Mührüm 19

Vaveyla Yazarı: Kumsal

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 37Şu an: Mührüm 19

Gece boyunca başımda beklemişti Emir. Ona defalarca beni yalnız bırakmasını söylesem de dinlememiş ve çiçek izlerime sardığı eliyle, yanımda kendini yatak başlığına yaslamış hâlde beklemişti. Yanımda olmasının, kurdumu daha fazla yalnız bırakmamak ve bağlandığı nesnelerden uzaklaştırarak strese sokmamak için olduğunu tahmin ediyordum. Çünkü kollarımdan çekip alarak yere attığı deltanın tişörtünü almak istediğimde, beni tutup geri yatağa çekmişti. Çiçeklerimin üstündeki eli ara ara onları okşamış ve gece boyunca ben uyusam dahi, sanki onları ezberlemek ister gibi bakmıştı.
“Çok mu beğendin, deltayla bağımı simgeleyen çiçekleri?” demiştim onu kızdırmak isteyerek. Aylardır benim canımı yaktığı yeterdi, onun da canı yanmalıydı. Ama bana cevap veren o değil, harelerinde gördüğüm değişiklik ve artan feromonlarıyla alfa konuşmuştu.
“Benim izlerim,” demişti.
Alfanın eş olduğumuzu bildiğini biliyordum. Kurtlarımız biliyordu. Ama büyü, her nasılsa insan bedenlerimize etki ediyordu.
Ve canımı yakan bir diğer şey buydu. Emir’in birkaç gündür tüm kıskançlıkları, korumacı hâlleri ve öfkesi, alfası yüzündendi. Beni aslında sevmiyor oluşu canımı çok yakıyordu.
Bana seslenen bir sesle gözümü araladığımda karşımda deltayı bulmuştum.
“Gökhan abi?” demiştim uykulu gözlerle ona bakarken. Emir neredeydi?
“Feromonların dinmiş gibi, bal kız. Seninle bir yere gitmemiz gerek. Eve gidip hazırlan, ilk kahvaltıya, sonra da her şeyin aslını öğrenmeye gidelim,” demişti.
Kafamı sallayıp yatakta doğrulduğumda kendimi gerçekten de iyi hissediyordum. Kızgınlığım bitmişti. Ayağa kalkarken etrafa baktığım sırada gözlerimin kimi aradığını anlamıştı.
“Emir odasına geçti, Balın,” demişti Gökhan abi.
Hayal kırıklığı yaşamamalıydım. Zaten bu hareketlerinin alfa yüzünden olduğunu biliyordum. Sırf bunun için söylememiştim aylardır. Kendimi inandıramamam bir yana, beni sevecekse de kurdu yüzünden sevecekti. Muhtemelen odaya geçtiği an Beyza’yı aramıştı bile, değil mi?
Emir’in beni sevmediğini kurdum bile kabul edip kızgınlıkta rest çekebiliyordu. Ama ben bu aptal insan kalbime söz geçiremiyordum.
“Balın...” demişti ben odadan çıkacağım sırada.
“Efendim, Gökhan abi?” demiştim ona bakarak.
Çoktan hazırlanmış ve giyinmişti.
“Bana artık abi deme,” demişti Gökhan abi.
Çünkü beni eşi ilan etmişti. Ben çakma vitaydım. Çakma da olsa vita ona abi demezdi. Biri duyarsa deltanın sözüne güven sarsılırdı. Bu yüzden onu onaylayıp çıkmış ve yan eve gitmiştim.
Aceleyle saçımı bir topuz yapıp üstüme şık bir tulum geçirerek yan eve gitmiştim. Önündeki korumalar bana kapıyı açmıştı ve içeriye girip salona geçmiştim.
Emir ve annesi kahvaltı yapıyordu. Beni gördükleri an kafalarını bana çevirmişlerdi ama ben Emir’e asla bakmıyordum. Annesi beni masaya çağırdığı dakikalarda, merdivenlerden hızlıca delta inmişti.
“Hadi gidelim,” demişti delta.
Annesi bizi durdurup yanımıza gelirken, “Balın, bir ara seninle kız kıza konuşalım, olur mu güzel kızım?” demişti ve ben tam onaylayacakken:
“Bilemiyorum anne, eşimi bu ara sana bırakmayabilirim,” demişti delta, annesiyle uğraşmak isteyerek.
