BİR ÖĞRETMEN BİR SIR kitap kapağı

10. bölüm / 48

9. Bölüm ilgi

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 48Şu an: 9. Bölüm ilgi
  1. 1 Tanıtım60 kelime
  2. 2 1. Bölüm yeni bir okul1.128 kelime
  3. 3 2. Bölüm ciddi bir konuşma1.321 kelime
  4. 4 3. Bölüm kitap okuma uygulaması1.067 kelime
  5. 5 4. Bölüm popüler kitap907 kelime
  6. 6 5. Bölüm -yeni komşu1.147 kelime
  7. 7 6. Bölüm sık karşılaşmalar1.116 kelime
  8. 8 7. Bölüm hayranlık987 kelime
  9. 9 8. Bölüm buzlar eriyor1.303 kelime
  10. 10 9. Bölüm ilgi1.054 kelime · Okuduğun bölüm
  11. 11 10. Bölüm yaralarını ben sarayım1.542 kelime
  12. 12 11. Bölüm -birincilik1.204 kelime
  13. 13 12. Bölüm -karar1.442 kelime
  14. 14 13. Bölüm -Bordo elbise1.175 kelime
  15. 15 14. Bölüm -BALO GECESİ1.476 kelime
  16. 16 15. Bölüm -ilk öpücük934 kelime
  17. 17 16. Bölüm -ilk gece1.707 kelime
  18. 18 17. Bölüm - artık hep yan yanayız1.234 kelime
  19. 19 18. Bölüm - sana sahibim941 kelime
  20. 20 19. Bölüm -kaybedilen zaman1.201 kelime
  21. 21 20. Bölüm -özür972 kelime
  22. 22 21. Bölüm işler karışıyor693 kelime
  23. 23 22. Bölüm - sonsuza kadar benim ol1.656 kelime
  24. 24 23. Bölüm - gidelim buralardan1.647 kelime
  25. 25 24. Bölüm - yolculuk1.539 kelime
  26. 26 25. Bölüm - İstanbul1.017 kelime
  27. 27 26. Bölüm- İstanbul da yeni bir hayat829 kelime
  28. 28 27. Bölüm - kıskançlık1.096 kelime
  29. 29 28. Bölüm - zevk799 kelime
  30. 30 29. Bölüm- karşılık verirse senindir1.282 kelime
  31. 31 30. Bölüm - ihanet1.200 kelime
  32. 32 31. Bölüm- yıllar sonra901 kelime
  33. 33 31. Bölüm -imza günü ve ortaya çıkan gerçekler2.379 kelime
  34. 34 33. Bölüm - naptım ben1.635 kelime
  35. 35 34. Bölüm - yazar okulda1.445 kelime
  36. 36 35. Bölüm - artık iş arkadaşıyız1.067 kelime
  37. 37 36. Bölüm - öğretmenlik1.271 kelime
  38. 38 37. Bölüm - bıçklanma857 kelime
  39. 39 38. Bölüm - gözyaşı760 kelime
  40. 40 39. Bölüm- kavuşma1.201 kelime
  41. 41 40. Bölüm - artık hiç ayrılmayacağız1.161 kelime
  42. 42 41. Bölüm - evimize gidiyoruz886 kelime
  43. 43 42. Bölüm- ben yanındayım786 kelime
  44. 44 43. Bölüm - evlilik teklifi1.473 kelime
  45. 45 44. Bölüm - nişan1.771 kelime
  46. 46 45. BÖLÜM - DÜĞÜN HAZIRLIKLARI1.224 kelime
  47. 47 46. Bölüm - kına gecesi ve düğün2.000 kelime
  48. 48 47. Bölüm - Baba oluyorsun (final)2.058 kelime

#9. BÖLÜM - İLGİ

okul bitene kadar elim sızım sızım sızlıyordu o beliz hayvanı dua etsin elim bu halde yoksa ben ona yapacağımı bilirdim.

"Ya seni yanlız bırakmak içime sinmiyor ben de geleyim seninle hastaneye"

"Gerek yok serhat abartılacak bir şey değil ki gayet iyiyim ben "

"Beliz bilerek yaptı gördün ben"

"Zaten hayır ne derdi varsa benimle"

"Arakan hoca ya söyleseydin keşke gereken cezayı verirdi "

"Aman boşver ben onun biletini kendi ellerimle kesicem korkupta hocanın arkasına saklandı demesinler"

"Vay be çok cesursun keşke ben de senin gibi olabilsem"

"İnan benim gibi olmak istemezsin hem ben seni böyle seviyorum ya böyle temiz kalpli serhat ol hep"

"Uyandın şimdi ya "

"Bakma bana benim kaybedicek bir şeyim yok o yüzden böyleyim"

"Ailen falan kızmıyorlar mı bu durumuna?"

