Mührüm 15

Vaveyla Yazarı: Kumsal

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 37Şu an: Mührüm 15

Gökhan abi röportaj verirken ve ellerim elleri arasındayken, onun yanında süs bebeği gibi oturuyordum. Karşımızda oturan Emir, stresle titrettiği bacağı ve sert yüz hatlarıyla bize bakıyordu.
Duyduklarıyla herkes şok olmuş, açık olan kameralar yüzünden tepki verememişti ama Emir sadece şok olmamış, sinirlenmişti. Umarım, diyordum. Umarım ona söylenmediği için değil, kurdu beni kaybettiğini düşündüğü için bu kadar sinirlenmiş olsundu, diyordum.
Tüm kamera ve yabancılar gitmeye başladığında, herkes bir açıklama beklese de Gökhan abi, "Size sonra açıklama yapacağım. Eşim kızgınlıkta. Şimdilik merakınızı bastırın." demiş ve kimsenin itiraz etmesine müsaade etmeden, elim eli arasındayken merdivenlere yönelmişti.
Arkamızdan Emir'in, "Abi!" diyen hırıltılı sesini ve sert adımlarını duysak da birileri engel olmuş olacak ki çok fazla peşimizden ilerleyememişti.
Odasına girdiğimiz anda tuttuğu elimi avucundan ittirmiş ve kendime çekmiştim. Fısıltı gibi bir sesle, "Gökhan abi! Ne yapıyorsun sen? Neden öyle şeyler dedin aşağıda?" demiştim endişeyle.
Daha saatler önce biz ormandayken, eşimin Emir olduğunu görmüştü. Buna rağmen söyledikleri ve yaptıkları çok saçmaydı.
Sıkıntıyla iç çekerek koltuğa geçip oturmuş ve, "Balın, bazı şeyler dönüyor ortalıkta. Seni, Emir'i, beni ilgilendiren çok kötü bir şeyler var. Şimdilik kızgınlığın bitene kadar buradayız. Sonra sana açıklayacağım ve bazı yerlere götüreceğim ama şimdilik hiçbir şey sorma. Böyle olması gerekiyordu, sadece bana güven. Tamam mı?" demişti tane tane açıklayarak.
Başka seçeneğim mi vardı ki?
Mecburen güvenecektim. O deltaydı. Gidip aşağıda, "Hayır, benim eşim o değil!" desem kimi inandırabilirdim? Emir'in izi bile yoktu. Üstelik söylediklerine karşı çıktığım kişi delta olacaktı.
Beklemekten başka çarem yoktu.
Sinirle düşünüp durmuş, bu sırada ise Gökhan abinin yatağında uyumuştum. Uyandığımda sıcak hissediyordum. Oldukça sıcaktı. Bana ne olmuştu bilmiyordum ama Gökhan abinin odasında ve onun yatağında uyandığımda, çevreme bakıp sadece ağlama isteği gelmişti.
Her şey yanlış geliyordu.
Tüm bu yastık, yorgan... Hepsi yanlış koyulmuş ve ben arasında sıcaktan bunalmış gibiydim. Bulanık zihnimle fark ettiğim gerçek şuydu ki birkaç gündür hissetmediğim kızgınlığın belirtilerinden ikisini yaşıyordum şu an.
İlki sıcak ve bunalmış hissetmemdi.
İkinci ve en kötüsü ise yuva kurmak istiyor oluşumdu.
Kızgınlık yaşayan pasif türler, yani omegalar; kızgınlıklarında yoğun bir cinsel istek duyabilirlerdi. Kadın ya da erkek fark etmeden tüm omegalar kızgınlıkları boyunca sürekli cinsel bölgelerinde ıslaklık hissederler ve bu durum da hem üreme ihtimalini arttırmak için hem de beta ya da alfaları kendilerine çekebilmek için, kendi feromon kokularını taşıyan ve organlarına kayganlık sağlayan bir sıvı olurdu.
