BÖLÜM 5: CAMDAN KAFES VE İLK İSYAN

Vaveyla Yazarı: Buz Ankası

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 28Şu an: BÖLÜM 5: CAMDAN KAFES VE İLK İSYAN
  1. 1 BÖLÜM 1: ÇELİK VE STERİL ELDİVENLER695 kelime
  2. 2 BÖLÜM 2: EVDEKİ ZİYAFETİN ZEHRİ650 kelime
  3. 3 BÖLÜM 3: GİZLİ MUAYENE VE İLK ÇATLAK507 kelime
  4. 4 BÖLÜM 4: BİLEKTEKİ SOĞUK ZİNCİR566 kelime
  5. 5 BÖLÜM 5: CAMDAN KAFES VE İLK İSYAN523 kelime · Okuduğun bölüm
  6. 6 BÖLÜM 6: MASADAKİ SOĞUK SAVAŞ499 kelime
  7. 7 BÖLÜM 7: STERİL BİR İNFAZ478 kelime
  8. 8 BÖLÜM 8: KÜLLERİN ÜZERİNDEKİ TAHT328 kelime
  9. 9 BÖLÜM 9: SERBEST DÜŞÜŞ VE PARÇALANMIŞ MUCİZE611 kelime
  10. 10 BÖLÜM 10: GRİ ŞEHRİN SOĞUK KALESİ607 kelime
  11. 11 BÖLÜM 11: ZEHİRLİ SARMAŞIĞIN SON HAMLESİ420 kelime
  12. 12 BÖLÜM 12: KALP PENCERESİ VE ÇELİK İNFAZ360 kelime
  13. 13 BÖLÜM 13: ÇELİK TAHTIN SAHİBİ430 kelime
  14. 14 BÖLÜM 14: ISSIZ DAĞIN GÖLGESİ481 kelime
  15. 15 BÖLÜM 15: PARMAKLIKLARIN ARDINDAKİ YANGIN401 kelime
  16. 16 BÖLÜM 16: BEYAZ DEHŞET VE BİR DAMLA KAN462 kelime
  17. 17 BÖLÜM 17: AMELİYATHANEDEKİ MUCİZE VE VİCDANIN NEŞTERİ364 kelime
  18. 18 BÖLÜM 18: ŞÖMİNEDEKİ KÜLLER VE BUZUN ERİYİŞİ446 kelime
  19. 19 BÖLÜM 19: TAZE ÇAY KOKUSU VE İLK SABAH388 kelime
  20. 20 BÖLÜM 20: YENİ BİR SAYFA VE SOĞUK GÖLGE348 kelime
  21. 21 BÖLÜM 21: MUCİZENİN ADI VE İLK KELİME352 kelime
  22. 22 BÖLÜM 22: GÜVENLİ LİMAN VE EVİN DİREĞİ303 kelime
  23. 23 BÖLÜM 23: İSİMSİZ BİR DOĞUM GÜNÜ VE GECE LAMBASI527 kelime
  24. 24 BÖLÜM 24: PASTADAKİ MUM VE SİYAH ZARF458 kelime
  25. 25 BÖLÜM 25: DEMİR PARMAKLIKLAR VE ZİHİN SAVAŞI410 kelime
  26. 26 BÖLÜM 26: MASADAKİ DOSYALAR VE KADINLARIN GÜCÜ354 kelime
  27. 27 BÖLÜM 27: İKİ NEŞTER, TEK YÜREK438 kelime
  28. 28 BÖLÜM 28: KAHVE MOLASI VE DAĞ EVİNDEN YÜKSELEN SESLER395 kelime

