30. bölüm · Kaçamak
5.Bölüm
Havuzdan çıkıp şezlonglara yerleştiklerinde güneş iyice bastırmıştı.Karan yorgunluktan esnemeye başlamış, Ada da Elif’in omzuna başını koymuştu.
Vera havluyla Karan’ı kurularken:— “Yemekten sonra uyurlar.”
Engin başını salladı.— “Aynen, ikisi de düştü düşecek.”
Restorana geçtiler.Açık alan ama gölgelikti. Hafif bir esinti vardı.
Masaya oturur oturmaz Karan huzursuzlandı.Ayaklarını vuruyor, ses çıkarıyordu.
Vera hemen mama çantasını açtı.— “Tamam, tamam.”
Ama Karan bu kez susmadı.Sesi biraz yükseldi.
Yaman hemen eğildi.— “Ne oldu oğlum?”
Karan cevap yerine ağladı.
Bir anlık sessizlik oldu.
Vera’nın yüzü gerildi.— “Sanırım çok yoruldu.”
Yaman hiç düşünmeden Karan’ı kucağına aldı.— “Ben dolaştırayım.”
Karan babasının omzuna başını koydu.Ağlaması yavaş yavaş azaldı.
Elif o sırada Ada’yı besliyordu.Ada kaşığı istemeyince yüzünü buruşturdu.
Engin refleksle:— “Aç değil mi?”
Elif gülerek:— “Hayır, keyfi yerinde.”
Ada bir anda kaşığı tuttu.Masaya vurdu.
Elif kahkaha attı.— “Bak bak, kontrol onda.”
Yaman geri geldiğinde Karan neredeyse uyumuştu.— “Bitti kriz.”
Vera rahat bir nefes aldı.— “İlk gün normal.”
Yemekler yendi.Kimse acele etmedi.
Bu küçük kriz bile onlara “biz artık gerçekten aileyiz” hissini vermişti.
Akşam olduğunda odalarına çekildiler.Çocuklar banyo yapıldı, pijamalar giydirildi.
Karan yatağına konur konmaz uyudu.Ada da Elif’in kucağında gözlerini kapattı.
Otel odasında sessizlik vardı.
Bir süre sonra iki çift balkonlarda buluştu.Sandalyeler çekildi.İçecekler alındı.
Deniz karanlıkta bile parlıyordu.
Elif derin bir nefes aldı.— “Çok iyi geldi.”
Vera başını salladı.— “Uzun zamandır ilk kez bu kadar sakinim.”
Engin geriye yaslandı.— “İş yok, telaş yok.”
Yaman sessizdi.Bir süre sonra konuştu:— “Bir ara her şeyi kaybedeceğimi sandım.”
Vera ona baktı.— “Ama buradayız.”
Yaman Vera’nın elini tuttu.— “Evet.”
Elif gülümsedi.— “Çocuklar büyüyecek, bu anları hatırlamayacaklar.”
Engin cevap verdi:— “Ama biz hatırlayacağız.”
Sessizlik oldu.Ama bu sessizlik rahatsız edici değildi.
Dalga sesi, hafif rüzgâr…
Vera Yaman’a yaslandı.— “İyi ki vazgeçmedik.”
Yaman fısıldadı:— “Asla.”
Balkon ışıkları kapandı.Sadece deniz kaldı.
O gece herkes huzurla uyudu.
Sabah daha güneş tam yükselmeden limana vardılar.Hava serindi ama deniz sakindi. Hafif bir iyot kokusu vardı.
Tekne beyazdı.Ahşap detaylı, geniş ve gölgelikli.
Görevli yardım etti.Önce bebek arabaları yerleştirildi.Sonra herkes tekneye geçti.
Vera Karan’ı kucağına aldı.Karan etrafa merakla bakıyordu.Teknenin sesi onu şaşırtmıştı.
Elif Ada’yı sıkıca tuttu.— “Korkmazsın değil mi?”
Ada cevap verir gibi küçük bir ses çıkardı.
