Kisses Driven by Hate kitap kapağı

24. bölüm / 46

Kisses Driven by Hate

24

Vaveyla Yazarı: Kyula Seng

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 46Şu an: 24

Teoman'ı gördüğüm gibi hızla duş odalarına koştum. Tam girip kapıyı kapatırken elini koyup içeri girdi.

"Kaçma kovalama mı oynuyoruz Deniz kızı?"

"Çıkar mısın."

"Nope. Konuşacaklarımız var."

"Konuşacak hiç bişey yok. Çekil önümden."

"Nasıl hiç bişey yok? Aradın beni,bana çıkma teklifi ettin. Sabah sen bana çıkma teklifi ettin farkında mısın-"

"Öyle bir şey yapmadım!"

"Aradığında bizimkilerin yanındaydım. Kuti ile Evren'le. Onlarda duydu. Kaçamazsın Deniz kızı. Bunu zaten senin isteyerek söylediğini düşünmüyorum."

"Ne demek istiyorsun?"

"Annen sırf babanı dün gece olan şeylerin düşünüldüğü gibi bişey olmadığına ikna etsin diye sana şart koştu, sende yaşanan şeylerden sonra zorla kabul ettin. Sen beni arayıp asla başbaşa yemeğe çıkalım demezsin Deniz'cim. Merak etme seni zorlamıyorum hatta akşam evinden alıp bir kız arkadaşına bırakabilirim."

"Benim kız arkadaşım yok."

"Hiç mi yok?"

"Sana ne ya ne anlatıyorum ben sana"

"Bak istersen Leyla ile takıl biraz hemen bulursun-"

"Şakamı yapıyorsun sen? Kardeşin gibi insanlar benden uzak Allah'a yakın olsun."

"Öyle deme. Bana neler neler diyordun-"

"Hala söylüyorum! Adi herif, pislik, ruh hastası,manyak devam etmemi ister misin- "

"Devam edersen seni başka yöntemlerle susturabilirim."

"Çekil!"

"Tamam sakin ol."

Tam kapıyı açarken Sıla ile göz göze geldim. Önce Teoman'a ardından bana baktı.

"Ne oluyor burda? Aşkım senin ne işin var burda bu kızla?"

"Bişey olduğu yok gidiyordum zaten."

"Dur gitme. Günaydın öpücüğünü almadan mı gideceksin-"

"Of bir sal ya. Uğraşamam seninle-"

"Akşam konuşucaz Teoman artık gerçekten çok ileri gidiyorsun."

"Ne yapıyorum? Ben mi ileri gidiyorum, yoksa sen mi?"

"Ben ne yaptım ya?"

"Sen daha iyi bilirsin. Neyse ben gidiyorum. Adios!"

Teoman çıktıktan sonra Sıla üstüme doğru yürüdü geri adım atmadan karşısında durdum.

"Seni bir daha sevgilimin çevresinde görürsem seni gördüğüm yere gömerim."

"Sevgilin? Sevgilisi olduğuna emin misin? Sevgililikle ilgili faaliyetiniz yokta."

"Yaparım yapmam bundan sana ne! Ne ilgilendirir seni, sen kimsin!"

"Tamam sakin ol. Bişey demedim söylediğim gibi sevgilinle işim olmaz ben senin gibi biri değilim. Sana bir tavsiye... Ben senin yerinde olsam böyle bir saygısızlığı kaldıramazdım. Sen bence o partileri azalat derslerine çalış oku kariyer sahibi ol. Amacın Teoman'la evlenip Şebnem Akkaya'nın gelini olmak biliyorum ama yanlış hayallerin var. Para mutluluk getirmez-"

"Tam tersi canım getirir. Sen fakir olduğun için bilmezsin böyle şeyleri.

"Bilmekte istemem!"

"Bilme zaten. Ben Teoman'la evlenip Akkaya olduğumda... Sıla Akkaya olduğumda-"

"Perfect! Olduğunda haber edersin."

