28. bölüm / 37
Mührüm ( omegaverse )Mührüm 27
Bölümler 37Şu an: Mührüm 27
- 1 Mührüm 1383 kelime
- 2 Mührüm 2900 kelime
- 3 Mührüm 31.054 kelime
- 4 Mührüm 4774 kelime
- 5 Mührüm 5681 kelime
- 6 Mührüm 61.100 kelime
- 7 Mührüm 71.211 kelime
- 8 Mührüm 81.088 kelime
- 9 Mührüm 91.495 kelime
- 10 Mührüm 10773 kelime
- 11 Mührüm 11912 kelime
- 12 Mührüm 12771 kelime
- 13 Mührüm 13763 kelime
- 14 Mührüm 14903 kelime
- 15 Mührüm 151.131 kelime
- 16 Mührüm 16549 kelime
- 17 Mührüm 17884 kelime
- 18 Mührüm 18693 kelime
- 19 Mührüm 19814 kelime
- 20 Mührüm 201.257 kelime
- 21 Mührüm 211.035 kelime
- 22 Mührüm 22809 kelime
- 23 Mührüm 23577 kelime
- 24 Mührüm 24648 kelime
- 25 Mührüm 25788 kelime
- 26 Mührüm 26665 kelime
- 27 Mührüm 27580 kelime · Okuduğun bölüm
- 28 Mührüm 28836 kelime
- 29 Mührüm 29610 kelime
- 30 Mührüm 301.389 kelime
- 31 Mührüm 31646 kelime
- 32 Mührüm 32706 kelime
- 33 Mührüm 33630 kelime
- 34 Mührüm 34630 kelime
- 35 Mührüm 35772 kelime
- 36 Mührüm 36756 kelime
- 37 Mührüm 37795 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Emir’in abisine kafa atmasıyla Gökhan sendelemişti ama masaya tutunup düşmemişti. İçindeki delta kurt bu saygısızlığa tahammül edemediği için etrafa feromon salgılayıp hepimizi boğarken, tek düşündüğüm Emir’in kendini abisine öldürtmeye çalıştığıydı.
Annesi ve babası ayaklanıp yanımıza gelirlerken, Gökhan yakınındaki Emir’in ona tekrar hamle yapmasıyla kolunu tutmuş ve kardeşini kendine çekerek yumruğunu Emir’in yüzüne geçirmişti. Yere düştüğü anda üstüne çıkıp tekrar tekrar vurmaya başladığında, üçümüz de onu tutup geri çekmeye çalışıyorduk.
Ama imkânsızdı.
Çünkü anlık gözlerine baktığımda, Gökhan’ın kurdunun etkisinde olduğunu ve deltanın Emir’in yaptığı saygısızlık için delirdiğini görmüştüm. Annesi ve babası, “Oğlum, kendine gel! Kardeşin o! Gökhan, dur!” diye bağırsa da kurdunun etkisinde olan Gökhan onlara cevap vermiyor ve kardeşine ağır darbeler indirmeye devam ediyordu.
Deltanın salgıladığı ağır feromonlar canımızı yakarken Emir’in kaşı, dudağı patlamış, burnundan kan akıyordu. Bu gidişle Gökhan’ın elinde kalacağını anladığım için son kozumu oynamış, “Aysima!” diye bağırmıştım.
Gökhan’ın Emir’in yüzüne indirmek için kaldırdığı yumruğu, duyduğu isimle havada kalmıştı. Yüzüne baktığımda, gözlerindeki, kurduyla kendi arasında çatışan bakışlarını görüyordum.
Durması gerekiyordu.
Eşimin, bağımın, çiçeklerimin sahibinin ne olursa olsun bu şekilde zarar görmesine seyirci kalacak değildim. İçimdeki bir taraf, sevgilisiyle olduğu zamanlarda nasıl canımı yaktıysa o şekilde canı yansın, biraz dayak yiyip akıllansın dese de delta duracak gibi değildi. Sınırı aşar ve olmayacak bir hâle getirebilirdi benim her şeyden habersiz eşimi.