Tekne yavaşça limandan ayrıldı.
Şehir geride kaldı.Sadece deniz…
Engin güvertede durdu.— “Şuna bak…”
Yaman başını salladı.— “İnsan burada her şeyi unutuyor.”
Bir süre sonra ilk koyda durdular.
Su cam gibiydi.
Vera tereddüt etti.— “Karan’la girsek mi?”
Yaman hemen:— “Ben tutarım.”
Vera yavaşça merdivenden indi.Karan önce sıkı sıkı sarıldı.
Su ayaklarına değince irkildi.Sonra gülümsedi.
— “Bak sevdi.”
Yaman oğlunun elini tuttu.— “Cesur.”
Ada da Elif’in kucağında suya girdi.Ada’nın gözleri kocaman açıldı.Suyu izledi, dokunmaya çalıştı.
Elif fısıldadı:— “Bak bu deniz.”
Teknede kahkahalar yükseldi.
Engin suya atladı.— “Burası harika!”
Yaman da dayanamadı.
— “Geliyorum.”
İki adam suyun içinde çocuklara bakıp gülüyordu.
Vera ve Elif güvertede yan yana oturdu.Ayaklarını suya soktular.
Elif:— “Bunu hayal ediyordum.”
Vera:— “Ben de.”
Öğle yemeği teknede yendi.Hafif şeyler…
Karan teknede uyuyakaldı.Vera üzerine ince bir örtü örttü.
Ada Elif’in omzunda uyudu.
Tekne yavaş yavaş geri dönerken güneş batmaya başlamıştı.
Yaman Vera’nın yanına geldi.— “Bu anlar…”
Vera gülümsedi.— “Kalıcı.”
Tekne limana yanaştığında herkes yorgundu ama mutluydu.
Bu tur…tatilin en güzel günlerinden biri olmuştu.
Tekneden indiklerinde güneş denizin içine doğru ağır ağır gömülüyordu.Herkesin üzerinde tatlı bir yorgunluk vardı.
Karan, Yaman’ın kucağında uyuyordu.Başı babasının omzuna düşmüş, nefesi düzenliydi.
Vera o manzaraya bakıp yumuşadı.— “Buna bak…”
Yaman gülümseyerek oğlunun sırtını sıvazladı.— “Bütün gün deniz ona yaradı.”
Elif de Ada’yı taşıyordu. Ada uyanıktı ama sessizdi.Etrafı izliyor, ışıklara bakıyordu.
Engin arabaya doğru yürürken:— “Bunlar bu akşam erkenden düşer.”
Otele döndüklerinde odalara çekildiler.
Karan yatağına yatırılır yatırılmaz döndü, mışıl mışıl uyudu.Ada da Elif’in kucağında biraz sallandıktan sonra gözlerini kapattı.
Odalar sessizleşti.
Vera üzerini değiştirdi. Hafif bir elbise.Yaman balkonda denize bakıyordu.
Vera yanına geldi.— “İyi misin?”
Yaman başını salladı.— “Uzun zamandır ilk kez bu kadar iyiyim.”
🌙 Gece –
Bir süre sonra Elif’ten mesaj geldi.“Çocuklar uyudu. Aşağı iner misiniz?”
Vera Yaman’a baktı.— “Hazır mısın?”
Yaman gülümsedi.— “Hazırım.”
Sessizce odalardan çıktılar.
Sahile indiklerinde ortam bambaşkaydı.Kumun üzerine küçük lambalar dizilmişti.Denize yakın bir masa hazırlanmıştı.
Elif ve Engin gülümseyerek bekliyordu.
Elif kollarını açtı.— “Sürpriz.”
Vera etrafına bakıp şaşırdı.— “Çok güzel…”
Engin sandalyeleri çekti.— “Sessiz, sakin… çocuklar uyurken.”
Yaman masaya oturdu.Denizi izledi.— “Tam olması gerektiği gibi.”
