ama olsun yine de bana yakın olacaktı bu da iyi bir şeydi.
Ama gel gör ki erkekler böyle değil en azından bir süre öğrenmemesi gerekiyor elinde sonunda öğrenecek. Ve galiba bu aralar bir şeylerden şüpheleniyor çünkü Hilal bana abisinin atılı eskiden sürekli evlerine getirdiğini ama bu aralar çok birlikte takılmadıklarını söyledi.
Umarım şimdilik bir şeyden şüphelenmiyordur canım arkadaşım zar zor mutlu oldu Bir de hevesi kursağında kalmasın.
Tiyatro oyunumuz bittikten sonra temizlik görevlileri gelmemişti bütün dekorları ve oradaki kostümleri toplamak bize kaldı neyse dersten kaytarmak için her şeyi yaparım matematik dersinin hiç sevmiyorum.
Tuncay da artık şu kötü vezir rolünden bir an önce çıkıp bize yardım etse çok iyi olacak üstündeki kostümü bile hala çıkarmamış en son sahnede prens olan atılı nasıl öldürdüğünü tekrar tekrar canlandırıp arkadaşlarıyla beraber buna gülüyor.
Gerçekten ona şu an sinir oldum çünkü zaten kimse ayağa kalkıp bir iş yapmıyor O da herkesi oyalıyor. En son elimdeki dekor malzemelerinin yere düşmesi ile iyice sinirlendim geri kalanlarını da ben fırlattım.
"Ya of orada durup milleti oyalamayı bırak da yardım et bütün bu dağınıklığı ben toplayacak değilim herhalde"
"Hop sakin ya niye bu kadar sinirlisin biraz eğlenelim toplarız"
"Senden bir fayda gelmeyeceğini biliyorum bari bırak diğerleri yardımcı olsun herkese oyalama"
"Of Ceren ya sen de ne kadar sıkıcısın"
"Yapmam gereken işler var tamam mı buradan çıkıp daha nerelere gideceğim Bir an önce iş bitsin istiyorum"
"Tamam kalktık kalktık"
Benim bağırmam üzerine hepsi kalktı tuncay'ın o kostümü bu kadar kısa sürede çıkaracağını tahmin etmemiştim resmen ışık hızında hareket etti.
Kostümü çıkardıktan sonra hemen yanıma geldi benim düşürdüğüm dekor eşyalarını toplamama yardım et diye sonra ağır olanlarının hepsini tek tek barışla birlikte kaldırdı. Bütün sahneyi toplayıp her yeri temizledikten sonra nihayet artık çıkabilirdik bu tozlu ve birbirini tanımakta zorlanacağımız loş ışık altındaki tiyatro salonundan bir an önce kurtulmak istiyorum.
Kendimi dışarıya zar zor attım nihayet iş bitmişti daha buradan sonra yapacak bir sürü şey var.
"Ceren biz sinemaya gideceğiz sen de gelsene"
"Yok ya siz iki sevgili takılın birlikte benim daha yapacak çok işim var iyi eğlenceler bu arada tuncaya karşı dikkatli olun bu aralar bir şeylerden şüpheleniyor gibi geldi bana"
"Eninde sonunda öğrenecek ama şu an öğrenmemesi daha iyi"
"Diyorum ya o yüzden dikkat edin neyse görüşürüz"
Sinemaya gitmek çok cazip bir fikirdi ama ben şu an gidemezdim yapılacak bir sürü şey var. Önce eve gittim üzerimi değiştirip annemin bana bıraktığı alışveriş listesine bir göz attım sabah bunları ben gelmeden alır mısın dedi bu aralar biraz morali bozuk olduğu için hayır diyemedim tabii ki de.
Önce markete daha sonra pazara ondan sonra da kasaba uğradım. Yazdığı şey çok fazlaydı hepsini nasıl taşıyacağım ben ya en son marketten aldıklarımla birlikte çıktım elimdeki poşetler çok fazlaydı taşıyamayacak kadar çok hem de.
Ben ne yapacağım bütün bunları nasıl eve götüreceğim diye düşünürken o tanıdık ses kulaklarıma doldu.
