33. bölüm · Kaçamak

8.Bölüm

Leyss Leyss

Ada’nın doğum günü Elif’in evinde tam bir yaz akşamı gibiydi.Bahçede asılı balonlar hafif rüzgârda sallanıyor, masa üzerindeki süsler gün batımının turuncusuyla parlıyordu.
Veralar biraz gecikmeli gelmişti.Kapıdan içeri girdiklerinde Ada çoktan pastasının mumlarını üflemişti ama kimse umursamadı; asıl neşe ondan sonra başladı.
Karan bahçeye adım atar atmaz bırakmak istemediği bir oyuna dalmış gibiydi.Ayağa kalktı.İki adım attı.Sonra bir an sendeledi ve düştü.
Vera refleksle eğildi ama Karan ağlamadı.Tam tersine, tekrar ayağa kalktı.
Elif gülerek:“Bak artık yürüyor bunlar,” dedi.
Ada da emekleyerek Karan’a yaklaştı.İkisi oyuncak topun etrafında döndüler, biri düşüyor, diğeri gülüyordu.Artık gerçekten birlikte oynuyorlardı.
Vera kısa, yazlık elbisesiyle masaya doğru yürürken Yaman yanına yaklaştı.Kimse duymasın diye kısık sesle konuştu.
Yaman:“Şuran biraz açılmış… düzelt onu.”Bir adım sonra tekrar fısıldadı:“Bak buran da. Üşütürsün sonra.”
Vera gülümseyerek gözlerini devirdi.“Doğum günü Yaman, rahat ol.”
Ama Yaman’ın bakışındaki kıskançlık gizlenemiyordu.
Akşam ilerledi.Pasta kesildi, hediyeler açıldı.Yemekler yendi, çaylar dolduruldu.Sohbet uzadıkça uzadı.
Saat ilerleyince toparlanma vakti geldi.
Vera Karan’ı kucağına aldı.“Hadi oğlum, eve gidelim.”
Karan başını Vera’nın omzuna gömdü, sonra ağlamaya başladı.Minik elleri Elif’in evini işaret ediyordu.
Elif yumuşak bir sesle:“Bugün de benim misafirim olun ya,” dedi.“Üzmeyin çocukları. Zaten yaz, sorun olmaz.”
Yaman ve Engin birbirine baktı.Sonra aynı anda gülümsediler.
Yaman:“Peki… ama bir kerelik.”
Elif Vera’ya bir şort takımı uzattı.“Bunu giy, rahat edersin.”
Kendisi de pijamasını giydi.
Çocuklar uykuya yaklaşırken sessizlik eve yayıldı.Ada Elif’in yanında, Karan Vera’nın kucağında uyukluyordu.
Yaman ve Engin, çocukları birlikte yatırdılar.Işık kısıldı.Fısıltılar azaldı.
Ama yorgunluk ağır bastı.
Vera, Karan’ın yanına uzanırken gözleri kapandı.Elif de Ada’nın başını okşarken uyuyakaldı.
Bir süre sonra Yaman içeri girdi.Vera’yı dikkatlice kucağına aldı.Engin de Elif’i.
İkisi de sessizce odalardan çıktılar, kendi yataklarına bıraktılar.
Ev yeniden sessizdi.Ama bu sessizlik huzurluydu.
İki ev, iki aile,aynı yaz gecesindeaynı yorgun mutlulukla uykuya daldı. 🌙✨Sabah, evin içine yumuşak bir ışıkla doldu.Perdelerin arasından süzülen güneş önce salona, sonra çocukların seslerine karıştı.
Vera gözlerini açtığında ilk duyduğu şey kahkahaydı.İki farklı, iki küçük kahkaha.
Salona çıktığında manzara karşısında durdu.
Ada, yerde oturmuştu.Önünde renkli bloklar vardı.Birini eline alıp yere vuruyor, çıkan sesten keyif alıyordu.
Karan ise biraz ilerideydi.Ayağa kalkmaya çalışıyordu.
Ada onu fark etti.Gözleri parladı.
“Elini ver,” der gibi oyuncağını havaya kaldırdı.
Karan tutunarak doğruldu.Bir adım attı.
Ada alkışladı.Minik elleriyle, gururla.
İkinci adımda Karan düştü.
Ada hemen emekleyerek yanına gitti.Oyuncağı bu kez onun önüne bıraktı.
Sanki,“Tekrar dene,” diyordu.
Karan oturduğu yerden Ada’ya baktı.Sonra ikisi birden güldü.
Elif mutfaktan başını uzattı.“Bunlar bugün çok tehlikeli ikili.”
Vera gülümseyerek yanlarına çöktü.İkisini de aynı anda kucakladı.
O sırada Yaman ve Engin mutfaktan çıktılar.
Engin Ada’ya eğildi.“Günaydın prenses.”
Ada başını kaldırdı.Babası olduğunu anlayınca kollarını açtı.
Engin onu kucağına aldı.Ada hemen saçına dokundu, yüzünü inceledi.
Yaman’ın gözü Karan’daydı ama Ada’yı da izliyordu.Ada’nın bakışlarındaki canlılığı fark etti.
Yaman diz çöktü.“E hadi bakalım, ikiniz de gelin.”
Karan ayağa kalktı.Bu kez Ada da tutunarak kalktı.
Ada bir adım attı.Dengesini buldu.
Karan da ona baktı.Sanki yarışa girmişlerdi.
Bir adım Ada…Bir adım Karan…
Karan yine düştü.
Ada ayakta kaldı.Zafer kazanmış gibi kollarını kaldırdı.
Herkes güldü.
Yaman Karan’ı kucağına aldı,Engin Ada’yı.
İki çocuk da babalarının omzunda, gururla etrafa baktı.
Elif masayı hazırlarken Vera durup onları izledi.
İçinden tek bir cümle geçti:
“Biz gerçekten aile olduk.”
O sabah,iki küçük adımkoca bir mutluluğa yetti