Bir süre kimse konuşmadı.Sadece dalga sesi vardı.
Vera sonunda sessizliği bozdu.— “Bugün teknede… bir an durdum.”
Elif baktı.— “Neyi düşündün?”
— “Bunca şeyden sonra burada olmamızı.”
Yaman elini Vera’nın elinin üzerine koydu.— “Kolay olmadı.”
Engin başını salladı.— “Ama değdi.”
Elif hafifçe gülümsedi.— “Çocuklar büyüyecek.”
Vera iç çekti.— “Bir gün bu masada koşuşturacaklar.”
Yaman dudak kenarıyla gülümsedi.— “Biz de arkalarından bakacağız.”
Denizin üstünde ay parlıyordu.Sahil neredeyse boştu.
Vera Yaman’a yaslandı.— “Bu anı unutma.”
Yaman fısıldadı.— “Unutmam.”
O gece yüksek ses yoktu.Büyük sözler yoktu.
Sadece birlikte kalabilmiş olmanın huzuru vardı.
Sabah erkenden sahil canlanmaya başlamıştı.Güneş henüz yakmıyor, kum serindi.
Vera şemsiyenin altına havluları sererken Elif güneş kremiyle uğraşıyordu.Karan kumda oturmuş, önüne koyulan kovayla oynuyordu.Ada ise Elif’in yanında, şapkasının altından etrafı izliyordu.
Vera etrafa baktı.— “Bugün tam plaj günü.”
Elif gülümsedi.— “Uzun uzun kalırız.”
İki kadın şezlonglara oturdu.Mayoları sade ama dikkat çekiciydi. Yazın içindeydiler, rahattılar.
Bir süre sonra Elif telefonu çıkardı.— “Foto çekelim mi?”
Vera gülerek:— “Çekelim.”
Ayağa kalktılar.Deniz arkalarında, saçları hafif rüzgârda…
Elif kamerayı ayarladı.— “Bir de gülümse.”
Klik.
Sonra bir tane daha.Bir tane de çocuklarla.
Vera Karan’ı kucağına aldı.Elif Ada’yı yanağına yasladı.
— “Bu çok güzel oldu.”
@vera.krhan
@vera.krhan
@eliffalkn
@eliffalkn
Elif hemen paylaştı.Hikâye atıldı.Aynı dakikalarda…
Yaman ve Engin havuzdaydı.Suyun içinde, çocuklar olmadan ilk kez rahatça yüzüyorlardı.
Engin havuz kenarına çıktı, telefonu aldı.Bir an durdu.
— “Yaman.”
Yaman sudan kafasını kaldırdı.— “Ne oldu?”
Engin telefonu ona doğru çevirdi.— “Buna bak.”
Yaman ekrana baktı.
Vera ve Elif.Sahilde.Mayo.Güneş.
Yaman kaşlarını çattı.— “Bu ne şimdi?”
Engin dudaklarını büzdü.— “Ben de aynı soruyu soruyorum.”
Yaman sudan çıktı. Havluyu aldı.— “Herkese açık paylaşmak şart mıydı?”
Engin homurdandı.— “Bir de kalp atanlar var.”
Yaman telefonu tekrar aldı.— “Şuna bak.”
Engin başını salladı.— “Biz burada havuzdayız, onlar plaj yıldızı.”
İki adam da söyleniyordu ama bakmayı da bırakmıyorlardı.Plajda…
Vera telefonuna gelen bildirimleri gördü.Gülümsedi.
— “Başladı.”
Elif hemen anladı.— “Gördüler mi?”
— “Gördüler.”
Elif kahkaha attı.— “Sorun değil.”
Vera telefonu çantasına koydu.— “Denize girelim.”
Karan suya yaklaşınca yine şaşırdı ama bu kez daha rahattı.Ayaklarını suya soktu, güldü.
Ada da Elif’in kucağında suyu izliyordu.
Plajda saatler geçti.Kum, su, kahkaha…
Akşamüstüne doğru Yaman ve Engin sahile geldiklerinde kadınlar onları fark etti.
