38. bölüm · Kisses Driven by Hate

38

Kyula Seng

Deniz'den

Leyla beni eve bıraktığında ona teşekkür edip eve girdim. Geldiğimde herkes uyumuştu. Odama girdiğimde telefonumu masanın üstüne bıraktım. Telefonuma mesaj geldi. Açtığımda Leyla'dan olduğunu anladım.

"Herşey için tekrardan Sıla adına özür dilerim iyi geceler💗"

Mesaja karşılık, sanada iyi geceler yazıp telefonu kapattım.

Ertesi sabah saçlarımı bukle bukle yapıp çantamı koluma taktım ve kahvaltıya oturdum.

"Saçların çok güzel olmuş hee..."

"Sağol anne..."

Kahvaltımı yaptıktan sonra evden çıkıp okula doğru yürüdüm... Okula geldiğimde bir kız koluma çarpıp konuştu.

"Bu gece kimin evindesin?"

"Ne saçmalıyorsun ya sen."

Herkes toplanıp sürü halinde içeri koştu. Barış yanıma gelip başını eğerek bana baktı.

"Deniz videoyu gördün mü?"

"Ne videosu?"

"Hiç..."

"Ne oluyor burda ya."

Topluluğun arkasından koştum ve içeri girdiğimde Sıla'nın beni havuza ittiği iğrenç sözler söylediği o video büyük ekranda oynuyordu ve herkes pür dikkat izliyordu. Sıla arkadan mikrofonla konuştu.

"Teoman'ın peşinden koşmanın cezası budur. Ben sevgilimi, sadece sevgilisi olan erkeklerin peşinden koşan kızdan koruyorum. Sizde dikkat edin. Böyle numune kızlardan sevgilinizi koruyun!

Gözlerim ne kadar dolsa da dik durdum. Kalabalığı yarıp Sıla'nın yüzüne baktım. Başımı eğmeden dışarı çıktım.

Leyla'dan

Ertesi sabah uyandığımda elimi masaya uzattım ve telefonumun olmadığını farkettim. "Telefonum!"

Yataktan kalkıp tabletimi aldım. Tableti açar açmaz önüme dün Sıla'nın Deniz'i havuza ittiği video çıktı. Sinirle Teoman'ın odasına koştum. Kapıyı çalmadan içeriye dalıp tableti gözün soktum.

"Şu kapıyı çalmadan odama girme ya!"

"İzle şunu!"

Teoman'dan

Video Deniz'in havuza atılma anı ve verdiği tepki vardı.

"Erkek avcısı diceksin!"

"Düzgün konuş!"

"Nereye!"

Sıla Deniz'i havuza itti ve herkes ona güldü....

Videoda Deniz'in izlediği kısmı yakınlaştırıp Leyla'ya döndüm.

"Bu ne ya?"

"Sıla Deniz'i havuza itti! Bugünde okula rezil etmiş kızı!"

"Deniz gece burdamıydı..."

"Evet. Sıla iyice zıvanadan çıktı! Artık bişeyler yap olan Deniz'e oluyor. Dün Deniz'i evine ben bıraktım. Kız sırılsıklam oldu ya..."

"Sağol..."

"Rica ederim de... Sen teşekkür etmeyi mi öğrendin..."

"Boşver... Ben okula gidiyorum."

"Bende gelicem."

"Sende mi?"

"Evet benimde birkaç işlerim var."

Leyla ile evden gizlice çıkıp okula gittik. Okula geldiğim gibi Sıla dibimde bitti.

"Aşkım! Günaydın birtanem bugün ne güzel bir gün dimi! Hem dün olanları hatırlıyor musun?"

"Hayır ya çok içmişim hiç bişeyi hatırlamıyorum..."

"Boşver zaten önemli değil. Yeni bir sayfa açalım geçmişi unutalım."

"Haklısın hatta geçmişi direk silelim!"

Sıla'nın yanından ayrılıp öğretmenden megafonu rica ettim. Megafonla herkesi etrafıma toplayıp megafonu geri öğretmene verdim ve konuşmaya başladım.

