25. bölüm / 52
Abimin arkadaşı25. Bölüm
Bölümler 52Şu an: 25. Bölüm
- 1 1. Bölüm1.458 kelime
- 2 2. Bölüm1.301 kelime
- 3 3. Bölüm905 kelime
- 4 4. Bölüm1.015 kelime
- 5 5. Bölüm1.033 kelime
- 6 6. Bölüm1.187 kelime
- 7 7. Bölüm1.436 kelime
- 8 8. Bölüm1.489 kelime
- 9 9. Bölüm1.190 kelime
- 10 10. Bölüm770 kelime
- 11 11. Bölüm1.173 kelime
- 12 12. Bölüm1.076 kelime
- 13 13. Bölüm1.156 kelime
- 14 14. Bölüm1.416 kelime
- 15 15. Bölüm1.325 kelime
- 16 16. Bölüm1.101 kelime
- 17 17. Bölüm1.080 kelime
- 18 18. Bölüm1.195 kelime
- 19 19. Bölüm1.380 kelime
- 20 20. Bölüm1.349 kelime
- 21 21. Bölüm1.702 kelime
- 22 22. Bölüm1.227 kelime
- 23 23. Bölüm1.493 kelime
- 24 24. Bölüm1.395 kelime
- 25 25. Bölüm1.369 kelime · Okuduğun bölüm
- 26 26. Bölüm1.066 kelime
- 27 27. Bölüm914 kelime
- 28 28. Bölüm1.105 kelime
- 29 29. Bölüm1.180 kelime
- 30 Önemli not58 kelime
- 31 30. Bölüm596 kelime
- 32 31. Bölüm1.177 kelime
- 33 32. Bölüm1.064 kelime
- 34 33. Bölüm914 kelime
- 35 34. Bölüm1.137 kelime
- 36 35. Bölüm1.675 kelime
- 37 36. Bölüm913 kelime
- 38 37. Bölüm799 kelime
- 39 38. Bölüm1.035 kelime
- 40 39. Bölüm919 kelime
- 41 40. Bölüm881 kelime
- 42 41. Bölüm949 kelime
- 43 42. Bölüm1.127 kelime
- 44 43. Bölüm928 kelime
- 45 44. Bölüm913 kelime
- 46 45. Bölüm1.376 kelime
- 47 46. Bölüm657 kelime
- 48 47. Bölüm864 kelime
- 49 48. Bölüm1.100 kelime
- 50 49. Bölüm922 kelime
- 51 50. Bölüm936 kelime
- 52 51. Bölüm (final)2.854 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Eve gidene kadar abimle tek bir kelime bile konuşmadık ben konuştum konuştum kendimi anlatmaya çalıştım olanları anlatmaya çalıştım onu anlamaya çalıştım ama o tek kelime konuşmadı gözleri yolda elleri direksiyonda kafası ise tamamen başka bir yerdeydi. Ne yaptıysam da beni dinlemedi ne kadar çabaladıysam da benimle tek bir kelime bile konuşmadı.
Eve 10 dakika kala son bir kez kendimi anlatmak istedim en azından dinleyeceğini biliyorum.
"Abi bak düşündüğün gibi değil hiçbir şey sana söyleyecektik zaten ama ben sadece Atıl ile aran bozulsun istemedim"
"Sana sus dedim değil mi?"
"Ceren seni kabul etmedi diye bütün öfkeni bizden çıkarmaya hakkın yok"
"Ceren'in adını Bir daha ağzına alma ne atıl ne Ceren ikisini de hayatımda istemiyorum sen de görüşmeyeceksin"
"Biri en yakın arkadaşım biri de aşık olduğum çocuk nasıl görüşmeyeyim ikisiyle de"
"Aşık olduğum çocuk diyor ya hala sen beni çıldırtmak mı istiyorsun?"
"Yeter artık bir kere de sen beni dinle hep ben seni dinledim hep sen konuştun Bir kere de beni dinle ya"
"Yeterince dinledim zaten"
Daha fazla konuşmadı ben de daha fazla konuşmak istemedim çünkü bu konuşma her seferinde aynı yere varıyordu ne abim bana inanmak istiyordu ne de kararından vazgeçiyordu. Eve gittiğimizde dış kapıyı sertçe çarptı salona geçtiğinde Bir aşağı bir yukarı gidip geliyordu arada bir elleriyle saçlarını çekiştiriyor sonra bırakıyordu ben hiçbir şey demeden ve hiç konuşmadan kanepeye oturdum.
Yaklaşık yarım saat boyunca onun gidip gelmesini sinirli hallerini kendi kendine söylenmesini ve ortaya karışık herkese küfür etmesini dinledim.
"Ya her şeyi geçtim kaç yıllık arkadaşım o benim kardeşim dedim be ben ona"
"Kötü bir şey yapmadı abi bana zarar vermez"
"Sen mi tanıyorsun ben mi tanıyorum onu senin iyiliğin için söylüyorum o öyle göründüğü kadar masum biri değil üzer seni"
En son dayanamadım söylemek istediklerimi öfkeli bir şekilde bütün içtenliğimle dışa vurdum.
