24. bölüm / 37
Mührüm ( omegaverse )Mührüm 23
Bölümler 37Şu an: Mührüm 23
- 1 Mührüm 1383 kelime
- 2 Mührüm 2900 kelime
- 3 Mührüm 31.054 kelime
- 4 Mührüm 4774 kelime
- 5 Mührüm 5681 kelime
- 6 Mührüm 61.100 kelime
- 7 Mührüm 71.211 kelime
- 8 Mührüm 81.088 kelime
- 9 Mührüm 91.495 kelime
- 10 Mührüm 10773 kelime
- 11 Mührüm 11912 kelime
- 12 Mührüm 12771 kelime
- 13 Mührüm 13763 kelime
- 14 Mührüm 14903 kelime
- 15 Mührüm 151.131 kelime
- 16 Mührüm 16549 kelime
- 17 Mührüm 17884 kelime
- 18 Mührüm 18693 kelime
- 19 Mührüm 19814 kelime
- 20 Mührüm 201.257 kelime
- 21 Mührüm 211.035 kelime
- 22 Mührüm 22809 kelime
- 23 Mührüm 23577 kelime · Okuduğun bölüm
- 24 Mührüm 24648 kelime
- 25 Mührüm 25788 kelime
- 26 Mührüm 26665 kelime
- 27 Mührüm 27580 kelime
- 28 Mührüm 28836 kelime
- 29 Mührüm 29610 kelime
- 30 Mührüm 301.389 kelime
- 31 Mührüm 31646 kelime
- 32 Mührüm 32706 kelime
- 33 Mührüm 33630 kelime
- 34 Mührüm 34630 kelime
- 35 Mührüm 35772 kelime
- 36 Mührüm 36756 kelime
- 37 Mührüm 37795 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Deltanın korumaları beni onun evine getirmişlerdi. Kapıyı çalıp beklediğimde, gözleri kızarık, saçları ve üstündeki kıyafetleri dağılmış bir delta açmıştı kapıyı bana.
“Gökhan ab-” demiş ve durup gayri ihtiyari söylediğim “abi”yi atarak, “Gökhan, ne oldu sana?” diyerek içeri girmiştim.
Kapıyı kapattığı anda sabırsız bir şekilde kolumu tutmuş ve, “Gel benimle.” diyerek salondan merdivenlere, oradan ise ikinci katta bir odanın önüne götürmüştü bizi.
Odanın yanına geldiğimiz an, kapıya vurulma sesi gelmişti.
“Ayak sesini duyuyorum, çıkar beni buradan!” diye bağırmıştı bir kız sesi.
Gözlerim büyürken, Gökhan’ın odaya kimi kilitlediğini anlamıyordum.
“Kim var içeride?” demiştim korka korka. “Delta, birini mi kaçırdın sen?”
Kapının ardındaki ses beni duymuş olacak ki, “E-evet, kaçırdı beni! Ne olur yardım et, benim eşime dönmem gerek...” demişti, sesi sonlara doğru kısılırken.
Gökhan’ın elleri saçlarının arasına gitmiş ve sinirle dağıtmışken, artık dayanamıyormuş gibi kapıya doğru gitmiş ve yumruğunu indirip kapıyı sarsarken, “Senin eşin benim, vita!” diye bağırmıştı.
Gözlerindeki harelerde ara ara deltanın bedenini ele geçirmek için onu yokladığını görüyordum o an. Gökhan çok sinirliydi. Ve vita mı demişti o?
“Vita mı?” demiştim Gökhan’a şaşkınlıkla.
Kapıdan çekilip bana doğru dönmüştü.
“Evet, vita. Onu buldum ama... Balın, vitama bir şeyler yapmışlar. Ne beni ne kendini, hiçbir şeyi hatırlamıyor. Tek bildiği o şerefsizin adı!” diyerek dişlerini sıka sıka konuşmuştu.
“Onu buraya getirdim ama yanına yaklaşamıyorum. Yanında olmak istiyorum ama izin vermiyor. Ona zorla sarılmak istemiyorum ama iyi değil, Balın. Hiç iyi değil. Bir şey yap, yardım et bize. Şu an vitamın hayatta olduğunu söyleyebileceğim tek kişi sensin.” diye eklemişti Gökhan.
“Ben ne yapacağım ki?” diye sorarken Gökhan çoktan kilidi açmış ve beni içeri sokmuştu.
İçeri girdiğimde, burada yayılmış olan ağır feromonlardan dolayı odanın aslında deltaya ait olduğunu anlamıştım. Odanın ortasında bir kız, biz içeriye doğru adımladıkça geri geri gidiyordu korkuyla.
“Vitam...” demişti Gökhan, ondan bu zamana kadar hiç duymadığım kadar yumuşak olan bir ses tonuyla.
“Bu, Balın. Kardeşimin eşi olan omega.” diyerek tanıtmıştı beni Gökhan.
Kızın gözleri beni bulduğunda, bakışlarındaki korku biraz azalmış gibiydi. O an anlamıştım ki benden ya da yabancı biri oluşumdan değil, deltadan korkuyordu.
“Balın, bu güzel kadın da Aysima. Benim güzeller güzeli eşim.” demişti Gökhan.
O anda karşımızdaki kıza odaklanmıştım. Güzel kahverengi gözlerinin etrafı kararmış gibiydi, açık kahverengi saçları ise bakımsız ve oldukça dağınıktı. Kız güzeldi ancak bir şey vardı bu hâlinde; bağımlılara benziyor gibiydi.
“Ben senin eşin değilim! Sen bir sahtekârsın!” demişti az önce geri geri giden kız, bir anda yüzünü sertleştirip deltaya bağırırken.
İşte bunu zerre kadar beklememiştim. Deltaya bağırması bir kenara, deltaya hakaret ediyordu. Deltanın kurdunu kışkırtmasıyla olabileceklerden korkmuş ve Gökhan’ın öfkeli feromonlarını solurken, deltanın kıza doğru attığı bir adımı izlemiştim.
Kız, karşısındaki adamı öfkelendirdiğinin farkına vararak aceleyle koşup benim arkama saklanmıştı.
Bu kız vitaysa eğer, isterse karşısındaki deltayı durdurabileceğini, hatta önünde diz çöktürebileceğini bilmesi gerekirdi. Çünkü delta tüm alfa, beta, omega türlerinden üstün olsa ve onlara feromonlarıyla hükmetse de ona sözünü geçirebilecek tek kişi, eşi yani vitaydı.
Bunu bilmesi gereken vita, aksine koşmuş ve benim, yani bir omeganın arkasına saklanmıştı.
Gökhan’ın tahammülsüzlüğü artıp yanıma geleceği sırada, “Gökhan, bizi yalnız bırakır mısın?” demiştim.
Adımları durup bakışları bana döndüğünde, “Neden?” demişti. Vitasıyla arasına birinin girme ihtimali yokluyordu aklını muhtemelen ve bu kişi benim gibi zararsız bir tür olsa dahi içini sıkmış olmalıydı.
“Senin eşinle konuşmak istiyorum. Kız kıza.” demiştim Gökhan’a.
Duyduğu “senin eşin” sözüyle çatılı kaşları bariz bir şekilde gevşemişti.
Delta kafa sallayıp çıktığında, kızla baş başa kalmıştık.
O sırada hiçbir şeyi henüz bilmiyordum. Ne kızın durumundan haberim vardı, ne dışarıda benim peşime gelip kapıda delirerek bekleyen Emir’den, ne de deltanın hepimizin hayatını etkileyecek planlarından.
Bölüm etkileşimi
