Bölümler 48Şu an: 12. Bölüm -karar
- 1 Tanıtım60 kelime
- 2 1. Bölüm yeni bir okul1.128 kelime
- 3 2. Bölüm ciddi bir konuşma1.321 kelime
- 4 3. Bölüm kitap okuma uygulaması1.067 kelime
- 5 4. Bölüm popüler kitap907 kelime
- 6 5. Bölüm -yeni komşu1.147 kelime
- 7 6. Bölüm sık karşılaşmalar1.116 kelime
- 8 7. Bölüm hayranlık987 kelime
- 9 8. Bölüm buzlar eriyor1.303 kelime
- 10 9. Bölüm ilgi1.054 kelime
- 11 10. Bölüm yaralarını ben sarayım1.542 kelime
- 12 11. Bölüm -birincilik1.204 kelime
- 13 12. Bölüm -karar1.442 kelime · Okuduğun bölüm
- 14 13. Bölüm -Bordo elbise1.175 kelime
- 15 14. Bölüm -BALO GECESİ1.476 kelime
- 16 15. Bölüm -ilk öpücük934 kelime
- 17 16. Bölüm -ilk gece1.707 kelime
- 18 17. Bölüm - artık hep yan yanayız1.234 kelime
- 19 18. Bölüm - sana sahibim941 kelime
- 20 19. Bölüm -kaybedilen zaman1.201 kelime
- 21 20. Bölüm -özür972 kelime
- 22 21. Bölüm işler karışıyor693 kelime
- 23 22. Bölüm - sonsuza kadar benim ol1.656 kelime
- 24 23. Bölüm - gidelim buralardan1.647 kelime
- 25 24. Bölüm - yolculuk1.539 kelime
- 26 25. Bölüm - İstanbul1.017 kelime
- 27 26. Bölüm- İstanbul da yeni bir hayat829 kelime
- 28 27. Bölüm - kıskançlık1.096 kelime
- 29 28. Bölüm - zevk799 kelime
- 30 29. Bölüm- karşılık verirse senindir1.282 kelime
- 31 30. Bölüm - ihanet1.200 kelime
- 32 31. Bölüm- yıllar sonra901 kelime
- 33 31. Bölüm -imza günü ve ortaya çıkan gerçekler2.379 kelime
- 34 33. Bölüm - naptım ben1.635 kelime
- 35 34. Bölüm - yazar okulda1.445 kelime
- 36 35. Bölüm - artık iş arkadaşıyız1.067 kelime
- 37 36. Bölüm - öğretmenlik1.271 kelime
- 38 37. Bölüm - bıçklanma857 kelime
- 39 38. Bölüm - gözyaşı760 kelime
- 40 39. Bölüm- kavuşma1.201 kelime
- 41 40. Bölüm - artık hiç ayrılmayacağız1.161 kelime
- 42 41. Bölüm - evimize gidiyoruz886 kelime
- 43 42. Bölüm- ben yanındayım786 kelime
- 44 43. Bölüm - evlilik teklifi1.473 kelime
- 45 44. Bölüm - nişan1.771 kelime
- 46 45. BÖLÜM - DÜĞÜN HAZIRLIKLARI1.224 kelime
- 47 46. Bölüm - kına gecesi ve düğün2.000 kelime
- 48 47. Bölüm - Baba oluyorsun (final)2.058 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
#12. BÖLÜM -KARAR
Dün yaşanan o kavgadan sonra elimde plaket ile eve geldim şaka gibi öğrencilik hayatım boyunca aldığım ilk plakettir herhalde. Ayakkabılarımı çıkartırken evde yalnız olmadığımı anladım hayret annem nasıl evde ki aman bana ne ya evdeyse evde.
Salondan geçerken göz göze geldik plaketi görünce elbetteki şaşırdı.
"Okuldan kovulma plaketi mi aldın?"
Dedi dalga geçer gibi.
