BİR ÖĞRETMEN BİR SIR kitap kapağı

45. bölüm / 48

44. Bölüm - nişan

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 48Şu an: 44. Bölüm - nişan
  1. 1 Tanıtım60 kelime
  2. 2 1. Bölüm yeni bir okul1.128 kelime
  3. 3 2. Bölüm ciddi bir konuşma1.321 kelime
  4. 4 3. Bölüm kitap okuma uygulaması1.067 kelime
  5. 5 4. Bölüm popüler kitap907 kelime
  6. 6 5. Bölüm -yeni komşu1.147 kelime
  7. 7 6. Bölüm sık karşılaşmalar1.116 kelime
  8. 8 7. Bölüm hayranlık987 kelime
  9. 9 8. Bölüm buzlar eriyor1.303 kelime
  10. 10 9. Bölüm ilgi1.054 kelime
  11. 11 10. Bölüm yaralarını ben sarayım1.542 kelime
  12. 12 11. Bölüm -birincilik1.204 kelime
  13. 13 12. Bölüm -karar1.442 kelime
  14. 14 13. Bölüm -Bordo elbise1.175 kelime
  15. 15 14. Bölüm -BALO GECESİ1.476 kelime
  16. 16 15. Bölüm -ilk öpücük934 kelime
  17. 17 16. Bölüm -ilk gece1.707 kelime
  18. 18 17. Bölüm - artık hep yan yanayız1.234 kelime
  19. 19 18. Bölüm - sana sahibim941 kelime
  20. 20 19. Bölüm -kaybedilen zaman1.201 kelime
  21. 21 20. Bölüm -özür972 kelime
  22. 22 21. Bölüm işler karışıyor693 kelime
  23. 23 22. Bölüm - sonsuza kadar benim ol1.656 kelime
  24. 24 23. Bölüm - gidelim buralardan1.647 kelime
  25. 25 24. Bölüm - yolculuk1.539 kelime
  26. 26 25. Bölüm - İstanbul1.017 kelime
  27. 27 26. Bölüm- İstanbul da yeni bir hayat829 kelime
  28. 28 27. Bölüm - kıskançlık1.096 kelime
  29. 29 28. Bölüm - zevk799 kelime
  30. 30 29. Bölüm- karşılık verirse senindir1.282 kelime
  31. 31 30. Bölüm - ihanet1.200 kelime
  32. 32 31. Bölüm- yıllar sonra901 kelime
  33. 33 31. Bölüm -imza günü ve ortaya çıkan gerçekler2.379 kelime
  34. 34 33. Bölüm - naptım ben1.635 kelime
  35. 35 34. Bölüm - yazar okulda1.445 kelime
  36. 36 35. Bölüm - artık iş arkadaşıyız1.067 kelime
  37. 37 36. Bölüm - öğretmenlik1.271 kelime
  38. 38 37. Bölüm - bıçklanma857 kelime
  39. 39 38. Bölüm - gözyaşı760 kelime
  40. 40 39. Bölüm- kavuşma1.201 kelime
  41. 41 40. Bölüm - artık hiç ayrılmayacağız1.161 kelime
  42. 42 41. Bölüm - evimize gidiyoruz886 kelime
  43. 43 42. Bölüm- ben yanındayım786 kelime
  44. 44 43. Bölüm - evlilik teklifi1.473 kelime
  45. 45 44. Bölüm - nişan1.771 kelime · Okuduğun bölüm
  46. 46 45. BÖLÜM - DÜĞÜN HAZIRLIKLARI1.224 kelime
  47. 47 46. Bölüm - kına gecesi ve düğün2.000 kelime
  48. 48 47. Bölüm - Baba oluyorsun (final)2.058 kelime

44. BÖLÜM - NİŞAN

Evlilik teklifi alalı bir hafta olmuştu. Tabii bu süreçte bir nişanı yapmamız gerekiyordu ama bizim için nişan organize edecek büyüklerimiz yoktu ailemiz yoktu bu durumda ne yapacaktık hiç bilmiyorduk neyse ki imdadımıza burçin'in ailesi yetişti.

