BİR ÖĞRETMEN BİR SIR kitap kapağı

24. bölüm / 48

23. Bölüm - gidelim buralardan

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 48Şu an: 23. Bölüm - gidelim buralardan
  1. 1 Tanıtım60 kelime
  2. 2 1. Bölüm yeni bir okul1.128 kelime
  3. 3 2. Bölüm ciddi bir konuşma1.321 kelime
  4. 4 3. Bölüm kitap okuma uygulaması1.067 kelime
  5. 5 4. Bölüm popüler kitap907 kelime
  6. 6 5. Bölüm -yeni komşu1.147 kelime
  7. 7 6. Bölüm sık karşılaşmalar1.116 kelime
  8. 8 7. Bölüm hayranlık987 kelime
  9. 9 8. Bölüm buzlar eriyor1.303 kelime
  10. 10 9. Bölüm ilgi1.054 kelime
  11. 11 10. Bölüm yaralarını ben sarayım1.542 kelime
  12. 12 11. Bölüm -birincilik1.204 kelime
  13. 13 12. Bölüm -karar1.442 kelime
  14. 14 13. Bölüm -Bordo elbise1.175 kelime
  15. 15 14. Bölüm -BALO GECESİ1.476 kelime
  16. 16 15. Bölüm -ilk öpücük934 kelime
  17. 17 16. Bölüm -ilk gece1.707 kelime
  18. 18 17. Bölüm - artık hep yan yanayız1.234 kelime
  19. 19 18. Bölüm - sana sahibim941 kelime
  20. 20 19. Bölüm -kaybedilen zaman1.201 kelime
  21. 21 20. Bölüm -özür972 kelime
  22. 22 21. Bölüm işler karışıyor693 kelime
  23. 23 22. Bölüm - sonsuza kadar benim ol1.656 kelime
  24. 24 23. Bölüm - gidelim buralardan1.647 kelime · Okuduğun bölüm
  25. 25 24. Bölüm - yolculuk1.539 kelime
  26. 26 25. Bölüm - İstanbul1.017 kelime
  27. 27 26. Bölüm- İstanbul da yeni bir hayat829 kelime
  28. 28 27. Bölüm - kıskançlık1.096 kelime
  29. 29 28. Bölüm - zevk799 kelime
  30. 30 29. Bölüm- karşılık verirse senindir1.282 kelime
  31. 31 30. Bölüm - ihanet1.200 kelime
  32. 32 31. Bölüm- yıllar sonra901 kelime
  33. 33 31. Bölüm -imza günü ve ortaya çıkan gerçekler2.379 kelime
  34. 34 33. Bölüm - naptım ben1.635 kelime
  35. 35 34. Bölüm - yazar okulda1.445 kelime
  36. 36 35. Bölüm - artık iş arkadaşıyız1.067 kelime
  37. 37 36. Bölüm - öğretmenlik1.271 kelime
  38. 38 37. Bölüm - bıçklanma857 kelime
  39. 39 38. Bölüm - gözyaşı760 kelime
  40. 40 39. Bölüm- kavuşma1.201 kelime
  41. 41 40. Bölüm - artık hiç ayrılmayacağız1.161 kelime
  42. 42 41. Bölüm - evimize gidiyoruz886 kelime
  43. 43 42. Bölüm- ben yanındayım786 kelime
  44. 44 43. Bölüm - evlilik teklifi1.473 kelime
  45. 45 44. Bölüm - nişan1.771 kelime
  46. 46 45. BÖLÜM - DÜĞÜN HAZIRLIKLARI1.224 kelime
  47. 47 46. Bölüm - kına gecesi ve düğün2.000 kelime
  48. 48 47. Bölüm - Baba oluyorsun (final)2.058 kelime

23. BÖLÜM - GİDELİM BURALARDAN

Piknikten dönerek hava çoktan kararmıştı araba farlarının aydınlattığı yolda yavaş yavaş ilerliyorduk ama benim aklıma sadece Atakan ın aldım dediği önlemlerde ne olduğunu anlatmadı unuttu mu acaba?

"Canım"

"Efendim bebeğim"

"Bana anlatıcakların vardı unuttun mu?"

"Hayır unutmadım ama daha tam emin değilim karar verdikten sonra anlatıcam"

"Tamam anlat beraber karar verelim"

"Şimdi değil bebeğim zamanı gelince"

"Peki sorgulamayı sevmezsin sen o yüzden seni şimdilik rahat bırakıyorum"

"İşte benim sevgilim"

Diyerek bana göz kırpıyor her ne kadar merak etsem de zamanından önce söylemeyeceğini biliyorum ne de olsa günü gelince öğrenicem. Saat gece 9 gibi nihayet eve varıyoruz arabadan inmeden önce son kez uzunca dudaklarımdan öpüp artık serbest bırakıyor beni. İkimizde evlerimize çekildiğimizde artık rahatlıyoruz. Ben hemen üzerimdekilerden kurtulup duşa giriyorum ıslak saçlarım ve bornozumla balkona oturtup biraz sosyal medya da dolaşıyorum.

