17. bölüm / 52
Abimin arkadaşı17. Bölüm
Bölümler 52Şu an: 17. Bölüm
- 1 1. Bölüm1.458 kelime
- 2 2. Bölüm1.301 kelime
- 3 3. Bölüm905 kelime
- 4 4. Bölüm1.015 kelime
- 5 5. Bölüm1.033 kelime
- 6 6. Bölüm1.187 kelime
- 7 7. Bölüm1.436 kelime
- 8 8. Bölüm1.489 kelime
- 9 9. Bölüm1.190 kelime
- 10 10. Bölüm770 kelime
- 11 11. Bölüm1.173 kelime
- 12 12. Bölüm1.076 kelime
- 13 13. Bölüm1.156 kelime
- 14 14. Bölüm1.416 kelime
- 15 15. Bölüm1.325 kelime
- 16 16. Bölüm1.101 kelime
- 17 17. Bölüm1.080 kelime · Okuduğun bölüm
- 18 18. Bölüm1.195 kelime
- 19 19. Bölüm1.380 kelime
- 20 20. Bölüm1.349 kelime
- 21 21. Bölüm1.702 kelime
- 22 22. Bölüm1.227 kelime
- 23 23. Bölüm1.493 kelime
- 24 24. Bölüm1.395 kelime
- 25 25. Bölüm1.369 kelime
- 26 26. Bölüm1.066 kelime
- 27 27. Bölüm914 kelime
- 28 28. Bölüm1.105 kelime
- 29 29. Bölüm1.180 kelime
- 30 Önemli not58 kelime
- 31 30. Bölüm596 kelime
- 32 31. Bölüm1.177 kelime
- 33 32. Bölüm1.064 kelime
- 34 33. Bölüm914 kelime
- 35 34. Bölüm1.137 kelime
- 36 35. Bölüm1.675 kelime
- 37 36. Bölüm913 kelime
- 38 37. Bölüm799 kelime
- 39 38. Bölüm1.035 kelime
- 40 39. Bölüm919 kelime
- 41 40. Bölüm881 kelime
- 42 41. Bölüm949 kelime
- 43 42. Bölüm1.127 kelime
- 44 43. Bölüm928 kelime
- 45 44. Bölüm913 kelime
- 46 45. Bölüm1.376 kelime
- 47 46. Bölüm657 kelime
- 48 47. Bölüm864 kelime
- 49 48. Bölüm1.100 kelime
- 50 49. Bölüm922 kelime
- 51 50. Bölüm936 kelime
- 52 51. Bölüm (final)2.854 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Sabah alarmın sesiyle gözlerimi açtığımda ilk hissettiğim şey yorgunluk oldu. Sanki bütün gece uyumamış gibiydim. Gerçi uyumamış sayılırdım. Atıl'ın söyledikleri durmadan kafamın içinde dönüp durmuştu.
"Bana mı aşıksın?"
"Ben de senden hoşlanıyordum."
"Bu iş burada bitmedi."
Of.
Yastığı kafama geçirip birkaç saniye öylece kaldım. Belki uyanırsam bütün bunların saçma bir rüya olduğunu fark ederim diye düşündüm ama değildi. Ne yazık ki hepsi gerçekti.
Telefonumu elime aldım.
Bir bildirim.
Tanımadığım bir hesap.
Kaşlarımı çattım.
Mesajı açtığım an sinirden güldüm.
Atıl.
Başka hesaptan yazmıştı.
"Konuşabilir miyiz?"
Hiç düşünmeden engelledim.
Telefonu yatağın üzerine attım.
Aradan tam otuz saniye geçti.
Telefon tekrar titredi.
Bu sefer başka bir hesap.
"Engelleme."
Engelledim.
Bir dakika sonra bir tane daha.
"Hilal."
Engelledim.
Bir tane daha.
"Çocukluk yapıyorsun."
Engelledim.
Bir tane daha.
"Tamam haklısın ama konuşalım."
Engelledim.
Bu çocuk gerçekten kafayı yemişti.
Okula giderken bile iki farklı numaradan mesaj geldi.
İlkinde:
"Lütfen."
yazıyordu.
İkincisinde ise:
"En azından beni dinle."
yazıyordu.