Sabah, evin içine yumuşak bir ışıkla doldu.Perdelerin arasından süzülen güneş önce salona, sonra çocukların seslerine karıştı.
Vera gözlerini açtığında ilk duyduğu şey kahkahaydı.İki farklı, iki küçük kahkaha.
Salona çıktığında manzara karşısında durdu.
Ada, yerde oturmuştu.Önünde renkli bloklar vardı.Birini eline alıp yere vuruyor, çıkan sesten keyif alıyordu.
Karan ise biraz ilerideydi.Ayağa kalkmaya çalışıyordu.
Ada onu fark etti.Gözleri parladı.
“Elini ver,” der gibi oyuncağını havaya kaldırdı.
Karan tutunarak doğruldu.Bir adım attı.
Ada alkışladı.Minik elleriyle, gururla.
İkinci adımda Karan düştü.
Ada hemen emekleyerek yanına gitti.Oyuncağı bu kez onun önüne bıraktı.
Sanki,“Tekrar dene,” diyordu.
Karan oturduğu yerden Ada’ya baktı.Sonra ikisi birden güldü.
Elif mutfaktan başını uzattı.“Bunlar bugün çok tehlikeli ikili.”
Vera gülümseyerek yanlarına çöktü.İkisini de aynı anda kucakladı.
O sırada Yaman ve Engin mutfaktan çıktılar.
Engin Ada’ya eğildi.“Günaydın prenses.”
Ada başını kaldırdı.Babası olduğunu anlayınca kollarını açtı.
Engin onu kucağına aldı.Ada hemen saçına dokundu, yüzünü inceledi.
Yaman’ın gözü Karan’daydı ama Ada’yı da izliyordu.Ada’nın bakışlarındaki canlılığı fark etti.
Yaman diz çöktü.“E hadi bakalım, ikiniz de gelin.”
Karan ayağa kalktı.Bu kez Ada da tutunarak kalktı.
Ada bir adım attı.Dengesini buldu.
Karan da ona baktı.Sanki yarışa girmişlerdi.
Bir adım Ada…Bir adım Karan…
Karan yine düştü.
Ada ayakta kaldı.Zafer kazanmış gibi kollarını kaldırdı.
Herkes güldü.
Yaman Karan’ı kucağına aldı,Engin Ada’yı.
İki çocuk da babalarının omzunda, gururla etrafa baktı.
Elif masayı hazırlarken Vera durup onları izledi.
İçinden tek bir cümle geçti:
“Biz gerçekten aile olduk.”
O sabah,iki küçük adımkoca bir mutluluğa yetti