38. bölüm / 37
Mührüm ( omegaverse )Mührüm 37
Bölümler 37Şu an: Mührüm 37
- 1 Mührüm 1383 kelime
- 2 Mührüm 2900 kelime
- 3 Mührüm 31.054 kelime
- 4 Mührüm 4774 kelime
- 5 Mührüm 5681 kelime
- 6 Mührüm 61.100 kelime
- 7 Mührüm 71.211 kelime
- 8 Mührüm 81.088 kelime
- 9 Mührüm 91.495 kelime
- 10 Mührüm 10773 kelime
- 11 Mührüm 11912 kelime
- 12 Mührüm 12771 kelime
- 13 Mührüm 13763 kelime
- 14 Mührüm 14903 kelime
- 15 Mührüm 151.131 kelime
- 16 Mührüm 16549 kelime
- 17 Mührüm 17884 kelime
- 18 Mührüm 18693 kelime
- 19 Mührüm 19814 kelime
- 20 Mührüm 201.257 kelime
- 21 Mührüm 211.035 kelime
- 22 Mührüm 22809 kelime
- 23 Mührüm 23577 kelime
- 24 Mührüm 24648 kelime
- 25 Mührüm 25788 kelime
- 26 Mührüm 26665 kelime
- 27 Mührüm 27580 kelime
- 28 Mührüm 28836 kelime
- 29 Mührüm 29610 kelime
- 30 Mührüm 301.389 kelime
- 31 Mührüm 31646 kelime
- 32 Mührüm 32706 kelime
- 33 Mührüm 33630 kelime
- 34 Mührüm 34630 kelime
- 35 Mührüm 35772 kelime
- 36 Mührüm 36756 kelime
- 37 Mührüm 37795 kelime · Okuduğun bölüm
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Emir, Balın'dan duyduklarıyla aklını kaçıracak gibi hissederken kızı çekiştire çekiştire banyoya getirmişti.
"Emir, bırak diyorum sana! Kussam ne olacak sanıyorsun? Aylardır, aylardır içtim ben o karışımı! Ne olacak kusunca aylardır içtiklerim mi çıkacak?" Diyen Balın o an boşa dil döktüğünün farkındaydı. Emir onu klozetin önünde diz çöktürüp arkasına geçerken, bir yandan yarım açık saçlarını toplayıp tek eliyle önüne gelmesin diye tutmuş, diğer yandan kızın ağzına bir parmağını itip kusturmaya başlamadan önce, "En son içtiğin çıksın, aylardır olana sonra doktor bakacak. Hadi, güzelim." Demiş ve kızı gerçekten kusturmuştu.
Balın bir süre kustuktan sonra gözleri yaşarmış ve halsizce nefes almaya çalışmışken, Emir kızı kendine yaslayıp ayağa kaldırmış ve yüzünü, ağzını yıkamasını sağlamıştı.
Balın, her şeyin üzerine geldiğini hissederken artık karşı koyamıyordu bile ruh eşine. Gözyaşları ardı ardına akmaya başlarken, "Senden nefret ediyorum, Emir. Omegamdan da, alfandan da, çiçeklerimizden de, bana yaşattıkların ve hala yaşatıyor olduklarından da.. Her şeyden nefret ediyorum.." Demişti kız hıçkırıklarının arasından.
Emir havluyla kızın yüzünü narince silerken, "Her birine şükrediyorum. Seni bana getiren her şeye şükrediyorum, Balım." Demişti Balın'a dünyadaki en güzel şey önünde duruyormuş gibi bakarken. İçindeki panik sürerken, hissedemediği omegasına bir şey olur korkusu baskındı. Hızla Balın'ın halsiz düşmüş bedenini kucaklamış ve odaya götürüp yatırmıştı. Etrafa eşi rahatça uyusun diye kahve feromonlarını salmaya başlarken, Balın gözlerini zor açık tutuyordu.
"Doktora gitmeyeceğim. Götürürsen herkese beni kaçırdığını söylerim, Emir." Demişti Balın mırıl mırıl bir sesle. Kustuktan sonraki halsizliği ayrı, saatler önce içtiği çayın rehaveti ayrı, eşinin etrafına yaydığı kahve feromonları onu ayrıca gevşetmiş ve gözlerini zor açık tutar bir hale gelmişti saniyeler içinde.
Emir, Balın'ı yatırdığı yatağın kenarına oturmuş ve elini uzatıp kızın saçını okşamaya başlamışken, "Ruh eşi olduğumuzu ben gösterdikten sonra kimse karışmaz ki bize, yavrum." Demişti.
Balın uykuya dalar gibi olduğu için duymamış ve cevap vermemişti ancak gerçek buydu. İstediği yere gidip ruh eşinin seni kaçırdığını, sana zarar verdiğini söylesen bile kimse inanmazdı. Çünkü insan bedenleri ne yapmak isterse istesin içindeki kurt kişilikleri ruh eşlerine asla zarar vermek istemez, aksine insan bedeni bunu yapmaya kalkarsa engel olurdu buna.