"Sende Deniz Öztürk olmanın hayalini kur. İki fakir birbirinizi bulmuşsunuz."

"Seninle uğraşamam sen git Şebnem annene. Seni dinleyen tek kişiye ben senin boş yapmalarını dinlicek değilim."

"Haklısın annesi zaten beni çoktan kızı gibi gelini gibi görmeye başladı. Sende böyle yaparak onun metresi gibi duruyorsun-"

Dudağımı ıslatıp gülümsedim ardından dudağımı ısırıp bir adım yaklaştım.

"Ne demek istedin sen?"

Saçını kulağının arkasına alarak konuştum. "Sen bana ne demeye çalışıyorsun açık olsana?"

"Diyorum ki sevgilimin etrafında gezdikçe kendini düşürüyorsun. Acınacak haldesin... Sırf para için yapıyorsun bunu. Buldun tabi Teoman gibi yakışıklı zengin birini onunla evlenip fakir hayatını kurtarmak istiyorsun ama üzgünüm canım öyle bir şey asla olmicak çünkü ben varım, ben burdayım! Şunu da ekliyim her ne olursa olsun ben Teoman'dan asla ayrılmicam. Onu sana bırakmam!"

"Ben bu okula evlilik düşündüğüm için gelmiyorum. Yani ben senin gibi değilim. Amacım okuyup bir yerlere gelmek-"

"Gelmişsin zaten geleceğin yere... Bak yerlerdesin işte."

Saçını topladığı yerden tutup başını lavabonun içine doğru sarkıttım. Suyu açıp kafasını suya soktum. Acıyla kafasını geri çekerken konuştum.

"Nasıl güzel mi serinledin mi? Haddini bileceksin! Karşıma geçip benimle böyle ileri geri konuşamazsın!"

"Bırak saçımı! Bak bağırırım!"

"Bağır,çağır istediğini yap! Kim ne yapabilir? Böyle elimin altındasın ya o kadar zevkli ki şu an yüzünü karşımızdaki aynaya çarpıp aynayı kırmak istiyorum. Vardır böyle fantezilerim ama korkma yapmicam ha eğer devam edersen..."

Saçını daha sert çekip elimle çenesini tutup aynaya bakmasını sağladım başını aynaya doğru tutarken konuştum.

"Aynayı paramparça ederim!"

"Sen ruh hastasısın..."

"İltifat için teşekkür ederim. Şimdi çık git benimle uğraşma yoksa sonun belli. Her aynaya baktığında beni hatırlarsın hayatım."

Sıla yanımdan hızla ayrıldı. Saçını açıp arkadaşlarının yanına gitti. Aynada kendime bakıp saçlarımı kulağımın arkasına alıp dışarı çıktım. Sıla hiç bişey olmamış gibi gülerken göz kırpıp yanlarından geçtim. Ezgi ve Leyla gözlerini kısıp bana bakarken Sıla'ya öpücük attım.

Sınıfa girdiğimde Barış yanıma geldi.

"Deniz. Aras'la seni dışarıda bekliyorduk, nerdesin ya sen."

"Şimdi geldim. Ufacık bir işim vardı onu halletim."

"İyi gel o zaman."

"Geliyorum."

Barış'la dışarı çıktık ve çimenlerin üstünde oturmuş etrafı seyreden Aras'ın yanına gittik.

"Aras senin ne işin var burda?"

"Hiç. Öyle boş boş oturuyorum işte. Peki sen neredeydin?"

"Ya geç geldim okula... Neyse."

Aras'ın yanına oturdum ve konuşurken Barış elindeki zarfı uzattı.

"Paranı aldım Deniz."

"Çok sağol ya..."

Parayı aldığımda arkamızdan biri top attı. Arkamı döndüğümde Teoman'la göz göze geldim. Oturmuş Kutay'la bize bakıyorlardı ama Teoman'ın yüzünden belliydi birşey olduğu.

"Topu geri atar mısınız?"

"Önce adam ol-"

Teoman yerinden kalkıp karşımıza geçti.

"İstemeden oldu verir misin."

