36. bölüm / 52
Abimin arkadaşı35. Bölüm
Bölümler 52Şu an: 35. Bölüm
- 1 1. Bölüm1.458 kelime
- 2 2. Bölüm1.301 kelime
- 3 3. Bölüm905 kelime
- 4 4. Bölüm1.015 kelime
- 5 5. Bölüm1.033 kelime
- 6 6. Bölüm1.187 kelime
- 7 7. Bölüm1.436 kelime
- 8 8. Bölüm1.489 kelime
- 9 9. Bölüm1.190 kelime
- 10 10. Bölüm770 kelime
- 11 11. Bölüm1.173 kelime
- 12 12. Bölüm1.076 kelime
- 13 13. Bölüm1.156 kelime
- 14 14. Bölüm1.416 kelime
- 15 15. Bölüm1.325 kelime
- 16 16. Bölüm1.101 kelime
- 17 17. Bölüm1.080 kelime
- 18 18. Bölüm1.195 kelime
- 19 19. Bölüm1.380 kelime
- 20 20. Bölüm1.349 kelime
- 21 21. Bölüm1.702 kelime
- 22 22. Bölüm1.227 kelime
- 23 23. Bölüm1.493 kelime
- 24 24. Bölüm1.395 kelime
- 25 25. Bölüm1.369 kelime
- 26 26. Bölüm1.066 kelime
- 27 27. Bölüm914 kelime
- 28 28. Bölüm1.105 kelime
- 29 29. Bölüm1.180 kelime
- 30 Önemli not58 kelime
- 31 30. Bölüm596 kelime
- 32 31. Bölüm1.177 kelime
- 33 32. Bölüm1.064 kelime
- 34 33. Bölüm914 kelime
- 35 34. Bölüm1.137 kelime
- 36 35. Bölüm1.675 kelime · Okuduğun bölüm
- 37 36. Bölüm913 kelime
- 38 37. Bölüm799 kelime
- 39 38. Bölüm1.035 kelime
- 40 39. Bölüm919 kelime
- 41 40. Bölüm881 kelime
- 42 41. Bölüm949 kelime
- 43 42. Bölüm1.127 kelime
- 44 43. Bölüm928 kelime
- 45 44. Bölüm913 kelime
- 46 45. Bölüm1.376 kelime
- 47 46. Bölüm657 kelime
- 48 47. Bölüm864 kelime
- 49 48. Bölüm1.100 kelime
- 50 49. Bölüm922 kelime
- 51 50. Bölüm936 kelime
- 52 51. Bölüm (final)2.854 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Ben Atıla küs kalamıyorum ama Ceren abime çok da güzel trip atıyor bu ödev konusu benim canımı sıkıyor özellikle de bu kızlarla bu ödevi yapmaları. Abim eve geldiğinde morali yoktu neden olduğunu az çok tahmin edebiliyorum son durum ne diye sordum Ceren benimle konuşmuyor dedi. Ceren'in haklı olduğunu söyledim arkadaşın diyor onu savunuyorsun Bir kere de abinin tarafında dur dedi ama ceren'in ne kadar kıskanç olduğunu kendisi de gayet iyi biliyor ayrıca Barış ve sude'nin olayını da çok iyi bildiği için sude'nin yaşadığı şeyi yaşamak istemiyor ondan dolayı biraz tedirgin.
Zamanla araları düzelir ya hatta bir iki güne toparlarlar diye düşünüyorum yalnız bu ödev işi olmamalı çünkü Ceren bu ödev işi beraber devam ederse abimin başının etini yer üstü adına endişeleniyorum çünkü ilişkileri oldukça güzel gidiyordu tam da her şey yoluna girmiş derken bu ödev işi nereden çıktı şimdi.
Abim ceren'i arayıp ikna etmemi istedi ama ben ikisi arasında aracı olmak istiyorum yani ne abimin ne de ceren'in tarafında olmak istemiyorum ikisi de kendine göre haklı O yüzden ceren'i aradım. Sakın bana abini savunma dedi telefonu açar açmaz ben de abimi savunmayacağım ama biraz abartmıyor musun dedim sanırım bana biraz sinirlendi. Neyse yine onun tarafında olduğumu belirtecek sözler söyleyip telefonu kapattım oldukça sinirli görünüyordu aslında onun siniri abime değil sanırım annesine. Son zamanlarda arası oldukça bozuktu annesiyle bu da tartışmanın fitilini ateşleyecek öfke problemi oluşturmuştu onda.
