Kisses Driven by Hate kitap kapağı

26. bölüm / 46

Kisses Driven by Hate

26

Vaveyla Yazarı: Kyula Seng

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 46Şu an: 26

Garipseyerek kapıyı çaldım. Annem heycanla açıp bana sarıldı.

"Date nasıl geçti?"

"İyi..."

"Teoman nerde o da gelseydi. Hani nerde?"

"Gitti... Yani yarın okul olduğu için-"

"Sen iyi misin? Sanki birşey olmuş gibi... Kavga mı ettiniz siz?"

"Yo... Ne kavgası. Dediğim gibi aramızda bişey yok anne sırf sen yemeğe çık babanı ikna edicem dedin diye gittim."

"Sen gerçekten sevmiyor musun bu çocuğu?"

Kapıdan içeri girerken cevapladım.

"Sevmiyorum... İnsan olarak bile görmüy-"

Gözümün önüne sessizliği geldi. Arabanın önünde ailesi hakkında bağırdığı gerçekler gözümün önünden film şeridi gibi geçti...

"Eee insan olarak?" dedi annem kapıyı arkamızdan kapatırken.

"Neyse anne ben yoruldum. Uyumak istiyorum hem şu elbise ile dakikalarca ayakta aman oturmaktan bunaldım."

Odama girdiğimde hemen üstümü değiştirdim. Üstüme rahat bir tişört ve şort giyip saçlarımı topladım, makyajımı silip yatağıma geçtim. Çizim defterimi alıp bişeyler karalamaya başladım. Aklım hala Teoman'ın sessizliğindeydi...

Defterimi kapatıp yatağımın kenarına bıraktım ve çiçekli yastığıma sarılıp gözlerimi kapattım. Gözlerimi kapattığımda Teoman'ın bana öp beni dediği an gözümün önüne geldi. Başımı kaldırıp yatağa yaslanıp kendime tokat attım.

"Ne oluyor ya bana! Kendine gel Deniz."

Gözümün önüne babasının gözümün önünde yaptığı davranışı geldi.

Flashback

"Anca zararsın! Evi kurtaracakmış... Lan sen kim evi kurtarmak kim! Yatıp zıbarıyor musun düşüp geberiyor musun ne yapıyorsan yap buradan çıkma. Gözüme görünme sakın!"

...

"Onu düşünmek istemiyorum... Ne yaptı bana ya ne oluyor bana ya. Hayır yok o yok o katil o Aras'ı öldürmeye çalışan katil. O sırf Aras'a olan siniriyle yetimhaneyi yakmak isteyen bir cani-"

Flashback

"O çocuğu Şebnem mahvetti, bana oyuncaklarını babası almasın diye parkelerin altına sakladığını söyledi. O çocuk suça sürüklendi. Hayatı sırf ailesi yüzünden böyle görüyor. Hakan ve Şebnem onu sevgisiz bıraktı"

...

"Sevgisizliği hakediyor! Haketmiyor..."

Kendimle başbaşa kalmak onu düşünmek beni olmadığım biriymiş gibi hissettiriyordu.

Telefonumu elime alıp Teoman'la olan mesajlarımıza baktım daha doğrusu onun mesajlarına.

Aklımdan bir saniye olsun aramak geçti elim arama tuşuna gidip geri geldi sonra telefonu kapatıp yatağıma oturdum. Gözüme uyku girmedi. Söyledikleri, yaşadıkları gözümün önünden film şeridi gibi geçti. "Ben ne yapıyorum" dedim kendi kendime. Aklıma aşk notumda yazdığım o söz geldi.

"Ağzına geleni söylediği her şeyin alayına gittiği bir günün sonunda kendisiyle baş başa kaldığında kuyruğunu kıstırmıyor mu insan? Ben en çok bu hissi biliyorum.."

"Ama ben bunları Aras için yazmıştım..."

Yatağıma uzandım ve gözlerimi tavana dikip olanları düşündüm...

Teoman'dan

Eve geldiğimde alt kata indim ve kapıyı açar açmaz babamla göz göze geldim.