Henüz böyle bir sıvı üretmemiştim.
Fakat kızgınlıktaki bazı omegalar ise tamamıyla bir kurt içgüdüsüyle kendilerini baskın türü içeren bir yuvada bulmak isterdi. Kendi yaptıkları bu yuva; yumuşak yastık, pike, istedikleri eşyalar ve baskın türün, yani beta ya da alfaya ait, onların kokusunu taşıyan kıyafetleri içeren bir yığın eşyadan oluşurdu. Omegalar, tek başlarına bu yuvayı istedikleri yerde kurar ve isterlerse baskın türü, yani alfa ya da betayı da içeri alarak onu kabul ettiğini gösterirdi.
Ve ben bu kızgınlığımda cinsel bir istek yaşamamıştım. Uyandığımdan bu yana bastıran sıcak, bunalmış ve her şey yanlışmış gibi hissetmemle yuva kurmak istediğimi anlamıştım.
Kendimi kontrol edemiyordum.
Bu yüzden tüm yastık ve yorganları duvar dibine atmış ve şekil oluşturmaya başlamıştım. Asla, asla yeterli gelmiyordu, hiçbir şey düzgün hissettirmiyordu. Bu yüzden biraz düzeltmeyi denesem de bir türlü olmayan ve hep eksik hissettiren yuvayla ağlamaya başlamıştım.
Eksik hissediyordum çünkü bu yuvada eşime ait hiçbir şey yoktu. Hiçbir koku yoktu. Yalnızdım.
Gökhan abi beni odasında bırakıp nereye gitti, onu da bilmiyordum. Tek bildiğim, ben uyumadan önce bu odadan o gelmeden çıkmamam gerektiğiydi.
Zihnim bulanıktı. Kurdumu hissizleştiren çayın etkisi tamamen geçmiş olacak ki kurdumu hissediyor ve zihnim, omegama kayıp yapamadığım yuva yüzünden sadece ağlama isteği duyuyordum.
Yerdeki yorgan ve yastıkların arasında, bacaklarımı kendime çekerek ağlamaya başlamışken kapının açılma sesini duymuştum.
İçeri muhtemelen Gökhan abi girmişti ama kafamı kaldırmamıştım. Daha yuva kurmayı bile beceremeyen beceriksiz bir omegaydım. Eşimin beni istemeyip başka bir omegayla birlikte olmasına şaşırmamalıydım.
Ayak sesleri gelip önümde durmuş ve birinin çöktüğünü hissettiğimde burnuma kahve kokulu feromon dolmuştu.
Emir gelmişti.
Eşim gelmişti.
Onun gelmesi ağlamamı kesmemiş, aksine hıçkırıklarımı arttırmıştı.
"Balın, bana bak!" demişti Emir korkuyla. Muhtemelen odayı bu kadar dağınık ve yastık yorganı yerde görünce bir şey oldu sanmıştı. "Güzelim, bana bak. Kaldır hadi yüzünü. Ne oldu, anlat bana..."
Kafamı kaldırmamıştım.
Emir daha fazla hıçkırıklarıma dayanamadığı için alfa sesini kullanmış, "Omega, bana bak ve ne olduğunu anlat, hemen!" demişti sertleştirdiği bir tonda.
Onun alfa sesi bana etki etmiyordu, okulda da anlamıştım bunu ama kurdum hassas olduğu için, o istediği için değil; kendim istediğim için başımı kaldırmıştım.
Kızarmış ve yaşlı gözlerime baktığında gözlerinde bir yangın başlamıştı. Kıyamıyordu bu hâlime. Zaten bana hiçbir zaman kıyamazdı.
"Balım... Ne oldu? Abim bir şey mi yaptı? Söyle bana ne yaptığını, söyle, mahvedeceğim onu..." demişti içi giderek konuşurken.
Yanaklarımı büyük avuçları arasına alırken gözyaşlarımı silmişti.