Teoman'a bakıp Aras'ın elindeki topu aldım.

"İstemeden olmuş işte..."

Topu alıp ayağa kalkıp Teoman'a verdim.

"Al... "

"Sağol deniz kızı..." dedi başını eğip bende dayanamadım ve sordum.

"Ne oldu sana? İyi görünmüyorsun."

"Boşver... Keyfinizi bozdum sizinde."

Elimdeki zarfı Teoman'a uzattım.

"Al."

"Hahaha ne bu? Gülmem için bana para mı veriyorsun?"

"Hayır tişörtün parası."

"Hayır almam. Sende kalsın ben o tişörtü sana hediye ettim. Hediyenin parasını alıcak değilim."

"Kabul etmiyor musun yani?"

Zarfı elimden düşürdüm ve Teoman eğilip aldığında yüzüne gülümsedim.

"Hani almazdın?"

Zarf elinde öylece kalırken Teoman'ın bakışları bir an olsun gözlerimden ayrılmadı. O her zamanki umursamaz, ukala sırıtışı gitmiş, yerine yorgun ve hırpalanmış bir ifade gelmişti.

"Almıyorum dedim Deniz kızı. Para sende kalsın."

Barış ile Aras oturdukları yerden bizi izlerken ortamdaki gerilim iyice tırmandı. Aras hafifçe öne doğru eğilip Teoman’a baktı, "Bir sorun mu var kardeşim? Hayırdır?"

Teoman, Aras’a dönüp ters bir bakış atacak gibi oldu ama sonra derince bir nefes verip omuzlarını düşürdü. "Yok bir şey..."

Tam o sırada okulun bahçesinden yüksek bir çığlık koptu.

"TEOMAN!"

Sıla, arkasında Leyla ve Ezgi ile birlikte hışımla üzerimize doğru geliyordu. Saçları hâlâ nemliydi ama asıl sorun bu değildi. Yanında okulun güvenlik görevlisi ve disiplin kurulu başkanı olan Oğuz Hoca vardı.

Sıla beni parmağıyla işaret ederek bağırdı: "İşte bu! Beni lavaboda boğmaya çalıştı, aynayı kırıp yüzümü parçalamakla tehdit etti! Şahitlerim de var!"

Oğuz Hoca sert adımlarla yanımıza geldi. "Deniz, doğru mu bu söylenenler? Bir öğrenciye fiziksel şiddet uygulamak okuldan uzaklaştırılma sebebidir!"

Barış ve Aras anında ayağa kalktı. Barış, "Hocam bir dakika, Deniz öyle bir şey yapm-"

"Yaptı!" diye araya girdi Sıla, gözleri yaşlı numarası yaparak. "Aynaya kafamı soktu! Teoman aşkım, bir şey söylesene! Sen duş odasından çıkarken bu kız arkamdan saldırdı bana!"

Bütün bakışlar Teoman’a döndü. Teoman bir Sıla’ya, bir bana, bir de hiddetle açıklama bekleyen Oğuz Hoca’ya baktı. Eğer "Ben duş odasında Deniz'le konuşuyordum" derse, dedikodular zirveye çıkacaktı. Eğer hiçbir şey demezse, ben disipline gidecektim.

Teoman ellerini cebine soktu. Sıla’ya doğru yürüdü.

"Öyle mi oldu," dedi soğuk ve net bir sesle. "Kafanı lavaboya soktuğuna emin misin? Çünkü ben duş odasından çıktığımda sen kendi ellerinle saçını yıkıyordun. Deniz sadece yanından geçip gitti. Yalan söylemeyi kes artık."

Sıla’nın ağzı açık kaldı. "Ne? Aşkım sen ne diyorsun?! Beni bu kız için mi satıyorsun?"

"Seni satmıyorum, gördüğümü söylüyorum. Hocam," dedi Teoman Oğuz Hoca’ya dönerek. "Sıla biraz abartmayı sever. Aramızdaki tartışmayı Deniz’e patlatmaya çalışıyor. Bir olay yok."

