İlyara: Kayıp His kitap kapağı

41. bölüm / 44

İlyara: Kayıp His

41.Bölüm: Değer

Vaveyla Yazarı: Meibye 🌙

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 44Şu an: 41.Bölüm: Değer
  1. 1 1.Bölüm: Köklerin Çağrısı804 kelime
  2. 2 2.Bölüm: Onu Takip Etmeyi Seçti1.305 kelime
  3. 3 3.Bölüm: Karanlığın Geri Baktığı An1.262 kelime
  4. 4 4.Bölüm: Verilen İsim1.264 kelime
  5. 5 5.Bölüm: Garip Bir Kasaba1.090 kelime
  6. 6 6.Bölüm: Karanlıktan Gelen I1.136 kelime
  7. 7 7.Bölüm: Karanlıktan Gelen II1.047 kelime
  8. 8 8.Bölüm: İçinde Yatan Şey792 kelime
  9. 9 9.Bölüm: Fısıltı881 kelime
  10. 10 10.Bölüm: Çalınan Kalp964 kelime
  11. 11 11.Bölüm: Kadim’in Gölgesi826 kelime
  12. 12 12.Bölüm: Kaybolanın Yakarışı655 kelime
  13. 13 13.Bölüm: Gidilecek Bir Yer Yok1.018 kelime
  14. 14 14.Bölüm: Soğuk Nefes790 kelime
  15. 15 15.Bölüm: Bağsız846 kelime
  16. 16 16.Bölüm: Kırılma903 kelime
  17. 17 17.Bölüm: Karanlığın Eşiği1.542 kelime
  18. 18 18.Bölüm: Bozulma1.128 kelime
  19. 19 19.Bölüm: Çekim1.046 kelime
  20. 20 20.Bölüm: Arada Kalan1.448 kelime
  21. 21 21.Bölüm: Kaybedilenler1.570 kelime
  22. 22 22.Bölüm: Gömülü İsim1.051 kelime
  23. 23 23.Bölüm: Vazgeçiş1.371 kelime
  24. 24 24.Bölüm: Paylaşılan Yük999 kelime
  25. 25 25.Bölüm: Kalan Kişi1.133 kelime
  26. 26 26.Bölüm: Seçim1.184 kelime
  27. 27 27.Bölüm: Bağlı1.190 kelime
  28. 28 28.Bölüm: İşaret1.216 kelime
  29. 29 29.Bölüm: Ölü Kalp1.075 kelime
  30. 30 30.Bölüm: Misafir1.246 kelime
  31. 31 31.Bölüm: Belki de1.107 kelime
  32. 32 32.Bölüm: Konsey Sofrası950 kelime
  33. 33 33.Bölüm: Gölge980 kelime
  34. 34 34.Bölüm: Hediye1.243 kelime
  35. 35 35.Bölüm: His1.053 kelime
  36. 36 36.Bölüm: Zihin824 kelime
  37. 37 37.Bölüm: İz1.246 kelime
  38. 38 38.Bölüm: Kayıp His1.626 kelime
  39. 39 39.Bölüm: Yabancı917 kelime
  40. 40 40.Bölüm: Sızı897 kelime
  41. 41 41.Bölüm: Değer892 kelime · Okuduğun bölüm
  42. 42 42.Bölüm: Küçük1.229 kelime
  43. 43 43.Bölüm: Kaçış1.405 kelime
  44. 44 44. Bölüm: Öfke828 kelime

