37. bölüm / 69
İki Deli Bir DünyaBölüm 38
Bölümler 69Şu an: Bölüm 38
- 1 1. Bölüm386 kelime
- 2 2. Bölüm538 kelime
- 3 3.bolum516 kelime
- 4 4.bolum581 kelime
- 5 5. Bölüm606 kelime
- 6 Aileye yeni bela372 kelime
- 7 7. bölüm373 kelime
- 8 Sabah fırtınası555 kelime
- 9 Butik kafe batıyor, Müdüre hanım bekliyor625 kelime
- 10 Pozitif enerji devlet dairelerinde!681 kelime
- 11 Kulaklık savalaslari, mavi alarm570 kelime
- 12 Arazi inişi ve yan koltuk casuslugu511 kelime
- 13 Kayalıklar, İmalar ve Topuklu Çizme Faciası670 kelime
- 14 Yılmaz ailesinin doğum alarmı531 kelime
- 15 .611 kelime
- 16 Çifte ikiz kaosu492 kelime
- 17 Mavi şok377 kelime
- 18 🌸🐣522 kelime
- 19 Yılmaz ailesi457 kelime
- 20 Gece yarısı758 kelime
- 21 Yadigar724 kelime
- 22 Beren Şoku562 kelime
- 23 Ozanın Yıldırım Aşkı683 kelime
- 24 Jelibon722 kelime
- 25 Ozanın beklenmedik hamlesi691 kelime
- 26 İtiraf524 kelime
- 27 Fırtına746 kelime
- 28 Te amo mucho...479 kelime
- 29 Fırtınanın limanı669 kelime
- 30 Gece baskını801 kelime
- 31 Evdeki ilk küfür krizi722 kelime
- 32 Atlas-Alparslan651 kelime
- 33 Yadigar şoku725 kelime
- 34 Bölüm 35522 kelime
- 35 Bölüm 36390 kelime
- 36 Nöbet529 kelime
- 37 Bölüm 38595 kelime · Okuduğun bölüm
- 38 Supriz511 kelime
- 39 Yıllar sonra550 kelime
- 40 Kaan🐣Mina814 kelime
- 41 Berk🐣İdil624 kelime
- 42 Ozan🐣Beren616 kelime
- 43 6 Ay✨567 kelime
- 44 Yüzyılın Düğünü 🌸563 kelime
- 45 Pazar kahvaltısı🤍577 kelime
- 46 Berk🐣İdil Özel sahne544 kelime
- 47 Yılmazlar Kafesi✨527 kelime
- 48 Asıl bomba💞514 kelime
- 49 Beren🐣Ozan özel sahne565 kelime
- 50 Kahvaltı🌖746 kelime
- 51 Ananas🍍575 kelime
- 52 Gece firarı🌖691 kelime
- 53 İkiz mi?!847 kelime
- 54 Alışveriş687 kelime
- 55 Üçlü Şok620 kelime
- 56 Yeni aile681 kelime
- 57 Ozan🐣Beren Özel sahne495 kelime
- 58 Mina🐣Kaan Özel sahne476 kelime
- 59 İdil🐣Berk Özel sahne440 kelime
- 60 Büyük aile kuşatması633 kelime
- 61 İlk diş685 kelime
- 62 Kaçamak632 kelime
- 63 Kreş Günü569 kelime
- 64 Kayıt540 kelime
- 65 Okulun İlk Günü695 kelime
- 66 Beklenen Gün🎉620 kelime
- 67 Tatil☀️513 kelime
- 68 FİNAL843 kelime
- 69 Özel bölüm🌸🐣653 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
(Mina’nın Anlatımıyla)
Pencerenin kenarındaki tülün arkasından aşağıya, o soğuk kaldırımda tek başına oturan adama baktım.
Gece saat bir olmuştu. Rüzgar gittikçe sertleşiyor, hafif hafif çiseleyen yağmur Kaan’ın saçlarını sırılsıklam ediyordu. Üzerindeki o incecik tişörtle omuzlarını büzmüş, ellerini ceplerine sokmuş ama gözlerini bir an bile benim penceremden ayırmıyordu.
"Hâlâ duruyor mu orada?"
Arkamdan gelen fısıltıyla irkildim. İdil, elinde iki kupa sıcak çikolatayla odaya girmişti. Yanıma gelip perdeyi hafifçe araladı, aşağıya baktı.
"Kızım..." dedi İdil iç çekerek. "Çocuk iki saattir orada dondu. Biliyorsun Kaan’ın egosu dağları aşar ama şu an resmen Yılmaz ailesinin sokağında pençe sökmüş aslan gibi bekliyor. Valla babam uyanıp pencereden baksa, bu sefer adamı ciddiden damat ilan eder, bu ne sadakat der."