"Okul başkanı olduğum için sizlerle ani bir toplanma kararı aldım. Toplanın! Biliyorsunuz ki çok kişisiniz ve hep birlik olduğunuzda çok çekilmez oluyorsunuz ama neyse şimdi beni iyi dinleyin."

Deniz kalabalığın arasından girip karşıma geçti.

"Bugün büyük bir skandal olmuş okul sallanmış. Aman Allahım yok böyle bir skandal. Gördüğümde etkisinden çıkamadım gerçekten bana çok fazla geldi."

Tüm herkesin gözü bendeyken benim gözlerim Deniz'deydi... Onun gözlerinin içine bakarak konuştum.

"Deniz'in benim peşimden koştuğu söylenmiş..." herkes başını salladı bende devam ettim "Ama çok ufak, ufacık bir hata var..."

Deniz kollarını göğsünde birleştirmiş pür dikkat beni izliyordu. Onun gözlerinin içine bakarak devam ettim.

"Bu yanlış çünkü Deniz benim peşimden koşmadı... Ben Deniz'in peşinden koştum... Bu hatayı düzeltmesem olmazdı..."

Deniz gözlerini kaçırıp başını eğdi. Tekrardan başını kaldırdığında devam ettim. "Çünkü herkes bilir ki Deniz kimsenin peşinden koşmaz... Ki bende kimsenin peşinden koşmazdım ama öyle olmuyormuş..." Deniz'in gözlerine bakarak söyledim... Sıla sinirle konuştu. "Ne saçmalıyorsun sen?"

Sıla'ya bakıp konuştum. "Ha bu arada Sıla aramızdaki herşey bitti, bay bay! Bu arada... Sıla ile olan ilişkim de Deniz'i gerçekten tanıdığım gün bitmişti. Bu konuşmada burada bitmiştir. Beni dinlediğiniz için teşekkür ederim."

Aşağı inerken Deniz yanıma geldi. "Bitir şu rezilliği! Bir daha da adımı ağzına alma..."

Deniz arkasını dönüp giderken arkasından koştum. O sınıfa girdiğinde sınıfa girip karşısına dikildim.

Deniz'den

Çantamı koluma takmış giderken Teoman'ın sesini duydum.

"Deniz kızı... Bir teşekkürü hak ettim bence..."

"Niye teşekkür edicem, beni rezil ettiğin için mi?"

"Peşimden koştuğunu gizledim gerçekleri çarpıttım."

"Ne saçmalıyorsun be! Ben mi koşmuşum senin peşinden!" deyip çantamın kenarındaki şişeyi ona fırlattım.

"Koşmadın mı? Yalan mı? Ben okuluma gelip giden namuslu biriyken sen eski sevgilimin partisine gelip beni baştan çıkarmadın mı. Eğer Sıla gelmese öpüşüyorduk biz yalan mı?"

"Ben varya ben seni gebertirim ya!"

Etrafa bakınırken şişeyi geri bana attı.

"Tut"

Şişeyi tutup ona fırlatacakken durdum.

"Bak kıyamıyorsun bana..." dediği anda şişeyi ona fırlattım. Sinirle şişeyi yere fırlatıp konuşmaya devam etti.

"Tamam ya bişey demiyorum!"

"Deme zaten sen bana hiç bir şey deme! Bir uzak dur benden ya yeter ya! Sevgilin sardı bana senin yüzünden böyle manyaklarla uğraşıyorum bide! Bide o de yetmezmiş gibi megafonu almış eline ben onun peşinden koştum diyorsun! Biri unutulsun diye beklerken diğeri yayılıyor ya."

"Sevgilim değil!"

"Ne?"

"Sevgilim değil... Ayrıldık."

"İyi! Bana ne!"

"Bana öyle bakma... Bak ben yeni ayrıldım çok yaralıyım. Bana yaraladığım için pansuman yapmıştın.. Keşke ondan da bahsetseydim ya..."

Gözlerimi kaçırıp başımı eğdim.

