14. bölüm · Abimin arkadaşı

14. Bölüm

🌞 Teomanım 🌞

Gezi grubu ile beraber otele dönene kadar abim kolunu hiç omzumdan indirmedi neden bilmiyorum ama onun ilk defa bana bu kadar yakın olması bana görünmez bir güç veriyordu.

Tabii ki de otele dönene kadar öğretmenlerimden yemediğim Hazar kalmadı ya ben ne yapayım dalmışım öyle bu benim küçüklükten beridir yaptığım bir şey huy haline gelmiş herkes de bunu bilir bunun için bu kadar kızmaya ne gerek var ki.

Neyse tabii ki de benim yüzümden müze gezisi de yarım kaldı insanların gezisinin içine de ettim aferin sana Hilal Bravo yani.
Öğretmenimiz hepimizin odalarımıza çıkmasını istedi ve grubun yanından ayrıldı birkaç kişi gruptan ayrılıp etrafa dağıldı. Ben de tam gidiyordum ki Barış yine o soğuk esprilerinden birini yaptı.

"Hilal yine kaybolma ha bak bu sefer seni arayamayız"

Bu sefer Gülen olmadı aksine ters ters bakanlar oldu.

"Çok komiksin ya Barış şu mizah seviyeni biraz geliştirsen iyi olur tipine bakılacak olursa hiçbir kız seninle çıkmak istemeyecek en azından komik olduğun için belki sana bir şans verirler"

Benden bu kadar ağır sözler duymayı kimse beklemiyordu hepsi şaşkınlıkla bana baktı özellikle de abim.

"Hilal ne biçim konuşuyorsun"

"Ya ne var yalan mı ayrıca siz hepiniz toplanıp benim kilomla dalga geçerken beni herkesin içinde rezil ederken bir şey olmuyordu değil mi ben ne kadar üzülüyordum haberiniz var mı koca koca herifler hepiniz toplanmışsınız tek eğlence aracınız olarak beni kullanıyordunuz"

Böyle söyleyince hepsi birden utandı tabii ki de etrafımızda başka insanlar olduğu için onlar da bu sohbete kulak verdi kalabalığın ardından büyük bir uğultu yükseldi çoğu kişi bu yaptıkları davranışı kınadı.

"Ne oldu hepiniz sustunuz gerçekten yüzünüze vurunca mı canınız acıyor daha 18 yaşındayım be ben 18 yaşında bir de senin kardeşin olacağım sözde bana abilik yapacağını arkadaşlarınla beraber benimle dalga geçip zorbalıyorsun okuldakiler nasıl bana kötü davranmasın baş bam sen olduktan sonra"

Hiçbir de bir şey demedi oldukça utanmış görünüyorlardı ben de daha fazla onları azarlamak istemedim onların aksine ben o kadar da vicdansız değilim hemen otele girdim arkamdan Ceren de geldi.

"Oha kızım ben bile bu kadarını söylemezdim ne çıktı be senin içinden"

"Hak ettiler ama"

"Haklısın tatlım ben ona bir şey demiyorum ki zaten neyse gel hadi biz odamıza gidelim boş ver onları"

Odaya çıkıp camdan baktığımda hala otelin önündeki boşlukta durduklarını gördüm tabii etraflarında birkaç kişi vardı yine de kendi gruplarının dışına çıkmıyorlardı. Biraz daha camda durup onları izledim sonra atılın kafasını kaldırıp bana baktığını gördüm onları izlediğimi görünce hemen geri çekildim neden böyle bir şey yaptım anlamadım sadece dışarıyı izliyorum ama ani bir refleksle yaptığımı düşünüyorum.

Daha önce bunları söyleyecek cesareti kendimde hiç bulamamıştım acaba fazla mı ileriye gittim Yok yok iyi niyetli oldum oldum sonunda başıma bunlar geldi herkes hak ettiğini Yaşar kimse kusura bakmasın.

Normalde akşam yemeği için grupla birlikte yemek salonuna inerdik ama ben onların yüzünü dahi görmek istemiyorum. O yüzden ceren'le birlikte yarım saat öncesinden indik yemek salonuna biz yemeğimizi yiyip döndüğümüz sırada onlar da zaten geliyordu.

