50. bölüm / 69
İki Deli Bir DünyaKahvaltı🌖
Bölümler 69Şu an: Kahvaltı🌖
- 1 1. Bölüm386 kelime
- 2 2. Bölüm538 kelime
- 3 3.bolum516 kelime
- 4 4.bolum581 kelime
- 5 5. Bölüm606 kelime
- 6 Aileye yeni bela372 kelime
- 7 7. bölüm373 kelime
- 8 Sabah fırtınası555 kelime
- 9 Butik kafe batıyor, Müdüre hanım bekliyor625 kelime
- 10 Pozitif enerji devlet dairelerinde!681 kelime
- 11 Kulaklık savalaslari, mavi alarm570 kelime
- 12 Arazi inişi ve yan koltuk casuslugu511 kelime
- 13 Kayalıklar, İmalar ve Topuklu Çizme Faciası670 kelime
- 14 Yılmaz ailesinin doğum alarmı531 kelime
- 15 .611 kelime
- 16 Çifte ikiz kaosu492 kelime
- 17 Mavi şok377 kelime
- 18 🌸🐣522 kelime
- 19 Yılmaz ailesi457 kelime
- 20 Gece yarısı758 kelime
- 21 Yadigar724 kelime
- 22 Beren Şoku562 kelime
- 23 Ozanın Yıldırım Aşkı683 kelime
- 24 Jelibon722 kelime
- 25 Ozanın beklenmedik hamlesi691 kelime
- 26 İtiraf524 kelime
- 27 Fırtına746 kelime
- 28 Te amo mucho...479 kelime
- 29 Fırtınanın limanı669 kelime
- 30 Gece baskını801 kelime
- 31 Evdeki ilk küfür krizi722 kelime
- 32 Atlas-Alparslan651 kelime
- 33 Yadigar şoku725 kelime
- 34 Bölüm 35522 kelime
- 35 Bölüm 36390 kelime
- 36 Nöbet529 kelime
- 37 Bölüm 38595 kelime
- 38 Supriz511 kelime
- 39 Yıllar sonra550 kelime
- 40 Kaan🐣Mina814 kelime
- 41 Berk🐣İdil624 kelime
- 42 Ozan🐣Beren616 kelime
- 43 6 Ay✨567 kelime
- 44 Yüzyılın Düğünü 🌸563 kelime
- 45 Pazar kahvaltısı🤍577 kelime
- 46 Berk🐣İdil Özel sahne544 kelime
- 47 Yılmazlar Kafesi✨527 kelime
- 48 Asıl bomba💞514 kelime
- 49 Beren🐣Ozan özel sahne565 kelime
- 50 Kahvaltı🌖746 kelime · Okuduğun bölüm
- 51 Ananas🍍575 kelime
- 52 Gece firarı🌖691 kelime
- 53 İkiz mi?!847 kelime
- 54 Alışveriş687 kelime
- 55 Üçlü Şok620 kelime
- 56 Yeni aile681 kelime
- 57 Ozan🐣Beren Özel sahne495 kelime
- 58 Mina🐣Kaan Özel sahne476 kelime
- 59 İdil🐣Berk Özel sahne440 kelime
- 60 Büyük aile kuşatması633 kelime
- 61 İlk diş685 kelime
- 62 Kaçamak632 kelime
- 63 Kreş Günü569 kelime
- 64 Kayıt540 kelime
- 65 Okulun İlk Günü695 kelime
- 66 Beklenen Gün🎉620 kelime
- 67 Tatil☀️513 kelime
- 68 FİNAL843 kelime
- 69 Özel bölüm🌸🐣653 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Yazarın Anlatımıyla
Yılmaz ailesinin geniş, bahçeli evinde pazar sabahı yine büyük bir sofra kurulmuştu. Ancak bu kez masadaki havanın rengi de, kokusu da öncekilerden bambaşka bir boyuta evrilmek üzereydi.
Hamilelik müjdelerinin üzerinden henüz birkaç hafta geçmiş, o büyük coşku yerini hamileliğin en çetin, en acımasız ve en kokulu dönemine bırakmıştı: İlk üç ayın o efsanevi bulantıları!
Masa, annemin özenle hazırladığı taze pişiler, sıcak menemen, çeşitli peynirler ve elbette her zamanki gibi dumanı üstünde tüten çaylarla donatılmıştı. Bizim üçlü —yani Kaan, Berk ve Ozan— karılarının etrafında adeta birer gözlemci komando gibi dönüyor, rahat etsinler diye puf minderleri arkalarına diziyorlardı.
Kaan, Mina’nın sandalyesini yaklaştırıp alnına bir öpücük kondurdu. "Nasıl hissediyorsun kendinizi fırtına? Bir isteğin var mı?"
"İyiyim iyiyim," dedi Mina, zoraki gülümsüyerek. "Sadece biraz yorgunum sanki."
Ozan ise tam o sırada masanın ortasındaki kapağı kapalı sucuklu yumurta tavasına gözünü dikmişti. "Beyler, hanımlar! Bu tarihi ana özel, annemin efsanevi sarımsaklı, bol sucuklu yumurtasını sunmaktan gurur duyuyorum!"
Ozan, tavanın kapağını büyük bir şovla pat diye kaldırdı. Sıcacık, baharatlı ve buram buram sucuk kokan o buhar salona yayıldı.
İşte o an... Yılmaz ailesinin evinde pim çekilmiş bir bomba patladı!