"Tamam,tamam ondan kimseye bahsetmicem..."

Durduğu yerden adım adım bana yaklaştı.

"İleride biz hatırlarız yeter... Hatta belki de çocuklarımız olursa onlara anlatırız..."

Sağ dudağı kıvrıldı ve yaklaşmaya devam etti. Bakışları bir anda derinleşti. Gözleri koyulaştı. Gözlerine baktığımda gözlerimin yandığını hissettim ve gözlerimi kaçırıp başımı eğdim. Elini kaldırıp çenemden tuttu ve başımı kaldırıp tekrardan gözlerimizi buluşturdu.

"Şu an içinden ne geçiyor..."

"Hiç bişey! Gitmek istiyorum hem.. hem ben ne konuşuyorum ya seninle sanki doğru düzgün cevap verecek biri var karşımda!"

"Olur öyle şeyler ya... Hem sende dürüst değilsin."

"Uğraşamam seninle!"

Geri gidip çantamı aldım ve giderken nazikçe bileğimden tutup kendine çekti.

"Dürüst müsün Deniz kızı?"

"Çek elini!"

Elini geri çekip havaya kaldırdı. Tekrardan arkamı dönüp giderken bu sefer bileğimden tutup kendine sertçe çekti. Yüzüme gülümsediği anda kolumu geri çektim

"Soracağın bişey var senin... Dürüstüm sor hadi." deyip onu dinledim.

"Dün gece evime niye geldin?"

"Aras için tabiki de... Senin için mi geldim sandın? Aras gelince kavga edersiniz diye korktum o yüzden geldim-"

"Eğer şartımı kaldırmamış olsaydım şuan dudakların dudaklarımın arasında eziliyordu ve kimse beni durduramazdı... Ama zorlamıyorum seni."

"İğrençleşme-"

"Denemediğin süreçte bilemezsin Deniz."

Bir adım daha yaklaşıp baş parmağını dudağımın üstünde gezdirdi. "Şunu unutma... denemediğin süreçte hiç bişeyden emin olamazsın..."

Konuşurken baş parmağını alt dudağıma indirip oradan boynumdaki bukleli saç tutamlarımı arkama attırdı.

"Ama bir gün deneyimliceksin..."

Geri adım atım ellerini geri çekti. "Hemde çok yakında..."

Tam giderken arkamdan konuştu.

"Bu adının geçtiği skandalları da bir şekilde unutturucam. O iş bende merak etme ha bu arada saçların çok güzel olmuş. Dalgalı Deniz olmuşsun..."

Kapıyı açıp sınıftan çıktığımda Leyla yanıma geldi.

"Deniz..."

"Hiç sırası değil-"

"Teoman gerçekten pişman oldu... Geçen gün Sıla senin saçını çekerken hiç bişey yapmadı belki ama gerçekten senin üzülmeni istemiyor. Bende istemiyorum... Bak Teoman'ı tanısan onunda içindeki iyiliği görürsün. Belki de ona iyi gelirsin. Küçükken Teoman'ın hayali arkadaşı vardı. Onunla kendi kendine konuşurken duydum. Ben iyiyim aslında ama babam iyi insanların bu hayatta hep ezildiğini söyledi içimdeki iyiliği öldürmüyorum onu yaşatıyorum ama dışıma vurmuyorum aramızda kalsın dedi. Babamın davranışlarını az çok biliyorsun."

"Dur bi dakika ne dedin?"

"Hayali arkadaşı..."

Flashback

"Ses kayıt cihazında kardeşimin hayalî bir erkek arkadaşı olduğunu öğrendim. Herşeyi onunla konuşurmuş..."

"Yani seni unutmak için seni hayalî arkadaşı olarak gösterdiler..."

"Evet Deniz ama inanıyorum Demir beni hala hatırlıyor..."

...

"Deniz sen iyi misin!"

"İyiyim... Belki de haklısındır Leyla."

Okuldan çıkıp eve geldiğimde kendimi odama kitleyip herşeyi düşündüm.