Serhat bana okulun öğrencileri tarafından kurulan bir gurubu olduğunu söyledi çok merak ediyorum orda ne konuşuluyor diye ama beni kendi hesabımla almazlar. Aklıma çok güzel bir fikir geldi bizim okuldan ayrılan bir kız vardı bir kaç gündür gelmediği için ayrıldığını henüz kimse bilmiyordu bana da Atakan söyledi. Hemen gidip o kızın adına sahte bir hesap olşturdum işim bitince kapatıcam nasıl olsa. Sahte hesaptan hemen gidip belize yazdım o da tabii sorgulamdı beni direkt gruba aldı. Baya bir kişi vardı grupta grubun yöneticiler de savaş ve beliz di. Genele okul dedikoduları vardı. Boş zannedip çıkacakken konu bana geldi.

Ahmet: savaş kübra'yı ne yaptın? "

Beliz: Kübra fahişesi Atakan hocanın koynundan çıkarsa savaş alır istediğini

Yağmur: beliz belki de öyle değil ne biliyorsun?

Beliz: benim canımı sıkma yağmur hepmizi gördük dip dibeler ayrıca Atakan hocanın ona olan ilgisi sence öğretmen öğrenci ilişkisi mi?

Nil: ailevi sorunları varmış Kübra nın ondan olabilir

Beliz: of siz aptallar bekleyin iki dakika

Beliz iki dakika içinde ben ve Atakan ın yan yana çekilmiş bir sürü fotoğrafını attı. Meğer bu beliz ve savaş çoktan ayrılmış savaş gözüne beni kestirmiş beliz in de hedefinde Atakan varmış bunlara uyan salaklar da ben ve Atakan ı nerede görse fotoğraf çekiyorlarmış. Dehşete kapılıp bütün konuşmaların fotoğrafını çekip hemen hesabı kapattım. Fotoğrafları Atakan a gönderdim.

"Bu çok kötü Atakan ne yapıcaz?"

"Hiç bir şey"

"Ne demek hiç bir şey?"

"Onların istediği de bu gündem yaratıp bir birimizden uzak durmamızı sağlamak ama görmezden ve duymazdan gelicez "

"Ama ya yönetime giderse bu haber"

"Merak etme yönetime gitmeden halledicem"

"Peki sen öyle diyorsan"

"Öyle merak etme sen de hadi gir içeri balkonda oturma"

Bunu duyunca hemen telefonu bırakıp etrafıma bakındım Atakan odasının penceresinden saniye saniye beni izliyordu. Onu dinleyip odama geçtim yatağıma uzanıp uykunun beni ele geçirmesine izin verdim ama sanırım ıslak saçlarla balkonda oturmak iyi bir fikir değildi.

Tam da tahmin ettiğim gibi dün akşam ıslak saçlarla balkonda oturduğum için bu sabah uyandığımda halsiz bir bitkindim sanırım hasta oldum ve boğazımda çok ağrıyordu. Zaten okula gitmek istemiyordum bu da bahane oldu neden gitmek istemediğimi de bilmiyorum aslında dün gece öğrendiklerimden sonra diğerlerinin yüzüne bakabilir miyim düşüncesi beni bitiriyor ama kimseyi ilgilendirmiyor bu benim hayatım yüzleşmekten korkmuyorum ama bu halimle de gidip onlarla uğraşamam.

Yatağımdan kalkmadığım için okul saatinin geçtiğini farkındaydım. Bunu bir tek ben değil bir kişi daha fark etmiş olacak ki telefonum hiç durmadan çalıyordu.

"Canım gelmiyor musun seni arıyor gözlerim"

" hayır gelmiyorum"

" bir sorun mu var dün gece gördüklerinden sonra gelmeye mi korkuyorsun?"