"Yani senin gibi öyle değil mi Ceren seni kabul etmemekte çok haklı ne yapsın ki senin gibi birini sen de onu çok üzersin"
Bu sözlerimle çok ileriye gittiğimin farkındayım O da benden bunları duymayı beklemiyordu ilk defa abim benim karşımda gözleri dolu bir şekilde duruyordu hiçbir şey söylemedi sadece yüzüne çöken O büyük kırgınlık hissi ile arkasını dönüp gitti ama bu kadar çabuk gitmesine izin veremezdim madem bugün herkes doğrularla yüzleşecekti o zaman onun da biraz nasibini alması gerekiyordu.
"Kaçıp gitme gel buraya yüzleş her şeyle"
"Rahat bırak beni"
"Rahat bırak demekle olmuyor söylediklerim de çok ciddiyim sen Atıl için öyle düşünüyorsan senin de ondan bir farkın yok tamam mı? Ben ikisiyle de görüşmeye devam edeceğim atıldan da asla vazgeçmeyeceğim"
"Öyle mi peki abini yoksa ne haliniz varsa görün bundan sonra karışmıyorum hiçbirinize"
"Ne demek bu"
Söylediklerimi dinlemedi bile bir hışımla odasına çıktı ben de arkasından gittim ama o çoktan kapıyı sadece kapatmış ve kilitlemişti birkaç kere kapıya vurdum bağırdım çağırdım ama beni dinlemedi.
"Defol git kapımın önünden beni rahatsız etme"
"Biraz sakinleş akşam bunların hepsini konuşacağız"
Daha fazla bir şey demedim onun içeride durup bana küfür saydırmasını dinleyecek halim yok. Ben de odama gittim telefonumu elime aldığımda Atıl ve ceren'den gelen bir sürü cevapsız çağrı ve mesajlara baktım. İkisi de beni çok merak etmişti en çok da ceren'in yazdıklarına şaşırdım tamam abim deli doludur sinirlidir ama bana asla zarar vermez.
Neyse ikisini de arayıp rahatlamalarını sağladım ama bu işi sandığımdan da zor olacak abimi bilirim çok inatçı biridir onun için biri bitmişse bitmiştir zaten. Odamda birkaç dakika daha geçirdikten sonra ağabeyimin odasının kapısının açıldığını duydum hemen odamdan çıktım ve karşımda gördüğüm manzara ile Şok oldum. Abim genellikle tatillere gitmek için kullandığımız bavullardan birini elinde tutuyordu beni görünce hiçbir şekilde konuşmadan direk aşağıya indi.
Ben arkasından koşturarak merdivenlerden indim az kalsın dengemi kaybedip yere yuvarlanıyordum.
"Abi dur nereye gidiyorsun?"
"Sana ne bırak kolumu"
"Ya ne demek bırak kolumu yaptığın şeyin farkında değilsin"
"İkisiyle de görüşmeye devam edeceğim dedim ya bundan sonra bir abin yok ben bu evde de kalamam daha fazla bundan sonra unutun Tuncay muncay yok artık"
"Abi sen delirdin mi lütfen dur konuşalım"
"Bırak kolumu Hilal bana da abi deyip durma senin artık bir abin yok"
Ne yaptıysam da dinletemedim resmen yalvardım ayaklarına kapanmadığım kaldı bir ama o kararından hiçbir şekilde vazgeçmedi bavulunu Arabanın bagajına attığı gibi arabaya binip uzaklaştı ben de arkasından bakakaldım. Bahçe duvarının önündeki hafif yükseltide oturup öylece gittiği yoldan izlemeye başladım belki geri döner diye. Ama beklemem nafileydi çünkü o asla geri dönmeyecekti çok iyi tanırdım onu bir şeyi kafasına soktu mu mutlaka bunu yapar. Daha önce de evden böyle ayrılmıştı. Ve onu eve geri getirmek tam bir çile gibiydi resmen işkence çekmiştik annem ve babam zar zor ikna etmişti gururu kadar önem verdiği bir şey yoktur.
Havanın kararması ile birlikte sokağın başından abim yerine Ceren ve Atıl geliyor. Ben tabii bitik durumdayım beni o halde görünce ne olduğunu az çok tahmin edebiliyorlar tabii ki de evde büyük bir kıyametin koptuğunun farkındalar ama bu kıyamet sonrası abimin evi terk edeceğini düşünmemişlerdi.
"Hilal neden burada oturuyorsun hadi içeri gidelim hava çok soğuk hasta olacaksın"
"Ceren abim gitti"
"Nereye gitti?"