"Ceren bütün markete alsaydın"
Kafamı kaldırıp sesin olduğu tarafa bakınca tuncay'ı gördüm bu çocuk son günlerde kendine bakım mı yapıyor yoksa bana mı öyle geldi önceden göründüğünden çok daha yakışıklı görünüyor çünkü.
"Boş konuşacağına yardım etsene taşıyamıyorum"
"Bu kadar eşyayı almadan önce düşünseydin"
"Keyfi almadım herhalde annemin listesi bu seni bana Allah gönderdi ben de bunları nasıl taşıyacağım diye düşünüyordum"
"Dur dur ben şimdi hepsini taşırım övünmek gibi olmasın da kaslı kollarım yeter bunlara"
"Öyle mi hadi görelim bakalım kaslı kollarının marifetlerini"
Benim zar zor marketin dışına kadar çıkardığım bütün poşetleri aldı hem de hiç zorlanmadan nasıl bütün bunları kaldırabildi ben bile şaşırdım.
"Hepsi ağırdır birazını ben alayım"
"Bunlar mı ağır güldürme beni daha fazlasını taşıdığım da olmuştu"
Benim yerden bile kaldıramadığım bütün poşetleri sağ olsun aldı. Sanırım arabasıyla gelmemiş neyse yürüyeceğiz mecbur ev çok uzakta sayılmaz zaten. Bilerek bizim evin yakınındaki markete gittim aslında önceden aldıklarımı eve bıraksaydım şu an tuncay'a ihtiyaç olmazdı ama olsun yapacak bir şey yok Kendi yardım etmek istedi.
Sağ olsun bütün aldıklarımı mutfağa kadar taşıdı benim için gerçekten çok büyük bir iyilik yapmış oldu.
"İsteyince iyi bir insan olabiliyormuşsun kötü kalpli vezir"
"Ben her zaman iyiyimdir canım sen fark etmemişsindir"
"Yok fark ettim sadece söylemek istemedim"
Hafif sırıttı ben de güldüm yüzüne karşı. Buraya kadar yardım etmiş taşımış bütün aldıklarımı bir kahveyi hak etti doğrusu.
"Geç otur sana kahve yapayım"
"Yok ben almayayım kahve sevmem zaten ama madem bir şeyler içmek istiyorsun parka gidelim kola çekirdek yaparız"
"Ben senin üniversitedeki agaların değilim herhalde"
"Ne olmuş sanki gidelim ya işin yoksa tabii"
"Yani pek bir işim olduğu söylenemez bizimkiler de geç gelecek ama hava kararmak üzere"
"Daha güzel işte akşam parkta kola çekirdek tam zamanı yani"
Aslında hiç gidesim yoktu ama benim için de değişiklik olur bu saatten sonra yapacak başka bir alternatif düşünemiyorum bizimkilerin geç geleceğini de sayarsak bütün gece telefonda video kaydırmaktan iyidir Zaten ders çalışacağımı da hiç düşünmüyorum.
"İyi bari bekle üstümü değiştireyim"
"Acele et sen de Hilal gibi yapacaksan 5 saat sonra ancak gideriz"
"Abartma 2 dakika bekle işte"
Ben odama çıkıp üstümü değiştirdim tabii konuşmasın diye acele ettim. Aşağıya 10 dakika içinde indiğimi görünce biraz şaşırdı sanırım daha geç gelmemi bekliyordu.
"Hayret nasıl bu kadar hazırlandın"
"Bence siz abartıyorsunuz bizi gayet hızlı hazırlanıyoruz"
"Tartışmayı bırakıp bence gidelim ya daraldım"
Neden sürekli dışarıda olduğunu şimdi anladım evde kalmaya gelmiyor herhalde. Neyse birlikte çıktık parka giderken marketten kola ve çekirdek de aldık.
Şu an hayatımın en tuhaf günü olabilir çünkü arkadaşımın abisi ile parkta gecenin bir vakti kola çekirdek yapıyorum çok tuhaf.
Ama iyi de oldu aslında tuncay'ın bilmediğim yönlerini keşfettim. Benim sandığımın aksine oldukça neşeli ve komik bir insan ayrıca mizah seviyesi de çok yüksek anlattığı şeyleri ben çok güldüm. Sanırım bir yanım sürekli ondan gıcık kaptığı için her zaman kötü taraflarını görüyormuşum aslında iyi biriymiş.