Güneş Ankara’nın gri binaları üzerine doğarken, Alaz salondaki soğuk parkenin üzerinde gözlerini açtı. Bütün gece dizlerini göğsüne çekerek oturmuş, Karan’ın kulağına fısıldadığı o zehirli tehdidi zihninde evirip çevirmişti: “Ya o neşteri bırakırsın... ya da bu evden bir daha çocuklarımı göremezsin.”
Yavaşça ayağa kalktı. Şakaklarındaki zonklama bir an olsun dinmemişti ama aynaya baktığında yüzüne o çok iyi bildiği, duygusuz Oğlak maskesini yeniden geçirdi. Karan onun ağlamasını, yalvarmasını veya pes etmesini bekliyordu. Ama Alaz ona bu zaferi vermeyecekti.
Sessizce giyindi, çocukların odasına girip uykularında ikisini de öptü. Karan henüz uyanmadan, bir gölge gibi evden çıktı.
Hastaneye vardığında doğruca Psikiyatri katına indi. Dr. Vedat’ın odasının kapısını çalmadan içeri girdi.
"Bana yeni bir reçete yaz Vedat," dedi. Sesi bir bıçak kadar keskindi. "Eski dozaj artık zihnimdeki gürültüyü bastırmıyor."
Vedat derin bir iç çekip koltuğuna yaslandı. "Alaz, gözlerinin altındaki morluklara bak. Sen ameliyathanede neşter tutuyorsun, bu kadar ağır yatıştırıcılarla o masaya girmen bir cinayet!"
"Eğer o hapları almazsam evde birini öldüreceğim Vedat!" diye fısıldadı Alaz, ilk kez kontrolünü bir anlığına kaybederek. "Karan beni çocuklarımla tehdit ediyor. İstifa etmemi istiyor. Beni o eve kapatıp tamamen kendi malı yapmak istiyor."
Vedat üzüntüyle başını salladı. "Seni o eve kapatan Karan değil Alaz, senin o adamın sevgisine duyduğun vicdan azabı. İlacı yazıyorum ama bu son. Kendi hayatının neşterini kendi eline almazsan, o sarmaşık seni tamamen boğacak."
Reçeteyi alıp Acil Servis’e çıkan Alaz, koridorda onu endişeyle bekleyen Peri ile karşılaştı. Peri’nin gözleri altındaki halkalar, onun da bütün gece Dr. Alaz ve dün geceki ameliyattaki çocuk için endişelendiğini gösteriyordu.
"Hocam!" dedi Peri, elindeki dosyaları sıkıca tutarak. "Dün geceki vaka... çocuk stabil! Yoğun bakımdan çıkardık. Sizin sayenizde yaşadı!"
Alaz’ın yüzünde en ufak bir jest belirmedi ama gözlerinde anlık bir sıcaklık kaydı. "Aferin Peri. Takibini bırakma."
"Hocam... siz iyi misiniz?" Peri bir adım yaklaştı, sesini alçalttı. "Dün gece telefon geldikten sonra yüzünüz bembeyaz oldu. Bir sorun mu var? Yani... yapabileceğim bir şey varsa..."
Alaz durdu. Normalde hiçbir asistanına veya meslektaşına özel hayatından tek bir kırıntı dahi vermezdi. Ama Peri’nin o katıksız, çıkarsız ve güler yüzlü ilgisi, Alaz’ın içindeki o yalnız kadına dokunmuştu.
"Sorun yok Peri," dedi Alaz, sesini yumuşatmaya çalışarak. "Sadece... bazen bazı ameliyatlar hastanede bitmiyor."
Peri ne demek istediğini tam anlamasa da gözleriyle Alaz’a destek verdi. "Ben her zaman buradayım hocam. Ne zaman isterseniz."
Aksama doğru Alaz’ın telefonu tekrar çaldı. Arayan Karan’dı. Alaz bu kez telefonu açarken elleri titremedi. Zihnindeki ilaç uyuşukluğu ve içindeki o soğuk öfke birleşmişti.
"İstifa dilekçeni yazdın mı Alaz?" dedi Karan. Sesi son derece kendinden emin, bir zafer edası taşıyordu. "Akşam eve gelirken dilekçenin fotokopisini görmek istiyorum."
Alaz derin bir nefes aldı. Gözlerini ameliyathanenin steril ışıklarına dikti.
"Yazmadım Karan," dedi Alaz. Sesi öyle buz gibi ve kararlı çıktı ki, hattın diğer ucundaki Karan bir an afalladı. "Ve asla yazmayacağım."
"Sen benimle oyun mu oynuyorsun Alaz? Çocukları—"
"Çocuklar benim de evladım Karan," diye kesti Alaz. "Eğer o çocukları benden koparmakla ilgili tek bir hamle yaparsan, bu hastanenin ve avukatlarımın gücünü arkama alır, o çok güvendiğin mal varlığını ve itibarını yerle bir ederim. Şimdi o yemeği ısıt ve beni evde bekle."
Alaz telefonu Karan’ın yüzüne kapattı. Kalbi göğüs kafesini delercesine çarpıyordu ama ilk kez o zehirli sarmaşığın bir dalını kendi elleriyle kesip atmıştı.