Abime ceren'e destek ol ailesiyle arasında sorunlar yaşıyor dedim gelip bana anlatsın o zaman içine atmasın dedi bazen çok düşüncesiz olabiliyor abim ama ne yapalım O da öyle bir insan.
Tabii hiçbir şey demedim ya bu ödev hiç yapılmayacak ya da bir an önce yapılıp bu olay kapanacak öyle olmak zorunda daha doğrusu.
Ne abim ne atıl ne de ceren'le tek kelime daha konuşmadım o saatten sonra. Kendi derslerime odaklanmam gerektiğini geç de olsa fark ettim çünkü lise son senem ve sınav yaklaşıyor Bir an önce bitirmem lazım bu dersleri bu test kitaplarını.
Sabah okulun kapısında Barış beni karşıladı onu böyle görmeyi beklemiyordum belli ki bir şey isteyecek O yüzden elinde çikolata kahve beni bekliyor.
"Günaydın arkadaşların en güzeli"
"Uzatma Barış ne istiyorsun"
"Vallahi çok zeki kızsın ha beni çok iyi tanımışsın"
"Sen işin düşme deyince benim suratıma bakmazsın bile"
"Aşk olsun Hilal ben senin hep destekçinim"
"Aynen aynen söyle bakalım ne karın ağrın var senin"
"Ya biliyorsun ki benle sude'nin arasında bazı tatsız şeyler yaşandı"
"Onu aldatman gibi mi mesela?"
"Ya yüzüme vurma Hilal sen de biliyorsun O gece neler yaşandığını ben istemedim öyle olsun"
"Sen benimle dalga mı geçiyorsun Barış abim de dahil hepimiz seni o kız hakkında uyardık Sude de sana kaç kere söyledi O kızın niyeti belliydi zaten basit bir metres fahişesinden ne bekliyorsun ki?"
"Hilal ayıp oluyor ama böyle konuşmak sana yakışmıyor"
"Ne o metresini mi savunuyorsun?"
"Tabii ki de onu savunmuyorum Allah onun belasını versin ne geldiyse Zaten onun yüzünden geldi başıma"
"Uzatma ne istiyorsun dedim?"
"Bak ben Sude ile konuşmayı defalarca denedim ama ne yüzümü görmek istiyor ne de sesimi duymak istiyor her yerden engellemiş bir daha karşıma çıkarsan polise giderim diyor ama lütfen bana yardım et ben Suriye'yi gerçekten çok seviyorum ve öyle olsun istemedim"
"Barış benden ne istiyorsun?"
"Gidip konuşsan benimle konuşmayı bir kez olsun kabul etsin en azından kendimi anlatmam gerek ben gerçekten onu çok seviyorum"
"Onu çok sevseydin yapmazdın tamam mı demek ki hiç sevmemişsin hem o kızın neler çektiğini ben biliyorum kaç gün ben teselli ettim kaç gün benim omzumda ağladı o kız"
"Ya biliyorum biliyorum inan ki biliyorum"
"Biliyorsan ne işin var o zaman burada git artık tamam mı sude'den uzak dur daha fazla canını yakma. Ha bir de bundan sonra herhangi bir kıza bu benim arkadaşım deme sonra gider onunla parkta falan öpüşürsün hoş olmaz"
"Ya yemin ediyorum hepiniz beni gömün tamam mı hiçbiriniz destek çıkmayın hiçbiriniz de demeyin ki Barış bir kere de seni dinleyelim"
"Senin dinlenecek bir tarafın yok çünkü kendi ayıbınla yaşamak zorundasın bütün bir ömür boyu"
"En azından benimle konuşmayı kabul etsin bir özür dilemek istiyorum ben bu vicdan azabı ile uyuyamıyorum geceleri"
"O kız senden ağlayarak bir açıklama beklediğinde kaçıp gitmeseydin o zaman şerefsizlik yapmadan önce düşünecektin onu"
"Ya anlamıyor musun ben gerçekten çok kötü durumdaydım daha fazla kalbini kırmamak için ben de kendimden uzaklaştırdım"
"Kendimden uzaklaştıracağım diye daha da kızın kalbini kırdın git buradan ben de senin kalbini kıracağım yoksa"
"En azından sadece konuşmak istediğimi söyle Hilal lütfen"
Okulun bahçesinden doğru okula ilerlerken arkamdan söylemişti bu sözleri ben tabii onu dinlemek istemiyorum barış'ın yaptığı şeyin affı yok gayet de farkındayım onun Sude ile bu konu hakkında konuşmayacağım kızın ne kadar üzgün olduğunu biliyorum daha zar zor toparlandı tekrar yaralarını açmak istemiyorum.