"Hilal neredesiniz ya sabahtan beridir sizi arıyoruz"

"Buraya geldiğinize göre demek ki aramayı bırakmışsınız"

"Hilal kendine gel seninle düzgün konuşunca bile tersliyorsun"

"Zamanında bana nasıl davrandıysan öyle davranıyorum abi biraz yaşattığını yaşa da aklın başına gelsin"

"Hilal saçmaladığının farkında mısın ben abinim sevgilim falan değilim böyle triplenmene gerek yok"

"Çekilir misin önümden adama çıkmak istiyorum"

Bir şey demelerine fırsat vermeden ortalarından geçip gittim ceren'de hemen arkamdan geldi. Belki de hayatında geçirdiğin en kötü okul gezisiydi.

"Kanka kalk ya odada oturmuyorum aşağıda adam nasıl kulübü var oraya gidelim"

"Sen istiyorsan git ya benim hiç tadım yok"

"Asıl sen gelmelisin bir kere kafan dağılır hem"

"Hiç istemiyorum ya hem bizim sınıftakiler diğerleri falan da oradadır Beyza ile yüz göz olmak istemiyorum"

"Aman boş versene onu kıskancın teki işte "

O kadar ısrar etti ki kıramadım dans kulübü bahane aslında belki İtalyanlar oradadır diye gitmek istiyor ama ne yapsın İlk defa birini beğenmiş olmayacağını bildiği halde peşinden gitmesi bile bence büyük bir gayret ve azim.

Üzerimize değişiktirip hemen aşağıya indik gitmeden önce de biraz makyaj yaptık ve dürüst olmam gerekirse kendimi uzun zaman sonra ilk defa bu kadar güzel hissediyordum.

Dans kulübüne indiğimiz zaman ortamın az çok tahmin ettiğim gibi olduğunu fark ettim hafif sis loş ışık yüksek sesli müzik ve dans eden bir sürü insan. Aralarına karışıp biraz ortamın tadını çıkarmak uzun sürecek çünkü alışık olmadığımız ortamlar.

Her masada bir alkol kadehi vardı mutlaka insanlar kendilerinin baştan geçecek şekilde sarhoş olacakları bu içeceği neden bu kadar bağlı anlamıyorum. Sarhoşken ne yaptığının bile farkına varmıyorsun mesela örnek vermek gerekirse Atıl manyağı gibi birini deli gibi öpebilirsin deli gibi öptüğü kişi ben olduğum sürece sıkıntı yok ama başkasını öperse O zaman sıkıntı çok.

Bu tür düşüncelerle etrafta dolaşırken yüzüme yapıştırdığım kocaman gülücükten haberim yoktu. Ceren tabii biraz daha alışık olduğu için beni iyice kalabalığın içine götürüp dans ettirmeye çalışıyordu dans konusunda kötü olduğum için biraz beceriksiz sayılıyordum.

Biraz ortama alıştıktan sonra gerçekten de rahatladım kafam dağılmış oldu. Derken Ceren aklından geçenleri yürürlüğe sokmuştu.

Hemen salonun sonunda bulunan masada oturan italyanları görünce direkt yanına gidelim dedi olmaz dedim.

"Ya niye gitmiyoruz ki?"

"Kızım boş versene çok samimi olduk şunlarla hem bu kadar belli etmeyelim yani"

"Belki onlar gelir diyorsun yani"

"Yani Zaten bizimle takılmak isteseler bizi bir şekilde bulurlar"

"Haklısın bu arada o zaman biz eğlenceye devam edelim belki gecenin ilerleyen saatlerinde daha büyük eğlenceler bizi bulur"

Yemin ediyorum şu an erkeklerden daha çapkın halde bari başımıza iş almasak.

Tam da tahmin ettiğim gibi 10 dakika dans ettik etmedik onlar oturdukları masadan kalkıp yanımıza geldiler.

"Sizi burada görmeyi beklemiyorduk sizlik ortamlar değil sanki burası"

"Evet çok sayılmaz alışık değilim zaten"

Müzik sesinden birbirimizi zar zor duyuyorduk zaten onların aksanı yüzünden çok fazla da anlamıyordum ne dediğini.