İkisini de engelledim.
Normalde içim rahatlamalıydı.
Yıllarca peşinden koştuğum çocuk şimdi benim peşimden koşuyordu.
Ama nedense mutlu hissetmiyordum.
Çünkü onun her mesajında kalbim biraz daha hızlı atıyordu.
Ve bundan nefret ediyordum.
Tam okulun kapısından içeri girecektim ki telefonum tekrar titredi.
Bu sefer Ceren arıyordu.
"Hemen anlat bakalım."
dedi daha ben konuşamadan.
"Bütün gece uyuyamadım."
"Ben de uyuyamadım. Sen manyak mısın? Çocuk resmen sana aşık olduğunu söylemiş."
"Gurur yaptım."
"Biraz mı?"
"Biraz."
"Biraz değil bayağı yapmışsın."
İstemsizce gülümsedim.
Belki de haklıydı.
Ama yıllarca bekledikten sonra bu kadar kolay affedemezdim.
Bu sefer biraz da Atıl uğraşacaktı.
"Peki bayan dahi beni bu sabah niye beklemedin?"
"Eğer seni bekleseydim atılla karşılaşmak zorunda kalacaktım"
"Gerçekten şu an ne yaptığını anlamıyorum Hilal yıllardır istediğin şey oldu"
"Evet oldu ama bu sefer de ben biraz gurur yapmak istiyorum ben o kadar ucuz bir insan mıyım biraz da o peşimde koşsun hem ben artık ona karşı ne hissettiğimi de tam olarak bilmiyorum"
"Kızım sen delirdin mi sen kör kütük aşıktın bu çocuğa ne oldu sana?"
"Of Ceren bunları sorup durma ben de bilmiyorum"
"Tamam tamam telefonda olacak iş değil zaten bu geleyim ben yüz yüze konuşalım"
"Olur bekliyorum lütfen çabuk gel"
Lütfen çabuk gelmiş kıza ekip okula gitmeden önce düşünseydin Hilal hanımefendi Of ne kadar da salağım ya ben.
Al işte yine bir numara bunun da atıl olduğuna eminim.
"Of ne var arayıp durma beni"
"Ya sen çocuk musun sabahtan beri kaç tane numarayı kaç tane hesaba engelledin"
"Ben sana hayatımdan çık git demedim mi?"
"Gitmiyorum"
"Ya yüzsüz müsün sen insanın biraz gururu olur"
"Vallahi ona bakarsan sen benden daha gurursuzsun yıllarca ben sana zorbalık yaptım be nasıl benden nefret etmenin anlamıyorum ben olsam ben kendimden çoktan nefret etmiştim"
"Sana ne ya kalp benim gurur benim istediğimi sever istediğime takılı kalırım"
"Aynen kalp senin kalbin bu da benim kalbim ve benim senden vazgeçmeyi hiç niyetim yok haberin olsun"
"Kapatmam lazım derse gireceğim"
"Bak bu numarayı da engelleme sakın hatta diğer numaradan engelini de kaldır"
"Oldu paşam başka isteğin var mı?"
"Var var"
Bunları söylerken resmen telefonun arkasından gülüyordu 32 diş birden sırıttığına eminim.
"Of gene ne istiyorsun"
"O güzelim dudaklarını"
"Sapıksın sen bir daha arama beni"
"Dur kapatma sakın-"
O cümlesini tamamlayamadan ben çoktan telefonu kapattım ve hemen numarayı engelledim içim soğumayacak eminim birkaç gün sonra bu engeli kaldıracağımdan da eminim ama en azından biraz rahatlayana kadar bu engel kalacak böyle.
Lisenin son yılı sınavlar var aşırı stresliyim bir de bu çıktı başıma ya ne olurdu sanki şu üniversite sınavından sonra çıkıp gelseydin o zaman her şey daha kolay olurdu şimdi ben kafamı derslere nasıl vereceğim nasıl iyi bir puan yapıp iyi bir üniversiteye gideceğim.
Daha fazla bu tür şeyleri düşünerek zaman kaybedemem zaten son günlerde o kadar çok düşündüm ki mideme kramplar girmeye başladı daha öncesinde de böyle olmuştu ortaokuldayken henüz liseye geçiş sınavına girmeden önce de aynı durumu yaşanmıştı hatta o kadar stres yapmıştım ki bir hafta hastanede kalmak zorunda kaldım.