"Hayır seviye belirleme sınavında birinci oldum da ondan verdiler"
"Sen nasıl birinci oldun ya kopya falan mı çektin"
"Annem böyle düşünüyorsa millet daha neler düşünür gerçekten iyi bir şey yapabileceğime inanma sakın"
"Boşuna vermişler onu "
"Öyle bil sen senin düşüncen o kadar da önemli değil zaten"
" merak etme zaten çok yakın bir zamanda birbirimizden tamamen kurtulacağız"
" o günü iple çekiyorum biliyor musun?"
" annen baban olarak biz bile seni istemiyoruz demek ki bu kadar kötü bir evlatsın"
" hani beni hep başkalarının çocuklarıyla kıyaslarsın ya ben seni hiç başkasının annesiyle kıyaslamadım ama şimdi kıyaslamak istersem bile o annelere haksızlık olur çünkü sen onlarla kıyaslanacak derecede bile değilsin çok yazık gerçekten bazı insanlar anne baba olmamalı sizin gibi"
" seni doğru bu yaşa kadar getirdiğim için bana teşekkür edeceğin yerde söylediğin laflara bak"
" o zaman keşke doğurup da zamanını bana harcamasaydın o zaman belki daha çok sevgilin olurdu"
"Terbiyesiz "
" hiçbir zaman sorunlu evlat olmaz anne sorunlu anne baba olur bugün ben sorunluysam sizin suçunuz"
" bizim en büyük hatamız seni zamanında yetimhaneye bırakmamaktı"
" şansına küs artık yetimhaneye bırakılacak yaşta değilim hem merak etme sevgilinin evlendikten sonra zaten beni bir daha görmeyeceksin"
Annemin son sözleri kulaklarımda yankılanırken hayatım boyunca hiç sevilmediğimi bir kez daha anladım uzun zaman sonra ilk defa ağlıyordum çünkü gerçekten beni istemiyorlardı ne öz annem ne de öz babam beni istemiyorlardı evet bir velayet konusunda kavga ediyorlardı ama o velayeti almak için değildi o velayeti karşı tarafa verebilmek içindi ikisi de beni istemiyordu bu evde tamamen yalnız kalacağım günler çok yakın yalnızlıktan korkmuyorum ama ne yapacağımı da hiç bilmiyorum mesela elektrik kesildiğinde ilk kimin yanına koşacağım kimsenin çünkü koşacağım kimse yok bir sorun olduğunda kime haber vereceğim kimi arayacağım onlar içlerini rahatlatmak için her ay hesabıma ay tonlarca para yatıracaklar ama o paranın verdikleri yalnızlığa katık olarak gideceğini bilmiyorlar.
Kendine gel kübra diyerek gözyaşlarımı sildim bu ben değilim ağlamak bana yakışmıyor ben her zaman ayakta duran güçlü taraf olmak zorundayım eğer bir kere gardımı düşürürsem bana arkadan tekmeyi sallayacak olanlar çok yere düşmeye hiç niyetim yok.
Aldığım bu kararla rahatlayıp yatağıma uzanıyorum elime telefonu aldığım gibi yeni bölüm yazmaya başlıyorum hem de bir değil iki tane bölüm yazıyorum bölümleri uzun uzun detaylı bir şekilde yazdıktan sonra ikisini de aynı anda paylaşıyorum telefonu kapattığımda binlerce bildirimin geleceğinden tabii ki de haberdardım ama şu an onları kontrol edecek kadar vaktim yok.
Üzerimdeki kıyafetlerden kurtulup duşa girdim üzerime sıcak su akarken gözlerimin önünde tek bir sahne vardı atakan hocanın yanında olduğum o sahne sanki gerçekten aramızda bir şeyler olmuş gibi ona bu kadar özlem duymam normal değildi. Gerçekten aşık mı oldum diye kendime sormaktan yoruldum çünkü ben hayatım boyunca hiçbir zaman aşık olmamıştım eğer aşık olduysam da bu tamamen yanlış bir kişiydi o benim öğretmenimdi hem de sınıf öğretmenimdi.
