BÖLÜM 28: KAHVE MOLASI VE DAĞ EVİNDEN YÜKSELEN SESLER

Vaveyla Yazarı: Buz Ankası

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 28Şu an: BÖLÜM 28: KAHVE MOLASI VE DAĞ EVİNDEN YÜKSELEN SESLER
  1. 1 BÖLÜM 1: ÇELİK VE STERİL ELDİVENLER695 kelime
  2. 2 BÖLÜM 2: EVDEKİ ZİYAFETİN ZEHRİ650 kelime
  3. 3 BÖLÜM 3: GİZLİ MUAYENE VE İLK ÇATLAK507 kelime
  4. 4 BÖLÜM 4: BİLEKTEKİ SOĞUK ZİNCİR566 kelime
  5. 5 BÖLÜM 5: CAMDAN KAFES VE İLK İSYAN523 kelime
  6. 6 BÖLÜM 6: MASADAKİ SOĞUK SAVAŞ499 kelime
  7. 7 BÖLÜM 7: STERİL BİR İNFAZ478 kelime
  8. 8 BÖLÜM 8: KÜLLERİN ÜZERİNDEKİ TAHT328 kelime
  9. 9 BÖLÜM 9: SERBEST DÜŞÜŞ VE PARÇALANMIŞ MUCİZE611 kelime
  10. 10 BÖLÜM 10: GRİ ŞEHRİN SOĞUK KALESİ607 kelime
  11. 11 BÖLÜM 11: ZEHİRLİ SARMAŞIĞIN SON HAMLESİ420 kelime
  12. 12 BÖLÜM 12: KALP PENCERESİ VE ÇELİK İNFAZ360 kelime
  13. 13 BÖLÜM 13: ÇELİK TAHTIN SAHİBİ430 kelime
  14. 14 BÖLÜM 14: ISSIZ DAĞIN GÖLGESİ481 kelime
  15. 15 BÖLÜM 15: PARMAKLIKLARIN ARDINDAKİ YANGIN401 kelime
  16. 16 BÖLÜM 16: BEYAZ DEHŞET VE BİR DAMLA KAN462 kelime
  17. 17 BÖLÜM 17: AMELİYATHANEDEKİ MUCİZE VE VİCDANIN NEŞTERİ364 kelime
  18. 18 BÖLÜM 18: ŞÖMİNEDEKİ KÜLLER VE BUZUN ERİYİŞİ446 kelime
  19. 19 BÖLÜM 19: TAZE ÇAY KOKUSU VE İLK SABAH388 kelime
  20. 20 BÖLÜM 20: YENİ BİR SAYFA VE SOĞUK GÖLGE348 kelime
  21. 21 BÖLÜM 21: MUCİZENİN ADI VE İLK KELİME352 kelime
  22. 22 BÖLÜM 22: GÜVENLİ LİMAN VE EVİN DİREĞİ303 kelime
  23. 23 BÖLÜM 23: İSİMSİZ BİR DOĞUM GÜNÜ VE GECE LAMBASI527 kelime
  24. 24 BÖLÜM 24: PASTADAKİ MUM VE SİYAH ZARF458 kelime
  25. 25 BÖLÜM 25: DEMİR PARMAKLIKLAR VE ZİHİN SAVAŞI410 kelime
  26. 26 BÖLÜM 26: MASADAKİ DOSYALAR VE KADINLARIN GÜCÜ354 kelime
  27. 27 BÖLÜM 27: İKİ NEŞTER, TEK YÜREK438 kelime
  28. 28 BÖLÜM 28: KAHVE MOLASI VE DAĞ EVİNDEN YÜKSELEN SESLER395 kelime · Okuduğun bölüm

