Kisses Driven by Hate kitap kapağı

45. bölüm / 46

Kisses Driven by Hate

45

Vaveyla Yazarı: Kyula Seng

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 46Şu an: 45

Kardeşim kapıya bir kez daha vuruldu.

"ABLA! DUYMUYOR MUSUN BENİ?"

Gözlerimi kapatıp derin bir nefes aldım. Birkaç saniye önce yaşananları zihnimden silmek istercesine başımı iki yana salladım. Teoman hâlâ karşımdaydı. Dağılmış saçları, hızla inip kalkan göğsü ve gözlerimin içine yerleşmiş bakışlarıyla tek kelime etmeden beni izliyordu.

"Teoman, lütfen..." diye fısıldadım. "Ali kapının önünde."

Bakışları bir anlığına kapıya kaydı. Sonra yeniden bana döndü.

"Az önce gitmemi istemiyordun."

"Teoman!"

"Şimdi de gitmemi istiyorsun."

"Çünkü kardeşim kapıda!"

"Anladım." Başını salladı. "Demek ki seninle baş başa kalmak için önce bütün ev halkını ortadan kaldırmamız gerekiyor."

Şaşkınlıkla yüzüne baktım.

"Sen gerçekten normal değilsin."

Dudaklarının kenarı kıvrıldı.

"Bu cümleyi senden duymak güzel."

"Yemin ederim seni camdan atarım."

"Pencereden mı?"

"Evet!"

"Boynum kırılır Deniz kızı."

"İnşallah!"

Gülümsemesi biraz daha belirginleşti. Tam bir şey söyleyecekken kapı kolu aşağı indi. Ali kapıyı açmaya çalışıyordu.

"Abla, kapıyı niye kilitledin?"

Bir anda Teoman'ın kolundan tutup dolabın yanına çektim.

"Sus!" diye fısıldadım.

"Neden? Beni saklayacak mısın?"

"Teoman, bir kere olsun dediğimi yap!"

Yüzündeki gülümseme yavaşça silindi. Gözlerime baktı. Sonra hiç itiraz etmeden dolabın yanındaki perdeyle duvarın arasına geçti.

Kapıya koşup kilidi açtım.

Ali karşımda pijamalarıyla durmuş, elindeki kitabı göğsüne bastırmıştı. Önce yüzüme, sonra arkamdaki odaya baktı.

"Niye açmadın?"

"Üstümü değiştiriyordum."

Kaşlarını çattı.

"Ama üstünde aynı kıyafetler var."

İçimden kendime küfrettim.

"Üstümü değiştirecektim ablacım."

"Abla, sen niye bana yalan söylüyorsun?"

"Söylemiyorum..."

"Bir de yüzün kıpkırmızı."

"ODANIN İÇİ SICAK ABLACIM!"

Ali birkaç saniye boyunca beni inceledi. Ardından başını uzatıp odanın içine baktı.

"Burada biri mi var?"

Kalbim göğsümden çıkacakmış gibi atmaya başladı.

"Yok."

"Var gibi."

"Ablacım, bak şimdi..."

"Teoman abi mi geldi?"

Bir an olduğum yerde kaldım.
Nereden anlamıştı. Ali dudaklarını büzüp bana baktı.

"Salonda ceketi vardı. Senin üstünde de onun ceketi vardı. Annem de az önce bana Teoman abinin eve geldiğini söyledi."

Arkamdaki perdeden belli belirsiz bir ses geldi.

Gülmemek için kendimi zor tuttum.

Ali gözlerini kıstı.

"Abla, içeride mi?"

"Hayır."

"Teoman abi!"

"Ablacım sen annemin yanına git istersen!"

Artık çok geçti.

Perdenin arkasından Teoman'ın sesi duyuldu.

"Efendim küçük adam?"

Ali'nin yüzü aydınlandı. Elindeki kitabı havaya kaldırdı.

"Ablam bana kitap okuyacaktı ama kapıyı açmadı. Sen okur musun?"

Teoman perdeyi aralayıp ortaya çıktı. Saçlarını eliyle düzeltti, ardından Ali'nin hizasına gelmek için dizlerini hafifçe kırdı.

"Okurum tabii."

Ben ise olduğum yerde donup kalmıştım.

