İlyara: Kayıp His kitap kapağı

44. bölüm / 44

İlyara: Kayıp His

44. Bölüm: Öfke

Vaveyla Yazarı: Meibye 🌙

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 44Şu an: 44. Bölüm: Öfke
  1. 1 1.Bölüm: Köklerin Çağrısı804 kelime
  2. 2 2.Bölüm: Onu Takip Etmeyi Seçti1.305 kelime
  3. 3 3.Bölüm: Karanlığın Geri Baktığı An1.262 kelime
  4. 4 4.Bölüm: Verilen İsim1.264 kelime
  5. 5 5.Bölüm: Garip Bir Kasaba1.090 kelime
  6. 6 6.Bölüm: Karanlıktan Gelen I1.136 kelime
  7. 7 7.Bölüm: Karanlıktan Gelen II1.047 kelime
  8. 8 8.Bölüm: İçinde Yatan Şey792 kelime
  9. 9 9.Bölüm: Fısıltı881 kelime
  10. 10 10.Bölüm: Çalınan Kalp964 kelime
  11. 11 11.Bölüm: Kadim’in Gölgesi826 kelime
  12. 12 12.Bölüm: Kaybolanın Yakarışı655 kelime
  13. 13 13.Bölüm: Gidilecek Bir Yer Yok1.018 kelime
  14. 14 14.Bölüm: Soğuk Nefes790 kelime
  15. 15 15.Bölüm: Bağsız846 kelime
  16. 16 16.Bölüm: Kırılma903 kelime
  17. 17 17.Bölüm: Karanlığın Eşiği1.542 kelime
  18. 18 18.Bölüm: Bozulma1.128 kelime
  19. 19 19.Bölüm: Çekim1.046 kelime
  20. 20 20.Bölüm: Arada Kalan1.448 kelime
  21. 21 21.Bölüm: Kaybedilenler1.570 kelime
  22. 22 22.Bölüm: Gömülü İsim1.051 kelime
  23. 23 23.Bölüm: Vazgeçiş1.371 kelime
  24. 24 24.Bölüm: Paylaşılan Yük999 kelime
  25. 25 25.Bölüm: Kalan Kişi1.133 kelime
  26. 26 26.Bölüm: Seçim1.184 kelime
  27. 27 27.Bölüm: Bağlı1.190 kelime
  28. 28 28.Bölüm: İşaret1.216 kelime
  29. 29 29.Bölüm: Ölü Kalp1.075 kelime
  30. 30 30.Bölüm: Misafir1.246 kelime
  31. 31 31.Bölüm: Belki de1.107 kelime
  32. 32 32.Bölüm: Konsey Sofrası950 kelime
  33. 33 33.Bölüm: Gölge980 kelime
  34. 34 34.Bölüm: Hediye1.243 kelime
  35. 35 35.Bölüm: His1.053 kelime
  36. 36 36.Bölüm: Zihin824 kelime
  37. 37 37.Bölüm: İz1.246 kelime
  38. 38 38.Bölüm: Kayıp His1.626 kelime
  39. 39 39.Bölüm: Yabancı917 kelime
  40. 40 40.Bölüm: Sızı897 kelime
  41. 41 41.Bölüm: Değer892 kelime
  42. 42 42.Bölüm: Küçük1.229 kelime
  43. 43 43.Bölüm: Kaçış1.405 kelime
  44. 44 44. Bölüm: Öfke828 kelime · Okuduğun bölüm