"Oğlum... Neredeydin sen?"

"Baba... Sıla'nın yanındaydım onu evine bıraktım..."

"Yada İlhan'ın kızının yanına gittin? O kızla konuşmicaksın dedikçe sen daha çok onun yanında oluyorsun. Deniz kim sen kim? Kendine baksana, sen Akkaya'nın gelecekteki sahibisin ama o? O kız bir hiç! Sen soyadını lekelemek mi istiyorsun?"

"Ne saçmalıyorsun baba... "

"Annen ve ben bu durumdan dolayı kaç gündür rahat değiliz. İlhan kızını uyarıyor ama o hala kabul ediyor. Sende sanki onun için ölüyor gibi gidiyorsun ayağına! Amacın ne?"

"Ne amacı?"

"Bana bilmiyorum ayağı çekme! Sen oyun oynuyorsun dimi amacın kızı kirletmek! Onunda hayatını mahvedeceksin dimi!"

"Onunda derken?"

"Bizim hayatımız senin yaptığın şeyler yüzünden böyle! Leyla Aras'a neden aşık oldu sırf sen böyle etrafa zarar verip annene muhtaç kaldığın için. Annen seninle ilgilenmekten Leyla'ya sevgi göstermeyince Leyla Aras'a aşık oldu. Yine senin yüzünden."

"Peki sen?"

"Ben?"

"Sen niye sevgi göster miyorsun Leyla'ya? Bana gösterme zaten alışkınım ama Leyla'ya göster, herşeyi anneme bırakıyorsun. Ben zaten böyle büyüdüm, alıştım... Bari Leyla'ya yaşatma. Her an yanında ol sadece canı yandığında değil...

"Ben kızımın her an yanındayım seninde! Sen bunu yargılayamazsın! Sen babalık nasıl bir duygu bilmiyorsun. Ben sizin için çalışıyorum"

"Geçen gün hastaneye kaldırdı diye nasıl telaşlandın. Ben hastaneye kaldırılırken ne yaptın? Ben ne diyorum ya keşke gebersen diyorsun yüzüme aynı Deniz kızı gibi. "

"Deniz kızı?" dedi babam merakla yüzüme.

"Deniz. Deniz'de yüzüme söyledi, keşke sen gebersen dedi Aras'ın kardeşine bişey olacağına sen gebersen dedi."

"Aras'ın kardeşine ne olmuş?"

"Bişeyi yok... Demir'i bile benden daha çok önemsiyorsun. Ben şeyi çok merak ediyorum benim yerime Aras olsaydı ona nasıl davranırdın? Onu da dolaba kitleyip küfürlerinle hayattan soğutur muydun?"

"Senin dilin çok uzadı. Sabaha kadar kilitli kal da aklın başına gelsin."

Babam gömleğimi tutup beni odamın girişindeki dolaba doğru itti.

"Gir şuraya ve sakın sesini çıkarma! Susacaksın! Konuşursan yine dolaba çivi çakarım inan umrumda olmaz sana batıp batmaması."

"Tamam susuyorum yapma baba ne olur yapma... Yapma ne olur-"

"O zaman sesini kesmeyi öğreneceksin! İstemiyorum bundan sonra Deniz lafını! Deniz yok anladın mı beni-"

"T-tamam baba..."

Gözlerimin dolduğunu hissettim ama gariplik vardı çünkü ben kolaylıkla ağlayabilecek biri değildim kendimi toplayıp göz yaşlarımı elimin tersiyle sildim.

Babam ayrıldıktan sonra annem dolabı açıp beni çıkardı. Ağladığımı görünce bana sıkıca sarıldı...

"Ağlama oğlum ne oldu sana?"

"Anne... Babam beni yine kitledi. Hani bir daha, kitelemezdi hani bitmişti..."

"Bunun için mi ağlıyorsun. Konuşucam babanla-"

"Konuşma! Sen ve o aynısınız! İkinizde hayattaki seçimlerime karşıtınız. İstediğim hiç bişey olmadı şu hayatta. Aşık olamadım neden biliyor musun anne çünkü siz bana sevginin ne olduğunu göstermediniz. Kimseyi sevemiyorum kimsede beni sevmiyor."

