Bölümler 48Şu an: 8. Bölüm buzlar eriyor
- 1 Tanıtım60 kelime
- 2 1. Bölüm yeni bir okul1.128 kelime
- 3 2. Bölüm ciddi bir konuşma1.321 kelime
- 4 3. Bölüm kitap okuma uygulaması1.067 kelime
- 5 4. Bölüm popüler kitap907 kelime
- 6 5. Bölüm -yeni komşu1.147 kelime
- 7 6. Bölüm sık karşılaşmalar1.116 kelime
- 8 7. Bölüm hayranlık987 kelime
- 9 8. Bölüm buzlar eriyor1.303 kelime · Okuduğun bölüm
- 10 9. Bölüm ilgi1.054 kelime
- 11 10. Bölüm yaralarını ben sarayım1.542 kelime
- 12 11. Bölüm -birincilik1.204 kelime
- 13 12. Bölüm -karar1.442 kelime
- 14 13. Bölüm -Bordo elbise1.175 kelime
- 15 14. Bölüm -BALO GECESİ1.476 kelime
- 16 15. Bölüm -ilk öpücük934 kelime
- 17 16. Bölüm -ilk gece1.707 kelime
- 18 17. Bölüm - artık hep yan yanayız1.234 kelime
- 19 18. Bölüm - sana sahibim941 kelime
- 20 19. Bölüm -kaybedilen zaman1.201 kelime
- 21 20. Bölüm -özür972 kelime
- 22 21. Bölüm işler karışıyor693 kelime
- 23 22. Bölüm - sonsuza kadar benim ol1.656 kelime
- 24 23. Bölüm - gidelim buralardan1.647 kelime
- 25 24. Bölüm - yolculuk1.539 kelime
- 26 25. Bölüm - İstanbul1.017 kelime
- 27 26. Bölüm- İstanbul da yeni bir hayat829 kelime
- 28 27. Bölüm - kıskançlık1.096 kelime
- 29 28. Bölüm - zevk799 kelime
- 30 29. Bölüm- karşılık verirse senindir1.282 kelime
- 31 30. Bölüm - ihanet1.200 kelime
- 32 31. Bölüm- yıllar sonra901 kelime
- 33 31. Bölüm -imza günü ve ortaya çıkan gerçekler2.379 kelime
- 34 33. Bölüm - naptım ben1.635 kelime
- 35 34. Bölüm - yazar okulda1.445 kelime
- 36 35. Bölüm - artık iş arkadaşıyız1.067 kelime
- 37 36. Bölüm - öğretmenlik1.271 kelime
- 38 37. Bölüm - bıçklanma857 kelime
- 39 38. Bölüm - gözyaşı760 kelime
- 40 39. Bölüm- kavuşma1.201 kelime
- 41 40. Bölüm - artık hiç ayrılmayacağız1.161 kelime
- 42 41. Bölüm - evimize gidiyoruz886 kelime
- 43 42. Bölüm- ben yanındayım786 kelime
- 44 43. Bölüm - evlilik teklifi1.473 kelime
- 45 44. Bölüm - nişan1.771 kelime
- 46 45. BÖLÜM - DÜĞÜN HAZIRLIKLARI1.224 kelime
- 47 46. Bölüm - kına gecesi ve düğün2.000 kelime
- 48 47. Bölüm - Baba oluyorsun (final)2.058 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
#8. BÖLÜM - BUZLAR ERİYOR
Rehber öğretmeni nin odasına geldiğimde içten içe bana ne diyecek diye merak ediyordum konuşacak bir şeyimiz var mı onu da bilmiyorum acaba yazarın ben olduğumu mu öğrendi yok canım hem öğrense bunu konuşmak için boş bir odaya çağırır mı?
Aklımda bir sürü senaryo kurarak beklemeye devam ettim nihayet kapı açıldı ve Atakan hoca geldi. Bu sefer bir tuhaftı çünkü yüzünde her zaman olan o ciddi ifade yerine sıcak sayılabilecek bir gülümseme vardı. Sessizce yanımdan geçip rehber öğretmeni nin sandalyesine oturdu eli ile karşısındaki kanepeyi işaret etti. Karşısına oturdum bir süre hiç konuşmadan sadece baktı. Bu sessizlik biraz tuhaftı.
"Hocam bir sorun mu var?"
Sorduğum soru ile nihayet konuya dönebildi.
"Sence herkes dışarıdan göründüğü gibi midir?"
Ne bu ne şimdi gerçekten daha saçma bir soru olamazdı.
"Bilmem de konumuzun bununla ne alakası var?"
"Sonuna kadar dinlersen ne alakası olduğunu anlarsın"
"Peki hocam beni buraya neden çağırdınız?"
"Sınıf Öğretmeni olarak öğrencilerim ile ilgili hemen her şeyi bilir buna aileleri de dahil bilmem gerekenleri sadece"
Bu konuşma daha nereye varacak diye merak ediyorum gerçekten. Cevap vermeden dinlemeye devam ettim.
