İlyara: Kayıp His kitap kapağı

16. bölüm / 44

İlyara: Kayıp His

16.Bölüm: Kırılma

Vaveyla Yazarı: Meibye 🌙

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 44Şu an: 16.Bölüm: Kırılma
  1. 1 1.Bölüm: Köklerin Çağrısı804 kelime
  2. 2 2.Bölüm: Onu Takip Etmeyi Seçti1.305 kelime
  3. 3 3.Bölüm: Karanlığın Geri Baktığı An1.262 kelime
  4. 4 4.Bölüm: Verilen İsim1.264 kelime
  5. 5 5.Bölüm: Garip Bir Kasaba1.090 kelime
  6. 6 6.Bölüm: Karanlıktan Gelen I1.136 kelime
  7. 7 7.Bölüm: Karanlıktan Gelen II1.047 kelime
  8. 8 8.Bölüm: İçinde Yatan Şey792 kelime
  9. 9 9.Bölüm: Fısıltı881 kelime
  10. 10 10.Bölüm: Çalınan Kalp964 kelime
  11. 11 11.Bölüm: Kadim’in Gölgesi826 kelime
  12. 12 12.Bölüm: Kaybolanın Yakarışı655 kelime
  13. 13 13.Bölüm: Gidilecek Bir Yer Yok1.018 kelime
  14. 14 14.Bölüm: Soğuk Nefes790 kelime
  15. 15 15.Bölüm: Bağsız846 kelime
  16. 16 16.Bölüm: Kırılma903 kelime · Okuduğun bölüm
  17. 17 17.Bölüm: Karanlığın Eşiği1.542 kelime
  18. 18 18.Bölüm: Bozulma1.128 kelime
  19. 19 19.Bölüm: Çekim1.046 kelime
  20. 20 20.Bölüm: Arada Kalan1.448 kelime
  21. 21 21.Bölüm: Kaybedilenler1.570 kelime
  22. 22 22.Bölüm: Gömülü İsim1.051 kelime
  23. 23 23.Bölüm: Vazgeçiş1.371 kelime
  24. 24 24.Bölüm: Paylaşılan Yük999 kelime
  25. 25 25.Bölüm: Kalan Kişi1.133 kelime
  26. 26 26.Bölüm: Seçim1.184 kelime
  27. 27 27.Bölüm: Bağlı1.190 kelime
  28. 28 28.Bölüm: İşaret1.216 kelime
  29. 29 29.Bölüm: Ölü Kalp1.075 kelime
  30. 30 30.Bölüm: Misafir1.246 kelime
  31. 31 31.Bölüm: Belki de1.107 kelime
  32. 32 32.Bölüm: Konsey Sofrası950 kelime
  33. 33 33.Bölüm: Gölge980 kelime
  34. 34 34.Bölüm: Hediye1.243 kelime
  35. 35 35.Bölüm: His1.053 kelime
  36. 36 36.Bölüm: Zihin824 kelime
  37. 37 37.Bölüm: İz1.246 kelime
  38. 38 38.Bölüm: Kayıp His1.626 kelime
  39. 39 39.Bölüm: Yabancı917 kelime
  40. 40 40.Bölüm: Sızı897 kelime
  41. 41 41.Bölüm: Değer892 kelime
  42. 42 42.Bölüm: Küçük1.229 kelime
  43. 43 43.Bölüm: Kaçış1.405 kelime
  44. 44 44. Bölüm: Öfke828 kelime

