1

Vaveyla Yazarı: Kyula Seng

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 46Şu an: 1

Sıla'nın doğum günü partisi, şehrin tüm o şatafatlı ve samimiyetsiz kalabalığını bir araya toplamıştı. Kalabalığın arasından sıyrılmaya çalışırken, üzerimde hissettiğim yoğun baskıyla başımı kaldırdım.

Teoman oradaydı. Salonun diğer ucunda, uzun boyuyla kalabalığın üzerinde yükseliyordu. Dağınık sarı saçları loş ışıkta parıldarken, gözleri doğrudan beni buldu. Bakışlarındaki o çözülmesi zor, keskin ifade adımlarımı yavaşlattı. Beni inceliyordu, omuzlarıma dökülen koyu kahverengi saçlarımı, onca uzun boylu insanın arasında kalmış minyon cüssemi süzüyordu. Bakışlarında rahatsız edici ama bir o kadar da merak uyandıran bir ağırlık vardı.

Aras'ın yanına geldiğimde Aras şaşkınlıkla bana baktı.

"Sende mi davetliydin?"

"Ya hemde onur konuğuyum." dedim alaycı bir tavırla ardından Sıla'ya baktım.

"Hanımefendiye bak sen sarı pelerin takmış altına sarı bot giyseydi belki Süpermen olurdu"

Aras gülerken cevapladı. "Onun süpermeni yanında hahahah"

"Mr and Mr Hırt. Çok uyumlular hahhahaha"

Aras gülerken ciddileşti. "Sen beni merak ettiğin için mi geldin?"

"Yalan olmasın... Evet merak ettim. Nasılsın iyi misin?"

"İyiyim... Dün beni kurtardığın için teşekkür ederim."

"Ne demek..."

Teoman elindeki tacı Sıla'ya takarken göz temasını kesmeden bizi izliyordu...

Yutkunarak önüme döndüm...

Tam o sırada Sıla, elindeki kadehle kalabalığın ortasına geçip dikkatleri üzerine çekti. Herkes ona dönerken, gözleri bir an bana takıldı. Dudaklarında küçümseyici, iğneleyici bir gülümseme belirdi. Konuşmasının satır aralarına, buraya ait olmadığıma dair imalı birkaç laf sıkıştırmayı ihmal etmedi.

Hepiniz o kadar güzel olmuşsunuz ki... Dicem ama bazı böcekler var, neyse canım gördüğümüz böcekleri ezmeyi biliyoruz sonuçta... Parti'ye kaldığınız yerden devan edin.

Onun bu çocukça kibri umurumda bile değildi, alaycı bir tavırla elimi kaldırdım, "Ne anlatıyor ya bu" dedim . Tam o esnada Teoman'ın telefonu çalmaya başladı. Teoman, gözlerini üzerimden çekmeden telefonu cebinden çıkardı ve kalabalığın arasından sıyrılarak çıkışa doğru ilerledi.

Aras'ı yanımda hissettiğimde derin bir nefes aldım. Bakışlarımı Teoman'ın gittiği yönden çekip ona döndüm. Aras eğilip kulağıma doğru fısıldadı.

"Kardeşimle ilgili bilgiyi Teoman'dan aldım Deniz. Kardeşim hakkında bilgileri öğrenmem için bana o yardım etti."

"Teoman?"

"Evet... Gazeteyi o buldu

Duyduklarımla kalbim hızla çarpmaya başladı. Teoman mı? Aras'ın yıllardır kanayan yarası olan o kayıp kardeş hikayesinin anahtarı o adamın elinde miydi yani? Düşünmeden hareket ettim. Aras'ın şaşkın bakışlarını arkamda bırakarak Teoman'ın gittiği yöne doğru adımladım.

Büyük, ağır kapının dışına çıkıp etrafa bakındım. Tam arkamı dönecekken, karanlığın içinden gelen o derin, pürüzsüz ses irkilmeme neden oldu.

Birine mi baktın Deniz kızı?

Sesin geldiği yöne döndüm. Ona doğru yürürken elindeki telefonu çevirerek bana bakıyordu.

"O gazeteyi ver?" dedim son adımı atıp karşısında durarak.

Dudaklarında alaycı, her şeyi önceden tahmin etmiş bir adamın o bilmiş gülümsemesi belirdi. Telefonunu cebine atarken bana doğru bir adım attı.

"Ha seni Aras yolladı."

"Haberi bile yok! Kendim için olsa senden birşey istemezdim zaten.. Ama-"

"Ama aşk başka bir şey... Yardımcı olmak isterdim ama gazete yandı."