" hayır ne korkması be dün gece balkonda oturduğum için hastalanmışım bu halde gelemem"

" ben söylemesem kim bilir daha ne kadar oturacaktın orada neyse sen kendine dikkat et şimdi ben işim biter bitmez yanına geleceğim"

" tamam görüşürüz"

"Öpüyorum çok "

"Bende"

Hasta olduğumda resmen tüm Türkiye benden nefret eder çünkü bunu ailemden biliyorum ben de zaman hasta olsam annem ben iyileşene kadar hastaneye yatırır ziyarete de gelmezdi ne olmuş yani hasta olduğumda çok çekilmez bir insan oluyorsam bu beni hastaneye yatırıp iyileşinceye kadar görmeye gelmeyip taburcu olduğunda ancak beni almaya gelebileceğin anlamına gelmiyor ki. Neyse bu tür şeyleri düşünüp hasta halimle bir de moralimi düşürmeyeceğim çünkü düşünmem gereken daha çok şey var.

Ne ayağa kalkabilecek halim ne de yemek yiyebilecek bir iştahım var o yüzden salondaki kanepeye uzanıp televizyonu açıp hiç izlemeyeceğimi bildiğim halde kafadan bir programı seçiyorum.

Gözlerim televizyonda bedenim salonda aklım tamamen başka bir yerde. Hasta olunca bu evin daha ne kadar boş olduğunu biraz daha fark ettim ne kadar yalnız olduğumu ne kadar kimsesiz olduğumu. Gerçekten Atakan olmasa kapımı çalacak olan yok hatta bu evin içinde ölsem haberi olmayacak kimsenin ne kadar da acı bir durum. Hayatım da ilk defa kendime acıdım. Normalde insanlar ile dalga geçer acırdım onlara ama burdan bakınca asıl acınacak durumda olanın ben olduğumu anladım gerçekten çok yazık. Ama bana yazık.

Çünkü dalga geçtiğim herkesin bir ailesi vardı onları merak eden birileri vardı onları düşünen birileri vardı ama benim hiç kimsem yoktu bu da çok büyük bir eksiklikti.

Ateşimi ölçmedim ama elimi alnıma koyduğumda hissettiğim sıcaklık yüksek olduğu için ateşimin yüksek olduğunu anladım hiçbir şekilde yerimden kalkmak istemiyorum ve üşüyorum. O kalın yorganın altında kaç saat geçti bilmiyorum ama başımın ağrısından ayağa kalkamadığım için uyuyakalmışım kulağıma gelen zilin sesiyle zar zor uyanabildim yanımda olan telefona aynı anda 20 tane cevapsız arama düşmüştü hepsi de tek bir kişiden geliyordu Atakan.

Yerimden doğrulup zar zor kapıyı açtım karşımda benim için endişeli gözlerle bakan sevgilimi görünce dayanamayıp kollarını atladım.

"Ya niye açmıyorsun şu telefonları korkudan öldüm iyi misin sen?"

"Eh işte idare eder biraz kötüyüm"

"Geç bakalım bugün bakıcın benim"

Birlikte gidip salonda oturduk ama ben çok halsizdim bana yaklaşmasını istemiyorum çünkü onun da hasta olması iyi olmazdı.

"Neden benden bu kadar uzak duruyorsun?"

"Sen de hasta olursun"

"Bir şey olmaz Yeter ki benden uzak durma"

"Sen hasta olursan ikimize kim bakacak"

"Ben ikimize de bakarım merak etme ama böyle olmaz senin bir duş alman lazım"

"Zaten çok üşüyorum ne duşu ya"

"Ama iyi gelecek İnan bana hadi kalk bakalım böyle yorganların içinde olmaz"

Ne kadar itiraz etsem de kabul etmedi beni kucağına aldığı gibi duşa götürdü üzerindeki kıyafetleri çıkarmama yardım ettikten sonra ılık suyu üzerime tuttu ben her ne kadar itiraz edip çıkmaya çalışsam da izin vermedi. Bütün bedenimi ılık suyla ıslattıktan sonra nihayet duşakabinin içinden çıkabildim. Üzerime bornozumu giydirip beni tekrar yatak odasına kadar götürdü bu ilgi gerçekten çok hoşuma gitmişti.

"Sen şimdi üstünü değiştir ben de sana bir çorba yapayım"

"Bak beni şımartıyorsun ama her zaman isterim"

" Karşılıklı hayatım ben hasta olduğumda da senden aynı performansı bekliyorum"

" Çorba işi biraz sıkıntı olur ama geri kalanını yapabilirim sanırım"

" Hemen geleceğim tamam mı? "

" Bekliyorum"

Biraz yatakta uzandıktan sonra üzerimdeki bornozu çıkarıp çekmeceden geceliklerimi alıp üzerime geçirdim bu halde süslenip bakım yapacak gücüm yok zaten. Tekrar yatağa geçip üzerime yorganı çektim ama duş biraz iyi gelmişti. Ben yorganın altında düşünmeye devam ederken duyduğum ayak sesleri ile yerimden kalkıp doğruluyorum. Çorba kokusu burnuma geldiğinde gerçekten içim ısındı.

