18. bölüm / 52
Abimin arkadaşı18. Bölüm
Bölümler 52Şu an: 18. Bölüm
- 1 1. Bölüm1.458 kelime
- 2 2. Bölüm1.301 kelime
- 3 3. Bölüm905 kelime
- 4 4. Bölüm1.015 kelime
- 5 5. Bölüm1.033 kelime
- 6 6. Bölüm1.187 kelime
- 7 7. Bölüm1.436 kelime
- 8 8. Bölüm1.489 kelime
- 9 9. Bölüm1.190 kelime
- 10 10. Bölüm770 kelime
- 11 11. Bölüm1.173 kelime
- 12 12. Bölüm1.076 kelime
- 13 13. Bölüm1.156 kelime
- 14 14. Bölüm1.416 kelime
- 15 15. Bölüm1.325 kelime
- 16 16. Bölüm1.101 kelime
- 17 17. Bölüm1.080 kelime
- 18 18. Bölüm1.195 kelime · Okuduğun bölüm
- 19 19. Bölüm1.380 kelime
- 20 20. Bölüm1.349 kelime
- 21 21. Bölüm1.702 kelime
- 22 22. Bölüm1.227 kelime
- 23 23. Bölüm1.493 kelime
- 24 24. Bölüm1.395 kelime
- 25 25. Bölüm1.369 kelime
- 26 26. Bölüm1.066 kelime
- 27 27. Bölüm914 kelime
- 28 28. Bölüm1.105 kelime
- 29 29. Bölüm1.180 kelime
- 30 Önemli not58 kelime
- 31 30. Bölüm596 kelime
- 32 31. Bölüm1.177 kelime
- 33 32. Bölüm1.064 kelime
- 34 33. Bölüm914 kelime
- 35 34. Bölüm1.137 kelime
- 36 35. Bölüm1.675 kelime
- 37 36. Bölüm913 kelime
- 38 37. Bölüm799 kelime
- 39 38. Bölüm1.035 kelime
- 40 39. Bölüm919 kelime
- 41 40. Bölüm881 kelime
- 42 41. Bölüm949 kelime
- 43 42. Bölüm1.127 kelime
- 44 43. Bölüm928 kelime
- 45 44. Bölüm913 kelime
- 46 45. Bölüm1.376 kelime
- 47 46. Bölüm657 kelime
- 48 47. Bölüm864 kelime
- 49 48. Bölüm1.100 kelime
- 50 49. Bölüm922 kelime
- 51 50. Bölüm936 kelime
- 52 51. Bölüm (final)2.854 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Tiyatro seçmeleri için formu doldurduğumuzu ben çoktan unutmuştum ama bugün edebiyat hocası hepimizi tiyatro salonuna çağırdığında hatırladım zaten bizim sınıftan çok bir kişi katılmamıştı ben ve Ceren de katıldık ben ceren'in ısrarlarına karşı katıldım.
Neyse ki Beyza benim katılacağımı duyunca katılmaktan vazgeçti ben sanki senin o bed suratına çok meraklıyım.
Tiyatro salonuna gittiğimizde karşılaşmayı beklediğimiz en son kişiler abim ve onun arkadaşlarıydı ve tabii ki de atıl da yanlarındaydı.
Ben gerçekten ne oluyor dercesine baktım suratlarına ama hiçbir şey sormadım direkt edebiyat hocamızın yanına gidip sordum.
Tiyatro projesi üniversite ve lisenin ortak projesiymiş zaten bu tiyatro oyununu yazan da bizim okuldan mezun olan eski bir öğrenciymiş tiyatroya giriş ücretli olduğu için toplanan bütün para köy okullarına gidecekmiş.
Ben tabii bir şey demedim ama Ceren susar mı hiç illa laf sokacak abimlere.
"Sizin tiyatro sekmelerinde ne işiniz var mesela siz kim tiyatro kim"
"Of Ceren yine boş yapma seviyoruz tiyatroyu belki ne biliyorsun"
"Okulun tiyatrosuna katılmak yanlış derslerden kaytarmak için bütün etkinliklere katılmak doğru"
Orada bulunan herkes ceren'in bu sözlerini hafif gülmüştü. Abim barış'a bakarak sırıttı.
"Barış biraz ceren'le takıl da mizah seviyen gelişsin"
"Çok komiksin kardeşim gerçekten"
Hayret ilk defa abim ceren'i övmüş kendi arkadaşını da gömmüştü. Tabii ki de ben bütün bunlara odaklanamayacak kadar meşguldüm çünkü atılın gözleri haram benim üzerimdeydi.