"Bilmiyorum bavulunu da alıp çıkıp gitti"
"Sen ciddi misin bu çocuk şaka mı yapıyor dalga mı geçiyor bizimle"
"Resmen bizimle taşak geçiyor"
Atılın dişlerini gıcırdatarak söylediği bu sözlerin ardından içeriye geçiyoruz salona girdiğimiz an sanki bütün o kavga sesleri tekrar beynimin içinde yankılanıp salonun dört bir yanında yükselmeye başlıyor.
"Hilal yeter artık kendini mahvedecek halin yok ya tuncay'ın her zamanki hali bu"
"Her zamanki hali değil ben iyi tanırım onu evden ayrılmak onun en son çaresidir"
"Gerçekten mi bu kadar ileriye gidemez"
"Gururunun ona neler yaptırabileceğini bilmiyorsunuz"
"Peki nereye gitmiş olabilir?"
"Bilmiyorum hiçbir fikrim yok"
Sahiden abim nereye gitti nereye gidebilir ki annemler burada değil zaten duydukları gibi başka bir kıyamet daha kopacak Of Allah'ım her şeyi üst üste geliyor. Abim nereye gidebilir diye düşünürken teyzem aradı onunla konuşmaya halim yok ama telefonu açmazsam ısrarla çaldırmaya devam edecek.
"Efendim teyze"
"Hilal Tuncay ile bir sorun mu var?"
Al işte umarım teyzem bilmiyordur.
"Yok neden ki?"
"Tuncay bavulu ile birlikte bana geldi berbat halde kavga mı ettiniz?"
"Teyze çok fazla şey yaşandı ve ben gerçekten çok üzgünüm"
"Bir dakika sakin ol ağlamadan anlat şunu ne oldu?"
"Teyze telefonda olmaz yüz yüze görüşmemiz gerekiyor"
"Ben tuncay'ı bu halde bırakıp hiçbir yere gidemem yarın bir bahanesini bulur evden ayrılırım o zaman yüz yüze konuşuruz bana ne olmuş ne bitmiş tek tek anlatacaksın ama"
"Tamam anlatacağım"
Telefonu kapattığımda ikisi de meraklı gözlerle suratıma bakıyorlardı.
"Abim teyzemdeymiş"
"Neyse en azından nerede olduğunu biliyoruz en azından güvende"
"En azından"
Teyzemde kalması bir parça da olsun içimi rahatlattı bu durumda bize yardım edebilecek tek kişi teyzem ondan başka kimseye anlatamayız eminim o bize anlayışla karşılar anneme göre çok daha açık fikirli bir kadın.
Geç saatlere kadar üçümüz de oturduk ama tek bir kelime bile konuşmadık aramızda uzayıp giden sessizlik zaten çok şey anlatıyordu olayları buraya kadar gelebileceğini düşünmemiştim bu kadar güzel bir aşk nasıl oldu da bu kadar kişinin canını yaktı. Artık saat geç olduğu için Ceren gitmek istedi ben de kal diye ısrar edemedim tabii.
"Yarın yine geleceğim ve seni bu halde görmek istemiyorum toparlan tamam mı?"
"Tamam sen de dikkat et kendine"
"Ederim sen de biraz olsun dinlenmeye çalış"
Ceren sokak'ın sonundan gözden kaybolduktan sonra Atıl ile birlikte içeri girdik.
"Sen gitmesen olmaz mı ben daha önce bu evde tek başıma kalmadım"
"Merak etme seni burada bırakıp da gidemem"
"Teşekkür ederim"
Başımı göğsüne yaslayıp saçlarımı bir süre okşadı güzel parfümünün kokusunu içime çektiğimde biraz olsun dertlerimi unutmuştum ama aklıma geldikçe delirecek gibi oluyordum. Of Allah'ım lütfen bana yardım et bir şekilde bu işin içinden çıkmamız gerekiyor hem de hiç kimsenin kalbi kırılmadan herkesin mutlu olacağı şekilde.
Atıl salondaki kanepeye uzandı sonra da beni yanına çağırdı başımı göğsüne yaslayarak bir süre beni koynunda uyuttu. Kalp atışlarını duyduğunda aslında bir süreliğine de olsa her şeyi unutarak onun kollarına bırakabiliyordum kendimi. Ama keşke şu an bunlar yaşanmamış olsaydı da herkesin mutlu olacak şekilde bir ilişkimiz olsaydı.
"Hepsi benim yüzümden keşke hiç dönmeseydim buraya"
"Sana aşık olmak benim seçimimdi ama"
"Hayır kalbine söz geçiremiyorsun ki aşık olabileceğin kişiyi seçemezsin"
"Abimin bu kadar büyük bir tepki vereceğini düşünmemiştim"
"Düzelicek sadece biraz zaman gerekiyor"
"Umarım"
Her ne kadar Atıl ın yüzüne umarım desem de abimin ne kadar inatçı ve gururlu olduğunu biliyordum o yüzden de işimiz çok zor olucaktı.
(Sizi bekletmek istemedim o yüzden diğer bölümde hemen attım tek istediğim beğenip yorum yapmanız)
Bölüm etkileşimi