İlyara

İlyara yol boyunca elbisesinin eteğini çekiştirdi. Eteği boydan boya yırtıldığı için bacağının büyük bir kısmı açıkta kalıyordu. Kumaş ne kadar aşağı çekilse de açıklığı kapatmaya yetmiyordu. Soğuk hava tenine değdikçe huzursuzluğu artıyordu.
Bir yandan da üniformalıyı izliyordu.
Adamın bakışları hiç kaymıyordu. Ne bir tereddüt ne de fark etmiş olabileceğine dair en ufak bir işaret vardı. Sanki o açıklığı görmüyormuş gibi davranıyordu.
Ya da gerçekten görmüyordu.
İlyara hangisinin daha rahatsız edici olduğuna karar veremedi.
Üniformalı atı ağaçların arasına yönlendirdi. Dallar omuzlarına sürtünürken dizginleri çekip durdu, ardından sessizce inip atı yakındaki bir ağaca bağladı.
Başını kaldırıp İlyara’ya baktı.
“Sen burada bekle,” dedi. “Kasabadan bir şeyler alıp geleceğim.”
Cevap beklemeden arkasını döndü ve kasabanın girişine doğru yürüdü.
İlyara bir süre onun uzaklaşmasını izledi. Silueti ağaçların arasında kaybolduğunda başını çevirip etrafına bakındı.
Bu kasabaya bu kadar yaklaşmak bile yeterliydi. Bastırdığı anılar kendiliğinden yüzeye çıkıyordu. Özellikle de o gece…
At huzursuzca yer değiştirdi. İlyara dizginleri gevşetip boynuna doğru eğildi, avucunu yavaşça sıcak derisine bastırdı.
Elleri titriyordu.
“Sakin ol, İlyara,” diye mırıldandı. “Her şey yolunda.”
At sırtında geçirdiği süre kasıklarında donuk bir ağrı bırakmıştı. Yürümek daha iyi gelir diye düşündü ve yavaşça attan indi.
Ayakları yere değer değmez atın hareketi değişti. Gerginliği bir anlığına gevşedi, sonra başını yana çevirip birkaç adım uzaklaştı.
İlyara duraksadı, adımları bir an yerinde asılı kaldı. Yine de geri çekilmedi; dikkatli adımlarla ata doğru yürüdü. Yaklaştıkça at bağlı olduğu ağaçtan uzaklaşmaya çalıştı. Her hamlesinde ip geriliyor, derisi sert kabuğa sürtünüyordu.
“Sakin ol…” dedi, ellerini yavaşça kaldırarak. “Bir şey yok.”
Ama sesi bu kez daha temkinliydi.
Bir adım daha attı.
At aniden kişnedi.
İlyara hızla uzanıp dizginleri yakaladı. “Şşş… sakin ol, bir şey yok,” dedi, sesi beklediğinden daha gergin çıkmıştı.
Ama sözleri karşılık bulmadı.
At bir anda şaha kalktı.
İlyara’nın parmakları dizginlerden kaydı; dengesini kaybedip sırt üstü sert toprağa düştü.
“Ah…”
Nefesi bir an kesildi.
Başını kaldırdığında atın çoktan dizginlerden kurtulduğunu gördü. Düşerken ipi gevşetmiş olmalıydı.
“Kahretsin!” diye küfretti.
At kasabaya doğru koşuyordu.
Evini hatırlamış olmalıydı, diye düşündü. Ama şimdi Arın’a ne diyecekti? Ona kızar mıydı?
Gerçi… kızabiliyor muydu?
İlyara kaşlarını çattı.
Bilmiyordu.
Ve bilmek de istemiyordu.
O insan değildi.
Yine de… onun yanında olmasını istiyordu.
Onu kaybedemezdi.
“Bakın burada kim varmış,” dedi alaycı bir ses.
İlyara’nın gözleri korkuyla büyüdü. Hızla arkasını döndüğünde adamı gördü.
Adamı tanıdı.
Atın sahibi.
“Küçük hırsız geri dönmüş,” dedi ve ağır adımlarla ona doğru yürümeye başladı. Sağ elinde tuttuğu balta gevşekçe aşağı sarkıyordu ama her adımda hafifçe sallanıyordu.
İlyara yerden kalkmaya çalıştı fakat beline saplanan acıyla inledi. Ayağa kalkamadı. Dengesini kaybedince tekrar toprağa oturdu ve refleksle geri çekildi.
Geri geri sürünmeye başladı.
Gözleri istemsizce etrafı taradı. Üniformalıyı arıyordu.
Nerede kalmıştı?
Adam sırıttı.
“Baş başayız,” dedi, sesi alçak ama kendinden emindi. “Boşuna kimseyi arama.”
Birkaç adım daha yaklaştı.
“O ucube gelene kadar vaktimiz var.”
