Bölümler 28Şu an: Epilog
- 1 Prolog222 kelime
- 2 Birinci Bölüm1.252 kelime
- 3 İkinci Bölüm1.303 kelime
- 4 Üçüncü Bölüm2.148 kelime
- 5 Dördüncü Bölüm1.349 kelime
- 6 Beşinci Bölüm2.999 kelime
- 7 Altıncı Bölüm2.266 kelime
- 8 Yedinci Bölüm2.025 kelime
- 9 Sekizinci Bölüm1.462 kelime
- 10 Dokuzuncu Bölüm2.799 kelime
- 11 Onuncu Bölüm2.671 kelime
- 12 On Birinci Bölüm1.728 kelime
- 13 On İkinci Bölüm1.460 kelime
- 14 On Üçüncü Bölüm1.891 kelime
- 15 On Dördüncü Bölüm1.708 kelime
- 16 On Beşinci Bölüm1.891 kelime
- 17 On Altıncı Bölüm1.729 kelime
- 18 On Yedinci Bölüm2.640 kelime
- 19 On Sekizinci Bölüm2.617 kelime
- 20 On Dokuzuncu Bölüm1.284 kelime
- 21 Yirminci Bölüm2.085 kelime
- 22 Yirmi Birinci Bölüm1.255 kelime
- 23 Yirmi İkinci Bölüm2.669 kelime
- 24 Yirmi Üçüncü Bölüm1.551 kelime
- 25 Yirmi Dördüncü Bölüm2.805 kelime
- 26 Yirmi Beşinci Bölüm1.870 kelime
- 27 Yirmi Altıncı Bölüm1.180 kelime
- 28 Epilog287 kelime · Okuduğun bölüm
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
2013, Yunanistan
Elimde Andreas’ın mektuplarını ve babamın annemi çektiği ilk fotoğrafı tutarken başımı kaldırıp sınıfımdaki şaşkın yüzlere baktım.
‘’Uzun lafın kısası, savaşın ortasında o gün Andreas Peyker’i görmeseydi, ben bugün burada olmayacaktım.’’
Bir süre durup sınıfın tepkisini ölçtüm. Her birinin yüzlerinden hikâyemle ilgili farklı yorumları olduğunu anlayabiliyordum. Bu yorumları önümüzdeki günlerde çokça
dinleyecektim ancak umurumda değildi. Ben kendi hikâyeme bayılıyordum. Omuzlarımı dikleştirip konuşmaya devam ettim.
‘’Yani benim Türkiye’ye seyahatlerim sizler gibi tatil yapmaktan öte bana özel bir hikâyenin izini sürmek için oluyor. Ailem ile her seyahatimizde farklı bir şehre gidiyoruz. Antalya’ya gittiğimde babamın annemi ilk kez gördüğü kafede oturmayı çok seviyorum. Muğla’nın harika tatil köylerine tatile gittiğimizde mutlaka Levent amcayı ve ismini aldığım Mila ablayı görüyorum.’’
Zihnim çocukluğumun neşe dolu hatıraları ile dolarken ister istemez bu yaz için planladığımız tatilin heyecanı ile dolsam da artık hikâyemi bitirme vakti gelmişti.
‘’Yine de bana sorarsanız Türkiye’nin en güzel şehri İzmir’dir. Konak’ta durup denizi izlerken bir zamanlar yanan bir şehirden kaçmak zorunda kalan Andreas’ı, denizin diğer ucunda ondan habersiz bir yaşam süren Peyker’i ve benim doğumuma uzanan büyüleyici hikâyeyi düşünmek milyonda bir yaşanacak bir deneyim.’’
İç geçirip devam ettim.
‘’Anlayacağınız aşk dillerin, milletlerin ve asırların içinden geçer. Anne ve babamın aşkına birebir tanık olmuş biri olarak Andreas ve Peyker’in aşklarını yaşama fırsatı bulamamasına
üzülsem de ben yaşadıkça onların hikâyesinin de benimle birlikte yaşayacağını bilmek harika bir his. Dinlediğiniz için teşekkür ederim.’’
Sınıf arkadaşlarımın alkışları eşliğinde sırama dönerken adrenalinden ellerim titriyordu. Sırama kendimi bıraktığımda etrafımdaki sıralardan fısıltı ile duyduğum övgüler ile iyi bir iş çıkardığımı anlamıştım. Rahatlayarak sınıfın penceresinden gökyüzüne baktım.
Daha önce pek çok kez zor zamanlarımda ve en iyi anlarımda yaptığım gibi tekrar koruyucu meleklerim olduklarına inandığım Andreas ve Peyker’in ruhuna teşekkür ettim.
Huzurla uyuyun, aşkınız benim yüreğimde güvende…
Bölüm etkileşimi