Sınıfa girerken Sude ile karşılaştık evet aynı sınıftaydık gülümseyerek günaydın dedi her zamanki sıcaklığıyla.
"Günaydın sudeciğim nasılsın"
"İyi Hilal sen nasılsın?"
"İyi ben de nereye böyle?"
"Hiç kafeterya'ya gidecektim sen de gelsene kahve içeriz belki"
"Ya olur da sana söylemem gereken bir şey var ama canını sıkmak istemiyorum?"
"Bir sorun mu var?"
"Varla yok arası bir şey şimdiden özür diliyorum bunu söylemek istemezdim ama Barış seninle konuşmak için bana yalvardı"
Sude'nin yüzü birden bire değişti elbetteki içinden ve kalbinden neler geçtiğini anlamıştım kırılmaması için çok büyük özen gösteriyorum çünkü kızcağız zar zor toparlandı.
"Ben onunla konuşmak istemiyorum lütfen bir daha bu konu ile ilgili bana gelme olur mu?"
"İnan bana onu savunmuyorum ben de ona Sude seninle asla konuşmayacak kızı rahat bırak yaraları iyileşmişken tekrar yeni yaralar açma dedim. Zaten çok yalvarmasına rağmen hiçbir şekilde dinlemedim sadece senden özür dilemek istiyormuş ama emin ol kesinlikle onun tarafında değilim onu senden uzak tutmak için elimden geleni yapacağım "
"Sağ ol Hilal gerçekten en zor günümde yanımda olan bir tek sendin teşekkür ederim"
"Rica ederim ne demek seni anlıyorum Zor bir dönem tek başına atlatamazdın"
Barış'la sude'nin barışmasını ben de istemiyorum çünkü Barış onu tekrar üzer bu kadar iyi niyetli bir kızın Barış gibi kötü bir çocukla olmasını hiç istemiyorum barış'ın yaptığının affı yok.
Sude kafeterya'ya gitti ben de ceren'in yanına oturdum morali yok gibiydi sanırım abimle olanlardan dolayı. Sordum ama yok bir şey dedi okul çıkışı bir şeyler yapalım dedi ben de tamam dedim.
Yeni gelen kardeşler de hemen sınıfın gözdesi haline gelmiş itiraf etmeliyim ki ikisi de bayağı yakışıklı kibar ve tatlı oldukları için de çok çabuk popüler oldular.
Okul çıkışı çarşıda gezinirken her zaman gittiğiniz kafeye gidip oturalım dedi Ceren ben de tamam dedim kafeye doğru yaklaşırken Bir de ne görelim abim atın ve yanındaki iki kız inanamıyorum ya bir de kafede buluşmuşlar.
"Hilal benim gördüğümü sen de görüyor musun?"
"Görüyorum ve delirmek üzereyim"
"Ödev bahane bunlar bildiğin çıkıyorlar ya"
"Ceren sakin ol belki de proje ödevi için konuşmak amacıyla buraya gelmişlerdir"
"Sen de amma safsın ha Hilal görmüyor musun ne kadar samimiler. Ama dur sen ben tuncay'a yapacağımı iyi bilirim zaten Güven olmayacağını biliyordum şerefsiz"
Ceren'i durduramadım bile koşarak kafeye gitti ben de arkasından gittim ama yetişemedim o çoktan Tuncay ile bağıra çağıra kavga etmeye başlamıştı bile.
"İnanamıyorum sana ben sana geldim biraz gezelim diyorum sen bunlarla oturmuşsun"
"Ya Ceren sana anlatmaya çalışıyorum beni dinlemiyorsun ki"
"Neyini dinleyeceksin be ben sana gel biraz gezelim diyorum biraz kafa dağıtalım diyorum moralim bozuk diyorum sana anlatmam gereken şeyler var diyorum sen bana olmaz işim var diyorsun görüyoruz işini"
Hepimiz ne yaptıysak beceren'i sakinleştiremedik Ceren çok öfkeli görünüyordu ve dokunsam ağlayacaktı resmen.