Hayır hayır tabii ki de aşık değilim ne oluyor bana kendine gel kübra aşk senin için aptalca bir oyunun bir parçası unuttun mu aşk gerçek falan değildi benim dünyamda da hiçbir zaman gerçek olamazdı. Çünkü benim dünyamda aşka yer yoktu benim dünyamda sadece hüzün keder gözyaşı yalnızlık ve bitmek bilmeyen bir acı vardı aşk bunlara iyi gelmezdi aksine daha da kötüleştirirdi her şeyi.
Duştan çıkıp saçlarımı kuruttuktan sonra telefona elime aldım gelen bildirimlere baktım yine onlarca beğeni ve yorum gelmişti yorumların çoğu beklediğimize değdi iki bölüm birden geldi tarzındaydı ama tek gözüme takılan şey beğenilerin ilkinin de atakan hoca'dan gelmesiydi. Bunu görünce bile hafif bir gülümseme yayıldı suratıma camdan dışarıya baktığımda onu göremeyeceğimi bildiğim halde gözlerim yine de onu arıyordu sanki her an uzun siyah kabanı kırmızı kaza siyah kumaş pantolonuyla ve o güzel saçlarıyla bir köşeden çıkıp gelecek ve bütün sorunlarımı çözecekmiş gibi hissediyorum.
Dün gece erkenden uyuduğum için sabah erkenden uyanmıştım ve okula herkesten önce gelmiştim sınıfta benden başka kimsenin olmadığını düşünerek girdiğim ama benden başka biri daha vardı savaş özellikle beni tek yakalayabilmek için mi bu kadar erken geldi yoksa tamamen tesadüfen mi bu kadar erken gelmişti bilmiyorum kendisiyle hiçbir şekilde muhatap olmadan yerime geçip oturdum.
"Günaydın kraliçe"
Gece her zamanki gevşek halleriyle. Sen cevap vermeden önümdeki deftere odaklanmaya çalıştım ama onun bana yaklaşmakta olan ayak seslerini duyunca çok geç olduğunu anladım çünkü artık sınıftan çıkacak vaktim yoktu.
" normalde birine günaydın desem bana cevap vermemek gibi bir seçeneği olmaz"
" o senden korkanlar için geçerli bir şey"
" sen benden korkmuyor musun yani"
" hayır ben hiç kimseden korkmam ayrıca senden korkmam için gelir sebep var"
" bence korkmalısın"
" Dün sevgilin de aynı şeyleri söyledi ama başına neler geldiğini gördüm aynı şeyi sen de yaşamak istemezsin"
" biliyorum haberim var duyunca gerçekten sana hayran olmamak için kendimi zor tuttum"
" Daha saçmalayacaksın gitsene artık"
" bak sana bir teklifim var beliz benim yanına hiç yakışmıyor hem aptalın teki zaten onunla uğraşamam ama sen çok farklısın okulun kraliçesisin artık"
" öyle bir şey yok tamam mı benden de uzak duracaksın"
" asla öyle bir niyetim yok sen tam benim aradığım gibi bir kızsın"
" sen bu hayallerini unut tamam mı çünkü öyle bir şey olmayacak"
" neden olmasın ki okulun kraliçesi ve okulun zorbası yan yana geldiğimizde insanların bizden ne kadar korkacağını bir düşünsene ayrıca sen beni çok şaşırttın 3 tane kızı tek başına dövebileceğini düşünmemiştim"
" aynı şekilde sen de dayak yemek istemiyorsan beni rahat bırak tamam mı?"