"Ben seni seviyorum oğlum..."

"Yalan sözler... Yalan gözler yalan, yalan, yalan! Herşeyiniz yalan! Beni göndermek istediniz sonra sırf Sıla ile tekrardan olunca vazgeçtiniz."

"Oğlum biz seni hiç göndermek istemedik..."

"Ya siz beni yaşamak istemediğim bir hayata mahkum ettiniz. Nefret ediyorum kendimden. Keşke kimsesiz bir piç olsaydım böylece her gün azap çekmezdim. Babam olurda birgün ölürse ne mezarına giderim nede ailemi götürürüm. Ben onun gibi bir baba olmicam çocuklarıma."

"Oğlum çok ağır konuşuyorsun. Baban seni seviyor."

"Çok seviyor... Dolaba kitliyor ölmem için gün sayıyor etmediği küfür kalmadı. İnsan hiç oğlunu dolaba kitler mi... Birde çivi çakmakla tehdit etti."

"Bunu yapmış olamaz... Eğer bunu yaptıysa yine-"

"Çok seviyor işte beni... Ben herşeyin farkına vardım. Siz beni hiç sevmiyorsunuz. Beni bu hale siz getirdiniz, nefret ediyorum sizden, kendimden yaptığım iğrençliklerden. İğrenç, katil, pislik bir insanım ben."

Ellerimi saçıma geçirip saçlarımı çekmeye başladım. Ellerimi saçlarımdan çekip yumruk yaptım ve sertçe duvara vurup konuşmaya devam ettim.

"Aptalım ben aptal! Allah benim belamı versin-"

"Teoman dur yapma! Yapma oğlum-"

Annem kolumdan tutup beni geriye itti. Babamın sesi geldiğinde vücudum ister istemez gerildi.

"Teoman!"

Arkamı döndüğümde babam, anneme ve bana bakıp konuştu.

"Neden çıkardın Şebnem? Bu çocuk neler dedi-"

"Ne dediyse dedi! Sen benim oğlumu dolaba kapatıp çivi çakmakla nasıl tehdit edersin... İğrençsin Hakan. Onu mahvediyorsun-"

"Neden yaptım sorsana?"

"Neden?"

Babam bana bakıp başıma vurdu.

"Bu it karşıma dikilip Aras olsaydı ona nasıl davranırdın dedi. Bide biz Sıla'yla derken İlhan'ın kızı Deniz'le çıkmış."

Annem yanağıma sertçe tokat attı.

"Hani Sıla ile gidiyordun? O Deniz'den uzak durucaksın! Ne yapmamız gerek seni Sıla'yla evlendirmemiz mi gerek Deniz'den uzak durman için? Senin hayatın Sıla, Deniz paçozu değil! O kız sırf fakirliğini kurtarmak için seni kullanıyor sende-"

"Yeter! Yeter! O kız sizden daha iyi! Sıla'yı sevmiyorum. Ona benim adıma hediyeler göndermeyi bırakın. Siz hiç istemediğiniz biriyle sevgili oldunuz mu? Olduysanız nasıl bir duygu? Doğru ya herkes sizin gibi değil. Canım ailem bana kendi istediği hayatı yaşatıyor kendi istediğim hayatı değil."

"Bu çocuğun dili uzadı Şebnem! Koruma artık şunu-"

"Haklısın Hakan... Nuray'ın sümsük kızı oğlumuzu mahvetti... Ben yarın evlerine gidip tapuyu üstüme alıcam onlar burda oldukça bize rahat yok. Babasıyla zaten yangın olayından sonra tüm bağlantıları kestik, annesini de hamile diye vakıftan attım&"

"Deniz'in annesini bu yüzden mi kovdun? Neden anne neden? Ne istedin ya! Kızın hayatını mahvetmişsiniz!"

Annem ve babam aynı anda bağırdı.

"Senin yüzünden!"