"DNA sonucu negatif çıktı Teoman'ın hayali arkadaşı var Demir'inde var evinde kız var erkek arkadaşı var hayalî erkek arkadaşı var... Akkayalar!"

Biraz düşününce aklıma Serhat'a bakmaya gelen hemşire geldi. Aras ona güvendi o test sonuçlarını Akkayalar değiştirdi. Yani Teoman, Demir...

Geceye doğru kulaklığımı takıp dışarıya yürüyüşe çıktım. Yürüyüş yaparken Teoman'ın Aras'la dövüştüğü video karşıma çıktı.

"Oha, yuh!"

Hızla basketbol sahasına koşturup kalabalığı yardım. Ben tam giderken Teoman sağ elini kaldırıp Aras'a sertçe yumruklar attı. Tam yanlarına giderken adamlar beni tuttu. "Bırak!"

Teoman beni görünce yanıma geldi.

"Deniz kızı... Nasıl ama iyiyim dimi? Bence bu patlicak senin olaylarını unutturacak."

"Ne yapıyorsun sen ya! Yapmasana!"

Adamlar beni tutarken Teoman Kutay'la Evren'e bakıp işaret etti. Kutay ve Evren kolumdan tutup beni Teoman'ın karşısına getirdi.

"Ne yapıyorsun ya sen! Aras sana vurmuyor bile senin amacın ne ruh hastası!"

"Bende aynı şeyi düşünüyorum." deyip Aras'a döndü. "Neden vurmuyorsun lan!" Teoman tam yumruk atacakken Aras başını eğip Teoman'a sıkıca sarıldı.

"Ben geldim... Ben geldim... Tilki ve karganın hikayesini anlatmamı ister misin yine..."

"Ne saçmalıyorsu-"

"Ben geldim... Benim-"

Teoman sertçe Aras'ın karnına vurdu ve Aras acıyla geri çekildi. Teoman'ın Aras'a yaşattığı vahşeti gördükçe onun hakkındaki düşüncelerimden utandım.

Teoman tam Aras'a vuracakken kolundan tutup sağ elimle yanağına sertçe tokat attım.

"Kendine gel! Sen ne kadar iğrenç bir insansın karşındaki de insan ya... Karşındaki kişi abin de olabilir kardeşinde sen böyle mi davranırsın. Sırf iki izlenme için yapıyorsan hiç yapma tamam mı! Şimdi defol git!"

"Deniz çekil!"

"Çekilmiyorum!"

"Çekil!"

"Çekilmicem! Aras'a dokunmicaksın artık yeter ya bıktım artık senin bu kavga dövüşlerinden!"

"Bende senin bu her biz kavga ederken Aras'ın tarafında olmandan bıktım! Aras, Aras, Aras sadece Aras diyorsun! Yeter!"

"Yetmez! Çünkü Aras benim arkadaşım, seninde kardeşinin sevdiği. İstediğini yap ama ben buradan çekilmicem!"

"Ne istersem mi-"

Leyla yanımıza geldi ve Arası kaldırıp kendine getirdi. Teoman sinirle beni geriye çekip Aras'a sertçe tokat attı.

"Kardeşimden uzak dur lan!"

Yere düşmüş gibi yapıp dikkatleri üzerime çektim.

"Ahh! Bacağım çok acıyor, kanıyor , yanıyor,"

Teoman hemen yanıma geldi.

"Deniz ben sana zarar vermek istemedim..."

"Ruh hastası pislik! Uzak dur benden de arkadaşlarımdan da!"

Ayağa kalkacakken Teoman'a tutunup sendeledim.

"İyi değili-"

Tam ben konuşurken Leyla konuştu.

"Aras yok. Aras yok!"

Hemen ayaklanıp etrafa bakındım.

"Aras...."

"Hala acıyor mu ayağın Deniz kızı?"

"Aaa bak sen şu işe ayağım iyileymiş..."

"Of Aras'ı kaçırdım!"

Teoman sinirle yanımdan ayrılıp uzaklaştı. Onun arkasından gittim...