Sana söz verdiğim halde tekrar gidip yeni numarasını da engellemiştim buna oldukça sinir olmuş olmalı ve benimle konuşmak için bir taraflarını yırttığının da farkındayım ama inat değil mi konuşmayacağım işte.
"Evet hadi çocuklar herkes gelsin şimdi size seçilecek rolleri söylüyorum. Öncelikle ana karakterlerimiz prens ve prenses onlar için bir kız bir erkek seçeceğiz ve bir de kötü kalpli vezir Bir de onun karısı var"
"Kötü kalpli veziri ben oynamalıyım hocam kesinlikle tam bana göre bir rol"
Diyerek ortaya atladı abim tabii ki de ondan başkasına kötü kalpli vezir rolü verilmezdi zaten rolü oynaması için ekstra bir çabaya ihtiyacı yok sen kendisi zaten hakkını vererek yapar.
"Tam kendine göre bir rol buldun seni tebrik ederim zaten sana iyi kalpli prenses rolü ağır gelirdi"
"Çok komiksin ya Ceren"
Edebiyat hocası ikisini susturmasa sabaha kadar burada kavga etmeye devam ederlerdi.
"Şimdi çocuklar bir saatiniz var yazılan metne bir bakın artık hangisini oynamak istiyorsanız ona göre tek tek sahneye çıkar oynarsınız biz de bir seçme yaparız artık"
Herkesten tamam cevabını aldıktan sonra hoca ve diğer personeller tiyatro salonundan çıkıyor biz daha rahat çalışabilelim diye.
Abimin bir anlık dalgınlığını fırsat bilen Atıl hemen gelip kolumdan tutup beni sürükleyerek tiyatro salonunun dışına çıkarıyor. Çıkana kadar sesimi çıkartmıyorum çünkü abimin gerçekten onu dövmesini istemiyorum.
"Ya ne yapıyorsun sen kafayı mı yedin ya abim görseydin"
"Yerim kafayı yedim bana kafayı yedirttin ben sana diğer numaramı engelleme demedim mi onu da engellemişsin"
"Evet engelledim bana ulaşmanı istemiyorum çünkü"
"Hilal bunu niye yapıyorsun ben Bir şeyleri düzeltmeye çalışıyorum bir ilişkimiz olur mu onun için çabalıyorum"
"Belki ben olmasını istemiyorum"
"Ben istiyorum sana fikrini soran olmadı zaten"
"Şu an ilişki yaşamak istediğin kişi ben olduğum için fikrimi soracaksın elbette ki"
"Yok sormayacağım o numara engelini kaldırıyorsun kaldırmazsan eğer yapacaklarımdan ben sorumlu olmam"
Daha fazla konuşamadım çünkü abim içeriden atıla seslendi ikimiz de tiyatro salonuna geçtik. Yaklaşık 1 saat süren provanın ardından nihayet hocalarımız gelmişti herkes tek tek sahneye çıktı ve oynamak istediği rolü canlandırdı.
Gerçekten çok eğlenceli geçmişti çünkü herkes rolü çok farklı şekilde oynuyordu en çok güldüğümde abim olmuştu hem kötü kalpli hem de komik veziri canlandırmak tam da onun karakterine yakışan bir rol olmuştu.
"Evet çocuklar biz biraz oylama yapalım yanınıza geliriz"
Hocalar tiyatro salonunun bir köşesinde konuşurken ben de ceren'in yanında durmuş Atılın beni gözleriyle yiyip bitirmesine alışmaya çalışıyordum.
Tiyatro oyunu için yan karakterler de vardı yan karakterleri çok kimse seçmemişti daha çok herkes ana karakterlere odaklanmıştı sanırım bana karakterler seçildikten sonra katılmak isteyenleri de yan karakter olarak sahneye çıkartacaklar.
Yarım saatin ardından nihayet hocalar kararını vermişti sanırım zor bir karar oldu çünkü herkesin performansı bana göre çok güzeldi.
"Evet çocuklar adil bir seçim yapmaya çalıştık ilk olarak kötü kalpli veziri bence bu konuda hem fikiriz hepimiz kötü kalpli vezir rolünü tuncaya verdik"
"Yes be işte bu"
Abimin sevincine diğer arkadaşları da ortak oluyor hayır ben bu ibrahim'i anlamıyorum onun biraz sahne korkusu var sosyal anksiyete de sen zaten ondan fazlasıyla var O niye katıldı ki seçmelere.