İlk tepki Mina’dan geldi. Kaan tam çayını yudumlayacakken, Mina’nın gözleri yuvalarından fırladı. Rengi bir saniyede sapsarı kesildi, eliyle ağzını kapatıp sandalyesini geriye fırlattı!
"O... O koku ne?!" diye boğuk bir ses çıkardı Mina.
"Fırtına?!" dedi Kaan panikle ayağa kalkarak.
Mina daha cevabı beklemeden koridora doğru fırladı ve banyoya koştu! Arkasından devasa bir ses patladı.
Kaan neye uğradığını şaşırıp peşinden koştu: "Mina! Kapıyı aç fırtına! İyi misin?!"
Masa henüz Mina’nın şokunu atlatamamıştı ki, masanın diğer ucundaki İdil ortamdaki o yoğun sucuk kokusunun yanında banyodan gelen ses efektiyle birlikte donakaldı. Yüzü anında yeşile döndü.
"Berk..." dedi İdil, tabağındaki zeytine bakarak. "Berk o sucuk benim burnuma niye benzin gibi kokuyor?!"
"Nasıl yani hayatım—" Berk lafını bitiremeden İdil eliyle ağzını kapatıp ayağa fırladı!
"Çekilin yolumdan!" diye bağırıp ikinci banyoya doğru koştu! Birkaç saniye sonra evin sol kanadından sesler gelmeye başladı
Berk ellerini kafasına koydu. "İdil! Bekle geliyorum botanik çiçeğim! Miden için elma getireyim mi?!"
Ve masada sadece Beren kalmıştı. Beren, Ozan’a baktı. "Ozan... Ben çok iyiyim ya, galiba bende bulantı olmuyor—"
Tam o sırada Ozan, elindeki çay bardağıyla Beren’e doğru eğilip "Aşkım sen güçlüsün ya!" dedi. Ama Ozan’ın üzerindeki o hafif parfümlü, sucuklu ve çaylı nefes Beren’in burnuna bir ok gibi saplandı!
Beren’in gözleri parladı, yanakları bir anda şişti. "Ozan... Sen ne kokuyorsun öyle?!"
"Ne kokuyorum? Gül kokuyorum aşkım!"
"Iyyy! Uzak dur benden!" diye çığlık attı Beren. 3. banyoya koştu
Salonda kalan tek canlılar Ozan, babam Mustafa Bey ve köşede duran ikizler Atlas ile Alparslan’dı.
Ozan, elinde tavanın kapağıyla salonun ortasında kala kalmıştı. Evin üç farklı noktasından stereo hoparlör gibi yükselen kusma sesleri duvarlarda yankılanıyordu:
Ha Nurten hanım nerde miydi
Kendisi Ozanın ve Berkin annesiyle geziyordu
Yani adaçayı işine girişmişlerdi.
Ozan burnunu elinin tersiyle kapattı. "Ulan!" diye bağırdı Ozan salona doğru. "Ev değil, bildiğin katliam alanı! Mahallede lağım patladı sanki! Lan ev kusmuk kokuyor kusmuk! Biri kapıyı pencereyi açsın, nefes alamıyorum!"
Atlas köşeden kafasını çıkardı. "Ozan enişte, banyodaki oda spreyini satabilirim sana. Fiyatı 500 lira."
"Lan Atlas git gözümün önünden, senin spreyin de kokuyordur şimdi bunlara!" dedi Ozan panikle.
Alparslan ise ciddiyetle not alıyordu: "İstatistiki olarak üç hamile kadının aynı anda koku senkronizasyonuna girmesi %99.9 felaketle sonuçlanır. Ozan enişte, evi terk etmemizi öneririm."
Kaan banyonun kapısından başını çıkardı. Saçları dağılmış, karizması darmadağın olmuştu. "Ozan! O sucuğu hemen balkondan aşağı at! Mina sucuğun adını duyunca bile tekrar kusuyor!"
"Tamam kanka atıyorum!" dedi Ozan, tavayla balkona koşup sucuğu bahçeye doğru fırlattı.
Berk de diğer koridordan belirdi. Elinde ıslak mendillerle perişan haldeydi. "Ozan senin o kolonyan var ya... İdil dedi ki 'Ozan o kolonyayı bir daha sürerse evi yakarım!' Çıkar şu ceketini!"
Ozan ceketini fırlatıp attı. "Ulan suçlu ben mi oldum şimdi?! Ben sadece sucuklu yumurta yedirecektim lan size! Bu ne ya, 'Kusma Kulübü' kurmuşsunuz evde!"
Mina, İdil ve Beren, ellerinde peçetelerle, yorgun ve bitkin halde salona geri döndüklerinde üçü de birbirinden nefret eder gibi erkeklerine bakıyordu.
Mina, Kaan’a baktı: "Kaan... Lütfen bir metre ötemde dur. Parfümün burnumu deliyor."
İdil, Berk’e baktı: "Berk, o elindeki çayı dök. Kokusu beynimi tırmalıyor."
Beren, Ozan’a baktı: "Ozan... Sen direkt olarak başka odaya git. Varlığın bile midemi bulandırıyor şu an."
Ozan ellerini havaya kaldırdı. "Tamam ya! Ben gidip bahçede erik ağacının altında yatıyorum! Yılmaz ailesinin kreşi açılmadan biz hastanelik olacağız bu gidişle!"
Kaan ve Berk, karılarının yanına diz çöküp ıslak mendillerle alınlarını silerken, Yılmaz ailesinin evinde üç yeni hayatın ilk ve en kokulu imtihanı, işte böyle büyük bir tantana ve kahkahalarla devam ediyordu.
Bölüm etkileşimi
