40. bölüm / 69
İki Deli Bir DünyaKaan🐣Mina
Bölümler 69Şu an: Kaan🐣Mina
- 1 1. Bölüm386 kelime
- 2 2. Bölüm538 kelime
- 3 3.bolum516 kelime
- 4 4.bolum581 kelime
- 5 5. Bölüm606 kelime
- 6 Aileye yeni bela372 kelime
- 7 7. bölüm373 kelime
- 8 Sabah fırtınası555 kelime
- 9 Butik kafe batıyor, Müdüre hanım bekliyor625 kelime
- 10 Pozitif enerji devlet dairelerinde!681 kelime
- 11 Kulaklık savalaslari, mavi alarm570 kelime
- 12 Arazi inişi ve yan koltuk casuslugu511 kelime
- 13 Kayalıklar, İmalar ve Topuklu Çizme Faciası670 kelime
- 14 Yılmaz ailesinin doğum alarmı531 kelime
- 15 .611 kelime
- 16 Çifte ikiz kaosu492 kelime
- 17 Mavi şok377 kelime
- 18 🌸🐣522 kelime
- 19 Yılmaz ailesi457 kelime
- 20 Gece yarısı758 kelime
- 21 Yadigar724 kelime
- 22 Beren Şoku562 kelime
- 23 Ozanın Yıldırım Aşkı683 kelime
- 24 Jelibon722 kelime
- 25 Ozanın beklenmedik hamlesi691 kelime
- 26 İtiraf524 kelime
- 27 Fırtına746 kelime
- 28 Te amo mucho...479 kelime
- 29 Fırtınanın limanı669 kelime
- 30 Gece baskını801 kelime
- 31 Evdeki ilk küfür krizi722 kelime
- 32 Atlas-Alparslan651 kelime
- 33 Yadigar şoku725 kelime
- 34 Bölüm 35522 kelime
- 35 Bölüm 36390 kelime
- 36 Nöbet529 kelime
- 37 Bölüm 38595 kelime
- 38 Supriz511 kelime
- 39 Yıllar sonra550 kelime
- 40 Kaan🐣Mina814 kelime · Okuduğun bölüm
- 41 Berk🐣İdil624 kelime
- 42 Ozan🐣Beren616 kelime
- 43 6 Ay✨567 kelime
- 44 Yüzyılın Düğünü 🌸563 kelime
- 45 Pazar kahvaltısı🤍577 kelime
- 46 Berk🐣İdil Özel sahne544 kelime
- 47 Yılmazlar Kafesi✨527 kelime
- 48 Asıl bomba💞514 kelime
- 49 Beren🐣Ozan özel sahne565 kelime
- 50 Kahvaltı🌖746 kelime
- 51 Ananas🍍575 kelime
- 52 Gece firarı🌖691 kelime
- 53 İkiz mi?!847 kelime
- 54 Alışveriş687 kelime
- 55 Üçlü Şok620 kelime
- 56 Yeni aile681 kelime
- 57 Ozan🐣Beren Özel sahne495 kelime
- 58 Mina🐣Kaan Özel sahne476 kelime
- 59 İdil🐣Berk Özel sahne440 kelime
- 60 Büyük aile kuşatması633 kelime
- 61 İlk diş685 kelime
- 62 Kaçamak632 kelime
- 63 Kreş Günü569 kelime
- 64 Kayıt540 kelime
- 65 Okulun İlk Günü695 kelime
- 66 Beklenen Gün🎉620 kelime
- 67 Tatil☀️513 kelime
- 68 FİNAL843 kelime
- 69 Özel bölüm🌸🐣653 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Bölümün başından beri evdeki koşuşturmacayı anlatmaya kelimeler yetmezdi. Bizim salonda tam anlamıyla bir seferberlik ilan edilmişti!
Ve beklenen gün gelmişti aşklarım
Çınar ağacının altındaki o ilk İspanyolca itiraftan, yağmur altındaki sarılmalardan ve Atlas ile Alparslan’ın büyümesine tanıklık ettiğimiz o eğlenceli yıllardan sonra... İşte o büyük gün gelmişti: Kaan ile benim nişanımız vardı.