" Bence sen aşçı olmalıydın edebiyat öğretmeni bir hataydı"

" Ama edebiyat öğretmeni olmasaydın seni tanıyamazdım"

" O da doğru"

" Gel bakalım çorbayı içip ilaçlarını da aldın mı hiçbir şeyin kalmaz ama keşke hastaneye gitsek beni dinlemiyorsun"

"Hastanelik bir şey yok gerçekten ben böyle iyiyim"

Çorbayı bile kendi elleriyle yedirdi her kaşağı çorba aldığında biraz üfleyip benim için soğutuyordu. Daha önce benim için bunların kimsenin yapmadığını düşününce gözlerim doldu gibi oldu ama bu şu an ağlamam onu üzmekten başka bir işe yaramaz O yüzden ses yapmadım bir güzel çorbamı içerdikten sonra ilaçlarımı da ihmal etmiyor tek tek elime veriyor hepsini kullandıktan sonra da tekrar yatağa geçmek için hazırlanıyorum ki yine izin vermiyor.

"Tamam bu sefer ne oldu?"

"Kısa saçlarla mı uyuyacaksın gel bari saçını kurutayım"

" Sen gidecek misin sonra? "

" Hayır tabii ki de ne gitmesi"

" Yanımda kal gitme hatta benimle uyu"

" E hani hasta olurdum"

" Bir şey olmaz ben sana bakarım"

" Tamam önce saçlarını kurutalım o zaman"

Havluyu alıp saçlarımı fazla suyundan kurtardıktan sonra saç kurutma makinesi ile iyice kurutuyor.

" Giyinme dolabımın altı çekmecesinde senin için bir gecelik takımı var geçen gün çarşıya gittiğimde sana çok yakışır diye düşünerek almıştım"

" Öyle mi şimdiden bunları düşünmene sevindim"

" Onları giy hemen gel yanıma hadi"

" Tamam tamam geliyorum"

Gecelikleri alıp hemen giyinip yanıma tekrar geldi ben tekrar yatağa uzandığımda O da yanımdaydı ve beni kollarının arasına almış saçlarımı okşuyordu.

" Bana planlarının ne olduğunu hala anlatmadın"

" Sanırım dün akşam olanlardan sonra da anlatmam gerekiyor artık"

" Evet çünkü artık herkes bizi öğrenmek üzere"

" Ben kararımı verdim İzmir'den ayrılalım İstanbul'da başka bir okulla anlaştım bile ama sana danışmadan onay vermedim"

" Buradan gidecek miyiz yani? "

" Evet bunu kendim için değil senin için istiyorum insanların düşüncelerini fazla takılıp kendini üzüyorsun bu da beni üzer orada arkadaşlarım var hepsi bize çok yardımcı olur hatta haber verdim bize uygun bir ev buldular bile"

"Keşke bu kadar şeyi planlamadan önce bana da haber verseydin baksana her şey tamam gibi"

"Her şey tamam değil sen gitmek istemezsen anlarım benim için hiç sorun olmaz ben de burada seninle kalırım"

"Buradan gitmek ikimize iyi gelecek mi?"

"Emin ol çok iyi gelecek zaten çok bir şey kalmadı okulların kapanmasına orada devam edersin aynı evde yaşarız sonra hayatımıza birlikte bakarız"

Düşününce mantıklı gibiydi zaten İzmir'i hiçbir zaman sevmemiştim ama yeni bir şehir yeni bir okul yeni bir ortam bana biraz korkutucu geliyordu tek başıma değilim biliyorum ama yine de tereddütlerim var. Atakan'ın lütfen gidelim bakışlarını görünce de daha fazla itiraz edemedim kabul ettim.

" İnan bana her şey çok güzel olacak sadece sen yanımda ol yeter"

" Sana güveniyorum yeni bir şehirde yeni bir hayat bizi bekliyor"

" Kesinlikle öyle çok mutlu olacağız"

Bundan hiç şüphem yok çünkü o yanımda olduğu sürece kendimi her zaman çok güçlü ve çok iyi hissettim Güler veya mekan değişebilir ama birbirimize olan duygularımız asla değişmeyecek bu yüzden rahatım ve artık rahatlıkla tekrar uyuyabilirim.

(Evet arkadaşlar bugün biraz daha iyiyim ama hala boğazım ağrıyor sadece daha fazla beklemenizi istemediğim için yeni bölümü yazdım iyi okumalar emeğime karşılık olarak beğenip yorum yaparsanız çok sevinirim)

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

754okunma 39beğeni 7yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…