Oğuz Hoca şüpheyle ikimize baktı. "Deniz, senin söyleyecek bir şeyin var mı?"

Sıla’ya yaklaşıp tam kulağının dibinde durdum. Yüzümde en ufak bir korku kırıntısı bile yoktu. "Sadece şu var Hocam... Sıla arkadaşımız saç bakımına biraz fazla önem veriyor. Aynaya çok yakından bakmayı sevdiği için kafası karışmış olabilir."

Sıla öfkeden tir tir titriyordu ama Teoman’ın şahitliği karşısında çaresiz kalmıştı. Oğuz Hoca öfkeyle söylenerek uzaklaşırken Sıla bana yaklaşarak fısıldadı. "Bunu yanına bırakmayacağım Deniz. Hayatının en büyük sürprizi seni bekliyor."

Sıla arkasını dönüp giderken Teoman kolumdan tutup beni çimenlerin biraz ilerisindeki ağaç gölgesine doğru çekti. Barış ve Aras ne olduğunu anlamak için arkamızdan bakıyordu ama Teoman onları eliyle durdurdu.

"Ne fısıldadı sana?" dedi Teoman, gözleri neredeyse karararak.

"Önemli bir şey değil," dedim kolumu çekerek. "Neden beni korudun?"

"Bana yine borçlandın, fena mı oldu."

"Neyse... Şu psikoloğunda olan defterini ne zaman çalıcaz?"

"Ooo alışıyorsun bana sevdim! Akşam yemek iptal başbaşa operasyona çıkıyoruz ben seni evinden alıcam sen ailen anlamasın diye şık giyin aç saçını yap makyajini-"

"Operasyona mı gidiyoruz düğüne mi? Ne makyajı ben senin için makyaj mı yapıcam? Giyerim üstüme bir tişört bir şort saçımı toplarım oldu bitti-"

"Bide eyvallah kardeşim de tam olsun! Kızım biz yemeğe çıkıcak gibi yapıp operasyona çıkıcaz yoksa bende bilirim tişört ve şort giyip çıkmayı."

"Gerçi haklısın. Sen pasta yemek için siyah gömlek giyen insansın."

"Bir kere ben giyimime laf ettirmem. Ayrıca o gömleği giymemin özel bir sebebi vardı... O gömleği en son Sıla'nın doğum gününde giymiştim-"

"Eee bana ne bundan?"

Gözlerini gözlerimden ayırmadan iki adım yaklaştı.

"Öp beni..."

"Ne?"

"Unuttun mu cidden? Peki dün akşam ne yedin, onu hatırlıyor musun?"

"Ne saçmalıyorsun ya sen?"

"O gömleği giydiğimde sana öp beni demiştim."

"Sonra doğum günü olan sarı pelerinli biricik sevgilin gelmişti seni çocuk gibi elinden tutup şaşalı partisine götürmüştü hatırlıyorum."

"Başka neleri hatırlıyorsun Deniz kızı..."

"Bence bu kadarı bile senin için yeterli."

"Neyse. Akşam kaç gibi alim seni?"

Duymazdan gelip giderken arkamdan seslendi

"Saat yedi gibi hazır ol."

Aras ve Barış'ın yanına gittiğimde Barış yanıma yaklaştı.

"Deniz biri geldi seni soruyor adı Yıldız'mış"

"Ne? Nasıl biriydi-"

"Deniz..."

Arkamı döndüğümde ortaokul arkadaşımla göz göze geldik ama değişmişti.

"Yıldız... Senin ne işin var burda ne yapıyorsun, nasılsın?"

"Parlamaya devam ediyorum her zaman ki gibi... Bende artık burdayım!"

"E bu çok iyi haber! Tanıştırayım... Aras, Aras aynı zamanda SBS il birincisi. Barış, Barış'ta özlem ablanın oğlu şu özlemin mutfağı kafesinin sahibinin."

"Çok iyiymiş... Tanıştığıma memnun oldum Aras ve Barış..."

