1. bölüm / 37
Mührüm ( omegaverse )Mührüm 1
Bölümler 37Şu an: Mührüm 1
- 1 Mührüm 1383 kelime · Okuduğun bölüm
- 2 Mührüm 2900 kelime
- 3 Mührüm 31.054 kelime
- 4 Mührüm 4774 kelime
- 5 Mührüm 5681 kelime
- 6 Mührüm 61.100 kelime
- 7 Mührüm 71.211 kelime
- 8 Mührüm 81.088 kelime
- 9 Mührüm 91.495 kelime
- 10 Mührüm 10773 kelime
- 11 Mührüm 11912 kelime
- 12 Mührüm 12771 kelime
- 13 Mührüm 13763 kelime
- 14 Mührüm 14903 kelime
- 15 Mührüm 151.131 kelime
- 16 Mührüm 16549 kelime
- 17 Mührüm 17884 kelime
- 18 Mührüm 18693 kelime
- 19 Mührüm 19814 kelime
- 20 Mührüm 201.257 kelime
- 21 Mührüm 211.035 kelime
- 22 Mührüm 22809 kelime
- 23 Mührüm 23577 kelime
- 24 Mührüm 24648 kelime
- 25 Mührüm 25788 kelime
- 26 Mührüm 26665 kelime
- 27 Mührüm 27580 kelime
- 28 Mührüm 28836 kelime
- 29 Mührüm 29610 kelime
- 30 Mührüm 301.389 kelime
- 31 Mührüm 31646 kelime
- 32 Mührüm 32706 kelime
- 33 Mührüm 33630 kelime
- 34 Mührüm 34630 kelime
- 35 Mührüm 35772 kelime
- 36 Mührüm 36756 kelime
- 37 Mührüm 37795 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Gözüm yan sırada elinde kalemi çevirirken derse odaklanmış Emir'deydi.
Önümdeki sınıf dolabının camından, onun yansımasını izliyordum.
Zaten sevmediğim her derste onu izliyordum; Emir'i. Yakın arkadaşım, Emir'i.
Okulun soğuk, tehlikeli ama başarılı alfası, Emir'i.
Sol bileğimin içindeki çiçeklerin sahibi, Emir'i.
Ruh eşim, Emir'i.
Dersin bittiğini haber veren zili duymamızla, çevirdiği kalemi sıraya bıraktı ve camdan bahçeye baktı. Ben de önüme dönüp defteri kapattım. Dersten hiçbir şey anlamamıştım. Zaten fizikten hiçbir zaman anlamazdım, bu seneye kadar hep Emir çalıştırırdı beni."Bitmiyor gün, bitmiyor!" Dedi Melis. Defterin kenarını parmaklarımla kaldırıp indirirken, "Söylenme.." diye uzattım cümlemin sonunu. Aşırı somurtkan arkadaşımla uğraşmak için devam edecektim ki "Lan!" Diye bağırarak atıldı Melis koluma."Bu ne?!"irkildiğim sesiyle baktığı yere baktığımda bileğimdeki sargı bezinin kaydığını gördüm.
"Birşey yok kanka ya, duvara sürtmüştüm geçen.." Melis şok olmuş ifadesiyle suratıma bakarken, onu sıradan kaldırıp tuvalete doğru sürükledim.Biz tuvalete girerken zil çaldığı için herkes sınıflara gitmeye başlamıştı. Melis hala olduğu yerde durup bana bakarken kapıyı kapatıp tüm kabinleri kontrol ettim ve kimsenin olmadığına emin olduğumda, güzel omega arkadaşıma döndüm.
"Tamam şimdi istediğin gibi şok olabilirsin." Dedim suratıma şirin bir gülümseme yerleştirirken. Hala boş boş bana baktığını görünce, "Biraz hızlı şok olman lazım, ders başlayacak çünkü," dedim ve Melis bana doğru hızlı bir şekilde yürümeye başladı.
Üstüme gelmesi beni ürkütüp bir iki adım geriletirken, hırkamı sıyırıp kolumdaki bandajı çıkarıp aynı şokla suratıma baktı.
"Ruh eşini bulmuşsun kızım sen! Ne zaman oldu, hayır, hayır. Nasıl oldu, kim!" Ne diyeceğimi bilemiyordum.
"Söz vermen lazım, hiç kimseye söylemeyeceksin." Hala aynı şekilde bana bakarken, "Saçmalama kızım, bana mı güvenmiyorsun?" Dedi dediklerimi anlamıyormuş gibi.
Mesele güvenmek değildi.
Bilinmemeliydi, kimse bilmemeliydi. Ne annemlere ne de bir başkasına söylememiş, bahsetmemiştim."Sadece söz ver bana n'olursun, ne olursa olsun hiç kimseye söylemeyeceksin." Dedim çaresizce. "Söz ulan, söz." Dedi hızlıca. "Kim, nasıl buldun, ne ara oldu?"Şoku atlatmış bana sesindeki heves ve heyecan karışık bir tonla soruyordu.Çünkü nadirdi, ruh eşleri. Herkesin hayaliydi ruh eşiyle tanışmak. Ancak çoğu zaman denk gelmen çok zordu. Ve elbette Melis bu yaz kurdunun omega olduğunu öğrendiğinden yani ilk kızgınlığını geçirdiğinden bu yana bunun hayalini kuruyordu.
Ruh eşinle ilk temasında çiçeklerin açardı. Çiçeklerin açtığı anda ise, hayatlarınız bağlanır ve bir ömür birbirinize ait olduğunuzu bilirdiniz.
Ancak bir sorun vardı. Daha kurdumun cinsiyeti ortaya çıkmamıştı, hiç kızgınlık geçirmemiştim. Üstelik ruh eşim, diğer yarım, yıllardan beri tanıdığım arkadaşım, çocukluk aşkımdı.
Ve çiçekler, yalnızca, benim bileklerimde çıkmıştı.
Bölüm etkileşimi