Bu küçük velet, Arın’ın yüzüne karşı İlyara’dan intikam alacağını mı söylüyordu? Yürek mi yemişti?
“Buna izin vermem,” dedi Arın.
Yitan, Arın’a kısa bir an dik dik baktı.
Arın belki bu küçük adamı ayağıyla ezerdi. İlyara’ya da yanlışlıkla olduğunu söylerdi. Bu plan mükemmel görünüyordu.
Arın’ın yüzünde küçük bir gülümseme belirdi.
“Aç mısın?”
İlyara’nın sesiyle Arın düşüncelerinden sıyrıldı.
Yitan bakışlarını bu kez İlyara’ya çevirdi.
“Senin o pis ellerinden yemek yiyeceğimi mi sanıyorsun!” diye bağırdı İlyara’ya.
Arın daha fazla dayanamadı ve ayaklarının dibinde oturan Yitan’ı ayağıyla sertçe itti. Genç adam acıyla tahta zemine yapıştı. Ardından ona doğru eğildi.
“O ne isterse yapacaksın,” dedi Arın. Sesi derin ve tehditkârdı.
Yitan’ın gözleri korkuyla büyüdü.
“Ondan uzak dur!” diye bağırdı İlyara.
Bu gençten kurtulmalıydı. Onun yüzünden İlyara ona kızıp duruyordu.
Arın ellerini teslim olur gibi havaya kaldırdı. Ardından birkaç adım geri giderek Yitan’dan uzaklaştı.
Arın’ın ondan uzaklaştığını gören genç adam derin bir nefes verdi. Fakat buna hemen pişman oldu. Acıyla inleyerek başını tuttu.
“Dur bakayım,” diyerek İlyara Yitan’ın yanına çömeldi. Eline dokunur dokunmaz Yitan, İlyara’nın elini itti.
“Bana dokunma—”
Yitan, Arın’ın ona baktığını fark edince sözünü tamamlamadı. Yutkunarak tekrar konuştu.
“Ben hallederim,” dedi ve yavaşça ayağa kalktı.
İlyara hızla yemek masasının yanına giderek bir sandalye aldı ve oturabilmesi için Yitan’ın yanına getirdi.
Arın genç adama baktığında, şaşkınlıkla İlyara’yı izlediğini gördü. Demek o da İlyara’nın bu davranışlarına anlam veremiyordu.
“İlyara,” dedi Arın. “Ne yapıyorsun?”
İlyara, genç adamın oturduğundan emin olduktan sonra Arın’a döndü.
“Ne demek istiyorsun?” diye sordu.
“Seni öldürmek için burada,” dedi Arın ve parmağıyla Yitan’ı işaret etti.
İlyara bir süre sessiz kaldı.
“O küçük,” dedi İlyara, Yitan’a bakarak. “O korunmalı.”
Bu da ne demekti?
Zihni ne kadar zarar görmüştü? Adeta düşmanını koruyordu.
“Arın.”
İlyara ona seslenmişti. Kalbi bu seslenişle yeniden canlandı.
“Bir şeyler yakalayabilir misin?” dedi İlyara. “Evde bir şey yok gibi.”
Elbette yakalardı ama velet ne olacaktı?
“Kalk,” diye emretti Arın, Yitan’a.
Yitan olduğu yerde irkilerek hızla ayağa kalktı.
İlyara hemen Yitan’ın yanına geldi ve onu tekrar yerine oturtmak istedi. Fakat Yitan ona dokunmasına yine izin vermedi ve kendi başına yerine oturdu.
Yitan’ın oturduğundan emin olan İlyara, Arın’a döndü.
“Sen git,” dedi. “Ona pansuman yapmam lazım.”
Bir de onu tedavi mi edecekti?
“Gitmiyorum,” dedi Arın ve kollarını önünde birleştirerek duvara yaslandı.
“İyi,” dedi İlyara. “Ben sonra giderim.”
Arın hızla duvardan uzaklaşarak dik durdu.
“Tamam, ben giderim,” dedi ve sonra Yitan’a döndü. “İlyara’ya en ufak bir şey olursa, sana bunu ödetirim.”
Ardından arkasını döndü ve kulübeden dışarı çıktı.
---