Sanırım hayatımın en kötü dönemleri de o zamanlardı ve tabii ailemin bitmeyen işte seyahatleri abimin ilgisizliği o zamanlar tek beni ayakta tutan kişi cerendi onun varlığı bana inanılmaz bir güç veriyordu. Ve şimdi o kramplar tekrar başlamış durumda gündüzleri halsiz uyanıyorum geceleri uyuyamıyorum midem bulanıyor doğru düzgün yemek bile yiyemiyorum.
Bütün bunlar yetmezmiş gibi okulda bir de Beyza benimle uğraşıyor eve geliyorum abim sonra Atıl daha ne kadar canımı yakmak istiyorsunuz merak ediyorum Bir tane canım var ondan da olduktan sonra mı rahat bırakacaksınız beni?
Bu sabahki ilk dersimiz yoktu matematik hocasının eşi doğum yaptığı için izinliymiş neyse en azından biraz kafamı toplarım. Kafeteryada oturup ceren'in gelmesini bekledim otobüsü kaçırdığı için 15 dakika gecikti.
"Berbat görünüyorsun sen hiç uyumadın mı?"
"Hayır hiç uyuyamadım"
"Göz altlarında morarmış"
"Boş ver şimdi onları ya daha önemli konularımız var"
"Çocuk sana aşkını ilan etmiş neyin gururu bu hilal"
"Ya Ceren bazen beni anlamadığını düşünüyorum ve gerçekten görmüyor musun ben yıllardır onu bekliyorum ve o yeni geldiğinde bana nasıl davrandığını gördün biraz burnu sürsün tamam mı?"
"Bak seni gerçekten anlıyorum tamam mı ayrıca seni her koşulda destekliyorum yaptığının mutlaka mantıklı bir açıklaması var kendince ki zaten insan aşık olunca mantıklı kararlar veremez bunu da çok iyi biliyorum ama demek istediğim böyle yapınca sadece atılı değil kendin de cezalandırıyorsun"
"Hani bir söz vardır fazla nasıl aşık uyandırır diye işte bakalım ben Nazlı davranınca hemen çekip gidecek mi yoksa aşkına şahit mi çıkacak eğer çekip giderse gerçekten geçici bir hevesle aşık olduğunu düşünüp üzülmeyeceğim ama eğer benim için savaşmaya devam ederse ben de gerekeni yaparım onunla devam ederim"
"Tamam her türlü kararında yanındayım bu arada artık Beyza için endişelenmene gerek yok abin ilk defa bir abi olduğunu hatırlayıp gerekeni yaptı"
"Ne yaptı ki?"
"Otelden çıkışımızı verdiğimiz zaman imza versin diye çağırmaya gittim ya hani"
"Evet"
"İşte o zaman biraz tartıştık konu beyza'dan açılınca hilal'e öyle davranamaz ben hayattayken buna izin vermem dedi sonra beraber gittik beyza'nın yanına bayağı bir tehdit etti kızı sonra da havuza attı"
"Ne yaptı ne yaptı"
"Bildiğin beyza'yı ittirdi Beyza da havuza düştü"
"Abim mi yaptı bunu?"
"Evet sana söyleyecektim ama akıl mı kaldı"
"Oha gerçekten çok tuhaf"
"Ben de çok şaşırdım ve doğrusunu söylemek gerekirse kendisiyle gurur duydum ondan böyle bir şey beklemiyordum"
"Vay be abime bak sen neyse en azından o geri zekalı kızdan kurtulduk"
"Evet biraz da o yönden bak bu arada edebiyat hocası bizi çağırıyordu tiyatro mu ne olacakmış onun için seçmeler varmış siz de katılın dedi"
"En sevdiğim en sevdiğim daha önce kilomdan dolayı zorbalarlar diye utanıp da hiçbir zaman başvuru yapamadım şimdi başvuru yapmam lazım"
İşte bu güzel haberdi en azından biraz kafamı dağıtmak için uygun bir ortam sayılabilecek bir durumdu.
Bölüm etkileşimi
