Bölümler 28Şu an: Prolog
- 1 Prolog222 kelime · Okuduğun bölüm
- 2 Birinci Bölüm1.252 kelime
- 3 İkinci Bölüm1.303 kelime
- 4 Üçüncü Bölüm2.148 kelime
- 5 Dördüncü Bölüm1.349 kelime
- 6 Beşinci Bölüm2.999 kelime
- 7 Altıncı Bölüm2.266 kelime
- 8 Yedinci Bölüm2.025 kelime
- 9 Sekizinci Bölüm1.462 kelime
- 10 Dokuzuncu Bölüm2.799 kelime
- 11 Onuncu Bölüm2.671 kelime
- 12 On Birinci Bölüm1.728 kelime
- 13 On İkinci Bölüm1.460 kelime
- 14 On Üçüncü Bölüm1.891 kelime
- 15 On Dördüncü Bölüm1.708 kelime
- 16 On Beşinci Bölüm1.891 kelime
- 17 On Altıncı Bölüm1.729 kelime
- 18 On Yedinci Bölüm2.640 kelime
- 19 On Sekizinci Bölüm2.617 kelime
- 20 On Dokuzuncu Bölüm1.284 kelime
- 21 Yirminci Bölüm2.085 kelime
- 22 Yirmi Birinci Bölüm1.255 kelime
- 23 Yirmi İkinci Bölüm2.669 kelime
- 24 Yirmi Üçüncü Bölüm1.551 kelime
- 25 Yirmi Dördüncü Bölüm2.805 kelime
- 26 Yirmi Beşinci Bölüm1.870 kelime
- 27 Yirmi Altıncı Bölüm1.180 kelime
- 28 Epilog287 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
2013, Yunanistan
‘’Mila, sıra sende.’’
Öğretmen ismimi seslendiğinde içinde kaybolduğum düşünce ormanından çekip çıkarılmıştım. Bugün her öğrenci ‘’Kendi Tarihini Anlat’’ isimli bir sunuma hazırlanmıştı.
Sunumun özeti şuydu; her birimiz anne babamızın bizden önce yazdığı hikâyenin ardındaki yaşam hikâyesiyiz. Anne ve babamızı bir araya getiren kader ağları bir şekilde örülmeseydi
bizler dünyaya gelmeyecektik. Kısacası sunum için istenilen anne ve babamızın tanışma
hikâyesi ve birkaç fotoğrafıydı.
İki sıra önümdeki öğrencinin anne ve babası bir uçuşta yaşadıkları bir bilet karışıklığında
tanışmıştı. Yan sıradaki öğrencinin anne ve babası sahilde voleybol oynarken babasının
yanlışlıkla annesinin kafasına top atması ile tanışmışlardı.
Yunan bir baba ve Türk bir anneye sahip olduğumu okuldaki her arkadaşım ve
öğretmenim bildiğinden ve bu da her zaman ilgi çeken ve üzerine yorum yapılan bir gerçek
olduğundan, benden beklenen sunumun sınıf arkadaşlarımın sunumlarından daha ilgi çekici olması
gerektiğini zaten biliyordum.
Tabi çoğu arkadaşımın hikâyesi bundan on sekiz, en geç yirmi yıl öncesinden başlarken
benim hikâyem neredeyse bir asır öncesine dayanmaktaydı. Şaka yapmıyorum. Anne ve
babamın nasıl tanıştığının hikâyesini anlatabilmem için tam 91 yıl önce yaşanan başka bir hikâyeyi anlatmam gerekiyordu.
Sıramdan kalkıp sunum yapacağım tahtanın önüne yürürken gözümde uzayıp giden o yolda omuzlarımda bir asırlık hikâyenin ağırlığını taşımaktaydım. Heyecanla terleyen
avuçlarımın içinde nemlenen mektuplara bakıp derin bir nefes aldım.
Anlatacağım uzun bir hikâyeydi ancak bana sorarsanız anlatılabilecek en iyi tanışma hikâyesi de kesinlikle benimkilere aitti.
Bölüm etkileşimi
