11. bölüm · Kaçamak
11.Bölüm
Sabah erkendi.Ev henüz uyanmamış gibiydi. Perdeler aralıktı, mutfağa soluk bir ışık düşüyordu. Yaman sessizce hazırlandı. Vera hâlâ uyuyordu; nefesi derin, yüzü biraz kızarmıştı ama Yaman o an fark etmedi.
— Kahvaltıyı ben hazırlayayım, dedi kendi kendine.— Güzel bir şey olsun.
Anahtarını aldı, markete indi. Aklında sürekli liste vardı ama bir yandan da dün geceki konuşmalar dönüyordu kafasında. Süt, peynir, taze ekmek… Bir de Vera’nın canı çekebilir diye meyve aldı. Fazla aldı. Her zamanki gibi.
Eve döndüğünde kapıyı sessizce kapattı.— Vera? dedi alçak bir sesle.
Cevap gelmedi.
Yaman mutfağa geçti, poşetleri bıraktı. O an fark etti…Ev fazla sessizdi. Normal bir sabah sessizliği değil, ağır bir sessizlik.
Yatak odasına yöneldi. Vera yarı uyanıktı. Saçları alnına yapışmıştı. Yorganı üstünden hafifçe kaymıştı. Yaman yanına oturdu, elini omzuna koydu.
— Vera?
Vera gözlerini açtı ama bakışı bulanıktı.— Yaman… dedi.— Üşüyorum galiba.
Yaman’ın içi bir anda sıkıştı. Elini Vera’nın alnına koydu.Sıcaktı. Fazla sıcaktı.
— Ateşin var, dedi hemen.Sesi sakin çıkmaya çalışıyordu ama parmakları titredi.
Vera hafifçe başını salladı.— Biraz halsizim sadece…
Yaman yorganı düzeltti, alnına saçlarını çekti.— Hayır, dedi.— Bu “biraz” değil.
Termometreyi aldı. Beklerken gözünü Vera’dan ayırmadı.Bip sesi geldi.
Yaman ekrana baktı.Bir an konuşamadı.
— Kaç? dedi Vera.
— 38’in üstünde, dedi Yaman.— Ve bu hoşuma gitmedi.
Vera doğrulmaya çalıştı. Yaman hemen durdurdu.— Hayır.— Kalkmak yok.
— Yaman, kahvaltı—
— Kahvaltı sonra, dedi net bir sesle.— Şu an sen ve oğlum varsınız.
Vera’nın gözleri doldu.— Bir şey mi oldu dersin?
Yaman elini Vera’nın karnına koydu.— Olmadı, dedi.— Ama olmayacak diye de beklemeyeceğim.
Telefonunu aldı. Doktorun numarasını açtı.— Günaydın, dedi.— Eşim hamile ve ateşi var.
O an Yaman’ın yüzünde tek bir ifade vardı:panik değil… kararlılık.
Telefonu kapattığında Vera’ya döndü.— Hazırlanıyoruz, dedi.— Hastaneye gidiyoruz.
Vera yutkundu.— Abartıyor muyuz?
Yaman eğildi, alnını Vera’nın alnına dayadı.— Benim için bu evde, dedi,— ateş bile ciddidir.
Vera gözlerini kapattı.— İyi ki varsın, dedi fısıltıyla.
Yaman cevap vermedi.Sadece yorganı düzeltti, ayakkabılarını kapının önüne getirdi.
Ve o sabah Yaman şunu anladı:Baba olmak…Bazen kahvaltıyı yarım bırakıp,hiç tereddüt etmeden koşmakmış.
Hastaneye vardıklarında Vera’nın yüzü solgundu. Yaman arabayı park bile etmeden indi, kapıyı açtı.— Yavaş, dedi.— Ben buradayım.
Acilde hızlıca içeri alındılar. Hemşire ateşi tekrar ölçtü, tansiyona baktı. Yaman bir an bile geri çekilmedi, hep yanındaydı.
Doktor geldiğinde Vera sedyede yatıyordu.— Ateş ne zamandır var? diye sordu.
— Sabah fark ettik, dedi Yaman.— 38’in üstü.
Doktor başını salladı.— Tamam, dedi sakin bir sesle.— Önce kan alacağız, idrar tahlili yapacağız.— Bebeğe bakalım.
Ultrason yapıldı. Kalp sesi duyulunca Yaman’ın omuzları azıcık gevşedi ama tamamen değil.— Kalp atımı iyi, dedi doktor.— Şimdilik bebekle ilgili bir sıkıntı yok.
Vera derin bir nefes aldı.— Peki ben?
Doktor monitöre baktı.— Muhtemelen basit bir enfeksiyon ama hamilelikte riske girmiyoruz, dedi.— Serum takacağız.— Ateşi düşürelim, vücudu toparlayalım.