Yüzündeki o kendinden emin ifade beni öfkelendirse de sakin kalmaya çalıştım.

"Biliyorum... Adını söyle en azından be adı nerden buldun?"

"Dediğim gibi yardımcı olmak isterdim... Ama canım hiç istemiyor-"

"Hayatında bir kere olsun birine bir iyiliğin dokunsun ya... Aras'ın hayatının meselesi bu sende biliyorsun... Sonra kavga edeceksen yine et sataşmak istiyorsan yine sataş sinir et o hepsiyle baş eder zaten ama bunu yapma bu başka-"

"Bunu yapıcam!"

"Neden? Bu kadar mı nefret ediyorsun ondan ya ne yaptı o sana?"

"Peki sen bu kadar mı aşıksın ona..."

"Saçma sapan konuşma. İnsan gibi bişey istemeye geldim ben buraya senden"

Başını eğip derin bir nefes aldı ardından başını kaldırıp, "Tamam vericem." dedi. Kulaklarıma inanamadım. Az önceki o katı adam bu kadar çabuk mu teslim oluyordu?

"Gerçekten mi?"

Teoman başını yavaşça onaylar anlamda salladı. Gözlerinde tehlikeli bir ışıltı vardı.

"Hıhıhı... Ama bir şartım var."

Yüzüme alaycı, meydan okuyan bir ifade yerleştirdim. Ondan korkmadığımı görmesini istiyordum.

" Ne?"

Teoman aramızdaki mesafeyi tamamen kapatmak için yavaş adımlarla üzerime yürüdü olduğum yerden onun cevabını bekledim. Tam karşımda durduğunda

"Öp beni." dedi ciddi bir tavırla.

Şaşkınlıkla kalakaldım. Soluğum kesilir gibi oldu.

"Ne?"

"Öp... Söz veriyorum vericem"

Teoman geri çekilmedi, aksine daha da yaklaştı. Nefesi tenimi yakıp geçerken, fısıltısı zihnimin kıvrımlarında yankılandı.

"Sen beni öp bende sana istediğini vereyim. Bana onun için ne kadar ileri gidebildiğini göster...

Gözleri gözlerime kenetlendi. Kaçacak yerim yoktu. Kalbimin göğüs kafesimi döven sesini duyabiliyordum. Yavaşça yaklaştı, dudağını aralayıp dudaklarıma değdireceği anda bir ses geldi. Kendini bişey sanan sevgilisi Teoman'ı çağırıyordu.

Teoman, gözlerini bir saniye bile benden ayırmadan yavaşça geri çekildi. Dudak kenarında belli belirsiz, sinir bozucu bir memnuniyetle arkasını döndü ve Sıla'nın yanına giderek salona geri döndü.

Nefesimi ancak o gittikten sonra verebildim. Tam o sırada telefonun titremesiyle kendime geldim. Arayan numara, resmi kurumlardan biriydi. Telefonu açıp karşı tarafı dinledikten sonra içimi muazzam bir rahatlama ve sevinç kapladı. Aldığım haberle hızla, Aras'ın yanına koştum.

Ona yaklaştığımda heyecanımı gizleyemedim, gözlerim parlıyordu.

"Sanırım kardeşini bulmamıza az kaldı Aras! O gazetenin hangi gazete olduğunu bulabiliriz!"

Aras duyduklarıyla öyle bir rahatladı ki, yüzündeki tüm o karanlık silindi. Büyük bir minnet ve heyecanla kollarını belime doladı, beni sıkıca sardı. Ben de ona sarılırken, başımın üzerinden salona doğru baktım. Teoman, uzaktan bizi izliyordu. Alkışlarkem gözlerini üzerimizden çekmeden partiye devam ediyordu.

Partiden çıktıktan sonra, Teoman'ın yavaş adımlarla Aras'ın yanına ulaştığını gördüm.

Teoman'dan

Aras'ın omzuna dostça vurup Deniz'in olduğu tarafa baktım.

"Çok iyi kız dimi? Senin içinde çok iyilik yaptı ya... Ben böyle arkadaşlık görmedim."

"Eğlenmene baksana sen!"

"Öyle yapıyorum zaten! Ama bu kızı üzme sonra karşısında beni bulursun!"

Deniz'den

Eve geldiğimde üstümdeki gerginliği atmak yerine doğrudan masanın başına geçtim. Bilgisayarı açıp o eski, dijital arşivdeki gazeteyi incelemeye başladım. Satırları tek tek tararken, nihayet aradığım o sayfaya ulaştım. Gazete kupürünün köşesinde, soluk bir fotoğraf duruyordu.Küçük, sarışın bir çocuk fotoğrafı...