"Annenle baban boşanmış"
"Evet çok oldu"
"Annenle aran bozuk sanırım geçen gün söylediklerinden belli"
"Onun normal hali beni küçük düşürmeyi sever"
"Bu konuları konuşup canını sıkmak istemiyorum söylemek istediğim yanlız olmadığın bana değil ama rehber öğretmenine anlatabilirsin bu durumun seni etkilemesini istemem doğrusu "
"Neden hocam sizin için neden bu kadar önemli?"
Sorduğum soru ile yüzü bir anda değişti hafif yutkundu saçlarını karıştırıp parmaklarını kütletti.
"Öğrenci raporuna baktım derslerin gayet iyi her ne kadar derse katılımın çok düşük olsa da hep sınıf birincisi oluyormuşsun"
"Evet öyle yani öyleydi"
"Eski okulundan sorunlu bir öğrenci ile kavga ettiğin için atılmışsın"
"Sadece eski okulumdan değil kovulduğum bütün yerlerden o sebeple atıldım zorbalara karşı tahammülüm yok"
"Anlıyorum seni yargılamak gibi bir derdim yok dediklerimi bir düşün "
"Düşünücem başka bir şey var mı hocam?"
"Şimdilik yok çıkabilirsin"
Yok ya ben kalmayı düşünüyordum te Allahım ya ne cins adam.
Rehberlik odasından çıkıp sınıfa giderken sınıfımızın meşhur zorbası beliz ve yalakları beni kapıda sıkıştırdı.
"Sen fazla olmaya başladın"
"Ne diyorsun sen ya ?"
"Salağa yatma hayırdır ne konuştun Atakan hocayla?"
"Sana ne seni ne ilgilendiriyor bu?"
"İlgilendiriyor anladın mı?"
"Defol git dertsiz başımı derde sokma benim"
"Sokarsam ne olur"
"İnan bilmek istemezsin"
Daha fazla durup da değerli vaktimi bu tek derdi erkekleri etkilemek olan varoşla harcayamam. Belize omuz atıp sınıfa gittim. Bu sınıfta insan denilebilecek tek kişi serhat öf bu da hep ders çalışıyor ya ne kadar da inek.
"Naber serhat?"
"İyidir ha seni gördüğüm iyi oldu belize dikkat et sana bilenmiş canını sıkar "
"Farkettim daha demin sıkıştırdı beni"
"Bir şey yapmadı dimi?"
"Yok ya ne yapabilir ki bana. Onu boşver de sen niye hep ders çalışıyorsun?"
"Yapıcak başka bir şey yok ki?"
"Bana göre ders ve okul çok boş "
"Bence değil ya okul güzel bir yer"
"Bu insanlar içindeyken bile mi?"
"Tamam onlar varken pek iyi sayılmaz ama okula gitmeyip de ne yapıcaksın ki"
"Yani evet hele ki bizim evde yaşıyorsan"
"Ne var ki sizin evde "
"Hiç ya genel konuştum o değilde bu savaş beliz in sevgilisi değil mi?"
"Evet evet iki zorba bir birini bulmuş "
"Peki bu beliz in Atakan hoca ile derdi ne?"
"Aklınca hocaya yazılıyor "
"Hem de sevgilisi varken "
"Savaşın da belizden bir farkı yok ki kim bilir kaç kez aldatmıştır belizi"
"İğrenç böyle sevgi olamaz olsun "
"Haklısın "
Serhat ile sohbete dalmışken zil çaldı yine sıkıcı bir ders daha bu gün bitmicek galiba.
****
Eve dönerken yolda bir yandan da gelen bildirimlere bakıyordum bir yandan da yeni bölüm yazıyordum. Mesaj kutusunda onlarca mesaj vardı ama hiç birine cevap dahi vermedim. Birine cevap verirsem devamı da gelicek biliyorum ve ben hiç uğraşmak istemiyorum.
Eve gidene kadar ancak yazdım yeni bölümü paylaştıktan sonra da telefonu masaya bırakıp üzerimi değiştirmek için odama gittim.
Üzerimi değiştirip yemek yediğim o kısa sürede telefonuma tam 500 tane bildirim gelmişti hepsi de kitap okuma uygulamasındandı.
" yine harika bir bölüm olmuş"
" heyecanla yeni bölümü bekliyorum"
" acaba diğer bölümde ne olacak yazar lütfen hemen yeni bölüm at"
" bu kadar iyi yazdığına göre muhtemelen çok iyi eğitim almış bir yazar olmalısın"
Bunun gibi daha bir sürü yorum beğeni ve okuma. Tek merak ettiğim atakan hoca yorum yapmış mıydı ama daha okumamış bile sanırım çünkü beğenmemişti normalde olsa bölümleri beğenirdi.
Onun düşünceleri beni neden bu kadar ilgilendiriyor bilmiyorum ama hoşuma gidiyor. Sanırım beklediğim yorumlu bildirim biraz geç gelecek eğer biraz tanıdıysam onu kesinlikle geç saatlerde yorum atıcak.