Saatler önce abisinin eşi olarak ilan edilmem hiçbir şey ifade etmemişti sanırım ona. Çünkü ağlama sesimle beraber, kızgınlık bitene kadar o dâhil kimsenin girmemesi gereken odaya girmiş, bundan sonra asla dokunmaması gereken çünkü deltanın eşi olarak bildiği kişinin yanaklarını avuçları arasına almıştı.
Yaptığı yanlışların sınırı yoktu resmen.
Sonunda sesimi bulup, "Yuva... Yuva yanlış..." demiş ve gözlerimden tekrar yaşlar akmıştı.
Yüzümü avuçları arasından çekip tekrar dizlerime gömerken Emir etrafıma bakmış ve sorunu anlamış gibi, "Çünkü abimin kıyafetleri yok yuvanda. Şu arası giyinme odası aslı-" derken susmuştu.
Sanırım giyinme odasında kıyafetler vardı ve onları verecekti bana.
Ama hayır, öyle yapmamıştı. Bana kıyafetleri vermemişti.
Onun yerine yerden havalandığımı hissettiğimde beni kucağına aldığını anlamıştım. Neden bunu yaptığını bilmiyordum ama ilerleyip odadan çıktığımızı hissederken, "Emir, nereye gidiyoruz?" demiştim kısık sesimle.
Bilincim yarı gidip gelse de bu odadan çıkmamam gerektiğini biliyordum.
Aynı şekilde, alındığım kucakta eşimin, yani Emir'in, boynundaki kahve kokusu salgılayan feromon bezine yaslanmamam gerektiğini bildiğim gibi.
Eşimin feromonlarını boynundan solumak sakinleştirmişti beni.
Emir ise hiçbir şey demeden beni kendi odasına götürmüş ve kapıyı kapatmıştı.
"Geri gitmeliyim." demiştim beni kendi yatağına bıraktığı esnada, hareket edip yataktan inmek isteyerek.
"Sana yardım edeceğim." demişti Emir anlayışlı bir sesle. "Yuvanı burada kurmak ister misin?"
Yanlıştı. Onun sevgilisi vardı. Beni eşi var sanıyordu. Bana böyle bir şey dememeliydi. Bir temastan ya da cinsel bir durumdan bahsetmese de yuva özeldi. Bunu teklif bile etmemeliydi.
"Balın, yanlış anlama beni güzelim. Abim kaç aydır burada değil, hiçbir kıyafetinde feromonu yok. Yuvan yine istediğin gibi olmayacak. Ama..." demiş ve yutkunmuştu.
"Ama beni tanıyorsun. Kurdun beni tanıyor. Ben senin senelerdir arkadaşınım, kardeşin gibi çok yakın arkadaşınım hem de. Kurdun bana güveniyor. Yuvanı burada kurabilirsin istediğin gibi." demişti beni ikna etmeye çalışarak.
Konuştuğu şeyler onun gönlünü rahatlatmak için mükemmel görünüyordu. Sonuçta aramızdaki arkadaşlık, onun nezdinde kardeş gibi olan arkadaşlık, zarar görmeyecek ve ben yuvamı tamamlayacaktım.
Ama yanlıştı işte.
Zihnim bulanık olsa da biliyordum. Yanlış bir şeyler olduğunun, Emir'in duruma güzel bahaneler bulan ama tehlikeli davranışlara sebebiyet veren bu hareketine net olarak tavır koyamasam da yanlış olduğunu hissediyordum.
Çünkü yuva aidiyet bildirirdi.
Ne olursa olsun; bana dokunmasa da böyle bir teklifte bulunmamalıydı.
Bu yüzden kafamı iki yana sallamış, "Ben... Ben gitmeliyim. Sen-" diyerek yere ayaklarımı basmıştım ki Emir önüme geçmiş ve "Omega." diye seslenmişti içimdeki kurduma, alfa sesiyle.
"Yuvanı burada kurmak istemiyor musun?"

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

22okunma 1beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18