Kalbim hızla çarparken ekran görüntüsünü aldım ve vakit kaybetmeden Aras'a gönderdim.

Gece yarısını geçmişti. Üzerimi değiştirip yatağa girdiğimde odanın sessizliği üzerime çöktü. Gözleri tavana diktim. Uykunun beni ele geçirmesine izin vermeden hemen önce, zihnim beni yine o ana fırlattı.Teoman'ın bana doğru eğilişi, aramızdaki o birkaç santimlik tehlikeli mesafe, nefesinin tenimde bıraktığı o sıcaklık... Onun için ne kadar ileri gidebildiğini göster diyen o boğuk sesi zihnimde dönüp duruyordu.

Dudaklarımın üzerinde hala onun hayali baskısını hissederken, kalbimin ritmini düzene sokmaya çalışarak gözlerimi kapattım...

Keşke orada beni öp diyen Teoman pisliği değilde Aras olsaydı diye düşündüm ve Aras mesaj yazdı.

-Sana nasıl teşekkür edebilirim bilmiyorum ama iyiki varsın Deniz. İyi geceler 🍀-

Mesajı okurken yüzümde aptalca bir tebessüm belirdi hemen kendime gelip telefonumu masanın üzerine bıraktım...

Gözlerimi kapatmadan önce son kez Teoman'ı düşündüm bugün yaptığı davranışlarını yarın okulda da devam ettirecek mi diye düşünürken gözlerim kapandı...

Sabah güneşinin gözümü aldığı o can sıkıcı saatlerde, gece boyu kafamda dönüp duran düşünceler yüzünden doğru dürüst uyuyamamıştım ve göz altlarımın durumundan hiç şüphem yoktu

Yataktan kalktığımda annem her zamanki gibi Teoman'ın annesinin evine erkenden gitmiş, kardeşimi yine bana bırakmıştı. Kardeşime kahvaltı hazırlayıp okula bıraktıktan sonra nihayet kendi okuluma gitme zamanım gelmişti.

Çantamın askısını omzuma düzeltip bahçedeki kalabalığı yara yara ilerliyordum ki, koridora adım atar atmaz aniden bileğimi kavrayan güçlü bir el, beni koridordaki, kilitli dolapların olduğu köşeye doğru çekti.

Sırtım hafifçe dolaba çarptığında neye uğradığımı şaşırmıştım. Tam sesimi yükseltip çıkışacaktım ki, o tanıdık, darmadağın sarı saçları ve gözlerindeki o alaycı ışıltıyı gördüm.Teoman'dı.

Aramızdaki mesafeyi hiç korumadan, neredeyse dün geceki o tehlikeli yakınlıkta durdu karşımda. Tek elini omzunun hizasında dolaba yaslayarak beni adeta kendi alanına hapsetti.

Gözleri doğrudan gözlerimin içine bakıyordu.

"Ne yapıyorsun ya? Bıraksana beni!" dedim bileğimi elinden kurtarmaya çalışarak. Ama o, hiç acele etmeden, üstten bakan o sinir bozucu tavrıyla hafifçe gülümsedi.

Başını biraz eğip yüzüme doğru yaklaştı. Sesi, etraftaki o gürültülü okul kalabalığını bir anda yok edecek kadar derin ve kısıktı.

"Günaydın Deniz kızı," dedi, gözleri bir anlığına dudaklarıma kayıp tekrar gözlerimi bulurken. "Dün gece yarım kalan bir konuşmamız vardı... Unuttun mu yoksa?"

Kalbimin ritmi yine o saçma, hızlanma eğilimine girdiğinde kendimi sıktım. Dün gece beni öpmeye kalktığı, o nefesini tenimde hissettiğim an zihnimde şimşek gibi çaktı. Ama geri adım atmayacaktım. Çantamın askısını daha sıkı kavrayıp çenemi dikleştirdim.

"Hiçbir şey yarım kalmadı Teoman. Ben istediğimi aldım, gazetenin ne olduğunu buldum zaten. Yani o iğrenç şartın da, sen de tamamen hükümsüzsünüz şu an," dedim, sesimin titrememesine özen göstererek.

Teoman'ın dudak kenarı yukarı doğru kıvrıldı, sanki bu dikbaşlılığım hoşuna gitmiş gibiydi. Yaslandığı dolaptan destek alarak bana bir santim daha yaklaştı.

"Öyle mi?" diye fısıldadı, sesi tehlikeli bir meydan okumayla doluydu. "Sen o gazeteyi kimin sayesinde bulduğunu düşünüyorsun... Herşeyi ben ayarladım"

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

5.409okunma 264beğeni 27yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18