"Hayır... Ben ne yaptım ki-"

"Sen neler yapmadın ki... Belki o Aras'ta Deniz'in peşinden gider hem kızımız hem ailemiz kurtulur."

"Yapmicaksınız!" Leyla'nın sesi geldi ve arkamı döndüğümde babamla anneme bakıp bağırmaya devam etti..

"Ne Aras ne Deniz hiç kimse bir yere gitmicek! Onlara dokunmicaksınız. Yoksa baba... Senin kaçakçılık yaptığını söylerim. Anne seninde vakıf adı üzerinde yaptığın kirli işleri polise anlatırım. Teoman'a karışmicaksınız artık!"

"Kaçakçılık mı?" dedim mırıldanarak.

"Babam sebzelerin içinde para saklıyor... Bu suç hatta geçen gün Aras'la bizim üstümüze süren adamları öldürtmüş. Hem katil hem kaçakçı!"

"Leyla kızım... "

"Sus! Teoman'a söylediklerini yaptığın herşeyi duydum. Sen baba değilsin. Teomanda bende sana benzemicez size benzemicez. Biz ikimiz de reşitiz. Kimse kimseye karışmicak!"

Gururla Leyla'yı izlerken annem konuştu.

"Biz seni bu günler için mi büyüttük... Baban senin için öldürttü o adamları senin kılına zarar verdiler diye. O paralar sizin geleceğiniz için. Babanız ikinizede en geniş en güzel evleri aldı. Babanız da bende sizin için çalışıyoruz."

"Çalışmak buysa biz hiç bişey yapmıyoruz o zaman... " diye ekledim ve annemle babamı odamdan çıkarttım.

"Çıkın odamdan. Odama girmeden önce kapımı çalıcaksınız. Hayatıma karışmicaksınız! Sen baba sende yeni aldığın geminin kaptanını yine İlhan abiyi yapıcaksın. Duydunuz mu beni! O partide Deniz ve aileside olucak."

Annem ve babam bana bakarken Leyla ekledi.

"Ben zaten Aras'ı sevmiyorum artık. Doğukanla o yemeğe çıkıcam. Aras'a zarar vermiceksiniz..."

Annem başını salladı ve sinirle odamdan çıktı, babam sessizce cebinden çıkardığı anahtarı bana uzattı ve avcumun içine bırakıp annemin arkasından gitti.

Leyla'ya sıkıca sarıldım.

"Sanırım ilk defa kardeş olduğumuzu hissediyorum."

"Geç kaldığım için özür dilerim Teoman... Yaşadığın şeyleri babamın ağzından duyduğumda kendime gelemedim. Madem sen mutlu olmak istiyorsun. Herşey istediğin gibi olsun. Deniz sana iyi geliyorsa-"

"Leyla ben Sıla'yı hiç bir zaman sevmedim... İçimde sevgiye dair küçük bir kırıntı bile yoktu. Aramızda öyle düşünüldüğü bir yakınlaşma da olmadı. Babamın söylediği herşeyi duyduysan Deniz hakkında söylediğini de duymuşsundur... Ben Deniz'e aşık değilim sadece onun yanında kendimi-"

"Biliyor musun... Ben seninle uzun zamandır konuşmadığımı farkettim. Sen hep sustun Teo. Hep sustun sen konuşurken bile sustun."

"Mecburdum... Babam bana baktığında ben oğlum nasılsın dicek diye bir kere düşünmedim, hep yine küfür edicek yine vuracak yine bir yere kitlicek diye düşündüm. Adam sırf benim için konteyner almış tarlanın ortasına koymuş ya... Evden de uzak."

"Biliyorum Aras'la kurtarmıştık seni..."

"Leyla sen Aras'ı sırf sevgisiz kaldığın için mi sevdin... Sen onu sevdin mi?"

"Hayır... Nerden çıktı bu hem ne sevgisizliği ben arkadaşlarımı seviyorum bak Sıla var Ezgi var onları seviyorum onlarda beni seviyor."

"Nasıl bir duygu..."

