19. bölüm / 52
Abimin arkadaşı19. Bölüm
Bölümler 52Şu an: 19. Bölüm
- 1 1. Bölüm1.458 kelime
- 2 2. Bölüm1.301 kelime
- 3 3. Bölüm905 kelime
- 4 4. Bölüm1.015 kelime
- 5 5. Bölüm1.033 kelime
- 6 6. Bölüm1.187 kelime
- 7 7. Bölüm1.436 kelime
- 8 8. Bölüm1.489 kelime
- 9 9. Bölüm1.190 kelime
- 10 10. Bölüm770 kelime
- 11 11. Bölüm1.173 kelime
- 12 12. Bölüm1.076 kelime
- 13 13. Bölüm1.156 kelime
- 14 14. Bölüm1.416 kelime
- 15 15. Bölüm1.325 kelime
- 16 16. Bölüm1.101 kelime
- 17 17. Bölüm1.080 kelime
- 18 18. Bölüm1.195 kelime
- 19 19. Bölüm1.380 kelime · Okuduğun bölüm
- 20 20. Bölüm1.349 kelime
- 21 21. Bölüm1.702 kelime
- 22 22. Bölüm1.227 kelime
- 23 23. Bölüm1.493 kelime
- 24 24. Bölüm1.395 kelime
- 25 25. Bölüm1.369 kelime
- 26 26. Bölüm1.066 kelime
- 27 27. Bölüm914 kelime
- 28 28. Bölüm1.105 kelime
- 29 29. Bölüm1.180 kelime
- 30 Önemli not58 kelime
- 31 30. Bölüm596 kelime
- 32 31. Bölüm1.177 kelime
- 33 32. Bölüm1.064 kelime
- 34 33. Bölüm914 kelime
- 35 34. Bölüm1.137 kelime
- 36 35. Bölüm1.675 kelime
- 37 36. Bölüm913 kelime
- 38 37. Bölüm799 kelime
- 39 38. Bölüm1.035 kelime
- 40 39. Bölüm919 kelime
- 41 40. Bölüm881 kelime
- 42 41. Bölüm949 kelime
- 43 42. Bölüm1.127 kelime
- 44 43. Bölüm928 kelime
- 45 44. Bölüm913 kelime
- 46 45. Bölüm1.376 kelime
- 47 46. Bölüm657 kelime
- 48 47. Bölüm864 kelime
- 49 48. Bölüm1.100 kelime
- 50 49. Bölüm922 kelime
- 51 50. Bölüm936 kelime
- 52 51. Bölüm (final)2.854 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
İlk gün olduğu için tabii ki de bugün tiyatro için prova yapamadık hem zaten derslerimiz de vardı okul çıkışı selim'e mesaj attım yarın yapalım prova diye.
Olur dedi öğle arası veya teneffüslerde yapabiliriz onun dışında da zaten prova saatleri varmış hocamız bizimle birlikte olup performansımızı değerlendirecek.
Abim ve Ceren de ne zaman prova yaparlar bilmiyorum ceren'e okuldan sonra bize gel beraber prova yaparsınız dedim ama kabul etmedi. Şimdi hiç çekemem o tuncay'ın gıcık suratını diyerek bana karşılık verdi ikisinin bu tatlı atışmaları beni çok güldürüyor.
Okuldan eve dönerken ağabeyimle pastaneye uğradık normalde hep kendi sevdiği pastadan alırdı ama bu sefer benim istediğimden aldı ben çikolata soslu kakaolu pastaları çok severim gidip bu sefer büyük boy olandan aldı bunun hepsini biz tabii ki de bitiremeyiz.
"Abi ne yaptın ya niye aile boyu aldın ki çok büyük bu"
"E tamam işte çok olsun az olacağına"
"Bitiremeyiz biz bunun hepsini yazık olur"
"Akşama bizim çocuklar gelecek onları halleder merak etme"
Şimdi belli oldu neden bu kadar büyük bir pasta aldığını normalde meyveli pasta alır O meyveliyi daha çok sever bu sefer kakaolu olandan aldı.
Eve döndüğümüzde ancak aklımadan gitti arkadaşlarım gelecek dedi Atıl da %100 gelir. Of ben ne yapsam ceren'e mi gitsem ceren'i mi buraya çağırsam.
En iyisi ceren'e gitmek atıl ile çok yüz göz olmak istemiyorum. Evdeki işimi hallettikten sonra ceren'i aradım Ceren bana salak mısın kızım çocuk her zaman ayağına geliyor sen niye ondan kaçıyorsun dedi beni hiçbir zaman anlamıyor gerçekten.
Abime ceren'e gidiyorum birlikte ders çalışacağız diyerek evden çıktım çok fazla sorgulamadı.
Ben evden çıkarken zaten arkadaşları da geldi uzaktan gördüm hiç o tarafa bakmadım Atıl gelmiş mi diye umarım gelmiştir de benim yokluğumdan haberdar olur.