Uyumaya hazırlanırken gelen araba sesi ile perdemi hafif aralayıp dışarıya baktım bu arabayı bir iki kere daha görmüştüm muhtemelen annemin sevgilisidir onu eve bırakıyor olmalı neyse en azından düşünceli adam bu bile iyi bir şey.
Neyse diyerek kafamı yastığa gömüp uykuya daldım.
Sabah alarm sesi ile uyandım resmen işkence gibi bir şey. İki seçenek var okula gitmek ve evde kalmak ikiside kötü ama birini seçmek zorundayım o yüzden okula gidiyorum. Evden çıkana kadar bildirimlere bakamadım bile Atakan hoca beğendi mi ya da yorum yaptı mı aşırı merak ediyorum.
Bildirimleri kaydırırken nihayet onun bildirimine denk geliyorum. Oha beğenmiş bir de yorum yapmış.
"Gerçekten etkileyici bir bölümdü böyle devam et yazar"
Yuh yuh yuh
Atakan hoca yazmış bunu yanlış görmüyorum gerçekten şaka gibi ama gerçek ay neden benim kitabımdan etkilenmesi beni bu kadar mutlu etti bilmiyorum ama çok mutluyum.
İlk defa okula giderken bu kadar mutluydum ta ki sınıfın önündeki kalabalığı görünce ne oluyor ya kavga falan mı acaba?
Köşede duran Serhatın yanına gittim ne olup bittiğini o biliyordur.
"Günaydın ne oluyor böyle?"
"Klasik ya her zamanki tartışma"
"Konu ne?"
"Zorbalar işte takma "
"Kalabalık dağılsa da içeri girsek"
Konu ne bilmiyorum ama her kafadan ayır bir ses çıkıyordu en son dağılmaya başladılar beliz ve sevgilisi savaşta konuyu kapatıp sınıfa girmeye hazırlanıyorlardı. Serhat da önümde sınıfa girdikten sonra ben tam girecekken beliz bir anda kapıyı kapattı elim kapının arasında kaldı canım o kadar acıdı ki resmen çığlık attım.
"Ne yapıyorsun ya sen ?"
Sesim tahmin ettiğimden de yüksek çıkmıştı elimi tuttum acıdan sızlıyordu ve morarmaya başlamıştı.
"Sen de koymasaydın elini oraya"
"Bilerek yaptın ya gördün elimin orda olduğunu"
"Yoo görmedim "
Elimde kalıcak bu kız ya. Bağıra çağıra tartıştığımız için bütün sınıf başımıza toplandı tam saçlarına yapışıp dövücektim ki Atakan hoca nın sesini duydum.
"Ne oluyor çocuklar sesiniz bütün okulda yankılanıyor"
Kimse cevap vermedi hoca bir bana bir sınıfa bir de şişmekte olan elime baktı.
"Eline ne oldu Kübra?"
Öfke ile belize baktım.
"Kapının arasında kaldı hocam"
"Tamam herkes yerlerine Kübra sende yürü hadi revire götüreyim seni"
"Gerek yok hocam"
"Gerek var bak ne hale gelmiş hadi itiraz istemiyorum"
Atakan hoca kolumdan tutup beni revire götürürken beliz pis pis bakıyordu oh olsun sırf o surat ifadesi için değerdi. Revire geldik ama doktor yoktu çünkü saat daha erkendi ve şu an revirlik bir işimiz yok ihtiyacım olan şey sadece buz du.
"Hocam doktor yok ben sınıfa gideyim "
"Otur şuraya bakayım bir eline"
İtiraz edemedim oturdum hoca da hemen yanıma oturdu. Elimi tuttuğunda çok garip bir sıcaklık yayıldı vücuduma.
"Çok kötü olmuş ya "
"Sızlıyor hâlâ"
"Hastaneye götüreyim seni"
"Gerçekten gerek yok hocam iyiyim ben"
"Ama böyle olmaz"
"Okul çıkışına kadar idare ederim ondan sonra acı geçmezse giderim ben"
"Söz ver gidiceksin ama?"
"Söz gidicem"
"Buz koyalım o zaman"
Revir dolabından buz alıp elime koydu bu kadar ilgiye alışık değilim. Bu güne kadar benimle bu kadar ilgilenen olmamıştı.
"Teşekkür ederim hocam ben hallederim"
"Hastaneye git mutlaka tamam mı?"
"Tamam ben sınıfa gideyim artık ders başlamıştır"
"Bir sorun olursa bana gel sınıf hocanım ben senin"
"Tamam hocam"
Revirden çıkarken birden hiç beklemediğim bir soru sordu.
"Kübra iyi misin?"
"Evet hocam"
Bir iki adım yaklaşıp gözlerimin içine baktı.
"Her anlamda iyi misin?"
Gerçekten iyi miyim hocam içimde yaşadıklarımı bilseniz keşke.
"Evet gayet iyiyim teşekkür ederim "
Dedim ve revirden çıktım ama içimdeki sıcaklığın bıraktığı iz bir süre beni terk etmeyecek gibi.
Bölüm etkileşimi