Atakan'ın çalıştığı okuldaki beden eğitimi öğretmeni Fırat da burçin'e yakın olmak amacıyla Bizim nişan organizasyonumuza yardım etmek istediğini söyledi tabii bu sırada ailesi de bize destek olmak için her daim yanımızda oldular.

Burçin'in Fırat'ı etkilemiş olması her şekilde iyi oldu ama bakalım Fırat bunu burçin'e söyleyebilecek mi ya da Burçin bunu fark edebilecek mi söylemek istedim ama bir türlü doğru düzgün bir fırsat oluşmadı O yüzden sonraya bıraktım belki de Fırat kendisi söylemek ister.

Atakan çalıştığı için nişan organizasyonunu biz yapacağız. Onun da fikrini almak istedim ama sen nasıl mutluysan nasıl beğeniyorsan öyle olsun dedi bana yine de her ihtimale karşı ben onun da düşüncelerine uygun bir şey yapmak istiyorum.

Burçin'in annesi bu konuda bize çok yardımcı oldu çünkü nişan nedir nasıl yapılır en ufak bir fikrim yok O her konuda bize yardımcı oldu her aldığımız eşyadan sonra bir gün senin de nişanını görmek nasip olur mu kızım diye burçin'e sitem ediyordu.

Ya Burçin benden 1 yaş küçük ben daha 23 yaşındayım Burçin 22 yaşında ve burçin'in okulda henüz bitmedi zaten o bir süre evlilik düşünmüyor hayatında da hiç kimse yok ama eminim Fırat'ı kabul ederse veya aralarında bir şey olursa çok tatlı bir çift olurlar çünkü Fırat gerçekten çok iyi biri.

Ben ufaktan burçin'e çıtlatmaya başladım ama o sana öyle gelmiş ben öyle bir şey hissetmedim dedi kız nasıl hissetmedin adam bütün organizasyonda yardımcı olmak için geldi bahanesiyle seni görmek istiyordu diyorum ama bana inanmıyor.

Neyse nişanımız sade olacak birkaç aile dostu arasında olacak zaten çok kalabalık değil Fırat'ın anne babası burçin'in anne babası Burçin Fırat atakan'ın birkaç arkadaşı o kadar.

Önce nişan organizasyonu için birkaç organizatörle anlaştık evde mi yapalım yoksa salon mu tutalım dediler küçük bir salon olsun istedim çünkü hem makyajımı hem de kıyafetimi rahat rahat giyebileceğim bir yer olsun istedim makyajımda rahat rahat yapılacak.

Salonu tuttuktan sonra organizatörler bizim istediğimiz gibi biz de aynı etmeye başladılar tam da tahmin ettiğim gibi çok yüksek bir fiyat söylemediler neyse ki.

Birkaç saat sonra nihayet hayalimdeki nişan organizasyonu hazırdı bizim oturacağımız yerde kadife beyaz işlemeli İncili sandalyeler vardı çok şık vardı gerçekten hemen arkada Gold renkli isimlerimizin baş harfini olduğu bir arka plan hazırlanmıştı Gold ve cam detaylı küçük bir masada vardı önümüzde sehpa tarzında zaten orada çok bulunmayacaktık sadece oraya kahveye koyacaktım.