Bu yüzden tüm ilişki ve evliliklerde ruh eşinizi bulmanız önerilirdi. Normal ilişkilerde şiddet, aldatma gibi olaylar ile karşılaşılırken, ruh eşi ile olanlarda bunların asla olmayacağını herkes bilirdi.
Ancak ruh eşleri nadirdi. Koca dünyada ruh eşinizi bulmanız, oldukça zor olabilirdi.
Emir yine de Balın'ı hastaneye götürdüğünde etrafı yıkmasın, kimseyi inandıramayacak olsa da kendini yormasın diye onun uyuyan bedenine son kez bakmış ve kapıyı açık bırakarak, evin önüne çıkmış ve telefonundan bu aralar adını duymanın bile kendisini ayar ettiği bedeni aramıştı.
"Hangi yüzle arıyorsun sen beni it!" Demişti delta telefonu açtığı anda.
"Vitayı kızgınlığında senin önünden alıp, götürsem ne yapardın, abi?" Deyip sigarasını çıkartıp dudaklarının arasına kıstırdığında deltadan oldukça korkunç bir hırlama duymuş, "Öldüreyim mi ulan seni? Kardeş katili mi yapacaksın beni şerefsiz!" Diye bağırmıştı Gökhan kurduna hakim olmaya çalışarak.
"Sen yaptın ama abi. Balın'ı kendi eşin ilan ettin. Yetmedi gittin elini tuttun, ayrı eve çıkacağınızı söyledin. Defalarca, defalarca yanımdan alıp götürdün onu. Ne hale geldiğimi biliyordun, alfamın içimde deli gibi dönüp durduğunu, beni sıktığını biliyordun. Çünkü anlattım sana! Sen onu yanımdan alıp evine götürdüğünde arayıp anlattım sana, abi dedim ölüyorum dedim. Balın senin eşin olmasın reddet onu ne olur dedim. Sen ne yaptın? Sessizce dinledin, sarhoşsun dedin kapattın! Abi söyle bana, söyle ulan! Ben senin eşinin ilk kızgınlığında, senin odandan, senin kucağından alıp kendi tişörtümü versem, onunla kurdunu sakinleştirmesini söylesem ne yapardın? Söyle delta, konuş!" Diye kızgınlıktan titreyen sesiyle konuşmuştu. Bağıramıyordu çünkü geldikleri yerde sessizlik çoktu. Balın'ın kulağına giderse, kızı azarlarmış gibi olmak istemiyordu. Zaten geldiğinden bu yana kıza zorla bir şeyler yaptırıp durmuştu, biraz dinlensin istiyordu.
"Hepsinin bir açıklaması var Emir. Bir dinlersen.." Diyerek sakin olmaya çalışır gibi bir tonla konuşmuştu delta. Kardeşinin öfkesini bir nebze haklı bulsa dahi, vitasını kaçırmasını hazmedemiyordu, Gökhan.
"Sikerim açıklamanı delta! Ben onu ilk sorduğumda yapacaktın, yanında acı çekerken yapacaktın! Şimdi ne olduysa oldu, unutacağım hatta Balın rahatsız olursa sormayacağım bile. Zaten gideceğiz biz. Gitmeden önce-" Diyordu ki Emir, Gökhan aceleyle lafını kesmiş, "Oğlum ne gitmesi lan! Balın gelmez seninle! Emir, dön geri bir konuşalım. Bak sana çok kızgınım, gördüğüm an boğazına çöküp nefesini kesesim var ama o kıza yazık ediyorsun, yapma!" Demişti Gökhan.
Emir o an sesinin desibelini ayarlayamayarak, "Bir daha sakın! Eşim hakkında, ruh eşim hakkın sakın tek bir kelime etmeyeceksin, delta! İsmini zikretmeyeceksin! Onu benden daha çok düşünür gibi davranmayacaksın! Beni görünce boğazıma çökmene gerek yok çünkü uzun bir süre karşılaşmayacağız! Şimdi atacağım adrese doktor göndereceksin iç hastalıkları konusunda uzman, bir de ekipman ayarlayacaksın, Balın her ne içtiyse omegam yok! Hissedemiyorum.." Demişti etrafına endişeyle bakınıp bir eliyle sigarasından bir nefes daha çekerken.
"Emir.." Diye ikaz etmişti tekrar Gökhan kardeşini.
"Ben söyleyeceğimi söyledim, delta. Aramızdaki o bitirdiğin kardeşliğin biraz olsun hatrı vardıysa dediğimi yaparsın!" Deyip kapatmıştı yüzüne abisinin.
Doktorla görüşmeliydi önce Emir. Eşinin omega kurdunun iyi olduğundan emin olmalı, sonra da onu alıp götürmeliydi uzaklara.
Çok uzaklara.
Bölüm etkileşimi