"Umurlarında olduğumu sanmıyorum"

"Seni üzmek istemedim affedersin"

"Boşver ya takılmadım ben"

"Yinede özür dilerim"

"Sorun değil çantamı taşıdığın içinde teşekkür ederim"

"Rica ederim bir şey olursa haber ver"

"Veririm dikkat et kendine"

"Sende görüşürüz"

Vay be bu ara herkes bana bir ilgi gösteriyor hadi hayırlısı. Okulun olduğu sokağı geçtiğim sırada bu elimin hali ile hastaneye nasıl gideceğimi düşünüyordum. Bir kaç adım daha attıktan sonra Atakan hoca nın arabası tam da yanımda durdu. Önce ne olduğunu anlamadım tabii atakan hoca camı açıp seslendi.

"Hadi bakalım hastaneye gidiyoruz"

Yok artık bu ilgi sadece bana mı yoksa bütün öğrencilere mi?

"Ben gidiyorum zaten hocam gerek yok "

"Gerek var hadi bin trafiği meşgul etmeyelim daha fazla"

İtiraz edemezdim çünkü biraz daha burda durursa trafik düzeni bozulabilirdi o yüzden bindim. Arabasının içide ne biçim lüks adam rahatına düşkün. Dışarıdaki soğuk havadan sonra arabanın içindeki sıcaklık baya iyi geldi. Bütün dikkatini yola vermişken bir yandan da bana bir kaç soru sordu.

"Elin daha iyi mi?"

"Sayılır en azından sabahki kadar acımıyor"

"Hâlâ sıcakken sözümü dinleyip gitseydik daha iyi olacaktı"

"Sonuçta gidiyoruz öyle değil mi ha şimdi ha sabah ne fark var arada"

"Çok fark var küçük hanım erken müdahale diye bir şey var "

"Yapmayın hocam ya sanki kafama sert darbe almışım gibi konuşuyorsunuz"

"Can bu ertelemeye gelmez hem onu boşver elin yanlışlıkla arada kalmadı dimi biri yaptı?"

Yok artık nasıl anladı ya adam zehir gibi.

"Bilmem ya o sıra kalabalıktı etraf o kaosun içinde kim yaptı bilerek mi yaptı farketmedim"

"Eğer bunu biri bile isteye yaptıysa söyle bana gereken neyse o yapılır"

"Elbette söylerim ama dediğim gibi o kaosun içinde kim ne yaptı farketmedim bile"

Hastaneye gidene kadar başka bir konuşmamız olmadı ama itiraf etmem gerekirse bu ilgi gerçekten çok hoştu. Bu yaşıma kadar doğru düzgün ilgi görmediğimden mi yoksa ilgi beklemediğim yerden geldiği için mi bilmiyorum ama gerçekten çok güzel bir duyguymuş.

Doktorun yanına gidene kadar hep yanımdaydı ben doktorun odasına girdiğimde de bekleme alanında bekledi beni.

Bana göre elimde sadece şişlik ve morluk var ama yinede tedbiren röntgen çekildi Allahtan temiz çıktı ödem toplamış biraz buz koymam gerektiğini söyledi bir de krem yazdı.

Doktorun yanında çıktığımda hâlâ beklediğini görünce gerçekten çok sevindim ilk defa birileri benim için bu kadar endişeleniyor.

"Gitmişsinizdir diye düşündüm"

"Seni tek bırakmak içime sinmedi diyelim hem aynı yere gidiyoruz ne de olsa"

"Haklısınız hocam"

"Elin iyi sanırım?"

" Evet evet gayet iyi krem yazdı"

"Güzel yol üstünde eczane vardır alırız ordan"

"Eve gittiğimde alırım"

"Sana fikrini sorduğumu hatırlamıyorum"

"Peki peki"

Dedim gülümseyerek o da oldukça samimi bir şekilde karşılık verdikten sonra tekrar arabaya döndük. Eczaneden kremimi bile kendi aldı bu kadarı bana fazla hocam diyemedim tabii.

Kremimi de aldıktan sonra aynı olan varış noktamıza ulaştık.

