135. bölüm · MİLANLI
Yaralı Aslanın Kükreyişi
📖 3. Sezon 73. Bölüm (Revize): "Yaralı Aslanın Kükreyişi"
(Anlatıcı)
Gece yarısıydı. Sarayın nöbetçileri, görünmez bir tehdidin etkisiyle tek tek sessizce yere yığılırken, bir grup profesyonel suikastçı sarayın arka bahçesinden içeri sızdı. Aden, çalışma odasında strateji dosyalarıyla uğraşırken bir gariplik olduğunu sezdi. Koridorlardaki o doğal sesler kesilmişti.
Tam o sırada, yatak odasının kapısı büyük bir gürültüyle patladı. Suikastçılar içeri daldığında, Aden eline geçirdiği ilk silahla kendini savunmaya başladı. Ancak adamların sayısı çoktu. Aden, keskin zekasını kullanarak odadaki eşyaları birer engele dönüştürüyor, bir yandan da Karan’ı korumak için yatağın olduğu bölüme siper olmaya çalışıyordu.
🛡️ "Kanlı Mücadele"
Karan, yatağında doğrulmaya çalıştı. Vücudundaki yaralar, her hareketinde ona cehennemi yaşatıyordu. Aden, o sırada suikastçılardan birinin savurduğu keskin hançeri havada yakalamaya çalıştı. Ancak hamlesi biraz geç kalmıştı; hançer Aden’in avucuna sertçe saplandı ve elini boydan boya, derinden kesti.
Aden’in acıyla attığı çığlık odada yankılandı. Avcundan şakır şakır yere akan kan, zemindeki halıyı bir anda kızıla boyadı. Aden, can havliyle hançeri avcundan çekip çıkardığında, eli titriyor ve kan akışını durduramıyordu.
Karan, Aden’in o halini gördüğünde gözleri kan çanağına döndü. Yatağın kenarından kendini aşağı atmaya çalıştı ama bedeni ona itaat etmiyordu. Karan, Aden’in o derin yarasına ve akan kanın yarattığı o dehşet verici görüntüye çaresizce bakmak zorundaydı. Bir Milanlı için, sevdiği kadının ellerinden akan kanı izlemek, aldığı tüm işkencelerden çok daha ağırdı.
🏃♀️ "Kıl Payı Kurtuluş"
Aden, sızlayan avcunu diğer elindeki kumaş parçasıyla sertçe bağladı. Kanı durdurmaya çalışırken, suikastçıların ona doğru hamle yaptığını gördü. Hızla masanın üzerindeki gaz lambasını suikastçıların üzerine fırlattı. Odanın bir kısmı bir anda alevler içinde kaldı. Aden, yaralı eline rağmen Karan’ın kolundan tutup onu yavaşça, yatağın arkasındaki gizli geçide doğru sürükledi.
"Git buradan!" diye haykırdı Karan, onu itmeye çalışarak. "Beni bırak, kaç!"
Aden, gözlerinde o sarsılmaz kararlılıkla Karan’ın yüzünü kanlı avuçlarıyla tuttu. Parmaklarından süzülen kan, Karan’ın yanağına bulaştı. "Seni burada bırakıp gitmektense, seninle burada ölmeyi tercih ederim!"
Aden, gizli geçidin kapısını suikastçılar odaya tam anlamıyla girmeden kapattı. Kapının hemen diğer tarafında, duvarın ötesinden suikastçıların küfürlerini ve eşyaları parçaladıklarını duyabiliyordu. Aden ve yaralı Karan, o karanlık geçidin içinde, birbirlerine sarılmış halde nefes nefese kalmışlardı.
Karan, Aden’in avucundaki o derin ve kanlı yarığa baktı. Aden’in eli titriyor, acıdan yüzü bembeyaz kesilmişti. Karan, başını duvara dayadı ve acı bir nefes aldı. "Seni koruyamıyorum," dedi boğuk bir sesle, eli Aden’in yaralı eline gitti ama ona dokunmaya çekindi.
Aden, geçidin soğuk duvarına sırtını yasladı ve yaralı eliyle Karan’ın elini tuttu. "Hayır, Karan. Sen beni koruyorsun. Çünkü senin varlığın, bana bu saraydan sağ çıkma gücünü veriyor."
Dışarıda saray yanıyordu ama onlar karanlığın içinde, Milanlılar'ın intikamını alacakları o yeni şafağı bekliyorlardı.