" şimdilik rahat bırakıyorum ama dediğim gibi bu güzelliğin yanı ancak benim yanım olabilir bunu bir düşün bence beliz konusunda da merak etme bundan sonra senin rahatsız edemez"
" beni korumana ihtiyacım mı var geri zekalı başımın çaresine bakarım herhalde sakın bir daha bu konuyla ilgili beni rahatsız etmeye kalkma yoksa elimden geleceklerin sonuçlarını ben bile düşünmem"
" işte benim kraliçem teklifime olumlu yönde cevap vereceğini düşünüyorum"
" öyle bir şey olmayacak bir daha da sakın beni rahatsız etme"
Aptal herif bir bu kalmıştı ya gerçekten sabrımla oynuyorlar bunlar çantamı aldığım gibi sınıftan dışarıya çıktım bugün bana okul falan yok.
Tam okulunda çıkış kapısından çıkıyordum ki atakan hoca ile çarpıştık tam da en olmayacak insanla.
" ne oluyor kübra neden geri dönüyorsun?"
" hiç önemli bir şey değil?"
" o zaman hadi okula ders başlayacak birazdan"
" ben kendimi iyi hissetmiyorum da sanırım eve geri dönsem iyi olur"
" Bir sorun mu var hasta falan mısın seni hastaneye götürebilirim"
"Yok eve gitsem daha iyi olucak "
Daha fazla konuşmasına fırsat vermeden kaçarak uzaklaştım resmen. Savaştan korktuğum için okuldan kaçmadım ona yapacaklarımdan ve nasıl bir hale dönüşeceğimden korktuğum için kaçtım.
İlk defa eve geri döndüğümde rahat hissediyordum kendime. Annem de evde olmadığı için kafam rahat zaten o işten döndüğünde benim okuldan çıkış saatimi çoktan geçmiş olduğu için okula gitmediğimi bilmeyecek zaten bilse de çok umrunda olacağını düşünmüyorum.
Bir iki saat boş boş odamda oturduktan sonra telefonum çaldı arayan serhattı.
" ya arayıp aramamak konusunda kararsız kaldım"
" niye kararsız kaldın ki?"
" belki müsait değilsindir de rahatsız etmek istemedim"
" yok yok müsaitim"
" okula neden gelmedin?"
" aslında geldim de geri döndüm"
" neden ki?"
" savaşla bir şeyler oldu yarın anlatırım"
" oha onun sana olan ilgisini fark etmiştim de bu kadar ileriye gideceğini düşünmemiştim"
" Aman boş ver ya saçma sapan konuştu zaten"
" neyse boş verelim bu konuyu sen baloya falan gelecek misin?"
" sanmıyorum ya benlik bir şey değil"
" öyle mi o zaman ben de gitmiyorum"
" ben gitmiyorum diye mi?"
" evet yani sana tuhaf gelebilir ama benim de tek arkadaşım sensin sen de gelmeyeceksen benim gitmemin bir anlamı yok birlikte gidersek güzel olabilir diye düşünmüştüm"
" sen git ya eylenmene bak"
" sensiz eğlence düşünemiyorum ya birlikte gitseydik belki o gece yine birilerini döverdin ben de izlerdim"
Kendi kendime sırıttım bu çocuk gerçekten espriden anlıyor.
" tamam o zaman beraber gideceğiz"
" harbi mi?"
" evet madem ben gelmeden gitmiyorsun birlikte gidelim bakalım bizlik bir ortam mıymış değil miymiş"
" süpersin ya çok sağ ol o zaman yarın okulda görüşürüz"
" görüşürüz"
Acaba baloya gidip gitmemek konusunda verdiğim karar doğru muydu doğru veya değil boş versene zaten son okul yılım biraz hayatım tadını çıkarayım hem yeni hayatımdaki yeni yalnızlıkları kutlamak amacıyla gitmiş olurum en azından.
Geçen gün çok güzel bir tane elbise görmüştüm eminim bana çok yakışır onu alıp baloda giysem çok hoş durur bence belki atakan hocayı da etkilerim. Tekrar aklıma geldiği için bu sefer kendimi tutamadan güldüm daha sabah sinir krizleri geçiren ben şimdi kendi kendime gülüyorum şaka gibi.
Bölüm etkileşimi