Hava kararmaya yakındı sokak lambaları bir bir yanmaya başlamıştı. Ben elimdeki telefona odaklanmış önüme bile bakmadan yürüyordum bir anda kafam birinin göğsüne sert bir şekilde çarptı önce kafamdan tutarak biraz ovaladım sonra da çarptığım kişiye baktım yani nasıl bir şans bu koskoca şehirde çarpa çarpa atıla mı çarptım ben.
"Senin ne işin var burada?"
"Senin ne işin varsa"
"Ben ceren'e gidiyorum"
"Ben size geliyorum diye gidiyorsun değil mi daha ne kadar kaçacaksın benden"
"Senden kaçtığım falan yok ben sana açık ve net bir şekilde duygularımı söyledim"
"Hilal yalan söylüyorsun hem ben senden uzaklaşsam sen de acı çekeceksin"
"Hiçte bile kendi kafanda kurma"
"Ben görmüyorum sanki hâlâ bana ne kadar aşık olduğunu"
"Yok öyle bir şey izin ver gideyim "
"İyi git "
Dedi gözleri hayal kırıklığı ile bakarken. Arkama bile bakmadan gidiyordum ki son bir kez kırık sesi ile seslendi arkamdan.
"Sen ikimizide cezalandırmaya devam et afferin sana"
Ben hiç tepki vermeden yoluma devam ettim ama içimde fırtınalar kopuyordu neden böyle davrandığımı bende bilmiyorum emin ol geri dönüp sana sarılmamak için kendimi zor tutuyorum ama bir süre böyle olması gerekiyor yoksa beni anlamicaksın biraz yaşattığını yaşa.
Ceren kapıyı açtığında yüzümün halini görünce ne olduğunu az çok anladı ama sormadı bazen kimsenin üzerime gelmeyip beni kendi halime bırakması en büyük nimet resmen.
Ceren'in annesi evde değildi babası da geç gelecekti. O yüzden şimdilik yanlızdık. Hiç yemek yapmakla uğraşmadık dirket pizza söyledik.
"Atıla işkence etmeye daha ne kadar devam ediceksin. Daha doğrusu ikinize işkence etmeye?"
"Of Ceren üzerime gelme ben de neden böyle davrandığımı bilmiyorum sadece biraz beni anlaması için ona acı çektiriyorum"
"Tamam da tatlım ona acı çektireceğim derken kendine işkence ediyorsun ayrıca fazla naz aşık usandırır benden söylemesi"
"Onu göreceğiz"
"Of prova'da abinle eşleşmem hiç iyi olmadı"
"Bence yaparsınız ya"
"Kötü vezir rolünü oldukça iyi uyum sağladı"
Bunları söylerken pizzasından bir ısırık alıyor yarı gülme yarı sinirli bir halde.
"Selim'in prens rolüne seçildiğini görünce atılın yüz ifadesini gördün değil mi?"
"Gördüm gördüm zaten bana söyledi O prens rolünü ben alacağım diye"
"Nasıl alacakmış ki bazen fazla abarttığını düşünüyorum"
"Ben de bilmiyorum ama alacağını düşünmüyorum"
"Aman neyse boş ver onları yan yana gelmişiz bir onlarla kafayı yorup canımızı sıkmayalım"
Ben bilerek geç saate kadar ceren'le oturdum film izledik biraz ders çalıştık. Saat geç olduğu için ceren'in babası beni eve bırakmak istedi ama abim ondan önce davrandı biraz daha eve dönmeseydim kesinlikle bana kızacaktı.
"Hilalciğim eve dönmen için özel arabayla kapına mı geleyim"
Bir eli direksiyonda Bir gözü yolda bana laf yetiştiriyordu.
"Saatin farkına varmadık ya dalmışız öyle"
"Ya ben bilmem bir yere gittin mi erken dönmesini bil"
"Allah Allah sen bana söyleyeceğine kendini erken dönsene"
"Kızım dışarıda binbir türlü tehlike var ben erkeğim bana bir şey olmaz ama sen kim bilir başına ne gelecek telefonumun şarjı da bitmiş arıyorum arıyorum ulaşamıyorum"
"Tamam ceren'i aradın haberdar oldun işte ha bu arada sen ceren'in numarasını kimden aldın"
"Kimden aldıysam aldın boş ver orasını"
Ben abimi birazcık tanıyorsam onda bu aralar bir haller var. Neyse ben öğrenirim ne de olsa çıkar yakında kokusu.
Eve gittiğimde hiçbir şekilde bir bakım yapmadım direkt pijamalarımı giyip yatağa girdim ertesi sabah da erkenden uyanıp hazırlandım ceren'le her zamanki gibi otobüs durağında karşılaştık evlerimiz birbirine yakın sayılıyor aynı otobüs durağını kullanıyoruz.
Son birkaç gündür abim bizi okula bırakıp okuldan alıyor onun bu ilgili tavırları beni biraz şaşırtmaya yetiyor elbette ki normalde olsa arabasına binmeme izin vermeyen bu taş fırın erkeğine ne oldu böyle?