Geriye kaldı nişan elbisesini giyip hazırlanmak atakan'da arkadaşlarıyla birlikte traş olmaya gitti ve hazırlanacak oradan gelecek bakalım O benim nişanlık elbisemle beni ilk defa görecek ben de onun giydiği takım elbiseyle onu ilk defa göreceğim ben çok heyecanlı sayılmam çünkü onu siyah takım elbiseyle daha önce de birkaç kez görmüştüm ama bakalım O benim elbisemi beğenecek mi.
Nişanım için zarif ve sade ama aynı zamanda oldukça gösterişli bir elbise tercih etmiştim. Elbisenin rengi kırık beyazla krem arasında, oldukça soft ve asil bir tondaydı. Üst kısmı vücudumu zarifçe saran, göğüs ve bel bölgesini belli eden korse görünümlü bir tasarıma sahipti.
Özellikle omuz kısmındaki detayını çok seviyordum. Tek omuzdan başlayıp göğsün üzerinden çapraz şekilde ilerleyen ince kumaş, elbiseye farklı ve modern bir hava katıyordu. Omuzlarımdan aşağı doğru uzanan uzun ve hafif tül pelerin ise elbisenin en dikkat çekici kısmıydı. Yürüdükçe arkamdan süzülüyor, bana adeta gelinlik havası veriyordu.
Bel kısmındaki hafif peplum detayı elbiseyi daha zarif gösterirken, aşağı doğru inen uzun ve pliseli etek kısmı oldukça dökümlüydü. Etek yürürken hafifçe hareket ediyor, yere kadar uzanarak romantik bir görüntü oluşturuyordu.
Nişanlı olduğum için çok abartılı ve ağır bir elbise yerine, hem genç hem zarif hem de özel günün havasına yakışacak bir şey istemiştim. Bu elbise tam olarak aradığım gibiydi. Sade görünüyordu ama üzerindeki pelerin, çapraz omuz detayı ve uzun pliseli eteği sayesinde giydiğim anda kendimi gerçekten nişanlanmış gibi hissetmiştim.

Aynada kendime baktığımda gerçekten ne kadar güzel olduğumu hissetmiştim acaba Atakan beni görünce ne tepki verecek elbisemi giymiş hazırlanmıştım geriye kalan saç ve makyajlı saçlarımı çok abartıya kaçmadan doğal bu kuleleri gibi duran güzel bir model tercih ettim topuz yapmak istemedim açık bıraktım makyajım da aynı şekilde sade ama şık bir makyajlı ayrıca çok zarif hissettirmişti.

Ben nihayet hazırlığımı bitirdiğimde makyajımı yapan kişiler odadan çıktı ve burçin'le annesi geldi. Sanki benimle nişanlanacak kişi burçinmiş çünkü öyle bir hayranlıkla bakıyordu.

"İnanamıyorum harika görünüyorsun Atakan çok şanslı"

"Yok canım o kadar da değil ayrıca sen benden daha güzel olmuşsun benim nişanımda bu kadar güzel olmanı kabul etmiyorum"

Biz birlikte gülüşüp eğlenirken nihayet dışarıdan bir ses geldi bu Selim olmalıydı işi gene şakaya vurmuş damat bey nihayet teşrif edebildi diyor.

Daha fazla dayanamayıp odadan ilk önce çıkıyorum arkamdan Burçin ve annesi geliyor Atakan arkadaşlarının arasında Durmuş gülüyordu ama bir yandan da benim olduğum tarafa bakıyordu çünkü içten içe beni bekliyordu.

Onu o takım elbisenin içinde ilk kez gördüğüm an, birkaç saniye boyunca gerçekten hiçbir şey söyleyemedim.

Sanki daha önce hiç görmediğim bir adam karşımda duruyordu. Oysa onu tanıyordum. Sesini, gülüşünü, sinirlendiğinde kaşlarının nasıl çatıldığını, bana bakarken gözlerinin nasıl yumuşadığını bile ezbere biliyordum. Ama ilk defa onu böyle görüyordum.

Üzerindeki siyah takım elbise ona inanılmaz yakışmıştı. Ceketi vücuduna tam oturuyor, siyah papyonu ve beyaz gömleği onu olduğundan bile daha ciddi ve karizmatik gösteriyordu. Gömleğinin önündeki küçük siyah düğmeler bile gözüme takılacak kadar dikkatimi çekmişti. Göğsündeki küçük çiçek detayı ise bütün o ciddi görüntünün arasına zarif bir dokunuş katıyordu.

Gözlerimi ondan bir türlü ayıramıyordum.

Bakışlarım önce yüzünde dolaştı, sonra omuzlarına, ceketine, ellerine ve yeniden gözlerine çıktı. İçimden sürekli aynı cümleyi tekrarlıyordum.