"Bende memnun oldum." dedi Barış.

Aras Yıldız'ın eline bakarken Leyla yanımızdan geçti. Leyla Aras'a bakarken Aras Yıldız'ın elini tuttu.

"Memnun oldum."

"Tamam o zaman sınıfa geçelim mi yavaş yavaş ders başlar şimdi."

Biz konuşurken Evren yanımıza geldi.

"Deniz yanıma gelebilir misin?"

"Ne?"

Evrenin yanına gittiğimde elindeki davetiyeyi bana uzattı.

"Bu senin için. Evimde parti veriyorum sayılı kişilerle merak etme Teoman yok."

"Neden beni çağrıyorsun?"

"Sende biraz eğlen diye. Seni hiç partilerde eğlencelerde görmüyorum biraz değişiklik fena olmaz."

Davetiye ye bakıp Evren'e baktım.

"Bakarım..."

"Bekliyorum."

Davetiyeyi alıp Aras'ların yanına gittim. Barış merakla sordu.

"Bugün bu Teoman ve çetesi seni salmadı."

Yıldız lafa atıldı.

"Teoman kim?"

"Boşver ya okulun zorbası, baba parası ile tanınan biri." dedi Barış, Aras ekledi.

"Öyle demeyelim de ailesi yüzünden öyle... Ha bu arada beni sevmez Barışı sevmez..."

Aras bana baktı bende boğazımı temizledim. "Beni de sevmez. İşi gücü oyun, köpeklerine iş vermek başka işi yok." dedim ve Yıldız merakla konuştu.

"Merak ettim açıkçası-" derken Barış lafa atladı

"Benden tavsiye sen onu görünce yolunu değiştir."

"Haha o kadar mı kötü-"

"Kötü ne beter ya beterin beteri bir adam."

"Sen sanırım onu sevmiyorsun-"

"Kim sever ki Teoman Akkaya'yı."

Zil çaldı ve hep beraber sınıfa koştuk.

Koşarak giderken bağcıklarıma takıldım ve düşerken gözlerimi kapattım. Yüzümün beton zemine yapışacağını düşünürken, tam yere çarpmak üzereyken belimde güçlü, sert bir el hissettim. Bedenim yere gitmek yerine, aniden bir göğse doğru çekildi.

Gözlerimi açtığımda, tam karşımda Teoman’ın o alaycı, her zamanki ukala gülümsemesini gördüm.

Aras, Barış ve Yıldız şaşkınlıkla durup bize bakarken, Teoman yüzüme doğru hafifçe eğildi.

"Dikkat et, Deniz kızı," dedi sesi kulağımın dibinde, o bildik, sinir bozucu ama bir o kadar da etkileyici tonuyla.

Beni dengede tuttuğundan emin olduktan sonra, ellerini yavaşça belimden çekti. gözlerini bir an benden ayırmadı.

"Bana bir kez daha borçlandın," dedi dudaklarının kenarı hafifçe kıvrılarak.
Tam arkasını dönüp giderken, durdu. Omzunun üzerinden bana doğru baktı, hafifçe göz kırptı.

"Bağcıklarını bağlamayı unutma," diye fısıldadı ve arkadaşlarıyla birlikte sınıfa girdi.

Aras, Teoman’ın arkasından şaşkınlıkla bakarken Barış bana döndü. "Ne borcuymuş o? Ne demek istedi o az önce?"

Yıldız ise gözlerini kısarak Teoman’ın gidişini izliyordu. "Vay be... Kim bu çocuk bir anda tuttu seni."

Derin bir nefes aldım, kalp atışlarım hâlâ normal hızına dönmemişti. Aras elini omzuma koydu.

"Yinemi bişey istiyor senden?"

"Boşver," dedim çantamın kayışını düzelterek. "Yine saçmalıyor işte. Hadi derse geç kalacağız."

Sınıfa girdiğimizde Sıla bize bakıp konuştu.

