26. bölüm / 28
SOĞUK NEŞTER VE MOR SARMAŞIKBÖLÜM 26: MASADAKİ DOSYALAR VE KADINLARIN GÜCÜ
Bölümler 28Şu an: BÖLÜM 26: MASADAKİ DOSYALAR VE KADINLARIN GÜCÜ
- 1 BÖLÜM 1: ÇELİK VE STERİL ELDİVENLER695 kelime
- 2 BÖLÜM 2: EVDEKİ ZİYAFETİN ZEHRİ650 kelime
- 3 BÖLÜM 3: GİZLİ MUAYENE VE İLK ÇATLAK507 kelime
- 4 BÖLÜM 4: BİLEKTEKİ SOĞUK ZİNCİR566 kelime
- 5 BÖLÜM 5: CAMDAN KAFES VE İLK İSYAN523 kelime
- 6 BÖLÜM 6: MASADAKİ SOĞUK SAVAŞ499 kelime
- 7 BÖLÜM 7: STERİL BİR İNFAZ478 kelime
- 8 BÖLÜM 8: KÜLLERİN ÜZERİNDEKİ TAHT328 kelime
- 9 BÖLÜM 9: SERBEST DÜŞÜŞ VE PARÇALANMIŞ MUCİZE611 kelime
- 10 BÖLÜM 10: GRİ ŞEHRİN SOĞUK KALESİ607 kelime
- 11 BÖLÜM 11: ZEHİRLİ SARMAŞIĞIN SON HAMLESİ420 kelime
- 12 BÖLÜM 12: KALP PENCERESİ VE ÇELİK İNFAZ360 kelime
- 13 BÖLÜM 13: ÇELİK TAHTIN SAHİBİ430 kelime
- 14 BÖLÜM 14: ISSIZ DAĞIN GÖLGESİ481 kelime
- 15 BÖLÜM 15: PARMAKLIKLARIN ARDINDAKİ YANGIN401 kelime
- 16 BÖLÜM 16: BEYAZ DEHŞET VE BİR DAMLA KAN462 kelime
- 17 BÖLÜM 17: AMELİYATHANEDEKİ MUCİZE VE VİCDANIN NEŞTERİ364 kelime
- 18 BÖLÜM 18: ŞÖMİNEDEKİ KÜLLER VE BUZUN ERİYİŞİ446 kelime
- 19 BÖLÜM 19: TAZE ÇAY KOKUSU VE İLK SABAH388 kelime
- 20 BÖLÜM 20: YENİ BİR SAYFA VE SOĞUK GÖLGE348 kelime
- 21 BÖLÜM 21: MUCİZENİN ADI VE İLK KELİME352 kelime
- 22 BÖLÜM 22: GÜVENLİ LİMAN VE EVİN DİREĞİ303 kelime
- 23 BÖLÜM 23: İSİMSİZ BİR DOĞUM GÜNÜ VE GECE LAMBASI527 kelime
- 24 BÖLÜM 24: PASTADAKİ MUM VE SİYAH ZARF458 kelime
- 25 BÖLÜM 25: DEMİR PARMAKLIKLAR VE ZİHİN SAVAŞI410 kelime
- 26 BÖLÜM 26: MASADAKİ DOSYALAR VE KADINLARIN GÜCÜ354 kelime · Okuduğun bölüm
- 27 BÖLÜM 27: İKİ NEŞTER, TEK YÜREK438 kelime
- 28 BÖLÜM 28: KAHVE MOLASI VE DAĞ EVİNDEN YÜKSELEN SESLER395 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Karan Soykan’la cezaevinde yaşanan o son hesaplaşmanın ardından Alaz Aksoy, zihnindeki bütün pürüzleri temizlemiş olarak hastanedeki makamına dönmüştü. Ancak Başhekimlik koltuğu, kişisel zaferleri kutlamaya izin vermeyecek kadar ağır bir sorumlulukla doluydu.
Son haftalarda Acil Servis’e gelen vaka sayısı iki katına çıkmış, ameliyathane randevuları kilitlenme noktasına gelmişti. Alaz, önündeki nöbet çizelgelerine bakarken derin bir iç çekti. Kadro yetersizdi; özellikle ağır travma vakalarında bypass veya damar tamiri gerektiren hastaları Kalp-Damar Cerrahi kadrosu yetersiz olduğu için dış hastanelere sevk etmek zorunda kalıyorlardı.
"Peri," dedi Alaz, dahili telefondan sekretaryayı arayarak. "Bütün klinik sorumlularını toplantı odasında istiyorum."
Toplantı odasında dumanı tüten çaylar ve gergin bir sessizlik vardı. Alaz masanın başındaki yerini aldı.
"Arkadaşlar, durumun farkındayım," diye söze başladı Alaz, o otoriter ama ekibini koruyan sesiyle. "Biz burada hayat kurtarıyoruz, bürokrasiye kurban gidecek tek bir hastamız bile olamaz. Özellikle Kalp ve Damar Cerrahisi kliniğinin başına, ameliyathanede benimle aynı tempoda neşter sallayacak, gözünü budaktan sakınmayan güçlü bir isim şart."
Ertesi gün Alaz, Sağlık Bakanlığı Kamu Hastaneleri Genel Müdürlüğü ile bizzat görüşerek kadro taleplerini söke söke aldı.
Açılan bu kritik Kalp-Damar Cerrahisi Doçentlik kadrosuna atanan isim ise tıp camiasında disiplini, sertliği ve başarısıyla bilinen Doç. Dr. Neslihan Sancak oldu. Erkek egemen cerrahi dünyasında Alaz gibi tırnaklarıyla kazıyarak yükselmiş, kimseye eyvallahı olmayan dev bir kadın cerrahtı Neslihan.
Atama işlemlerinin bittiği gün Neslihan, Başhekimlik odasının kapısını çalıp içeri girdi. Koyu renk şık takımı, kısa kesim saçları ve kendinden emin duruşuyla Alaz’ın karşısına dikildi.
"Sayın Başhekimim," dedi Neslihan, net ve güçlü bir sesle. "Ben Dr. Neslihan Sancak. Yeni görev yerim için evraklarımı getirdim. Ama daha önemlisi... Ameliyathanenizin hazırlık durumunu kontrol etmek istiyorum."
Alaz koltuğundan kalktı. İki güçlü, dik duruşlu ve hayatın süzgecinden geçmiş kadın doktor ilk kez göz göze geldi. Alaz’ın gözlerindeki o dondurucu "Buz Ankası" ışığı, Neslihan’ın gözlerındaki sarsılmaz kararlılıkla kesişti.
Alaz hafifçe gülümsedi. Karşısında laf kalabalığı yapan biri değil, tıpkı kendisi gibi neşterine ve uzmanlığına güvenen çelik gibi bir kadın vardı.
"Hoş geldiniz Dr. Neslihan," dedi Alaz, masanın etrafından dolanıp elini sıkarak. "Aradığım güç tam olarak buydu. Bu ameliyathanede kuralları biz koyarız, hayatları da biz kurtarırız."
Neslihan da aynı kararlılıkla Alaz’ın elini sıktı. "O zaman neşterleri hazırlayalım Alaz Hocam. Yapacak çok işimiz var."