İlyara

İlyara, Yitan’ı o yıkık oduncu kulübesinde bıraktığından beri huzursuzdu. Sanki ona geri dönmeliymiş gibi hissediyordu. Ya da ona aktardığı sevgiye…
Kollarını kendine doladı. Ruhu artık karanlık duygularla baş başa kalmıştı. Şimdi o sevginin yerini ne dolduracaktı?
“İlyara.”
Arın’ın sesiyle düşüncelerinden sıyrıldı.
Arın, Yitan’la mücadele ettikleri sırada bir şeyler söylemişti. İlyara’yı seviyor muydu?
Sevmiyor.
Yabancı anılardan bir ses zihninde yankılanınca başını salladı. Bu sesleri zamanla bastırmayı öğrenmişti. Fakat gardını indirdiği anda yeniden yüzeye çıkıyorlardı.
Bir mezarın başında bekleyen Arın’a döndü.
“Buldun mu?” diye sordu.
Arın başıyla onayladı. Bunun üzerine İlyara mezarların arasında ilerlemeye başladı. Buraya gelip gelmemek konusunda kararsız kalmıştı ama Arın onu cesaretlendirmişti.
Arın’ın yanına geldiğinde durdu.
“Eminsin, değil mi?” diye sordu. Sesi titremeye başlamıştı.
“Eminim,” dedi Arın. “Veyra’ya sordum.”
İlyara başını sallayıp yere çömeldi.
Mezarın üzeri rengârenk çiçeklerle kaplıydı. Biri belki de onlarla ilgileniyordur, diye düşündü.
Elini çiçeklerin üzerinde gezdirmeye başladı. Önce gelinciklerin, ardından fulya çiçeklerinin üzerinde gezdirdi elini. Sıra mor menekşelere geldiğinde eli havada kaldı.
Bu çiçekler ona Elna’yı hatırlatmıştı.
Derin bir nefes aldı.
“İstersen onları sökelim,” dedi Arın.
“Hayır,” dedi İlyara. “Bir de çiçekler benden zarar görmesin.”
“İlyara.”
“Neden mezar taşı yok?” diye sordu İlyara.
Arın önce diğer mezarlara göz gezdirdi. Birçoğunda mezar taşları bulunuyordu. Ardından önündeki mezara baktı.
“Sanırım…” dedi ve elini cebine attı.
Arın’ın hareketleri gittikçe insanlaşıyordu. Sanki yaşayan birine dönüşüyordu. İlyara bu duruma hem seviniyor hem de üzülüyordu.
Arın’ın yeniden hissedebilmesini istemek çok bencilce miydi?
“…mezarı bilinmesin diye.”
Ah.
İlyara yüzünden annesinin mezarı bile güvende değildi. Bu düşünceyle bir yaş usulca yanağından süzülüp toprağa düştü. Toprak gözyaşını hızla emdi. İlyara, gözyaşını mezardan uzaklaştırmak istercesine toprağı eliyle süpürdü.
Ardından ayağa kalktı ve kendisini dikkatle izleyen Arın’a döndü.
“Gidelim.”
Arın elini İlyara’ya uzattı. İlyara önce şaşırsa da onun elini tuttu ve ayağa kalktı. Ancak Arın’a dokunduğu anda üzüntüsünün bir kısmının çekildiğini hissedince elini hızla geri çekti.
“Bunu bir daha yapma!” dedi İlyara öfkeyle. “Duygum beni üzse de onu hissetmeme izin ver.”
Arın boş eline bir süre öylece baktı.
“Ama…” dedi. “Senin üzüldüğünü görmek istemiyorum.”
“Bunca yaşadıklarımdan sonra şunu fark ettim,” dedi İlyara, derin bir nefes vererek. Ardından Arın’ın yanağını okşadı. Arın başını İlyara’nın eline doğru eğdi.
“Duygulara ihtiyacım var… Kendi duygularıma.”
Arın başıyla onayladı.
“Anladım,” dedi. “Bir daha iznin olmadan yapmayacağım.”
İlyara, Arın’ın bu cevabına gülümsedi.
“Teşekkür ederim.”
Bir alkış sesi duyulunca ikisi de gerildi ve sesin geldiği yöne döndü.
“Müthiş,” dedi bir adam.
Bordo pelerinli, elinde baston taşıyan bir adamdı.
“Kâhin?” dedi İlyara, emin olamayarak.
“Bir Morhena’nın yeniden hissedebilmesini nasıl başardın?” diye sordu Kâhin. Ardından elini çenesine götürdü. “Çok ilginç.”
Ne saçmalıyordu?
Arın hızla İlyara’nın önüne geçti ve kılıcını Kâhin’e doğrulttu.