"Ne? Anlamıyorum seni?"

Flashback

Nasıl bir duygu?

Ne nasıl bir duygu? Ev mi?.

...

"Sevmek... Nasıl bir duygu."

"Çok güzel... Birini yakından tanıyorsun. Onun nasıl biri olduğunu neler sevdiğini, sevmediğini biliyorsun. Onunla geziyorsun... Dertlerini onunla paylaşıp sırlarını ona anlatabiliyorsun."

"Birini nasıl sevebilirim..."

"İlk önce onu tanımaya çalışarak. Ona nasılsın diyerek gözlerinin içine bakarak."

"Bunlar bana oyun gibi geliyor. Sevmek, sevilmek... Zor geliyor bana. Aşk mesela. Aşk çok zahmetli birşey. Sen nasıl aşık oldun. Ne yaptı sana?"

"Hiç bişey yapmadı... Hiç bişey yapmadan da bir insanı sevebilirsin aşık olabilirsin. Aşık olduğunu nasıl anlarsın biliyor musun..."

"Nasıl..."

"Arkandan bakan birisi olur, ona karşı hata yaptığında tam kalbinde bir yerde ağrı hissedersin.... Gözlerinin içine anlamlı bakan birisi olur, senin yanında gülümser... Sen bunu hissederken kalbinle hissedersin o heyecan karnına vurur."

"Ben daha aşık olmamı-"

Flashback

"Hatırladığım en sıcak ev ben küçükken yanan evimizdi ama sen sanırım böyle bir sıcaklıktan bahsetmiyorsun..."

Deniz gülümsedi ve devam etti." Eviniz mi yandı... "

...

"Aşk bana göre değil... Ben zararım Leyla baksana. Deniz'in ailesi benim yüzümden bu hale gelmiş."

"Daha dörtlü date yapıcaz o günleri iple çekiyorum. Neyse yarın okul var ben kaçtım. İyi geceler."

Leyla gittikten sonra kapımı kapayıp kitledim. Yatağıma geçtiğimde Deniz'in fularına bakıp bugün olanları düşündüm...

Ertesi sabah kalktığımda komedinin üstüne koyduğum anahtarla kapımı açıp rahat bir nefes aldım.

Kapıyı açtığımda karşımda Sıla'yı gördüm.

"Günaydın aşkım."

"Senin ne işin var burda?"

"Aşkım okula gidicez ya beraber gidelim istedim."

"Leyla ile git!"

"Bağırma bana Teoman!"

"Bağırırım."

"Bağıramazsın ya... Sen böyle değildin-"

"Ben böyleyim sen beni nasıl görmek istiyorsan öyle gördün. Anla artık olmuyor, ben seni sevmiyorum."

"Neden çünkü o pickme Deniz yüzünden dimi. Sırf onun yüzünden benimle ilişkini kesiyorsun."

"Ne saçmalıyorsun sen? Sen yoksun Sıla! Sen benim için hiçsin."

"Hiç mi olmadım... Bir kere bile sevmedin mi beni ya..."

"Sevmedim."

"Ben seni sevdim! Seni asla bırakmicam. Seni o Deniz'e bırakmam. Kaltağa bak, masum rolüyle seni ayarttı. Baktı fakirlikten okuyarak kurtulamıyor seni çıkış yolu olarak gördü. Göstericem ben ona-"

"Hiç bişey yapmayacaksın! Ona dokunmicaksın!"

"Kimse benim olanı benden alamaz."

"Ne saçmalıyorsun sen?"

"Ona sadece şunu söyle... Arkasını kollasın her an herşey olabilir."

Sıla yanımdan ayrıldı ve üstümü giyinip yukarıya kahvaltıya çıktım. Kahvaltı yaptıktan sonra çantamı takıp masadan kalktığımda babam beni durdurdu.

"Geldiğinde seninle terziye gidicez. Yakında bir açılış olucak sende Akkaya'ların veliahtı olarak Leyla ile şık giyinip sahneye çıkacaksın."

"Tamam..." garipseyerek yanlarından uzaklaştım.