*Ben gerçekten bu adamla nişanlı mıyım?*

Daha önce onu defalarca görmüştüm ama o an sanki ilk kez âşık oluyormuşum gibi hissettim.

Ben ona hayran hayran bakarken o da gözlerini benden ayırmıyordu. Yüzünde belli belirsiz bir gülümseme vardı. Sanki ona böyle baktığımı fark etmişti ve bundan fazlasıyla memnundu.

Göz göze geldiğimizde utandım. Bakışlarımı kaçırmak istedim ama yapamadım.

Çünkü onun bana bakışı...

O bakışta öyle bir sevgi vardı ki, insanın kaçası gelmiyordu. Sanki üzerimdeki elbiseyi, saçlarımı, yüzümü değil; doğrudan beni görüyordu. Gözleriyle beni baştan aşağı süzerken yüzündeki hayranlık gittikçe belirginleşiyordu.

Bir adım bana doğru yaklaştığında kalbim hızlandı.

— Güzel olmuşum, değil mi? diye sordum sonunda, biraz çekinerek.

Gülümsedi.

— Çok.

Tek kelime söylemişti ama o kadar içten söylemişti ki, yüzümün ısındığını hissettim.

Ben de ona bakıp gülümsedim.

— Sen de... seni ilk defa böyle görüyorum.

Kaşlarını hafifçe kaldırdı.

— Beğenmedin mi?

Başımı hemen iki yana salladım.

— Hayır. Tam tersine... Fazlasıyla beğendim.

Bunu söylerken gözlerim yeniden üzerinde dolaştı. Siyah takım elbisenin içinde öyle şık, öyle kendinden emin duruyordu ki birkaç saniye daha onu izlemekten kendimi alamadım.

Sonra bana doğru eğilip alçak bir sesle,

— Sen bana böyle bakmaya devam edersen, nişanı falan unutup sadece seni izlemeye başlayacağım, dedi.

Gülmemek için dudaklarımı birbirine bastırdım.

Ama içimden geçen tek şey şuydu:

*Sanırım ben de aynı şeyi yapıyordum.*

"E tamam artık birbirinize bakmayı bırakın da şu nişana bir an önce başlayalım"

Senin dilin kopsun senin bütün romantik anının içine etmesen olmaz zaten.

Aynı anda birbirimize bakıp gülümsedik bir yandan da Selime gülüyorduk zaten ama bir yandan da haklıydı biz böyle birbirimize bakmaya devam edersek akşama kadar gelen konuklar bizi izlemek zorunda kalacak.

Atakan elimden tutup sakin ama dengeli bir şekilde adım atmaya başladığında ben de onunla birlikte yürümeye devam ediyorum öncelikle benim oturmam için kenara çekiliyor sandalyemi biraz düzeltiyor ben de yerime geçiyorum daha sonra da kendi oturuyor birbirimize bakıp gülerken az sonra neler olacak diye içten içe geçiriyoruz.

Tabii ilk önce fotoğraf çekilmek istiyorlar biz de bu isteklerini kırmıyoruz önümüzdeki arkadaşlarımız durup defalarca kameranın deklanjörüne basıp fotoğrafımızı çekerken biz de bir yandan elimizden geldiğince iyi pozlar vermeye çalışıyoruz.

Her poz da biraz daha yaklaşıyoruz birbirimize ve sanki uzun zaman sonra ilk defa bu kadar yakın hissediyorum kendimi ona nefesini tenimde hissettiğimde onun olmaktan ne kadar mutlu olduğumu anlıyorum.

Her fırsatta kulağıma eğilip ne kadar güzel olduğumu ne kadar şanslı olduğunu tekrar tekrar hatırlatıyor bana.

Fotoğraf çekme bittikten sonra artık benim kahve yapma vaktim geliyor. Evet kahveyi de yapmak için yerimden kalktığımda atakan'ın tepsime bırakacağı hediyeyi gerçekten merak ediyorum az çok tahmin ediyorum ne olduğunu.

Hemen gidip kahveyi yapmaya başlıyorum tabii Burçin de hemen arkamdan geliyor.