Bakışlar bana döndüğünde bir şey söylemem gerektiğini anlamış, “Gökhan ne diyorsa o,” demiştim, sanki tüm sorumluluğu eşine bırakan biriymişim gibi.
Gözüm, bakmamaya çalıştığım Emir’e takılmıştı. Elindeki çatalı saplamak ister gibi abisine bakıyordu.
Bana baktığı anda tek kaşını kaldırarak, “Gökhan?” demişti, abisini neden öyle söylediğimin hesabını sorarken.
Ona yalandan gülümsediğim sırada, sırf canı yansın diye, “Gidelim mi artık, deltam?” demiştim.
Boynundaki Adem elması duyduğu “deltam” kelimesiyle oynarken, yüz hatları az sonra abisine saldırmak ister gibi gerilmişti. Dişlerini sıktığını anlayabiliyordum.
Sinirlenebilirdi ve hatta umarım üzülürdü.
Sabah, kaç gündür kızgınlığımda peşimden ayrılmamış gibi, tek laf etmeden yanımdan kalkıp gitmişti. Beni üzdüğü, yok saydığı yeterdi artık.
Gökhan’la aramızda beş yaş vardı. Ben ve Emir on dokuz yaşındayken, Gökhan yirmi dört yaşındaydı. Ona kendimi bildim bileli Gökhan abi diyordum ama içimdeki sinirin büyüklüğü abi kelimesini unuttururdu bana. Karşımdaki bu alfanın canı yanmalı, benimkini yaktığı kadar delirtmeliydi bu acı onu.
Ardından evden çıkmış ve önce kahvaltıya, sonra da büyük bir binaya gelmiştik. Devlete ait olduğunu çok açık bir şekilde belli eden amblemler bulunan bu binada, on üçüncü kata çıkmış ve büyük bir salona girmiştik.
Salonun ortasında ülkelerin bulunduğu haritalar yeri kaplarken, salonun dört bir yanında yüksek duvarları kaplayan dolaplar ve içerisinde de kitaplar bulunuyordu. Çevrede birçok masa vardı, üzerlerinde ise çeşitli otlar ve bitkiler bulunuyordu. Kenardaki koltuklarda ise yaşlı ve uzun sakallı iki adam duruyordu.
Adamlar bizi kapıdan girerken gördüklerinde ayağa kalkarak yanımıza gelirken, “Hoş geldiniz, Yüce Delta,” demişlerdi.
Benim için uzun süredir Gökhan abi olan kişiye taktıkları bu unvan bir anlık komiğime gittiği için gülecekken kendimi tutmuştum.
Benim için yakın arkadaşımın abisi ve çocukluk arkadaşlarımdan biri olsa da, kurt türlerinin en güçlüsü ve gelecekte ülkeyi yönetecek kişinin Gökhan olduğunu unutmamalıydım. Çevremizde tüm adamları, korumaları olsa bile, bazen onun bize olan samimi tavrı yüzünden delta olduğunu bize unutturuyordu.
“Hoş bulduk. Balın, karşındaki kişiler ülkemizin en başında, yönetimin yanında yer alan Baş Büyücü’müz ve Kahin’imiz,” demişti Gökhan.
Ve gözlerini tulumumun altında yer alan çiçek izime değdirerek, “Bize yardımcı olacaklar,” demişti.
İçime dolan umutla bir anda dökülerek, “Ben daha önce başka bir büyücüye gittiğimde, bana bağımın mühürlendiği söylenmişti. Mührü kırabilirler mi?” demiştim.
Delta bakışlarını hüzünle bana değdirirken, “Bu mühür sadece sana mı vuruldu bilmiyoruz, Balın. Sanıyorum ki asıl hedef de, tek kurban da siz değilsiniz,” demişti.
O an duyduklarımı hazmetmeye çalışırken, bunun Emir ve bana değil de Delta ve vitaya vurulmuş bir mühür olduğunu anlamıştım.
Vitayla daha önceki bölümlerde karşılaşmıştık, dostlar. Bakalım vita nerede, ne yapıyor... Kitabın ikinci çiftiyle yakında tanışıyoruz.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

22okunma 1beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18