“Kimsin sen?” diye sordu Arın.
“Beni ne çabuk unuttun?” dedi Kâhin.
Arın’ın yüzünde sinirli bir gülümseme belirdi.
“Seni hatırlıyorum,” dedi Arın. “Ama kim olduğunu bilmiyorum.”
Kâhin gülümsedi, ardından İlyara’ya baktı. Yüzündeki gülümseme aniden silindi. Sanki iğrenç bir şeye bakıyormuş gibi yüzünü buruşturdu.
İlyara, Kâhin’in bu değişimini anında fark etti. Tiksintisi o kadar yoğundu ki kendi ifadesini korumakta zorlandı.
İlyara’dan neden bu kadar tiksiniyordu?
Gerçi bu neden İlyara’nın umurunda olsun ki? Artık insanların ona karşı hissettikleriyle ilgilenmiyordu. Bunca yıl hep insanları düşünmüştü. İyi olmaya, onları mutlu etmeye çalışmıştı ama insanlar onu hep üzmüştü. Belki de Elna haklıydı. İnsanlar nankördü.
“Neden buradasın?” diye sordu İlyara. Sesi buz gibiydi.
Arın, İlyara’daki bu değişime şaşırsa da bunu belli etmemeye çalıştı. Fakat İlyara onun şaşkınlığını kolaylıkla fark etti. Gittikçe bu lanetli gücü daha fazla benimsemiş, onu kullanmayı daha iyi öğrenmişti. Artık öylece bekleyip aşağılanmayacaktı.
Ne kaybederdi ki?
“Hah ha.”
İlyara birden kahkaha atmaya başladı. Kahkahasıyla birlikte Kâhin gerildi. Gülümsemeye çalışsa da başaramadı. Ardından boğazını temizledi.
“Kadim’e benzemeye başlamışsın,” dedi. “Tıpkı kehanetimdeki gibi… Kadim’in gölgesi.”
İlyara’nın çenesi gerildi. Bedenindeki yabancı öfkelerle kendi öfkesi birbirine karışmaya başladı.
“Kapa çeneni!” diye bağırdı Arın. “Kimsin lan sen?”
Kâhin bakışlarını İlyara’dan ayırmadı.
“Yanlış mıyım?” diye sordu İlyara’ya. Arın’ı dikkate bile almıyordu.
İlyara bakışlarını yere çevirdi.
“Belki de,” dedi. Ardından Kâhin’e baktı. “Bu seni korkutuyor mu?”
İlyara’nın yüzüne bir gülümseme yayıldı.
“O yemek salonundan kaçışını hatırlıyorum da… Çok acınasıydın.”
İlyara’nın içine ne kaçmıştı? İlyara hep böyle biri miydi? Belki de böyle biri olmalıydı. Böylelikle bu kadar acı da çekmezdi.
Kâhin kirli sakalını kaşıdı.
“Ben de babanın öldüğünü duydum,” dedi ve ardından gülümsedi.
“Adam senden kurtulmuş.”
İlyara’nın tüm bedeni öfkeyle sarsılırken siyah dumanlar etrafını sarmaya başladı. Derin nefesler alıp vermeye çalıştı. Kâhin’in onu bilerek kışkırttığının farkındaydı. Peki, ama neden?
“Ne istiyorsun?” diye sordu İlyara. Dişlerini sıkarak konuşuyordu.
“Basit,” dedi Kâhin, keyifle. “Ölmeni.”
İlyara bir süre donakaldı. Ardından kendini tutamayarak gülmeye başladı. Kâhin ise şaşkınlıkla onu izledi.
“Bu komik mi?” diye sordu Kâhin, kaşlarını çatarak.
“İlyara,” dedi Arın. Ancak kılıcını Kâhin’e doğrultmayı sürdürdü.
“Pardon,” dedi İlyara. “Ölmemi isteyen o kadar çok kişi var ki—”
“Yitan gibi mi?”
İlyara, Kâhin’in bu sözünü duyar duymaz Arın’ı iterek öne geçmeye çalıştı. Fakat Arın buna izin vermedi ve onu arkasında tutmaya çalıştı.
“Çekil önümden!” diye bağırdı İlyara. Ardından Kâhin’e döndü.
“Ona bir şey mi yaptın?” diye sordu. Bu kez sesi sakindi.
“Beceriksizdi,” dedi Kâhin. “Seni öldürmeyi beceremedi. Kadim de yapamamıştı.”
Ardından parmağıyla kendini işaret etti.
“Ama ben yapacağım.”

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

2okunma 1beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 139

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileAile sırlarıajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18