Arın hızlıca birkaç tavşan yakaladı. İlyara’yı o genç adamla fazla yalnız bırakamazdı.
Kapıyı açtığında ilk olarak o veledi gördü. Bıraktığı yerde hâlâ oturuyordu.
Tembel piç.
Mutfağa baktığında İlyara’nın tencere falan çıkardığını gördü. Arın’ı fark ettiğinde tezgâhın üzerinden bir bıçak alarak ona doğru yürüdü. Bıçağı doğrudan Arın’a doğrultmuştu.
Arın’a mı saldıracaktı?
Arın’ın Morhena içgüdüsü saldırmasını söylüyordu. Ama Arın bu sesi dinlememeye çalışarak olduğu yerde kıpırdamadı.
“Al,” dedi İlyara, elindeki bıçağı Arın’a uzatarak. “Bununla kesersin.”
Arın hiç sorgulamadan İlyara’nın elindeki bıçağı aldı.
“Kahretsin,” diye fısıldadı Yitan kendi kendine. “Niye saldırmadı?”
Arın yemek masasına doğru yürüdü ve Yitan’ın yanındaki boş sandalyeyi çekerek oturdu. Ardından ölü tavşanları masanın üzerine koydu.
Yitan sandalyesini Arın’dan uzaklaştırmak için iterken Arın ayağıyla sandalyenin bacağını yakaladı. Sonra da kendine doğru çekti.
Yitan sandalyeden kalkmaya hazırlanırken Arın bu kez de bıçağı sertçe masaya sapladı. Bu ani hareketle Yitan irkilerek sandalyeye iyice yapıştı.
Arın bir süre sessizce tavşanlarla uğraşarak önce derilerini yüzdü ve ardından onları doğramaya başladı. Yitan ise yerinden kıpırdayamayarak Arın’ı izlemek zorunda kaldı.
Arın etle uğraşırken birkaç parça Yitan’ın üzerine sıçradı. Yitan bundan rahatsız olsa da bir şey söylemedi. Ama Arın söylemesini çok isterdi.
İlyara masaya gelerek Arın’ın doğradığı etleri aldı. Sonra da pişirmek için ocağa götürdü.
Arın masadan kalkar kalkmaz Yitan derin bir nefes vererek sandalyeden kalktı. Ardından kapıya yöneldi.
“Nereye gidiyorsun?”
İlyara’nın sorusuyla genç adamın eli kapı kolunun üzerinde kaldı.
“Evet. Nereye gidiyorsun, Yitan?” diyerek İlyara’nın sorusunu tekrarladı Arın.
“Geç oldu, eve gideyim artık,” dedi Yitan. Eski cesur hâlinden eser kalmamış gibiydi.
“Olmaz,” dedi İlyara. “Yemek birazdan hazır olur.”
Burada kalması daha iyi olurdu. Böylelikle Arın onun her hareketini izleyebilirdi. Kulübe zaten küçüktü. Tek bir odası vardı. Duvarın kenarında çift kişilik bir tahta yatak, ortada da dört kişilik bir yemek masası bulunuyordu. Cam kenarında ise mutfak vardı.
Yitan kapıya tekrar dönünce Arın konuştu:
“İlyara’yı duydun,” dedi. Sonra da önündeki sandalyeyi çekti. “Gel, otur.”
Yitan, Arın’a kısa bir bakış attıktan sonra yemek masasındaki eski yerini aldı. Arın da hemen onun yanındaki yerini aldı.
İlyara bir şarkı mırıldanarak sofrayı hazırlamaya başladı. Arın yardım teklif etse de buna izin vermedi. Dediğine göre Arın misafiriymiş. Arın misafir falan değildi. O… o, onun kader eşiydi. Evet, öyleydi. Bu hissin başka açıklaması olamazdı.
İlyara masaya üç tabak koymuştu. Arın için de mi yemek hazırlamıştı? Arın bu düşünceyle kalbinin ısındığını hissetti.
Düşünülmek böyle mi hissettiriyordu?
Sofra hazır olduğunda İlyara, Arın’ın tam karşısına oturdu. Yitan ise Arın’ın yanında oturuyordu. Gerçi başka bir seçeneği de yoktu.
“Afiyet olsun,” dedi İlyara ve yemeğe başlandı. Fakat Yitan hiçbir şey yemiyordu. Öylece oturmuş, tabağına bakıyordu.
Arın bir elini Yitan’ın sandalyesinin arkasına götürdüğü sırada İlyara, Yitan’a baktı.
“Neden yemiyorsun?” diye sordu İlyara. “Yemeği beğenmedin mi?”
“Dayak istiyor sadece,” diyerek araya girdi Arın.
İlyara bu kez bakışlarını Arın’a çevirdi ve gözlerini açabildiği kadar açarak ona bakmaya devam etti.
İlyara Arın’a o güzel gözlerini mi gösteriyordu?
Hâlâ o ürkütücü kırmızı renk gözlerinden tamamen kaybolmamış olsa da İlyara güzelliğinden hiçbir şey kaybetmemişti.
Yitan, önce İlyara’ya, ardından Arın’a baktı.
“Siz sevgili misiniz?”

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

24okunma 2beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 139

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileAile sırlarıajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18