Gece ameliyatının üzerinden geçen üç gün boyunca hastanedeki hava tamamen değişmişti. Alaz ve Neslihan’ın ameliyathanedeki o kusursuz uyumu, asistanlardan klinik sorumlularına kadar herkesin üzerindeki o ağır stresi silip atmıştı.
Akşamüstü saat 17.00’de Alaz, Başhekimlik odasındaki son evrakları imzalarken kapı hafifçe çalındı. İçeriye elinde iki kupa kahveyle Neslihan girdi.
"Kahve krizin geldiğini tahmin ettim Başhekimim," dedi Neslihan, kupalardan birini Alaz’ın masasına bırakarak. Karşısındaki koltuğa rahat bir tavırla oturdu. "Nasıl gidiyor bürokrasi işleri?"
Alaz kahvesinden bir yudum alıp arkasına yaslandı. Yüzünde uzun zamandır görülmeyen rahat bir tebessüm vardı.
"Sen geldikten sonra ameliyathane tarafı öyle tıkır tıkır işliyor ki, ben sadece evrak imzalamakla meşgulüm," dedi Alaz, Neslihan’a bakarak. "Gerçekten teşekkür ederim Neslihan. Bu hastanede sırtımı yaslayabileceğim bir meslektaşımın olması paha biçilemez."
Neslihan gözlerini hafifçe kısarak gülümsedi. "Biz seninle aynı hamurdanız Alaz. Erkek egemen cerrahi dünyasında o neşteri fırlatıp atmak yerine çelikleşmeyi seçen kadınlarız. Birbirimizin arkasını kollamak zorundayız."
"Haklısın," dedi Alaz, içi ısınarak. "Bu arada... Akşam bir planın var mı? Çocuklar ve Ela ablayla Bağlum’daki dağ evindeyiz. Akşam yemeğine bize katılsana?"
Neslihan şaşkınlıkla kaşlarını kaldırdı. "Dağ evi mi? Valla Alaz Aksoy’un o dondurucu zırhının arkasındaki ev hayatını acayip merak ediyordum, hiç kaçırmam!"
Saat 19.30’da Bağlum’daki dağ evinin kapısı açıldığında, Neslihan içeri adım atar atmaz sıcak bir kurabiye kokusu ve neşeli çocuk cıvıltılarıyla karşılaştı.
Defne ve Ateş salonda ödev yaparken, minik Gece elindeki oyuncak bebeğiyle koridorda koşuşturuyordu. Ela, mutfaktan çıkıp gelen konuğu güler yüzle karşıladı.
"Hoş geldiniz Neslihan Hanım," dedi Ela, üzerindeki önlüğü düzelterek. "Alaz Hanım sizden bahsetti, sofra hazır."
Neslihan şaşkınlığını gizleyemedi. Alaz’ın o ameliyathanedeki "Buz Ankası" edasından çıkıp, dizlerinin üzerine çökerek Gece’yi kucağına alışını, Ateş’in matematiğine yardım edişini ve Defne’nin saçlarını okşayışını izledi.
Yemek masasında kahkahalar havada uçuştu. Neslihan, Alaz’ın bu sıcak yuvasını izlerken derin bir saygı hissetti. Karan’ın yaşattığı o zehirli geçmişin ardından Alaz, küllerinden sıyrılıp burada muazzam bir cennet kurmuştu.
Yemekten sonra iki kadın cerrah verandaya çıktı. Ankara’nın dondurucu ama berrak ayazında, ellerindeki sıcak çay kupalarıyla yıldızları izlediler.
"Mükemmel bir aile kurmuşsun Alaz," dedi Neslihan fısıltıyla. "O adama ve geçmişe verdiğin en büyük cevap bu masadaki huzur olmuş."
Alaz derin bir nefes alıp çayından bir yudum aldı. Bakışları dağ evinin ışıklarına kaydı.
"Çok bedel ödedim Neslihan," dedi Alaz, sesi net ve sakindi. "Ama artık o bedellerin hepsini tahsil ettim. Şimdi sadece bu huzuru ve hastanemi koruyacağım."
İki dev kadın, gecenin soğuğunda sırt sırta vermiş bir şekilde geleceğe bakıyordu. Ne Karan’ın gölgesi kalmıştı ne de geçmişin sızısı...