"Sen niye birisin aslında komiksin de sadece biraz gıcıksın"
"Sen de aynı öylesin"
"Hadi be oradan"
"Yok vallahi öylesin"
"Of dedim ya çok gıcıksın diye ayrıca aldığın çekirdekler de hiç güzel değil"
"Hahaha keşke paketin yarısını yemeden önce söyleseydin bunları "
"Komik şey seni ya "
Bir süre oturduk konuştuk sanki birbirimizi yıllardır tanıyormuş gibi evet aslında birbirimizi yıllardır tanıyoruz ama doğru düzgün konuştuğumuz olmuyordu ben onların evine gittiğimde genellikle O dışarıda oluyordu arada bir karşılaşıyorduk ama sadece bu karşılaşmalar göz göze olarak kalıyordu birbirimize bakmaktan başka bir şey yapmıyorduk.
"Düşündüğümden daha iyi bir kızsın aslında sadece ben fark etmemişim"
"Öyleyim zaten"
"O da çok da güzelsin"
Bunları duyunca içtiğim kola bardağını bir anda ağzımdan çektim ve yüzüne doğru baktım sanırım bunları söylemeyi o da beklemiyordu aynı şaşkınlıkla o da benim suratıma bakıyordu çok büyük bir pot kırmış gibiydi. Bozuntuya vermedim ve hiç yaşanmamış gibi önüme döndüm.
"Ceren"
"Efendim"
"Sevgilim olsana benim ya"
Şaşkınlıktan çekirdek boğazımda kaldı öksürük tuttu resmen kendime gelmem birkaç dakika kaldı nefesim normale döndüğünde şaşkınlıkla baktım suratına.
"Ne diyorsun lan"
"Basbayağı diyorum işte benim sevgilim olsana"
"Parkta kola çekirdek yaptığın herhangi bir kıza sevgilim ol mu diyorsun sen"
"Yok Bir kere sen herhangi bir kız değilsin ayrıca bunu dememin bir nedeni var"
"Neymiş nedeni?"
"Çünkü hoşlanıyorum senden tatlı kızsın hoş kızsın benim kafamsın"
"Ya ben senden hoşlanmıyorsam"
"Ben sana fikrini sormadım ki Zaten. Senden hoşlanıyorum ve sevgilim olur musun dedim"
"Hayır"
"Ne demek hayır ya"
"Hayır demek yani"
"Bunu söylerken gülmen çok manidar oldu gerçekten"
"Çünkü seni ciddiye almıyorum şu an şaka yaptığını düşünüyorum"
"Vallahi şaka yapar gibi bir halim yok sence şaka mı yapıyorum"
Yüzüne baktım ben şaka olduğunu düşündüm çünkü gerçekten ciddi görünüyordu.
"Oha sen ciddisin"
"Evet elbette ki çok ciddiyim "
40 yıl düşünsem Tuncay bu ortamda bu konuşmaları yapacağım aklıma gelmezdi benden hoşlandığına mı şaşırayım bana sevgilim ol demesine mi şaşırayım yoksa bunun yarı çıkma teklifi olduğuna mı şaşırayım.
"Evet bir cevap bekliyorum senden"
Tabii ki de cevap vermedim çünkü hala şaşkındım ve bunu söylerken bu kadar sakin olmasına da çok şaşırmıştım sanırım onda beni en etkileyen şey bu kadar rahat bir kafaya sahip olması benim erkek versiyonum gibi sadece daha zorba olan.
Yüzüne boş boş baktığımı görünce sırıttı İlk defa bu kadar güzel bir gülümseme görüyorum onda sanırım ilk defa bir sıcaklık hissettim.
Bana yaklaşıp kola bardağını elimden aldı yere bırkatı gülümseyerek baktı yüzüme. Sonra hiç bir şekilde sormadan izin bile almadan dudaklarımdan öptü sessiz sakin ve sıcak bir öpücüktü itiraf etmem gerekirse asla geri çekilmedim karşılık da vermedim ama bu öpüşme oldukça uzun sürdü.
(Lütfen beğenen herkes yorum yapabilir mi?)
Bölüm etkileşimi