Bizim evin salonu süslenmiş, tüller, ışıklar ve dev bir nişan tagı yerleştirilmişti. Ben üzerimde pudra pembesi, şık ve zarif nişan elbisemle aynanın karşısındaydım. İdil ve Beren makyajımı tamamlamak için tepemde dört dönüyordu.
"Kızım muazzam oldun!" dedi İdil gözleri dolarak. "Bay Egonuz seni görünce kesin küçük dilini yutacak!"
Tam o sırada kapı pat diye açıldı. İçeri dört yaşındaki mafyamız Atlas girdi. Üzerinde minyatür bir takım elbise, boynunda papyon vardı.
"Abla," dedi Atlas, ciddiyetle yanıma yaklaşarak. "Kaan eniştemler geldi. Aşağıda arabadan iniyorlar. Bak, bu son şansın... İstersen rüşvet karşılığı seni arka balkondan kaçırabilirim?"
Gülmekten makyajım bozulacaktı! "Atlas!" diye bağırdım. "Saçmalama oğlum, ne kaçması?!"
Alparslan kapının kenarından başını uzattı konuştu: "Atlas boşuna çabalama. İstatistiksel olarak Mina ablamın Kaan enişteme olan bağlılığı %99.8. Kaçma ihtimali sıfır. Ayrıca Kaan eniştem sana kapıda verdiğim rüşveti az buldu, cebinden 500 lira daha çıkardı."
Ne diyordu la bu
Hepimiz mal mal Alparslan'a bakıyorduk
"Alparslan! İhbar ettin beni!" diye bağırdı Atlas.
Ritimli kapı sesleriyle birlikte salona geçtik. Kaan içeri girdiğinde... Zaman bir anlığına durdu sanki.
Siyah takımı, özenle taranmış saçları ve elindeki dev gül buketiyle kapıda duruyordu. Gözleri beni bulduğu an, o her zamanki ukala tebessümü yerini tamamen hayranlık dolu ve derin bir bakışa bıraktı. Yanıma yaklaştı, çiçeği bana uzatırken kulağıma doğru fısıldadı:
"Çok güzelsin fırtına... Hayatımda gördüğüm en güzel şeysin."
"Sen de fena değilsin Bay Egonuz," dedim heyecanımı gizlemeye çalışarak.
𓂃♡𓂃
Salondaki gürültü patırtı, ikizlerin pazarlıkları ve Ozan’ın kenardan yaptığı espriler derken en kritik, en heyecanlı an gelip çatmıştı. Yılmaz ailesinin salonuna birden o resmi, tatlı ciddiyet çöktü.
Ben mutfakta tezgahın başında ecel terleri döküyordum. Yanımda İdil ve Beren, Kaan’ın kahvesini hazırlıyorduk.
"Mina at at, bol tuz at!" diye fısıldadı İdil haince sırıtarak. "Bay Egonuz’un dayanıklılık testini yapmamız lazım!"
"İdil abla abartmasak mı?" dedi Beren endişeyle. "Çocuğun tansiyonu fırlayacak."
"Hiçbir şey olmaz!" dedim gülerek. Cezvede köpüren kahveyi Kaan’ın fincanına boşalttım. İçine iki çay kaşığı tuz, bir çimdik pul biber ve çok az da karabiber ekleyip karıştırdım. "Bakalım aşkın ne kadar büyükmüş Bay Özdemir..." diye geçirdim içimden.
Tepsiyi elime alıp salona adımladım. Kalbim göğsümden fırlayacak gibi atıyordu.
Salonda herkes yerini almıştı. Babam berjerde kurulmuş, Kaan ise babamın tam karşısındaki koltukta jilet gibi, dimdik oturuyordu. Önce büyüklerin kahvelerini dağıttım, en son Kaan’ın yanına vardım. Fincanı ona uzatırken göz göze geldik. Bakışlarındaki o hafif tedirginlik ve aşk karışımı ifade içimi eritti.
