Abimin arkadaşı kitap kapağı

22. bölüm / 52

Abimin arkadaşı

22. Bölüm

Vaveyla Yazarı: ✨ valeriya ✨

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 52Şu an: 22. Bölüm

Tiyatro oyunu ile beraber sahneye çıkmamıza çok bir şey kalmadı bana kalsa bu kadar abartılacak bir şey yok zaten senaryo çok da iyi bir şey değil sadece gelir için bu kadar uğraşıyorlar çünkü gelecek bütün para köyü okullarına gidecek.

Senaryo biraz bayat olduğu için ben çok fazla çalışmadım fikir güzel ama klasiklerden bir şey klişeleri oynamak bana göre değil. Bugünkü programımızın ardından da nihayet derslerde bitti.

Ben okul sonrası ceren'le kafeye gittim takıldık biraz tabii uzun bir süredir atıldan kaçmak bana biraz yorucu geldi ama ne yapabilirim henüz içimde tam oturmayan bir şeyler var ben de istiyorum onu affedip eskisi gibi olmak ben de istiyorum onunla bir gelecek kurmak ama işte bir yanım bir türlü affedemiyor bir yanım bir türlü ona ısınamıyor bir yanım hala ona kırgın.

Sadece bu da değil aslında abim öğrenirse ne olacak diye korkuyorum hem benimle arası bozulacak hem de Atıl ile arası bozulacak arkadaşlığı bitecek bana da güveni kalmayacak ve daha kötüsü de olabilir ya da daha iyisi de olabilir bilmiyorum.

Ceren kafeden sonra eve gitti onun da sanırım bu aralar ailevi problemleri var biraz morali düşük gibi normalde hiç durmadan konuşur enerjisi yüksek etrafındaki herkese Neşe saçar birkaç gündür hiç modunda değil.

Ben eve gitmedim eve gitmek yerine sahile doğru yürüdüm biraz hava kararmaya yakındı bazı sokak lambaları yanmaya başlamıştı bile. Bir süre sahilde gezindim sahilin kumlarından çıkıp beton zemine ulaştığımda ilk bulduğum banka oturdum. Deniz'in dalgalı halini seyretmek biraz olsun iyi geliyor bu kadar güzel olan bir şey nasıl bu kadar ölümcül olabiliyor onu düşünüyordum sadece bir anlık boşluk denizin devasa dalgaları arasında boğulmak demektir. Bunu bile bile sörf yapmaya giden veya yüzmeye giden insanlar resmen hayatları ile kumar oynuyor.

Akşamın serinliği hafif esen rüzgarın yüzüme ve tenime narin ile konuşları gerçekten huzurlu bir ortamdı telefonumu yaklaşık yarım saat önce kapattım ne kimseden bir mesaj ne de bir arama almak istemiyorum Zaten beni merak eden olmaz. Annemler bizden bir haber yaşıyor abim desen kendi dünyasında savrulup gidiyor onun da bu aralar bir derdi var ama ne henüz çözemedim.

Ne zaman görsem abim ve Ceren tartışıyor onların tartışmalarının büyük bir aşka dönüşeceğinden eminim çünkü ikisinin de arasında anlam veremediğim bir çekim var bu olursa ben çok mutlu olurum ama abim ceren'i üzebilir. Bu konuda tabii ki de ceren'in tarafında olacağım her ne kadar o öz abim olsa bile.

Dalgaların sesi kulağıma dolarken arabaların ve insanların kalabalığı artmıştı. Bu saatte normal çünkü iş çıkış saati kimileri evine kimileri arkadaşlarıyla buluşmaya kimileri de Allah bilir nereye gidiyor herkesin bir acelesi var. Korna sesleri bağrışmalar küfürler trafik aralarında oluşan kavgalar vahşetin ve kasvetin tamamen üzerine çöktüğü dışarıdan bakılınca mükemmel ve kusursuz sanılan bir şehirdi İstanbul.

Bütün bu kalabalığın ve gürültünün ortasında kendi iç huzurunu bulmak da zaten Zor bir şeydi daha da zor olan şey bu ortamı sağlayabilmekti. Ben bu huzurun tadını çıkarırken kulaklarıma o tanıdık ses doldu. Atıl.

Evet oydu ta kendisiydi bu sefer burada ne işin var beni mi takip ediyorsun neden buradasın gibisinden sorular hiç sormadım sadece boş gözlerle suratına baktım. Üzerinde beyaz tişört yarıya kadar zincire açılmış siyah kapüşon kargo pantolon beyaz spor ayakkabılar ve dağılmış saçlar ve boynundan hiç çıkarmadığı zincir kolyesi. Gözleri oldukça yorgun ve hüzünlü bakıyordu sanırım son günlerde olanlardan iyice yorulmuştu ona hak veriyorum çünkü yaptıklarıma ben bile kendim yorulmuştum sanırım Ceren haklıydı onu cezalandıracağım derken kendimi cezalandırıyorum.

Ben hiçbir şey demedim O da hiçbir şey demedi bir şey demememi yanıma gelebilirsin olarak algıladı sanırım gelip yanıma sessizce oturdu ne ben onun yüzüne baktım ne de o benim yüzüme baktı sadece yerdeki beton zemine odaklandı kollarını dizlerinin üzerine kırmış bir şekilde yere bakıyordu.

"Neden buradasın?"

Dedim kendime bile yabancı gelen sesimle.

"Hiç öyle dolaşıyorum"

"Burada olman tesadüf mü yoksa beni mi takip ediyorsun"

"Belki de"

Bu cevabı beni hafif gülümsetmişti dudağımın kenarı hafifçe kıvrıldı.