"Kötü kalpli vezirin karısını oynayacak kişiyi de Ceren olarak belirledik"
"Hocam ben vazgeçtim ya kötü kalpli vezirin karısı olmak istemiyorum O vezire göre fazla iyi kalıyorum"
"Ay ne olursun karım ol Ceren ya olmaz sen kalpten giderim yoksa"
Abimin ceren'i gıcık etmek için söylediği bu sözleri bütün hepimiz gülmüştük en sonunda tepkiler rol ceren'e kalmıştı Ceren de istemem yani cebime koy gibiydi istiyor ama sırf abime gıcıklık olsun diye hayır diyordu.
"Ve geldik prenses rolüne bu prenses rolü için çok arada gidip geldik ama en iyi oynayan hilaldi hilalciğim bu rol de senin"
"Teşekkür ederim hocam elimden geleni yapacağım"
Ceren yanıma gelip kulağıma eğildi acaba prens kim olacak dedi. Benim prenses rolüne çalıştığımı gören Atıl hemen prens rolüne çalışmaya başlamıştı o seçilirse var ya kalpten giderim ama bir yanımda İnşallah o seçilir diyor.
"Prens rolü içinde Selim'i düşündük"
Tabii ki de Selim lafını duyunca birkaç kişiyle birlikte biz de şoka girdik senin Bizim yan sınıftan bir çocuk az çok tanırım kendisini.
Prens rolünü aldıktan sonra yüzünde kocaman bir gülümseme oluyor Selim'in bayağı mutlu oldu sanırım.
"Teşekkür ederim hocam kesinlikle doğru seçimi yaptınız"
Ama Atıl itiraz etmekte geç kalmıyor.
"Hocam benim performansım daha iyiydi haksızlık bu"
"Atılcım seninki de gayet iyiydi ama Selim daha iyi oynadı lütfen itiraz etmeyelim arkadaşlar herkes kendine verilen rolü iyice çalışsın hatta partnerlerinizle birlikte prova yaptım daha iyi olur tiyatro salonunu da kullanabilirsiniz hatta isterseniz birbirlerinizin evine de gidersiniz artık o size kalmış"
Atıl ne kadar itiraz etseydi itirazı kabul edilmedi acaba prens rolünü alamadığı için mi yoksa prens rolünü Selim'in oynayıp sürekli benim yanımda olacağı için ve bu kadar delirdi her ikisi de olabilir çünkü o biraz hırslı bir çocuk istediği olmazsa istediğini elde edene kadar Durmaz.
Neyse yavaştan herkes dağılmaya başlamıştı ama Atıl olduğu yerde sabit bir şekilde Durmuş beni izliyordu Selim yanıma geldi.
"Müsait olduğunda bana mesaj atsan olur mu birlikte şu provayı yaparız"
"Olur olur numaranı versen daha iyi olur aslında"
"Tabii hemen vereyim"
Selim'in numarasını aldıktan sonra ben de tiyatro salonundan çıktım ve telefonuma gelen başka bir bildirimle olduğum yerde durdum.
"Bu iş burada bitmedi ben o rolü alana kadar durmam haberin olsun"
"Of Atıl boş yapıp durma ayrıca bana da farklı numaralardan mesaj atıp durma"
"O engeli kaldır yoksa yemin ediyorum önüme gelen her numaradan seni arar sabaha kadar uyutmam"
"Of tamam yeter ki beni rahat bırak"
Neyse ki ben sözümde durdum sabaha kadar onun araması ile uğraşamazdım eğer telefonu açmazsam gecenin bir yarısı bizim eve gelir ruh hastası manyak.
Numarayı engelini kaldırıp telefonu cebime attığım gibi sınıfa gittim daha yapacak çok işlerim var bu tür konularla uğraşamam.
(Yeni bölüm geldi arkadaşlar dün biraz hasta olduğum için yeni bölüm yazamadım kusura bakmayın bugün 2 bölüm atacağım hatta yazabilirsem 3 bölümü de yazıp atacağım tek istediğim beğenen herkesin yorum yapması düşünceleriniz benim için çok önemli ben diğer yazarlar gibi beğeni veya yorum sınırı koymuyorum isteyen beğenir isteyen yorum yapar ama beğenip yorum yapanlar beni daha çok yazmaya teşvik ediyor şimdiden herkese teşekkür ederim iyi okumalar)
Bölüm etkileşimi