Arabaya gittiğimde şoför arabayı çalıştırdı ve okula doğru giderken Deniz'in evine gitmesini söyledim.

"Şuradan sapsana."

"Ama efendim..."

"Sana ne diyorsam onu yap ve sakin babama söyleme!"

Adam başını sallayıp beni Deniz'in evine bıraktığında sessizce bahçede oturup Deniz'in çıkmasını bekledim. Nihayet kapı açıldı ama açan kişi Deniz değildi.

"İlhan a-abi..." Sesimdeki pürüzü gizleyemedim.

İlhan abi, sabahın bu erken saatinde beni orada görmenin şaşkınlığıyla çatılan kaşlarını düzeltip esnedi.

"Teoman oğlum senin ne işin var burda bu saatte..."

"Deniz'i bekliyordum. Yani... konuşacaklarımız vardı."

"Deniz uyuyor. İstersen bir iki saat sonra gel."

Gözlerim istemsizce yan taraftaki pencerelere kaydı. "Deniz uyuyor mu? Sakin yani..."

"Sakin derken?" dedi İlhan abi, anahtarlarını cebine atarken.

Ağzımdan kaçan lafı toparlamaya çalışarak hafifçe yutkundum. "Yani senin kız pek sakin biri değil de... Uyurken sakindir herhalde."

Yüzüne babacan, hafif bıkkın bir tebessüm oturdu. "Ha, o anlamda. Evet, öyle. Mışıl mışıl uyuyor... Neyse ben kaçtım oğlum, size iyi dersler."

"Sağ ol iyi işler..."

Kapının kapanma sesi mahallede yankılanıp kaybolana kadar kımıldamadan durdum. Adımları tamamen kesildiğinde, bahçeden süzülüp Deniz’in oda camının hizasına geçtim. Perde hafifçe aralıktı.

İçerisi, sabahın ilk ışıklarıyla aydınlanıyordu.

Adımlarım beni kontrolüm dışında evin kapısına götürdü. Kolu yavaşça aşağı ittim, şansıma kilitlenmemişti. Babası benimle konuşurken kitlemeyi unutmuştu.

Eve girdiğimde mutfağa geçip bir bardak soğuk su içtim. Deniz'in odasına girdiğimde arkamdaki kapıyı sessizce kapatıp kilitledim. Yatağına, başucuna kadar yürüdüm.

Her adımda göğsümün altındaki o yırtıcı his daha da büyüyordu.
Ve durdum. Eğilip dizlerimin üstüne çıkıp uyurken onu izledim.

Saçları darmadağındı, yastığa yayılmıştı, birkaç teli terden alnına ve elmacık kemiklerine yapışmıştı. Yastığa o kadar sımsıkı sarılmıştı ki, kumaşın kat izi beyaz teninde kıpkırmızı bir hat çizmişti.

İradem tamamen ellerimden kayıp gitti. Elimi uzattım. Parmak uçlarım yüzüne yapışan saç teline dokunduğunda teninin sıcaklığı zihnime bir elektrik akımı gibi yayıldı.

Saçını yavaşça kulağının arkasına iterken parmağımı yüzünün her santiminde gezdirdim. Şakaklarından, pürüzsüz elmacık kemiklerine, oradan çenesine doğru kavis çizen her milimini ezberlemek ister gibi...
Sonunda parmak ucum dudaklarına temas etti.

İşte o an, bedenimin kontrolünü tamamen kaybettim. Ellerim gözle görülür şekilde titriyordu. Kalbim göğüs kafesimi dövüyor, ciğerlerime giren hava yetmiyordu.

Başımı eğdim. Yüzüm yüzüne o kadar yaklaştı ki, dudaklarından süzülen sıcak nefes benim dudaklarıma çarpmaya başladı. Leyla'nın bahsettiği kalbimden karnıma vuran o his tam olarak buydu işte.

Dudaklarımı aralayıp alt dudağını dudaklarımın arasına alıcakken kendimi geri çektim. O uyanmadan odasından çıkıp mutfağa saklandım kapıyı kapatıp derin bir nefes aldım. Kendime tokat atıp ellerimle saçımı geriye taradım.