"Bak sen kimler gelmiş yeni böcekler sınıfımıza gelmiş. SBS Aras, kıvırcık dana ve Deniz yanlarındaki de yeni üye sanırım"

Yıldız Sıla'ya bakıp göz devirdi.

"Senin o gözünü oyarım!" dedi Sıla sinirle bize bakıp.

Yıldız öne atıldı. "Bana mı dedin onu?"

"Aynen sana dedim güzelim."

Sırıtarak Sıla'nın yanına yaklaştım.

"Aynaya bakmak ister misin hayatım?"

Yıldız, Sıla ile benim aramdaki olayı anlamaya çalışırken Kutay yanımıza geldi.

"Sıla, Teo seni çağırıyor-"

"Tamam hemen geliyorum."

Teoman'dan

Dersi ekip, basketbol sahasına geçtim. Basket attıktan sonra arkamı döndüğümde Sıla'yı gördüm.

"Beni çağırmışsın aşkım-"

"Ne çağırması? Kim söyledi?"

"Kutay söyledi. Hem ne oldu sana iyi değil gibisin..."

Sıla yanağımı okşarken geri çekildim.

"Ne duruyorsun gitsene-"

"Bak aşkım şu konuyu konuşalım artık seninle. Ne oluyor sana yoksa bilmem gereken bişey mi var? Tamam suçluyum bişeyler yaptım kütüphaneye kitlemem hataydı. Ama ne olur böyle yapma. Sana gereken ilgiyi vermiyor muyum ben?"

"Ne ilgisi kızım köpek miyim ben?"

"Deniz söyledi. Leyla'ya dedi Sen Aras'ı bırak biraz kendi kardeşinle ilgilen dedi-"

"Deniz kızı mı söyledi bunu?"

"Şu kıza Deniz kızı deme artık-"

"Sana ne? İstediğimi söylerim bana karşıma hakkın yok. Çıkabilirsin-"

"Konuşmamız bitmedi Teoman! Bu kızla olan yakınlığın hiç hoşuma gitmiyor. Ya tişörtünü ona vermek ne ya. Bırak kalsın arkana bile bakma, onun yanında böyle bir şey yapman hiç doğru değil aynısını ben yapsam demediğin şey kalmaz."

"Hadi git yap! Ne duruyorsun yapsana! Hadi!"

"O anlamda demedim..."

"Keşke Deniz değilde orada sen olsaydın..."

Sıla gülümserken ekledim.

"O zaman arkama bile bakmadan giderdim senin dediğin gibi."

Topu son kez basket atıp sınıfa doğru yürüdüm. Sınıfa giderken aklıma Deniz'in odasındaki oyuncak tavşan geldi. Düşüncelere dalmış yürürken biri gözümün önüne elini uzattı ve beni durdurdu.

"Önüne mi baksan biraz hıh?"

"Deniz kızı..."

"Neyse ödeşmiş olduk."

"Önümdeki duvarı görmemişim-"

"Neyi düşünüyordun?"

"Senin odanda-"

"Sus! İğrençsin ya bide bunu düşünüyor musun?"

"Ne diyorsun anlamıyorum? Odanda oyuncak tavşan vardı... Aynısı bende de vardı yanan evimizde-"

"Nasıl? O oyuncak bana babamın hediyesi. Küçükken getirdi bana-"

"O oyuncağı gördüğümde aklıma küçüklüğüm geldi. Yangın,bağrışmalar hatta hatırlıyorum ben evimizin yakınındaki köprüye koştum. Ama sonrasını hatırlayamıyorum. Sanki birşey beynimi ele geçirmiş gibi sanki sınırlı gibi-"

"Evinizin yakınında köprü mü vardı?"

"Evet. Leyla ile kağıttan tekne yapıp suda yüzdürme yarışı yapardık. Hatta o köprüde bağırdığımı hatırlıyorum. Annemi kaybetmiştim sanırım elimi bırakıp gitmişti... Hayal mayal hatırlıyorum-"

"Eski eviniz neredeydi sizin?"