Az önce beni delirten adam şimdi kardeşimin karşısında dünyanın en sakin insanıymış gibi duruyordu.

Ali elini uzatıp Teoman'ın parmaklarını tuttu.

"Hadi!"

Teoman ayağa kalktı. Kapıya doğru yürürken yanıma geldiğinde durdu. Kimsenin duyamayacağı kadar alçak bir sesle konuştu.

"Bu gece burada kalmamı istemiyorsun, öyle mi?"

Gözlerimi devirdim.

"Kesinlikle."

"Tamam."

Beklediğimden kolay kabul etmesi beni şüphelendirdi.

"Gerçekten mi?"

Başını eğip kulağıma yaklaştı.

"Deniz, seninle daha işimiz bitmedi."

Sonra hiçbir şey olmamış gibi Ali'nin elinden tuttu ve odadan çıktı.

Ben arkasından bakarken kendi kendime tek bir şey söyledim.

Ben bu çocuğun sonunu getireceğim.

Salona indiğimde annemle babam koltukta oturuyordu. Teoman, Ali'nin yanına yerleşmiş, kitabın kapağını inceliyordu. Annem beni görür görmez yüzünde o bildiğim ifadeyle gülümsedi.

"Deniz'im, kızım gel bakalım."

Bu ses tonunu tanıyordum.

Kesinlikle bir şey biliyordu.

"Ne oldu anne?"

"Hiçbir şey olmadı kızım. Gel, otur şöyle."

İsteksizce yanına oturdum. Annem kolunu omzuma attı, ardından göz ucuyla Teoman'a baktı.

"Teoş, sen ne zamandır bizim evin pardon bizim kızın odasının yolunu biliyorsun böyle?"

Teoman kitabı kapattı.

"Deniz çağırdı."

Başımı hızla ona çevirdim.

"NE?"

Annemin yüzündeki gülümseme büyüdü.

"Öyle mi?"

"Hayır anne, ben—"

"Televizyonun ayarları bozulmuştu ya," diye araya girdi Teoman. "Onu düzeltmem için çağırdı."

Babam gazeteden başını kaldırdı.

"Televizyonun ayarları mı bozulmuş yoksa bizim kızın mı?"

Bir an sessizlik oldu.

Teoman hiç tereddüt etmeden başını salladı.

"Evet yani hayır."

Babam bana baktı.

"Kızım, televizyon çalışıyor."

"Çalışıyor tabii baba. Teoman düzeltti ya!"

Babam bir süre yüzüme baktıktan sonra gazetesine geri döndü.

"İyi. Demek ki işe yarıyor bu çocuk."

Teoman'ın bana attığı bakışı görmemek için yüzümü diğer tarafa çevirdim. Annem elimi tuttu.

"Deniz annecim-"

Teoman hemen ayağa kalktı.

"Ben kalkayım."

Ali'nin yüzü düştü.

"Ama daha kitabı okumadın!"

Teoman yeniden oturdu.

"Haklısın küçük adam. Söz verdik bir kere."

Annem bana doğru eğilip kulağıma fısıldadı.

"Çocuk sana bakarken gözleri parlıyor kızım."

Dişlerimi sıktım.

"Anne, lütfen."

"Ne lütfeni? Ben bir şey demedim."

"Bir şey demene gerek yok, yüzün her şeyi söylüyor."

Annem kıkırdadı.

"İyi ya. Belki de artık bizim evin damadı olur."

"ANNE!"

Babam gazeteyi indirip bize baktı.

"Ne oluyor yine?"

"Hiçbir şey İlhan," dedi annem masumca. "Kızımızın geleceğini konuşuyoruz."

Babam Teoman'a baktı.

"Sen ne düşünüyorsun oğlum?"

Teoman'ın yüzündeki ifade değişti.

Bir anlığına bana baktı.

Sonra gözlerini babama çevirdi.

"Ben Deniz'le bir gelecek istiyorum."

Nefesim boğazımda düğümlendi.
Bu kez şaka yapmıyordu. Bunu gözlerinden anlayabiliyordum. Babam gülümsedi.

"Önce bir okulunuzu bitirin bakalım. Sonra konuşuruz."

Teoman başını salladı.