Kaan fincanı aldı, çaktırmadan bana göz kırptı.
Ve ortamdaki o büyük sessizlik başladı...
Kaan’ın amcası (büyükleri olarak gelmişti), boğazını temizleyip kahvesinden bir yudum aldı. Meseleye girmek üzere babama döndü.
Siz bilmiyordunuz tabii
Kaanın babası vefat etmişti
İnşaatta çalışırken düşmesi sonucu olduğunu söylemişti
"Mustafa Bey kardeşim..." dedi amcası, son derece saygılı bir ses tonuyla. "Sebeb-i ziyaretimiz malum. Gençler birbirini görmüş, sevmiş. Biz de bu güzel beraberliği Allah’ın emriyle taçlandırmak istedik."
Babam ciddiyetle başını salladı. Gözleri bir an bana, sonra Kaan’a kaydı.
"Allah’ın emri, Peygamberimizin kavliyle..." diye devam etti amcası, "...kızınız Mina’yı, oğlumuz Kaan’a istiyoruz."
Salonda bir anlığına sinek uçsa duyulacak bir sessizlik oldu. Babam çay kaşığını tabağına bıraktı. Derin bir nefes aldı. Bakışlarını Kaan’ın gözlerinin içine dikti.
"Kaan..." dedi babam, sesi her zamanki o sert ama bu sefer duygu dolu tonuyla. "Mina benim ilk göz ağrım, fırtınamdır. Biz onu gözümüzden sakınarak büyüttük. Onu üzmeyeceğine, her daim arkasında duracağına söz veriyor musun?"
Kaan hiç tereddüt etmeden, gözünü bile kırpmadan cevap verdi:
"Söz veriyorum Mustafa amca. Canım pahasına, her koşulda onun yanında olacağıma, gözünden tek bir damla yaş getirmeyeceğime namusum üzerine söz veriyorum."
Babam göz pınarlarında biriken yaşı siler gibi yapıp öksürdü. "Eee... Çocuklar anlaşmışsa bize de 'hayırlı olsun' demek düşer. Verdik gitti!"
Salonda bir anda hafif bir alkış koptu! Annem hemen tülbendiyle gözlerini sildi, İdil çığlık atmamak için kendini zor tuttu.
"Hadi bakalım damat!" dedi Ozan kenardan pişkince sırıtarak. "Sözünü verdin, şimdi kahveni iç de görelim delikanlılığını!"
Beren Ozanın kafasına yapıştırınca sustu.
Kaan önündeki fincanı eline aldı. Fincanın üzerindeki o tuhaf baharat kokulu buharı fark etti ama hiç renk vermedi. Bana baktı. Gözlerinde "Senin elinden zehir gelse içerim fırtına" diyen o efsanevi bakış vardı.
Fincanı dudaklarına götürdü... Ve tek bir yudum değil, büyük bir dikişte kahvenin tamamını mideye indirdi!
Gözleri bir anlığına hafifçe büyüdü, boğazı temizlenir gibi oldu ama yüzündeki o karizmatik tebessümden bir milim bile ödün vermedi. Fincanı tepsime geri bırakırken kısık sesle fısıldadı:
"Aşkımızın tuzu biberi olsun fırtına... Ama yarın bunun hesabını sorarım."
İdil ile Ozan hayranlıkla Kaan’a baktı. "Adam harbi gözü karaymış lan!" dedi Ozan fısıltıyla.
Beren * ya sabır* çekip Ozana baktı.
Ozansa Berenin bu haline gülüp yanağını öpmüştü.
Hemen de kızarmıştı Beren
Kaan ayağa kalkıp babamın elini öptü. Babam Kaan’a sarılıp sırtına vurdu. Kız isteme merasimimiz, babamın gözyaşları, Kaan’ın tuzlu kahve zaferi ve bizim sarsılmaz sevgimizle işte böyle taçlandı!
Bölüm etkileşimi