"Teşekkür ederim hocam"

"Ne demek dikkat et kendine"

"Ederim iyi günler"

Arabadan inip bizim dairenin önüne gelene kadar arkama hiç bakmadım eğer baksaydım bir şeylerin yarım kalacağını da bilirdim. Anahtarı çevirip içeri girdim annem yoktu zaten bu saatte evde olmazdı. Önce üzerimi değiştirdim sonra da elime buz koydum şimdi bir işe yaramaz ama yinede boş durmak istemedim.

Elim böyleyken kitaba bölüm de yazamam ki şimdi neyse iyleşene kadar kalıcak böyle mecbur. Gelen bildirimlere bir baktım yine klasik bildirimler her zamanki gibi işte.

Telefonu yatağın üzerine bıraktım. Elim zonklamaya devam ediyordu. Bir süre tavana bakıp öylece uzandım. Ev yine sessizdi. Bu evde sessizlik artık bana yabancı değildi ama bugün ilk defa rahatsız ediyordu.

İçimde garip bir his vardı.

Bugün olanları düşündükçe aklıma sürekli aynı kişi geliyordu.

"Her anlamda iyi misin?"

Bu cümle durmadan zihnimde dönüp duruyordu.

Kimse bana bunu sormamıştı.

En azından gerçekten cevabını merak ederek...

Telefonum tekrar titredi.

Kitap uygulamasından yeni bir bildirim gelmişti.

Merak edip açtım.

Atakan Hoca yeni bölümü beğendi.

Ardından bir yorum daha bırakmıştı.

"Karakterlerinin duygularını çok gerçek hissettiriyorsun. Bazen insanlar 'iyiyim' der ama aslında anlatamadıkları çok şey vardır."

Bir an nefesim kesildi.

Yok artık...

Bu sadece kitaba yapılmış bir yorum muydu?

Yoksa...

Sabah revirde bana sorduğu sorunun devamı mıydı?

Başımı iki elimin arasına aldım.

Hayır Kübra.

Saçmalama.

Adam edebiyat öğretmeni.

Elbette karakter analizi yapacak.

Kendi kendime kuruntu üretmeyi bırakıp telefonu kapattım.

Tam o sırada kapının açılma sesi geldi.

Annem gelmişti.

Ayakkabılarını gelişi güzel çıkarıp salona geçti.

Beni görünce ilk baktığı yer yüzüm değil...

Elim oldu.

"Ne oldu sana?"

"Bişey yok."

"O el niye öyle?"

"Kapıya sıkıştı."

"Bir şey olmaz."

Hepsi bu kadardı.

Ne "çok acıdı mı?"

Ne "doktora gittin mi?"

Ne de "iyi misin?"

İçimden istemsizce Atakan hocanın sesi geçti.

"Her anlamda iyi misin?"

Galiba aynı soruyu iki farklı insandan duyunca aradaki farkı daha iyi anlıyordum. Gerçekten merak ediyorum başıma büyük bir şey gelmeden benim varlığımdan haberdar olmayacak mı?

"Daha fazlasını sorarsın diye düşündüm?"

Kolundaki çantayı çıkarırken boş gözlerle baktı suratıma.

"Ne ?"

"Gerçekten merak etmiyor musun ne halde olduğumu ya da hastaneye gidip gitmediğimi?"

"Böyle söylediğine göre demek ki gerçekten gitmişsin ayrıca buna şaşıracak bir şey görmüyorum ben her zaman olan şey kim bilir ne yapmışsındır da başına bunlar gelmiştir"

"Gerçekten her zaman suçlu ben miyim?"

"Bugüne kadar yaptıklarından dolayı başka bir suçlu görmedim ben hiçbir zaman bunda da başkasının suçlu olduğunu düşünmüyorum"

"Öz annem olmana rağmen bana o kadar çok uzaksın ki bazen gerçekten beni hiç sevmediğini düşünüyorum"

"Belki de fikirlerini kendine saklamalısın bunlar beni ilgilendirmiyor çünkü"

"Ben gerçekten bir ara değiştiğine inanmıştım ama sanırım hiçbir zaman değişmeyeceksin boş versene seninle bu konuşmayı yapmam bile bir hataydı"

Bir şey demesine fırsat vermeden odadan çıktım ama arkamdan söylediği sözlerin yarısını duymuştum. O kadar umursamıyorum ki ne dediğini anlamadım bile ya da duymak istemedim montumu aldığım gibi buz gibi havayı sorun etmeden dışarıya çıktım bu evde kalmak yerine soğuk havada donarak gezmeyi daha çok tercih ederdim.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

1.756okunma 67beğeni 8yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…