17. bölüm / 37
Mührüm ( omegaverse )Mührüm 16
Bölümler 37Şu an: Mührüm 16
- 1 Mührüm 1383 kelime
- 2 Mührüm 2900 kelime
- 3 Mührüm 31.054 kelime
- 4 Mührüm 4774 kelime
- 5 Mührüm 5681 kelime
- 6 Mührüm 61.100 kelime
- 7 Mührüm 71.211 kelime
- 8 Mührüm 81.088 kelime
- 9 Mührüm 91.495 kelime
- 10 Mührüm 10773 kelime
- 11 Mührüm 11912 kelime
- 12 Mührüm 12771 kelime
- 13 Mührüm 13763 kelime
- 14 Mührüm 14903 kelime
- 15 Mührüm 151.131 kelime
- 16 Mührüm 16549 kelime · Okuduğun bölüm
- 17 Mührüm 17884 kelime
- 18 Mührüm 18693 kelime
- 19 Mührüm 19814 kelime
- 20 Mührüm 201.257 kelime
- 21 Mührüm 211.035 kelime
- 22 Mührüm 22809 kelime
- 23 Mührüm 23577 kelime
- 24 Mührüm 24648 kelime
- 25 Mührüm 25788 kelime
- 26 Mührüm 26665 kelime
- 27 Mührüm 27580 kelime
- 28 Mührüm 28836 kelime
- 29 Mührüm 29610 kelime
- 30 Mührüm 301.389 kelime
- 31 Mührüm 31646 kelime
- 32 Mührüm 32706 kelime
- 33 Mührüm 33630 kelime
- 34 Mührüm 34630 kelime
- 35 Mührüm 35772 kelime
- 36 Mührüm 36756 kelime
- 37 Mührüm 37795 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Emir, odasının kenarına pike, yastık ve battaniyeyle yığın oluşturan çocukluk arkadaşını izliyordu. Dünden beri içerisine pençesini geçiren kurdu, onu odasına getirdiğinden bu yana durmuştu. Sakince Balın'ı izliyorlardı.
Son aylarda her şey çok değişmişti.
Yıllar boyu beraber büyüdüğü arkadaşlarından en değerlisi, aralarına bir ket vurmuştu. Yan binada kaldığını bildiği, aylar önce her gün görüp konuştuğu arkadaşıyla aylardır tek kelime edemiyorlardı.
Bir şey olmuştu, biliyordu. Ama ne olduğu hakkında hiçbir fikri yoktu. Balın'ı herkesten uzaklaştıran ve kendi kabuğuna çekilmesini sağlayan olay neydi, diye düşünüp durmuştu. Aylar boyunca Balın'la konuşmaya çalışmış ve düzelmek için uğraşmıştı. Tüm uğraşları tek taraflı kalmış, Balın ona bir adım bile atmamıştı.
Şu son günlerde onunla iletişime geçmeye başlamıştı biraz da olsa ve bu bile iyi geliyordu ona. Tüm iletişimleri laf sokma, tartışma ya da zorunluluktan kaynaklı hâl hatır olsa da bir şekilde yine de konuşuyor olmaları iyi geliyordu Emir'e.
Çünkü aylardır çok öfkeli hissediyordu. Hem kendi bedeninde yaşıyordu öfkesini hem de içindeki kurdun içinde hissediyordu.
Kurdu, Balın'ın ona mesafe koymasına ilk baştan bu yana çok kızıyordu. Emir bunu baskın alfa olan kurdunun tüm ilkel sahiplenme isteğine bağlıyordu. Çünkü küçük yaştayken delta abisiyle de annesini paylaşmak istememişti. Abisiyle arasındaki beş yaş sebebiyle Gökhan, kardeşine anlayışla yaklaşmış ve onu kızdırmaktan kaçınmıştı.
Şimdi ise onu delirten yegâne şey, onlar için canını vereceği iki insandı.
Gökhan ve Balın.
Aylardır onunla konuşmayan en yakın arkadaşı ve aylardır farklı bir yerde delta türü sebebiyle eğitim gören abisi; el ele, herkese birlikte olduklarını söylemişti.
Abisi, Balın'a "Eşim," demişti.
Bunu duyan bedeni kanı çekilmiş gibi hissederken, içindeki kurdun istediği tek şey dişlerini deltanın boynuna geçirmekti.
İçindeki bu ilkel isteği anlamlandıramıyordu. Çünkü bu noktada bir kıskançlığı, o hiçbir sevgilisine hissetmemişti. Beyza'nın telefonunda abisinin resmini gördüğünde de ilk başta kızsa dahi bir noktada umursamamıştı. Şimdi ise önünde yaşanan bu olay içini deşiyorlar gibi hissettiriyordu.
Neden olduğuna anlam veremiyordu.
İnatla kurdunu yatıştırmak için, "O bizim elimiz değil, sevgilimiz değil, sadece arkadaşımız," dese de kurdu dönüşmek istiyordu.
Sevgilisi Beyza'ya hissetmeliydi böyle duyguları ki artık sevgilisi bile sayılmazdı. İki gün önce Balın'ı okuldan eve götürürken omzuna hırkasını astığında, Beyza'nın yine ona söylenmeleriyle dayanamamış ve ayrılmak istemişti. Beyza'yla tartışıp artık yürütemeyeceğini söylemişti.
Net bir ayrılık olmasa da artık içinde Beyza'ya dair hiçbir şey hissetmediğini biliyordu.
Aylardır biliyordu.
Ama bazı düşüncelerin önüne geçmesi için Beyza'yı sevmeye çalışmak, daha doğru geliyordu.
Mesela abisinin eşini, yani vitayı bulmasına sevinmeliydi. O vitanın yıllar boyunca yanı başındaki güvendiği arkadaşı Balın olmasına da sevinmeliydi.
Şimdiki gibi, abisi odasından çıkıp gelen telefonla evden aceleyle ayrıldı diye vita ilan ettiği kişiyi kendi odasına getirmemeli, onun kızgınlıktaki aklı karışık hâliyle yuva kurmasını huzurla izlememeliydi.
Balın'ın tüm yumuşak şeylerle kendi için oluşturduğu Nest, yani yuva alanına bakmıştı. Ve Balın'ın istemsizce etrafa yaydığı çikolata kokusunu solumuştu.
Balın hem mutlu hem mutsuzdu.
"Sorun ne, Balım?" demişti onun mutsuzluğunu geçirmek için.
Balın, kurduğu Nest'in üstünde mutsuzlukla otururken, "Eksik..." demişti.
Baskın türün feromonunu içeren bir şeyin gerektiğini o dakika anlayan Emir, dolaptaki kıyafetlerini yanına bırakmış ama Balın'a çok yaklaşmamıştı.
Güzel kokuyordu, Balın.
Dişlerini feromon bölgesine geçirmek isteyeceği, onu işaretlemek isteyeceği kadar güzel kokuyordu.
Balın hevesle onları da yerleştirmiş ve arasına kıvrılıp saniyeler içinde uykuya dalmıştı.
Balın'ın kurdunun güvende olduğunu hissettiğini anladığında Emir gülümsemesine engel olamamıştı.
Yanına giderek onun dakikalar önceki gözyaşlarının yanaklarında bıraktığı izleri izlemiş ve kokusunu daha yakından solumuşken odasının kapısı ani bir güç ve sesle açılmıştı.
Açılan kapıdaki kişi, abisi Gökhan'dan başkası değildi.
Bölüm etkileşimi
