16. bölüm · Kaçamak
16.Bölüm
Vera koltuğa oturduğu anda yüzü bir anlığına değişti. Önce önemsemedi, elini dizlerine koyup derin bir nefes aldı. Ama birkaç saniye sonra kaşları çatıldı.
“Elif…” dedi yavaşça.
Yaman hemen döndü.“Ne oldu?”
Vera beline doğru elini götürdü.“Bir şey… bir an girdi çıktı gibi,” dedi. “Geçer şimdi.”
Ama geçmedi. Oturduğu yerde hafifçe doğruldu, sonra tekrar geriye yaslandı. Nefesi düzensizleşti.
Yaman ayağa kalktı.“Vera.”
Bu kez sancı daha netti. Vera gözlerini kapattı.“Şimdi daha farklı,” dedi. “Sanki… sıkıştırıyor.”
Elif endişeyle yaklaştı.“Ne zamandır oluyor?”
“Az önce,” dedi Vera. “Ama bu… bu başka.”
Yaman diz çöküp önüne geçti. Sesini sakin tutmaya çalışıyordu.“Bak bana,” dedi. “Derin nefes al.”
Vera dediğini yaptı ama eli istemsizce Yaman’ın kolunu sıktı.“Yaman… sekiz aydayım,” dedi fısıltıyla.
O an evdeki hava tamamen değişti. Engin anahtarı aldı.“Arabayı hazırlıyorum,” dedi.
Vera bir sancı daha hissettiğinde yüzünü Yaman’ın omzuna yasladı.“Korktum,” dedi.
Yaman alnını onun alnına dayadı.“Buradayım,” dedi net bir sesle.“Hiçbir yere gitmiyorsun.”
Birlikte ayağa kaldırdılar. Vera adım atabiliyordu ama yavaş. Yaman bir an bile elini bırakmadı. Kapıya doğru ilerlerken Yaman’ın aklında tek bir düşünce vardı:
Henüz erken… ama ya değilse?
Kapı kapandığında, gecenin sessizliği yerini aceleci adımlara bırakmıştı.
Acil servisin kapısından girdiklerinde Vera’nın yüzü solgundu. Yaman onu kolundan destekleyerek yürütüyordu; bir an bile bırakmıyordu. Görevli hemşire hemen yaklaştı.
“Kaç haftalık?”“Sekiz,” dedi Yaman net bir sesle.“Sancı başladı,” dedi Vera nefeslenerek.
Vera’yı hızla sedyeye aldılar. Yaman yanında yürürken elini tuttu.“Gitmeyin,” dedi Vera fısıltıyla.“Gitmiyorum,” dedi Yaman. “Buradayım.”
Odaya alındıklarında monitörler bağlandı. Doktor kısa sürede geldi.“Sancıların ne sıklıkta?”“Oturtunca başladı,” dedi Vera. “Belimden vuruyor.”
Doktor ekrana baktı, sonra Vera’ya döndü.“Rahim biraz kasılmış,” dedi sakin bir sesle. “Erken doğum belirtisi olabilir ama panik yok.”
Yaman’ın kaşları çatıldı.“Bebeğe bir şey var mı?”
Doktor başını salladı.“Şu an kalp atımları iyi. Ama biz sizi müşahede altında tutacağız.”
Hemşire serum hazırladı. İğne takılırken Vera gözlerini kapattı.“Üzgünüm,” dedi bir anda.Yaman şaşırdı.“Ne için?”
“Yordum seni,” dedi Vera.Yaman eğildi, alnından öptü.“Bunu bir daha söyleme,” dedi. “Ben bunun için buradayım.”
Serum akmaya başladıkça sancılar yavaş yavaş hafifledi. Vera’nın nefesi düzeldi. Elif kapıdan sessizce baktı, Engin de arkasındaydı.
“Elif…” dedi Vera.“Buradayım,” dedi Elif, yanına gelip elini tuttu. “Geçecek.”
Doktor tekrar geldi.“Şimdilik durum stabil,” dedi. “Bu geceyi burada geçireceğiz. Dinlenme şart.”
Yaman sandalyeyi çekip yatağın yanına oturdu. Elini Vera’nın karnına koydu.“Biraz daha sabredeceksin,” dedi alçak sesle.“Baban burada.”
Vera gözlerini kapatırken dudaklarında hafif bir gülümseme vardı. Korku hâlâ oradaydı ama artık yalnız değildi.
Hastane odasında ışıklar kısılırken, Yaman sabaha kadar yerinden kalkmamaya kararlıydı.Çünkü artık her sancı,onu biraz daha baba yapıyordu.Sabah olduğunda oda aydınlıktı. Vera yavaşça gözlerini açtı. Yaman sandalyede hafifçe öne eğilmiş, elini hâlâ onun elinin üstünde tutuyordu. Doktor kapıyı çalıp içeri girdi.
“Günaydın,” dedi gülümseyerek.
Vera doğrulmaya çalıştı.“Bebeğim…” dedi endişeyle.
Doktor hemen konuştu.“Rahat olun,” dedi. “Doğuma daha zaman var. Bebeğiniz gayet sağlıklı.”
Yaman’ın omuzları fark edilir şekilde gevşedi.“Yani bir risk yok mu?” diye sordu.
“Şu an için hayır,” dedi doktor. “Bu tür sancılar sekizinci ayda olabiliyor. Vücut kendini yokluyor diyelim.”
Vera derin bir nefes aldı.“Korktum,” dedi.
“Bu çok normal,” dedi doktor. “Ama bundan sonra dinlenmeye biraz daha dikkat edeceğiz.”
Sonra ciddileşmeden ekledi:“Ağrı artarsa, düzenli sancı olursa ya da farklı bir şey hissederseniz hiç beklemeden gelin. Biz buradayız.”
Yaman başını salladı.“Anladık.”
Doktor odadan çıkarken Vera Yaman’a baktı.“Boşuna korkuttum seni.”
Yaman gülümsedi, onun saçlarını düzeltti.“Boşuna değil,” dedi. “Babayı erken alıştırdın.”
Vera gülümsedi. O an, içindeki korkunun yerini sakin bir güven aldı.Henüz zamanı değildi.Ama zamanı geldiğinde, yalnız da olmayacaktı.