"Yorgun görünüyorsun"

"Evet çünkü hayat gerçekten çok yorucu"

Ellerini saçlarının arasından geçirip biraz karıştırdı öne doğru yatmış saçları arkaya doğru gerilince daha bir hoş oldu.

"Daha ne kadar beni cezalandıracaksın"

Demin ona bakan gözlerimi tekrar denize döndürerek cevap verirdim ona.

"İçim soğuduğunda"

"Anladım sanırım bana hala kırgınsın"

"Tam üstüne bastın"

"Bu sefer beni şaşırttın ama ben kendimi bildim bileli seni hep iyi kalpli olarak gördüm yani bu kadar canımı yakacağını hiç düşünmemiştim"

"Ben senin canını yakmak için özel bir çaba sarf etmedim"

"Evet biliyorum zaten insan en çok en sevdiğine kırılırmış"

En sevdiğine benim en sevdiğim de sendin bana bu kadar kırıldığına göre senin de artık en sevdiğin benim.

"Başka bir derdin var senin belli"

"Benim tek derdim sensin artık bütün yollar sana çıkıyor ama o yolları önüne engel koyan da yine sensin beni senden sen bile vazgeçiremezsin"

Sanırım artık direncim buraya kadardı çünkü ben daha fazla onun yokluğuna dayanamıyorum zaten bunu ikimize de işkence etmek için yapıyordum gündüzleri her ne kadar onun yokluğuna alışmış gibi görünsem de geceleri hiç öyle değildi.

Biraz yaklaştım ona bu hareketimi beklemiyordu sanırım. Gece karanlığı iyice bastırırken sokak lambasının yüzüne yansıyan ışığından görebiliyordum parlayan gözlerini. Ama hiç olmadığı kadar çok özlemiştim daha öncesinde bana ait olmamasına rağmen özlediğim gibi.

O da bana iyice yaklaşarak iki elimi de avuçlarının arasına aldı. Sıcak nefesini üfleyip soğuktan üşüyen ellerimi ısıttı.

"Özür dilerim "

Dedi oldukça kısık gelen sesiyle. Ve ben ilk defa onu bu kadar çaresiz ve yorgun gördüm çünkü o kimseden özür dilemezdi kendimi bildim bileli hep öyleydi. Ve bir il daha yaşandı benim için o gece ilk defa atılın gözlerinin dolduğunu hatta utanmasa ağlayacağını gördüm ve bu gözyaşıları sadece benim içindi.

Ben artık karşı gelmem ve ya kaçmak istemiyordum sadece bir an önce onun olmak istiyordum.

"Git dersen anlarım"

Bunu söylerken gözleri iyice dolmuştu ve artık gerçekten samimiyetine inanmıştım.

"Gitme "

Dedim sessizce ama o beni gayet net duydu. Ellerimin üzerini öptü sıcacıktı nefesi. Birazdaha yaklaştı o sıcak nefesini üzerimde hissettiğimde anladım olacakları ama kaçmadım geri çekilmedim sadece olabildiğince ona yaklaştım.

Dudakları dudaklarım uzandığında gözlerim tamamen kapanmıştı. Alt dudağımı iki dudağının arasına almış narince öpüyordu. Ona karşılık vermemle birlikte beni iyice kendisine çekti.

Bütün vücudumu narince koşarken dudaklarım artık karıncalanmaya başlamıştı. Dudaklarımdan sonra boynuma yönelip biraz da ordan nasibini aldı. Uzun süren öpüşmemizin ardından bir birimizden ayrılmıştık ve daha demin deliler gibi öpüşen biz değilmişiz gibi iki yabancı gibi yine yan yana oturduk.

Ve artık deminki kadar üzgün değildik hatta ben normal dim ama Atıl bas baya sırıtıyordu istediğini almış büyük bir zafer kazanmış dedi.

Başını geriye doğru yaslamış bu keyifli anın tadını çıkarıyordu. Cebindeki sigarayı çıkarıp yaktı sigara dumanını içine çekerken bir yandan da dışarıya doğru üflüyordu. İşte bu benim en nefret ettiğim şey sigara. Hiç düşünmedim dudaklarının arasına yerleştirmiş olduğu o zehiri çekip aldım ne oluyor dercesine baktı yüzüme.

Hiç düşünmedim sigarayı ayağımın altına alıp paramparça ettim bunu hiç dert etmeyip paketi cebinden çıkardı. Paketi de elinden alıp denize doğru fırlattım.

"Ama bunu bana yapma Hilal ya"

"Madem benimle birlikte olacaksın O zaman bir daha bu sigarayı içmeyeceksin"

"Ama ya"

"Ama yası yok seni uyarıyorum"

"Yoksa ne yaparsın"

"Bundan önce yaşadıklarının iki katını yaşarsın"

"Ne yaparsan yap sakın beni kendi yokluğunla cezalandırma"

Bu sözleri söylerken oldukça ciddi görünüyordu ama ben onu çok ciddi bir şekilde uyarmıştım.

"Söz vermiyorum ama senin için deneyeceğim"

"Söz vermesende bir daha içtiğini görmeyeceğim"

"Peki."

Ben oturduğum yerden kalkıp uzaklaşmaya başladım ve eminim ki arkamdan deli gibi sırıtıyordu ayak seslerini duyduğumda bana doğru koştuğunu fark etmiştim zaten.

Yanıma gelip kolunu omzuma attı. Anlımdan yanaklarımdan ve dudaklarımdan birer öpücük aldıktan sonra sarmaş dolaş saatlerce yürüdü benimle...

(Beğeni yorum yaparsanız çok mutlu olurum)

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

924okunma 54beğeni 13yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 136

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurgugenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18