45. bölüm · Teslimiyet

Bölüm 43-Oruç abii

Yazar _Hanimm

Sahilden döndüklerinde ikisinin de aklı aynı yerde kalmıştı.

İsmail'in söylediği sözlerde.

"Ben sana aşık oldum."

O günden sonra hiçbir şey eskisi gibi hissettirmiyordu.

Sessizlikleri bile değişmişti.

Odalarına çıktıklarında ikisi de birkaç saniye konuşmadan durdu.

Kapı kapanmıştı.

Koridor sessizdi.

Fadime hâlâ biraz heyecanlıydı.

Ne diyeceğini bilmiyordu.

İsmail de ilk kez alışık olmadığı bir haldeydi.

Sonunda Fadime hafifçe gülümsedi.

"Galiba..."

İsmail ona baktı.

"Ne galibası?"

Fadime gözlerini kaçırdı.

"Ben de..."

Cümlenin devamını getiremedi.

Ama söylemesine gerek kalmadı.

İsmail yavaşça ona yaklaştı.

Fadime'nin kalbi hızlandı.

İsmail bir an durdu.

Sanki geri çekilmek isterse fırsat vermek ister gibi.

Fadime geri çekilmedi.

Aksine olduğu yerde kaldı.

İsmail hafifçe gülümsedi.

Sonra yüzünü ona doğru eğdi.

Fadime de gözlerini kapattı.

Ve İsmail dudaklarını onun dudaklarına bastırdı.

Kısa...

Yumuşak...

Ve çekingen bir öpücüktü.

Fadime birkaç saniyelik şaşkınlığın ardından ona karşılık verdi.

İkisi de dünyayı unutmuş gibiydi.

Tam o sırada...

KAPI AÇILDI.

"ABİİİİ!"

İkisi de bir anda ayrıldı.

Fadime korkuyla geri çekildi.

İsmail ise gözlerini kapattı.

Çünkü bu sesi tanıyordu.

Aleyna.

Kapıda durmuştu.

Birkaç saniye odanın içine baktı.

Sonra gördüğü şeyi anladı.

Ağzı açık kaldı.

Sonra çığlık attı.

"ORUÇ ABİİİİ!"

İsmail anında döndü.

"ALEYNA!"

Ama iş işten geçmişti.

Aleyna çoktan koridora koşmuştu.

"ORUÇ ABİİİİİ!"

Fadime utançtan yüzünü kapattı.

"Yer yarılsa da içine girsem."

Koridordan Aleyna'nın sesi yankılandı:

"ABİM VE YENGEMİ GÖRDÜM!"

İsmail derin bir nefes aldı.

"Bugün bu konakta yaşayamayacağım."

Fadime istemeden gülmeye başladı.

Çünkü birkaç saniye önce yaşanan romantik an...

Aleyna'nın baskınıyla tamamen dağılmıştı.

Koridorda Aleyna'nın sesi yankılanıyordu.

"ORUÇ ABİİİİ!"

İsmail gözlerini kapattı.

"Bu kız bir gün beni mezara koyacak."

Fadime ise utanmaktan hâlâ yüzünü kapatıyordu.

Tam o sırada dışarıdan hızlı ayak sesleri duyuldu.

Oruç koşarak koridora çıktı.

"Noldu?"

Aleyna nefes nefese kalmıştı.

"Abi!"

"Noldu kız?"

"Ben..."

Kahkaha.

"Ben..."

Bir daha kahkaha.

Oruç kaşlarını çattı.

"Doğru düzgün konuş."

Aleyna sonunda konuşabildi.

"İsmail abiyle yengemi gördüm."

Oruç birkaç saniye bekledi.

"Ee?"

Aleyna şaşkınlaştı.

"Ee mi?"

"Eee."

"Nasıl ee?"

Oruç omuz silkti.

"Karı koca değil mi bunlar?"

Aleyna'nın ağzı açık kaldı.

"Sen hiç şaşırmadın mı?"

"Hayır."

"Ben şok oldum."

Oruç gülmeye başladı.

Tam o sırada İsmail odadan çıktı.

Bakışları doğrudan Aleyna'yı buldu.

Aleyna hemen Oruç'un arkasına saklandı.

"Koruma istiyorum."

İsmail kollarını bağladı.

"Gel buraya."

"Gelmem."

"Gel."

"Hayır."

Oruç kahkahayı bastı.

"Ula bırak kızı."

"Yok."

Aleyna parmağını uzattı.

"Ben suçsuzum."

İsmail kaş kaldırdı.

"Kapıyı çalmadan girdin."

"Detay."

"Detay değil."

"Detay."

Oruç artık iyice eğleniyordu.

Tam o sırada Fadime de odadan çıktı.

Yanakları hâlâ hafif kızarmıştı.

Aleyna onu görünce yeniden sırıttı.

"Yengeee."

Fadime başını iki yana salladı.

"Sakın."

"Ne sakın?"

"Sakın konuşma."

Aleyna'nın kahkahası yeniden yükseldi.

Oruç da kardeşine dönüp omzuna vurdu.

"Hayırlı olsun."

İsmail kaşlarını çattı.

"Ney?"

"Ne olacak?"

Oruç sırıtıyordu.

"Sonunda insan olmuşsun."

"Git işine."

"Yok."

Şimdi Oruç'un eğlenme sırasıydı.

"Yıllardır taş gibi geziyon."

"Sus."

"Şimdi yüzünde gülümseme var."

"Sus dedim."

Aleyna hemen destek verdi.

"Evet."

"Çok tatlı olmuş."

İsmail derin bir nefes aldı.

Sonra dönüp merdivenlere yürümeye başladı.

"Ben gidiyom."

Aleyna arkasından bağırdı.

"Nereye?"

"Evden taşınmaya."

Bu kez koridor kahkahaya boğuldu.

Fadime bile gülüyordu.

İsmail merdivenlerden inerken arkasından hâlâ Aleyna'nın sesi geliyordu:

"Yenge, artık kapıyı kilitleyin!"

"ALEYNA!"

Ve konağın içinde bir kez daha kahkahalar yükseldi.