Ya bu kızın söylediği de laf mı şimdi zaten araları bozuk kavga ediyorlar bir de bu geri zekalı salça oluyor.
"Ay ne oluyor bu kadar bağırma be kendini küçük düşürüyorsun"
"Ya sen bir sus be zaten sizin yüzünüzden oldu her şey"
"Ay biz ne yaptık bu kadar kıskanç olmasaymış O da"
Vallahi yolacağım ben bu kızı ya.
"Ceren gel biz gidelim boş ver bunları ne halleri varsa görsünler"
"İnanamıyorum Hilal sen de mi?"
"Ben de Atıl ben de ben sana dün ne söyledim sen bugün ne yapıyorsun inanamıyorum ya size hadi beni geçtim ya ceren'in halini görmüyor musunuz siz?"
"Bildiğiniz gibi değil ki ama siz kafanıza göre konuşuyorsunuz ya"
"Ceren yürü gidelim artık"
"Gidelim ama bir daha görüşmemek üzere gidelim"
Ses tonu oldukça ciddiydi eyvah kim bilir neler olacak neler. Ceren elini boynuna götürdü ve abimin aldığı kolyeyi tek hamlede koparıp abimin avuçlarına bıraktı.
"Bitti bu kadar ayrılıyorum senden"
Abimin gözleri donakalmıştı resmen ne diyeceğini şaşırdı ağzı bir karış kaldı.
"Ceren şu an yaptığının ne kadar büyük bir saçmalık olduğunun farkında mısın bir yanlış anlaşılmadan dolayı benden ayrılıyorsun"
"Bir yanlış anlaşılma değil Tuncay ben sana kaç gündür derdimi anlatmaya çalışıyorum beni bir dinle diyorum moralim bozuk diyorum ama sen sürekli Yok işim var Yok işim var deyip beni geçiştiriyorsun işini de görüyorum kafe köşelerinde önüne gelen kıza vakit geçiriyorsun demek ki ben senin için hiçbir zaman değerli olmamışım"
"Gerçekten neler söylediğinin farkında mısın sen inanamıyorum ya sana asıl sen beni hiç sevmemişsin hiç tanıyamamışsın yazıklar olsun sana"
"Abi lütfen sus işleri daha kötü yapacaksın"
"Sen karışma Hilal bu benle ceren'in arasında"
"Öyle mi iyi o zaman beni bir daha görmek zorunda kalmazsın benden sorumlu da hissetmezsin kendini görüşmemek üzere"
Ceren son sözlerini söyleyip kafeden ayrıldı gözleri dolmuştu çıkarken burada kalıp hepsini uzun uzun açıklama yapmak isterdim ama ceren'in yanında olmak zorundayım.
"Sen hiçbir yere gitmiyorsun Hilal bırak ne hali varsa görsün"
"Ya saçmalama o benim en yakın arkadaşım onu bu halde bırakamam herhalde"
"Ben de abinim de ondan daha kötü durumdayım"
"Bırak beni abi sen de onun kızdığı şeyleri yapmasaydın o zaman"
"Sana da yazıklar olsun Hilal tamam mı git ne haliniz varsa görün"
Şu an burada kalıp abimle tartışacak halim yoktu nasıl olsa ikisinden de hesap soracağım ama şu an tek önemli olan kişi Ceren. Ceren'i her yerde aradım ama bulamadım en son gözüm parkta aradı onu nihayet buldum bankın birine oturmuş ağlıyordu yanına gidip teselli etmeye çalıştım ama bir türlü susmak bilmiyordu.
Abimden de ayrılmanın acısıyla bütün her şeyi anlattı annesiyle aralarının ne kadar kötü olduğunu annesi ile babasının boşanma sürecinde girdiğini ablasının bir türlü şehir dışından dönmediğini çok yalnız olduğunu tuncay'ın ona hiçbir şekilde dinlemediğini anlattı. Bunları duyunca çok üzüldüm meğer bizden habersiz neler yaşamış gerçekten çok zor bir durum şu an onun yalnız bırakmak yapabileceğim en korkunç şey yanında olup teselli etmem gerekiyor.
Bölüm etkileşimi