Elif kaşlarını kaldırdı.— “Havuz keyfi bitti mi?”
Engin ciddi bir yüzle:— “Fotoğraf işleri fazla.”
Vera masumca baktı.— “Ne fotoğrafı?”
Yaman başını iki yana salladı.— “Sonra konuşuruz.”
Vera gülümsedi.— “Eve mi, odaya mı?”
Yaman cevap veremedi.
Elif ve Vera birbirine baktı.Kahkahalarını tutamadılar.
Uzun bir gün daha,küçük kıskançlıklar,büyük bir huzurla bitiyordu.
Odaya girer girmez Yaman kapıyı sertçe kapattı.Telefon hâlâ elindeydi.
Vera saçlarını toplarken fark etti.— “Ne oldu?”
Yaman cevap vermedi.Ekranı Vera’ya uzattı.
— “Bu ne?”
Vera baktı.Sahilde çekilmiş bir fotoğraf.Bikinili, güneşli, gülümseyen hâli.
— “Fotoğraf.”
Yaman’ın sesi sertleşti.— “Bikinili.”
Vera sakinliğini korudu.— “Denizdeydim.”
Yaman yürüyüp pencerenin önünde durdu.— “Herkesin gözü önünde.”
— “Tatildeyiz Yaman.”
Yaman döndü.— “Benim karım.”
Vera’nın kaşları kalktı.— “Benim bedenim.”
Yaman dişlerini sıktı.— “Böyle bakmalarını istemiyorum.”
— “Bakıyorlarsa sorun bende değil.”
Yaman sesini düşürdü ama öfke belliydi.— “Sorun bende.”
Vera yaklaştı.— “Bu kadar kıskanç olduğunu bilmiyordum.”
Yaman homurdandı.— “Bil diye söylüyorum.”
— “O zaman alış.”
Yaman bir adım yaklaştı.— “O fotoğraflar kalkacak.”
Vera başını iki yana salladı.— “Hayır.”
Sessizlik çöktü.
Yaman derin nefes aldı.— “Bu mayo çok açık.”
Vera kollarını bağladı.— “Deniz burası, nikâh salonu değil.”
Yaman başını başka yöne çevirdi.— “Sinir ediyorsun beni.”
Vera sakin ama net:— “Kıskan ama yönetme.”
Yaman cevap vermedi.Ama bakışları hâlâ karanlıktı.
Elif odaya girerken telefonuna bakıyordu.Gülümsüyordu.
Engin havluyu sandalyeye fırlattı.— “Elif.”
— “Hmm?”
— “O ne?”
Elif ekrana baktı.— “Fotoğraf.”
— “Mayo.”
Elif güldü.— “Evet.”
Engin kaşlarını çattı.— “Bu kadar açık olmak zorunda mı?”
— “Zorunda değilim ama istiyorum.”
— “Herkes görüyor.”
— “E görsün.”
Engin sinirlendi.— “Ben rahatsız oluyorum.”
Elif telefonu masaya bıraktı.— “Bu senin problemin.”
— “Evli bir kadın…”
Elif hemen sözünü kesti.— “Evli bir kadın hâlâ kadın.”
Engin sesini yükseltti.— “Bak bu iş hoşuma gitmiyor.”
— “Hoşuna gitmeyen çok şey olabilir.”
Engin homurdandı.— “Yaman da aynı şeyi söylüyor.”
Elif güldü.— “Demek kulüp kurdunuz.”
— “Dalga geçme.”
— “Geçerim.”
Engin kollarını bağladı.— “Bir daha böyle fotoğraf istemiyorum.”
Elif netti.— “O zaman bakma.”
Engin sustu.Bir süre sonra iç çekti.
— “Kıskanıyorum.”
Elif yumuşamadı.— “Kıskan ama karışma.”
Engin başını salladı.— “Bu tatil bana zor geçecek.”
Elif gülümsedi.— “Bize değil.”