Hemşire geldi, koluna damar yolu açtı. Şeffaf serum yavaş yavaş akmaya başladı. Vera kolunu izlerken ürperdi. Yaman elini tuttu.
— Bakma, dedi.— Bana bak.
Vera gözlerini ona çevirdi.— Korktum biraz, dedi.
— Belli, dedi Yaman.— O yüzden buradayız.
Doktor tekrar konuştu.— Bir serum yetmez, dedi.— İkinciyi de takacağız.— Bugün müşahede altında kalacaksınız.
Yaman hemen sordu:— Ne kadar?
— En azından bu akşamı, dedi doktor.— Ateş tamamen düşene kadar.
— Tamam, dedi Yaman hiç düşünmeden.— Kalıyoruz.
Vera ona baktı.— Ofis… işler…
— Hiçbiri umurumda değil, dedi Yaman.— Sen varsın, oğlumuz var.— Geri kalan her şey bekler.
İkinci serum takıldığında Vera’nın gözleri ağırlaştı. Ateşi yavaş yavaş düşüyordu. Yaman sandalyeyi yatağa yaklaştırdı, oturdu. Ceketini çıkardı, Vera’nın üzerine örttü.
— Uyuyabilirsin, dedi.— Buradayım.
Vera gözlerini kapatmadan önce fısıldadı:— Gitme.
Yaman eğildi, alnından öptü.— Gitmiyorum, dedi.— Bir yere gitmiyorum.
Oda sessizleşti. Serum damlalarının sesi vardı sadece. Yaman bir eliyle Vera’nın elini tutuyor, diğer eliyle karnına hafifçe dokunuyordu.
İçinden tek bir cümle geçiyordu:İkinizi de buradan sağ salim çıkaracağım.
Ve o gün, müşahede odasında,Yaman ilk kez gerçekten şunu hissetti:Baba olmak…beklemek değil, başında durmaktı.
Sabah güneşi hastane odasının perdesinden içeri süzülürken Vera gözlerini açtı. Ateşi tamamen düşmüştü, rengi yerine gelmişti. Yaman hâlâ aynı pozisyondaydı; koltukta uyuyakalmış ama eli geceden beri Vera’nın elini bırakmamıştı.
Hemşire içeri girdi, ölçümleri yaptı.“Gayet iyisiniz,” dedi gülümseyerek. “Doktorunuz da birazdan taburcu işlemlerini yapacak.”
Yaman o an uyandı.“Gerçekten çıkabiliyor muyuz?” dedi hemen.
Doktor geldiğinde net konuştu:“Bugün taburcu. Ama dinlenme şart. Kalabalık yok, yorulmak yok, stres hiç yok.”
Yaman başını onaylar gibi salladı.“Zaten yok,” dedi. “Bundan sonra hiç yok.”
Vera kaşlarını kaldırdı.“Yaman…”
Ama Yaman çoktan planı kafasında kurmuştu bile.
Hastaneden çıkarlarken Yaman bir eliyle Vera’nın çantasını, diğer eliyle Vera’yı tutuyordu. Asansörde bile yanından ayrılmadı. Arabanın kapısını açtı, oturttu, emniyet kemerini kendi eliyle bağladı.
“Abartıyorsun,” dedi Vera gülerek.
“Daha yeni başlıyorum,” diye cevap verdi Yaman ciddi ciddi.
Eve geldiklerinde ilk iş koltuğa değil, yatağa yönlendirdi onu.“Uzancaksın.”
“Duş alayım bari—”
“Hayır.”
“Bir çay—”
“Ben yaparım.”
Vera gülmeye başladı.“Ben hasta değilim.”
Yaman karşısına geçti, diz çöktü. Elini Vera’nın hafif belirginleşmiş karnına koydu.“Bak,” dedi alçak sesle, “sen değilsin mesele. Sizsiniz.”
O an Vera sustu.
Yaman devam etti:“Ofis yok. Uzun ayakta kalmak yok. ‘Ben iyiyim’ cümlesi de yasak.”
Vera başını yana eğdi.“Bu böyle giderse beni fanusa koyacaksın.”
“Gerekirse,” dedi Yaman hiç şaka yapmadan.
Sonra sesi yumuşadı.“Korktum,” dedi. “Dün seni o halde görünce… ikinizi de kaybediyorum sandım.”
Vera elini onun yüzüne koydu.“Buradayız,” dedi. “İkimiz de.”
Yaman gözlerini kapattı, alnını Vera’nın karnına yasladı.“Bir daha böyle korkutmayacaksınız beni,” dedi fısıltıyla.
O an gerçekten karar vermişti:Bu evde bundan sonra her şey, Vera ve içindeki küçük adam için olacaktı.
Ve Vera anladı…Bu sadece bir ateş değildi.Bu, Yaman’ın baba olmayı tam anlamıyla kabullendiği andı.