Ceren çoktan luca ile sohbete dalmıştı. Marco aralarında en asosyal olanı sanırım. Asosyal dediğimde sadece biraz diğer ikisine göre geri planda kalıyor sanırım çok fazla kalabalığa alışkın değil yoksa güler yüzlü tatlı bir çocuk.

Ohooo luca cereni dansa kaldırmış bile ama emin değilim çünkü luca sarhoş ve cüssessininde düşünücek olursak ceren in luca nın elinden kurtulması zor gibi.

"Baksana arkadaşın ne güzel eğleniyoruz sen neden bu da yalnızsın"

"Bugün tatsız olaylar yaşadım diyelim ondan dolayı ve pek alışkın olmadığım bir ortam"

"O zaman ben seni alıştırırım"

Ben daha cevap vermeden Matthew elimden tutup beni pistin ortasına götürdü. Hareketli müzik olduğu için kafasına estiği gibi dans ediyordu benimle ben de tabii ona ayak uydurmaya çalışıyorum ama bir yandan da yaptığımın yanlış olduğunu düşünüyordum çünkü tamamen yabancı bir erkekse ben onu daha 2 gündür tanıyorum.

Zaten abim uzak durmam konusunda ben ve ceren'i çok sert şekilde uyarmıştı şimdi bu halimi görse kesinlikle canıma Okur. Ama neden bilmiyorum ben bu tatlı İtalyan çocuğun yanında kendimi çok özel ve değerli hissediyorum.

Biz dans ederken ara ara bana sarılıyor sonra tekrar bırakıyordu bu kadar yakın temastan hoşlandım ve gerçekten bazı hareketleri artık canımı sıkmaya başlamıştı.

Gözlerim sürekli ceren'in üzerindeydi. Luca nın da aynı hareketleri yaptığını görünce bir anda Matthew in elini bırakıp cerenin yanına gittim.

Bir anda dansı yarıda bırakıp gitmeme elbette ki şaşırmıştı arkamdan geldi ben ceren'in evinden tuttuğum gibi luca nın kollarından kurtardım.

"Sorun ne kızlar eğlenmiyor musunuz?"

"Eğleniyoruz ama ben kendimi iyi hissetmiyorum midem çok bulanıyor ayrıca saat de geç oldu buralar bize göre değil yarın görüşürüz olur mu?"

"Oyun bozanlık yapma Hilal ne güzel eğleniyorduk"

"Lütfen bırakır mısın konuma gitmek istiyorum"

Ceren de artık bu tür hareketlerden rahatsız olduğu için o da beni destekliyordu daha fazla onlarla kalıp bu saçmalığa devam edemezdim çünkü onların her tarafıma dokunmasından rahatsız olmuştum.

"Hadi gidelim Ceren"

"Evet gidelim benim de midem iyi değil"

Bir bahane ile yanlarından ayrıldık biraz daha bizimle takılmak istediklerini biliyordum ama böyle insanları iyi tanırım tek düşündükleri şey seks gecenin de ilerleyen saatinde beni lüks otel odalarına çıkaracaklarından eminim o yüzden buradan hemen ayrılmamız gerekiyor o kadar ucuz şeyler basit insanlara yakışır benim bedenim kıymetli öyle her erkek dokunamaz.

Dans kulübünden koşarak çıktık resmen otel odasına çıkana kadar nefes nefese kalmıştık.

"Bunların niyeti hiç iyi değildi"

"Yeni mi fark ettin?"

"Allah'tan bir bahaneyle kaçtık"

"Ya seninkine ne demeli biraz daha dans etmeye devam etseydiniz seni üst kattaki odasına çıkarırdı"

"Evet fark ettim durması gerektiğini söyledim ama durmadı son anda yetiştin"

"Bu kesinlikle aramızda kalması gereken bir şey Ceren"

"Kanka tabii ki de aramızda kalacak böyle bir şeyi ben zaten kimseye söyleyemem ki Ay hele ki abin duysa var ya"

"Ay sus sus düşünmek bile istemiyorum"

Neyse ki olanlardan kimsenin haberi olmayacaktı Bizim sınıftan veya gruptan dans kulübüne inen olmamıştı İnan olmuşsa da o loş ışık altında bizi tanımamıştır. Bu bize ders olsun Bir dahakine ne yerli ne de yabancı tanımadığımız hiçbir erkekle bu kadar samimi olmamamız gerektiğini anladık.