"Babam haklı ben... Ben bir hiçim ben herkesin hayatını mahvediyorum... Leyla'yı bilmeden üzdüm, annem sırf benim yüzümden Leyla'ya sevgi gösteremedi. Yangın benim yüzümden çıktı... Deniz'in ailesi benim yüzümden tehlikede babası benim yüzümden işinden oldu..."

Kapıyı açıp evden çıktım. Bahçeye oturup Deniz'in çıkmasını bekledim.

Biraz zaman sonra Deniz dışarı çıktı ve şaşkınlıkla bana baktı.

"Günaydın Deniz kızı..."

"Senin ne işin var burda? Normalde senin şu an okulda olman gerekmiyor muydu? Yani neden buradasın kötü bir şey mi oldu?"

"Hani sen bana dedin ya 'Sen kesin zarar vermişsindir...' diye. Haklıymışsın ben gerçekten birine zarar vermişim..."

"Kime zarar verdin? Ne yaptın yine?"

Biz konuşurken kardeşi Deniz'in yanına geldi.

"Abla okula gidebiliriz..."

"Demek bu yüzden derslere geç kalıyorsun Deniz kızı..."

"Bu abi neden bize geliyor abla bişey mi almak istiyor bizden-"

"Merak etme annemi,babanı yada seni almicam... Ablanı alıcam. Canavarım ben çünkü!"

Deniz kardeşinin önüne kolunu koyup bana baktı. O sırada Deniz'in annesi evden çıktı.

"Deniz kızım al bunuda unutma-"

"Bu ne anne?"

"Teoman'ın... Aaa Teoman oğlum hoşgeldin bende senin, Deniz'in yatağının üstünde unuttuğun siyah pahalı kısa kollu gömleğini yıkayıp Deniz'le sana gönderiyordum, sen burdaymışsın ne güzel. Başka bir şeyini unuttun mu? Ben baktım pantolonlara da İlhan'ın boyu kısa diye seçiliyor tüm pantolonları kısa, unutmadın dimi?"

Deniz başını eğip gözlerini kaçırdı. Başımı eğip sırıttım ve konuşmaya başladım

"Unutmuş olabilirim..." dedim Deniz'e kaçamak bakış atarak. Deniz başını kaldırıp omzuma vurdu.

"Yalan söylüyor Allah'ın belası!"

"Hop sakin ol yavrum sakin ol..." dedim ellerimle ima ederek. Annesi bize bakıp sırıtırken Deniz konuştu.

"Ne haliniz varsa görün!" deyip kardeşinin elinden tutup yanımızdan ayrıldı. Annesi mutfaktan birşeyler getirip karşıma oturdu.

"Ay ay ay siz ikiniz ne güzel arkadaşsınız öyle... Bak hep söylüyorum Şebnem hanımcımı çok severim oğlunu da ayrı severim diye."

"Annem fazla sevilecek biri değildir aslında-"

"Aynen öyle! Şirret kadın, şeytanın vücut bulmuş hali kendisi, baban özellikle ne o öyle güzel olmayan herşeye benziyor tipi. Sen farklısın beyaz ten sarı saç kaslı kuvvetli çocuksun. Ben bişey dimmi Şebnem hanım ve Hakan beyin yaptığı tek doğru sensin!" dedi Deniz'in annesi ve kıkırdadı.

Nuray abla ile konuşurken annemin arabası evin önünde durdu görünmeden hemen okula doğru gittim. Hızla koşturup Deniz'e yetiştim. Kardeşini bırakmış kulağında kulaklığıyla sessizce yürüyordu.

Arkasından yaklaşıp kulağına doğru bağırdım "Deniz kızı! Naber ya... Özledin mi beni?"

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

711okunma 62beğeni 27yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 144

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyübüyücücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgüchayatHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİsFadİş Yeri AşkıkaderKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMahalle KurgusuMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikapsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililikSaraysavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkyetimhaneZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18