"Anlaştık."

Ben ise içimden bağırıyordum.

HAYIR, ANLAŞMADIK!

Teoman sonunda evden ayrıldığında saat gece yarısına yaklaşıyordu.

Kapının önünde ayakkabılarını giyerken ben de kollarımı göğsümde birleştirip onu izliyordum.

"Senin yüzünden ömrümden on yıl gitti."

Ayakkabısının bağcığını düzeltti.

"Benimle evlenirsen kalan yıllarını da bana verirsin."

"Seninle evlenirsem nikah memuruna beni kurtarması için yalvarırım."

Ayağa kalktı.

"Demek nikah memuruna kadar düşündün."

"Teoman!"

Gülerek kapıya yöneldi. Tam çıkacakken durdu ve arkasını döndü.

Yüzündeki gülümseme kaybolmuştu.

"Deniz."

"Ne?"

"Bugün sana anlattıklarımı unutma."

Bir anda ciddileşmesi beni de susturdu.

"Hangisini?"

"İçimdeki diğer kişiyi."

Yüzüne dikkatle baktım.

"İkinci Teoman'ı mı?"

Adını duyduğu an gözleri değişti.

Sanki birisi odanın bütün ışıklarını söndürmüştü.

"Teoman..." diye tekrarladı.

Sonra başını eğdi ve ellerini cebine soktu.

"Benim bilmediğim şeyleri biliyor. Benim hatırlamadığım şeyleri hatırlıyor. Bazen bir şey söylüyor ve o şeyi söyleyenin ben olduğuma yemin edemiyorum."

Yavaşça yanına yaklaştım.

"Teoman, korkuyor musun?"

Başını kaldırdı.

"Ben hiçbir şeyden korkmam."

"Yalan söylüyorsun."

Dudakları aralandı ama cevap vermedi.

"Bir şeyden korkmuyorsan neden her seferinde kaçıyorsun?"

Bakışlarını yüzümde gezdirdi.

"Çünkü ya bir gün gözlerimi açtığımda sana zarar vermiş olursam?"

İşte o an kalbimde bir şey kırıldı.

Bütün o kibirli tavırlarının, öfkesinin, insanları kendinden uzaklaştırmak için kullandığı acımasız sözlerin arkasında sakladığı korkuyu ilk defa bu kadar açık görüyordum.

Elimi uzatıp parmaklarını tuttum.

"Bana zarar vermek istemeyen tarafını tanıyorum ben."

"Ya o taraf yeterli değilse?"

"Kararını sen vereceksin. İçindeki hangi tarafı besleyeceğine sen karar vereceksin. Ama tek başına mücadele etmek zorunda değilsin."

Teoman gözlerime baktı.

"Ya sen de bir gün benden korkarsan?"

"Şu an senden korkmuyorum."

"Deniz..."

"Ama bu, bana ne yaparsan yap yanında kalacağım anlamına gelmiyor. Beni üzersen sana söylerim. Beni kırarsan giderim. Bana zarar verirsen kendimi korurum. Seni önemsiyorum diye kendimi unutacak değilim."

Sözlerimden sonra uzun süre sustu.

Sonra elimi dudaklarına götürüp hafifçe öptü.

"İşte bu yüzden seninle evlenmek istiyorum."

Gözlerimi devirdim ama gülümsememe engel olamadım.

"İyi geceler."

"İyi geceler, hatunum."

"Ben senin hatunun değilim!"

"Şimdilik."

Kapıyı kapatıp arkasından kilitledim.

Sırtımı kapıya yasladım. Kalbim hala hızlı atıyordu.

Ertesi sabah gözlerimi alarmın sesiyle açtım.

Telefonumu elime aldığımda Teoman'dan bir mesaj gördüm.

Teoman Akkaya.

'Günaydıınn karıcığım.'

Yastığı yüzüme bastırıp çığlık attım.

Ardından cevap yazdım.

Deniz.

'Bir daha bana karıcığım dersen seni engellerim.'

Mesaj anında görüldü.

Teoman Akkaya.

'Günaydın karım.'

Telefonu yatağa fırlattım.

"ALLAH'IM SABIR VER!"

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

490okunma 34beğeni 7yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 136

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurgugenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18