"İdil sus Allah aşkına," dedim ama gözlerim Kaan’ın üzerindeydi. Kalbimin bir yarısı hâlâ öğleden sonra söylediği o ağır sözler yüzünden kırgındı, ama diğer yarısı... O soğukta büzüşmüş halini gördükçe ezim ezim eziliyordu.
"Ben yatıyorum," dedi İdil kupalardan birini masama bırakıp. "Ama benden söylemesi, fırtına... Bazen affetmek de büyüklüktür. Özellikle karşındaki adam senin için karizmasını, egosunu sokak ortasına bırakmışsa."
İdil yatağına geçip üzerini örttü. Ben ise bir süre masada oturdum. Çikolatamdan bir yudum aldım ama tadı bile gelmiyordu. Bakışlarım dönüp dolaşıp yine pencereye kayıyordu.
En sonunda daha fazla dayanamadım.
Sessizce dolaptan Kaan’ın geçen hafta bizde unuttuğu o geniş, kalın hırkasını aldım. Mutfaktan da termosa sıcak su doldurup içine biraz çay demledim. Parmak uçlarımda, babamın odasından gelen hafif horultu sesleri eşliğinde dış kapıyı açıp aşağı indim.
Ne
Bu kadar romantik olabiliyorum ben
Sokak kapısı gıcırtıyla açıldığında Kaan başını hızla kaldırdı. Gözlerindeki o yorgun ama beni gördüğü an parlayan ışığı tarif etmem imkansızdı.
Hızlıca ayağa kalktı. Saçları sırılsıklam olmuş, dudakları soğuktan hafifçe morarmıştı.
Bu halde bile yakışıklıydı
Ona doğru adımladım. Aramızda birkaç adım kala durdum. Elimdeki hırkayı ve termosu ona doğru uzattım.
"Giy şunu," dedim sert tutmaya çalıştığım bir sesle. "Sonra zatürre olacaksın, suçu yine bana atılacak."
Kaan hırkaya bakmadı bile. Doğrudan gözlerimin içine baktı. Elimdeki termosu ve hırkayı yanındaki bankın üzerine bıraktı. Sonra aramızdaki o son mesafeyi de kapatıp tam karşımda durdu. Yağmur damlaları yüzünden aşağı süzülüyordu.
"Affetmeye geldin mi?" diye sordu sesi kısıkça.
"Hayır," dedim kafamı sallayarak. "Sadece sokağımın ortasında birinin donarak ölmesini istemediğim için geldim."
Kaan hafifçe gülümsedi. O içimi eriten, bütün savunma mekanizmalarımı unutturan tebessümüydü bu.
"Yalan söylüyorsun fırtına," dedi. Elini yavaşça kaldırıp saçımın yüzüme düşen bir tutamını kulağımın arkasına itti. Parmak uçları buz gibiydi. "Kıyamadın bana."
Gözlerimi devirmeye çalıştım ama yapamadım. İçimdeki kırgınlık, onun bu çaresiz ve samimi hali karşısında eriyip gidiyordu.
"Çok dengesizsin Kaan," dedim gözlerim dolarken. "Bir an gelip beni çocukça davranmakla suçluyorsun, ertesi an gelip kapımda sabahlıyorsun. Ben sana güvenmeyi öğrenmeye çalışırken beni böyle yarı yolda bırakmandan korkuyorum."
Kaan iki elini de yüzüme koydu. Bu sefer parmakları soğuktu ama bakışları o kadar sıcaktı ki...
"Yarı yolda bırakmak mı?" dedi tane tane. "Mina, ben seninle bu yola girdim. Sen ne zaman hazır olursan, ne kadar zamana ihtiyaç duyarsan duymak istersen bekle buradayım. Dün gece o erik ağacına kafayı çarptığımda değil, senin gözünden o tek damla yaş düştüğünde uyandım ben. Bir daha asla... Anlıyor musun? Bir daha asla senin o güzel gözlerini silmek zorunda bırakmayacağım seni."
Derin bir nefes aldım. Göğsümdeki o ağır taş nihayet kalkmış gibiydi.
"Bir daha bana 'çocukça' dersen..." dedim parmağımı göğsüne vurarak. "...bu sefer Yadigar'la gelmem, annemi bizzat üzerine salarım."
Kaan kocaman bir kahkaha attı. Beni bir anda kolları arasına alıp sıkıca sarıldı. Yüzünü boynuma gömdü. Üzerinden yağmur ve o tanıdık, huzur veren kokusu geliyordu.
"Kabul," dedi kokumu içine çekerek. "Söz veriyorum fırtına. Bütün şartlarına kabulüm."
Kollarmı onun ıslak sırtına doladım. Yağmur altında, sokağın ortasında birbirimize sarılırken içimdeki fırtınanın nihayet en güvenli limanına ulaştığını biliyordum.
Bölüm etkileşimi