"Tuz mu koyacaksın yoksa biber mi buldun bence ikisini de koyalım"

Ardı ardına sorduğu sorular beni bir yandan da geriyor kız sus 2 dakika kahveyi yanlış yapacağım diyorum gülerek neyse ki kahvenin başına bir iş getirmeden yapabiliyorum böyle bir adama elbetteki tuz konulmaz atakan'ın hak ettiği şey en tatlısından bir bal.

Öyle de yapıyorum kahve fincanının içine bal koyuyorum sonra tepsiye aldığım gibi atakan'ın yanına gidiyorum beni baştan aşağı izlemeye devam ediyor ve büyük bir hayranlıkla tabii ki de.

Onun gözleri her an üzerimdeyken tepsiyi düşürecekmişim gibi hissediyorum neyse ki tepsiyi düşürmeden önüne kadar koyabiliyorum.

Kahveyi içerken arkadaşlara da bir yandan tuzlu kahve seni bekler gibisinden şakalar yapıyor ama Atakan kahveyi içtiğinde yüzünde kocaman bir gülümseme oluyor gözlerinin içi parlayarak bana bakıyor.

"Çok güzel olmuş eline sağlık"

Onun bu gülümsemesinden de anlıyorlar ki kahvenin içine tuz koymadım.

Kahveyi tek yudumda bitirdikten sonra cebinden benim için bir adet gül ve evlilik yüzüğünü çıkarıp masaya koyuyor.

Kahve merasimi bittikten sonra nihayet yüzüklerimiz geliyor İncili kurdele ile birlikte.

Bildiklerimizi kesecek bir aile büyüğümüz yok çünkü ailemizden herhangi biri bugün yanımızda değil benim ailemden birinin geleceğini zaten tahmin etmemiştim Atakan zaten ailesiyle görüşmüyor bu kötü şeyleri düşünmeden mutlu olmaya çalışıyoruz neyse ki burçin'in ailesi var burçin'in babası bizim için nişan yüzüğünü kesecek.

Yüzükleri tek tek nazik bir şekilde parmaklarımıza geçirirken bir yandan da bize iyi dileklerde bulunuyor çok tatlı bir adam beni de kendi kızı gibi görüyor bu da çok hoşuma gidiyor.

"İnşallah bir ömür boyu mutlu olursunuz çocuklar"

Güzel dilekleri de bittikten sonra kurdele artık kesiliyor ve biz de resmen nişanlı olduk. Kurdele kesildikten sonra hep birlikte alkışlıyoruz bu mutlu günümüzde bizim yalnız bırakmayan bütün arkadaşlarımıza en içten şekilde minnet ettiğimizi de her halimizden belli ediyoruz zaten.

Birkaç tane daha fotoğraf çekildikten sonra ilk dansımızı yapmak üzere salonun ortasına doğru ilerliyoruz. Romantik bir müzik eşliğinde kendimi atakan'ın kollarına bırakıp bir süre dans ediyorum ama tabii ki de bu da uzun sürmüyor çünkü Selim bugünü bize zehir etmeye yemin etmiş.

Gelip ikimizin arasına girip kendi kendine şakalar yapıyor gülmemek için kendimi zor tutuyorum Yeter be kankamı bırak biraz da biz vakit geçirelim diyor zaten evlendiğinizde hep senin yanında olacak diyerek de bir de sitem ediyor bak bak ben sana gösteririm.

Atakan'ı da alıp hareketli müzik eşliğinde önce halay sonra dans ediyorlar ben de dans etmek istiyorum ama burçin'le oturup dedikodu yapmak daha cazip geliyor hem de diğer arkadaşlarımızla oturup müstakbel nişanlımı ve diğer oynayan arkadaşları izlemek daha eğlenceli oluyor.

Arkadaşlar kusura bakmayın çok bölüm atamıyorum çünkü abim askere gideceği için çok fazla misafirimiz var tekrar kusura bakmayın iyi okumalar.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

430okunma 23beğeni 2yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…