Adam ağır bir hareketle İlyara’nın üzerine eğildi ve ayağını kaldırıp onu sertçe yere bastırdı. İlyara’nın sırtı toprağa çarptı; acıyla dişlerini sıktı, dudaklarının arasından keskin bir nefes çıktı.
“Ne yapıyorsun?” diye bağırdı, bakışlarını ondan ayırmadan. Sert görünmeye çalışıyordu ama adamın yüzüne yayılan o kirli sırıtış içini ürpertti.
Geri çekilmeye çalıştı.
Adam bu kez ayağını karnına bastırdı. Baskı arttıkça İlyara’nın nefesi kesildi; göğsü yükseldi ama içine hava dolmadı.
“Hemen gitmek yok,” dedi adam, sesi alçak ve keyifliydi. “Artık burada ünlüsün.”
İlyara başını kaldırdı, gözleri bulanıklaşmıştı ama yine de ona bakmayı sürdürdü.
Adam biraz daha eğildi. Yüzü tehlikeli bir yakınlığa geldi.
“Kellene ödül kondu,” diye fısıldadı.
Sözlerini uzatmadı.
“Kadim’in gölgesi.”
İlyara’nın kalbi hızlandı. Kadim de kimdi?
“Ben kimsenin gölgesi değilim,” dedi, nefesini toparlamaya çalışarak.
Adam kısa, boğuk bir kahkaha attı. Baltayı gevşek bir hareketle havada çevirdi; metalin donuk yüzeyi ışığı yakalayıp kayboldu.
“Senin o gücün…” dedi, parmağıyla onu işaret ederek, “Kadim’in gücüyle aynı.”
İlyara’nın çenesi gerildi. Bu lanetli güç başına bela olmaya devam ediyordu.
“Kadim diye birini tanımıyorum,” dedi, gözlerini onunkilerden ayırmadan.
Adamın yüzündeki ifade değişti. Sırıtışı hafifledi, yerini ölçen bir bakışa bıraktı.
“Demek söylentiler doğruymuş…” diye mırıldandı.
İlyara kaşlarını çattı.
“Ne söylentisi?”
Hafifçe kıpırdandı ama adam ayağındaki baskıyı artırınca tekrar olduğu yerde kaldı.
“Bu söylenti de ne?” diye yineledi, sesi bu kez daha sertti.
Adam ayağını çekip doğruldu. Baltayı elinde tartar gibi tutarak birkaç adım geri çekildi, ardından tekrar ona döndü.
“Otuz yıl kadar önce,” dedi yavaşça, “bir bebek doğmuş. Kehanette adı geçen çocuk…”
“Kehanet mi?” diye araya girdi İlyara.
Adam sırıttı.
“Evet, kehanet. Ama senin o olup olmamanın bir önemi yok.” Omuz silkti. “Ben alacağım ödüle bakarım.”
Yeniden ona doğru yürümeye başladı.
İlyara refleksle geri çekildi ama mesafe yoktu. Adam bir adımda arayı kapatıp ayağıyla onu tekrar yere bastırdı.
“Şerefsiz!” diye bağırdı İlyara, acıyla kıvranarak.
Adam bu kez ayağını elinin üzerine bastırdı.
İlyara’nın çığlığı ormanın içinde yankılandı.
“Seni geberteceğim!”
Adam buna yalnızca sırıttı. Baltasını yavaşça kaldırdı.
İlyara gözlerini kapadı, kollarını içgüdüyle yüzüne siper etti.
Ama balta inmedi.
Bunun yerine adamın boğuk bir gülüşü duyuldu.
İlyara gözlerini açtı.
“Senden Kadim falan olmaz, ezik şey—”
Ezik şey…
Tuhaf kız…
Yine mi sen?
İlyara’nın parmakları toprağa gömüldü. Nemli zemin avucunun içinde ezildi. Göğsünde biriken o tanıdık sıkışma bu kez geri çekilmedi; büyüdü, sertleşti, içini yakar gibi yayıldı.
Başını yavaşça kaldırdı. Gözleri adamınkileri buldu.
Ve bu kez bakışlarını kaçırmadı.
Başını hafifçe yana çevirdi.
“Öl…”
Kelime dudaklarından neredeyse fısıltıyla döküldü.
Adamın sesi bir anda kesildi.
Nefes almaya çalıştı. Göğsü yükseldi ama içine hava dolmadı. Parmakları boğazına gitti.
Elindeki balta gevşedi ve İlyara’nın başının yanına düştü.
Ama İlyara kıpırdamadı.
Bakışları adamın üzerinde kilitlenmişti.
Adam dizlerinin üzerine çöktü.
“Y-yapma…” dedi, titreyen eliyle ona doğru uzanarak.
İlyara yavaşça doğrulup oturdu.
Gözlerini ondan ayırmadı.
Ve gülmeye başladı.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

52okunma 4beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18