Kimi kandırıyordum ki?
Ona kıyamıyordum.
Sırf bu yüzden vitayla onu yakacak kadar ileri gitmiş ve vitanın ismini sesli bir şekilde zikretmiştim.
Oysa bu eve gelene kadar yolda bana, “Balın, seni herkesin içinde eşim olarak tanıttım çünkü izini görene kadar vitanın doğmadığına ve bir eşimin olmadığına ikna olmuştum. Ancak mühürlü izini gördüğümde, vitayla bana yapılmış bir kötülüğün kurbanı olup olmadığınızı araştırıp Kahin ve Baş Büyücü’ye danıştım. Onlar da benimle aynı fikirde olunca vitayı aramaktan vazgeçip kendime bir eş seçtiğimi herkese duyurarak vitanın ne benim için ne de ülke için hiçbir değerinin kalmadığını düşündürdüm. Bu şekilde vita her neredeyse, kiminleyse, artık değeri kalmadığını düşündükleri için onu saklamaktan vazgeçecekler ve ben vitamı bulabilecektim. Nitekim de öyle oldu. Vita’yı bu şekilde bulabildim.” diyerek anlatmıştı neden beni eşi olarak tanıttığını ve planının ne olduğunu.
Keşke ilk başlarda yapsaydı bu açıklamayı bana.
Şimdi de açıklama yapmadan bodoslama bir şekilde ortaya bomba koymuş ve olmayacak şeylere sebep olmuştu. Şu an niye beraber kalacağımızı söylediğini bilmiyordum. Aynı eşi olduğumu söylediği zamanki gibi emrivaki yaptığı için aklından ne geçiyor, ne planlıyor hiçbir fikrim yoktu.
Ancak biliyordum ki planı her neyse benimle değil, vitayla ilgiliydi. Benim için değil, vita içindi. Mühim değildi, ben ikinci plana atılmaya alışıktım. Eşim bile kaybedene kadar beni görmemiş, istememişti. Kaderimdeki kişinin bile birinci planında değilken, bir başkasının önceliği olmamayı dert edinecek değildim.
Ama keşke her ne planlıyorsa ilk bana söyleseydi. Bu şekilde ortalık karışmazdı.
Ama ne olursa olsun, benim her zaman önceliğim Emir olmuştu. Şu anda da deltanın bana verdiği sırrı açık edecek şekilde davranıyordum. Vitayı bilip kullanmak bana yakışmıyordu ama Emir’in daha fazla canının yanmasına dayanamıyordum.
Gökhan bana bakarak Emir’in üstünden kalktığında, kolumu hışımla tutup evden götürmek istemişti. Aysima’nın ismini dillendirdiğim için hesap soracaktı muhakkak. Oysa anne babası dediğim ismin üstünde durmamıştı bile. Oğullarının dağılmış hâline bakıyorlar ve müdahalede bulunuyorlardı.
Bizim dış kapıya doğru iki adım atmamızla beraber, “Bırak!” diye bağırmıştım. İstemezse onu durduramazdım ama bağırırsam annesi ve babasının dikkatini çekerdik. Bu yüzden ben kuvvet uygulamadan, sinirle attığı adımlar durmuştu.
Ben kolumu kendime çekerek onun tutuşundan kurtulurken, “Ben gelmeyeceğim şimdi. Emir’e bakacağım.” demiş ve geriye dönmek istemiştim.
“Balın!” diye hırlamıştı, içindeki deltayı tutmaya çalışırken. Oysa azar azar yaydığı feromonlar hâlâ bizi yakıyordu.
“Delta...” diye fısıldamıştım ona, yaklaşıp sesimi iyice kısarken.
“Eşime bakacağım, dedim!”
Bölüm etkileşimi