Sahi ya abime ne oldu neden böyle birden bire kibarlaştı yoksa aşık falan mı oldu ama aşık olsa bizimle ne alakası var çözemedim gitti neyse ben bulurum ne olduğunu.
Bugün 2. dersten sonraki teneffüste edebiyat hocası bizi çağırdı prova için hepimiz tiyatro salonuna gittik yan karakterler ve ana karakterler toplamı 9 kişiydik.
"Çocuklar Selim nerede o olmadan başlayamayız"
"Gelir ya birazdan"
Bekledik bekledik ama Selim'in geleceği yok en son bir arkadaşımız çıkıp etrafa baktı nihayet onunla beraber geldi Selim ama yüzünde bir tuhaflık vardı sanki bir şeyden dolayı rahatsız gibiydi.
"Hadi Selim başlayalım bir an önce"
"Şey hocam ben size söylemek istedim ama bir türlü fırsat olmadı ben bu rolü oynamak istemiyorum"
"Oğlum ne demek oynamak istemiyorsun her şey hazırlandı"
"Hocam ben vazgeçtim ya oynayabileceğimi düşünmüyorum"
"Evladım ne güzel sahneye çıktın rolü çok güzel canlandırdın"
"Ya hocam sizin karşınızda oynamak başka seyircinin önünde oynamak başka ben yapabileceğimi düşünmüyorum özür dilerim rölü başkasına verin"
Hocanın cevap vermesine fırsat vermeden hemen tiyatro salonundan çıktı Selim ne oldu bu çocuğa ya daha dün çok heyecanlıydı rol oynayacak diye neden birdenbire vazgeçti ki.
"Eh be oğlum şimdi ne yapacağız yeni bir prens adayını nereden bulacağız ki neyse Tuncay ve Ceren siz geçin sizin provanızla başlayalım hilalciğim sen bekle"
Yapacak bir şey yoktu yani Yeni prens bulunana kadar ben prova falan yapamazdım. Abimle Ceren sürekli tartışmaktan doğru düzgün rol bile yapamadılar ama ikisinin tartışması O kadar komikti ki doğaçlama sahneler için bile çok iyi olabilirdi onların bu doğal halini zaten hoca çok sevinmişti.
1.provanın sonlarına doğru tiyatro salonunun kapısı tekrar açıldı ve bu sefer içeriye tanıdık bir Sima girdi Atıl.
"Hocam böldüğüm için özür dilerim duyduğuma göre Selim rolü istemiyormuş benim rolümü de çok beğendiniz izninizle ben prens olmak istiyorum"
"Seni Allah gönderdi Atıl gerçekten şu an daha iyi bir prens düşünemiyorum rol senindir geç bakalım hilal'in yanına birazdan sizin provanızda başlar"
Atıl hocaya teşekkür etti ve yanıma geldi pis pis sırıtıyordu o an kafama dank etti Selim birdenbire rolden vazgeçmedi kesin bu vazgeçmesini istedi.
Edebiyat hocası ceren'in sahne kostümünün son detayları ile ilgilenirken ben atılın yanına gittim kimse sesimizi duymasın diye biraz ileriye götürdüm onu.
"Sen çocuğa ne söyledin de birdenbire rolden vazgeçti"
"Ben ne söyleyeceğim ya benim yeni haberim oldu"
"Şu haline bak bir de nasıl yalan söylüyorsun"
"Yalan söylemiyorum gayet de haberim yoktu"
"Bari bunları söylerken sırıtma yalan söylediğin çok belli oluyor"
"Ben sana dedim değil mi prens olup da sana kimsenin dokunmasına izin vermem oral benim"
"Sana inanamıyorum ya tehdit mi ettin çocuğu"
"Ne tehdidi be Hilal mafya mıyım ben kendine gel alt tarafı bir ricada bulundum"
"Sana inanamıyorum gerçekten"
"Bağırma prensesim bak birazdan provamız başlayacak ama senaryoyu okudum ya hiç öpüşme sahnesi koymamışlar bu da çok kötü oldu"
"Sen hastasın"
Bu sefer daha da keyiflenmişti dudaklarının kenarı hafifçe kıvrıldı yüzünü öyle bir şekil aldı ki gerçekten çok sinir edecek bir gülümsemeydi bu.
"Evet hastayım ama yalnızca sana hastayım"
"Of git başımdan ya"
Daha fazla kalıp onunla tartışmadım diğerlerinin yanına gittim ağabeyim ve ceren'in sahnesi bitmek üzereydi ve birazdan bizim provamız başlayacaktı of ben ona bu kadar sinirliyken nasıl onun sevdiği kız rolünü yapacağım ki evet seviyorum ama şimdi durumlar biraz farklı gerçekten inanamıyorum çocuğa ne dedi de çocuk birdenbire vazgeçti prensr rolünden.
(Rica etsem beğenen herkes yorum yapabilir mi?)
Bölüm etkileşimi