"İstersen birgün gidelim Teoman Akkaya'nın hayatının geçtiği eve-"

"Gevşeme hemen. Neyse ne bide şu sevgilinle konuş bize bulaşmasın artık ben her dakika onu görmekten bıktım artık."

"Ne yapmış?"

"Daha doğrusu neler yapmadı ki-"

"Deniz sana bişey sorucam."

"Ne?"

"Sen Sıla'yı kıskanıyor musun?"

"Ne kıskanması ya, bana ne ya ilişkinizden ben sevgilini benden uzak tut yeter diyorum."

"Yalan söylüyorsun. Sen beni kıskanıyorsun!"

"Kıskanmıyorum!"

"Kıskanıyorsun kıskanıyorsun... Deli oluyorsun-"

"Birinci konuda hatalısın ikinci konuda haklısın seni gördüğümde seni boğmak istiyorum-"

Biz konuşurken arkadaşı yanımıza geldi.

"Ee adını söylemedin Deniz? Kim bu yakışıklı?"

"Aaa Deniz kızı hani kız arkadaşın yoktu? Bu kim yoksa... "

Deniz'in kulağıma fısıldadım "Travesti mi?"

Deniz sırıtıp gülmeye başladı.

Deniz'den

"Ne dedi o sana sende güldün?"

"Hiç."

"Neyse... Ya bu Barış neden hep senden bahsediyor anlamıyorum. Senin sevdiğin herşeyi biliyor."

"Bizim Barış mı?"

"Evet."

"Boşver ya. Barış işte seninle arkadaş olduğumuz için benim hakkımda konuşuyordur. Yoksa aksi bişey yok-"

"Yok yani sabahtan beri senin hakkında konuştuğu için bunaldım. Yanındaki de heykel gibi konuşmayı bırak gülmüyor bile."

"Aras öyledir. Sessiz, sakin, dürüst,temiz, güvenilir,ciddi,olgun biridir."

"Hatırlıyor musun? Sen evleneceğim kişide olması gerekenler demiştin bunların hepsi Aras'ta toplanmış."

Flashback

"İleride evlendiğimde kaslı güçlü biriyle evlenicem babam gibi peki sen Deniz?"

"Ben dürüst aklı başında temiz güvenilir olgun sessiz sakin bide herşeyi alaya almayan ciddi biriyle evlenmek istiyorum. Şakacı olsun tabikide fazla olmasın. Şu hani herşeyi şakaya alan dallama tipler varya onlar benden uzak olsun hiç sevmiyorum onları..."

"Benim kriterim belli ha bide sarışın olsun-"

"Ne sarısı yumurta sarısı mı? Sarışın dışı hepsi olabilir."

"Büyük konuşuyorsun sonra görücem ben seni-"

"Bekle ve gör o zaman liseye geçelim üniversitem bitsin bulurum birini-"

"Belki lisede bulursun-"

"Ben aşk odaklı değilim. Amacım derslerime çalışıp kariyer sahibi olmak. Sonrası sonra."

...

"Deniz yoksa sen şu Aras denen çocuğa aşık mısın?"

"Yo... Biz arkadaşız."

"Bana pek öyle gelmedi ama neyse..."

Biz konuşurken Barış yanımıza geldi.

"Deniz akşam benim evde toplanıyoruz geliyor musun?"

"Aaa olur geliyorum tabiki-... Gelemem ya şimdi hatırladım."

"Ne oldu?"

"Ya akşam Ali'yi parka götürecektim."

"Tamam o zaman parkta toplanalım."

"Olmaz çünkü bu park değil lunapark."

"Ha anladım... Tamam o zaman sonra gelirsin-"

"Aynen başka zaman gelirim. Size iyi eğlenceler!"

Dersler bittikten sonra çantamı koluma takıp eve doğru yürüdüm. Kulaklığımı takıp şarkı dinlerken telefonum çaldı. Ekrana baktığımda farklı bir numaraydı.

"Alo?"

"Selam Deniz ben Evren."

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

652okunma 62beğeni 20yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 139

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileAile sırlarıajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18