BİR ÖĞRETMEN BİR SIR kitap kapağı

38. bölüm / 48

37. Bölüm - bıçklanma

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 48Şu an: 37. Bölüm - bıçklanma
  1. 1 Tanıtım60 kelime
  2. 2 1. Bölüm yeni bir okul1.128 kelime
  3. 3 2. Bölüm ciddi bir konuşma1.321 kelime
  4. 4 3. Bölüm kitap okuma uygulaması1.067 kelime
  5. 5 4. Bölüm popüler kitap907 kelime
  6. 6 5. Bölüm -yeni komşu1.147 kelime
  7. 7 6. Bölüm sık karşılaşmalar1.116 kelime
  8. 8 7. Bölüm hayranlık987 kelime
  9. 9 8. Bölüm buzlar eriyor1.303 kelime
  10. 10 9. Bölüm ilgi1.054 kelime
  11. 11 10. Bölüm yaralarını ben sarayım1.542 kelime
  12. 12 11. Bölüm -birincilik1.204 kelime
  13. 13 12. Bölüm -karar1.442 kelime
  14. 14 13. Bölüm -Bordo elbise1.175 kelime
  15. 15 14. Bölüm -BALO GECESİ1.476 kelime
  16. 16 15. Bölüm -ilk öpücük934 kelime
  17. 17 16. Bölüm -ilk gece1.707 kelime
  18. 18 17. Bölüm - artık hep yan yanayız1.234 kelime
  19. 19 18. Bölüm - sana sahibim941 kelime
  20. 20 19. Bölüm -kaybedilen zaman1.201 kelime
  21. 21 20. Bölüm -özür972 kelime
  22. 22 21. Bölüm işler karışıyor693 kelime
  23. 23 22. Bölüm - sonsuza kadar benim ol1.656 kelime
  24. 24 23. Bölüm - gidelim buralardan1.647 kelime
  25. 25 24. Bölüm - yolculuk1.539 kelime
  26. 26 25. Bölüm - İstanbul1.017 kelime
  27. 27 26. Bölüm- İstanbul da yeni bir hayat829 kelime
  28. 28 27. Bölüm - kıskançlık1.096 kelime
  29. 29 28. Bölüm - zevk799 kelime
  30. 30 29. Bölüm- karşılık verirse senindir1.282 kelime
  31. 31 30. Bölüm - ihanet1.200 kelime
  32. 32 31. Bölüm- yıllar sonra901 kelime
  33. 33 31. Bölüm -imza günü ve ortaya çıkan gerçekler2.379 kelime
  34. 34 33. Bölüm - naptım ben1.635 kelime
  35. 35 34. Bölüm - yazar okulda1.445 kelime
  36. 36 35. Bölüm - artık iş arkadaşıyız1.067 kelime
  37. 37 36. Bölüm - öğretmenlik1.271 kelime
  38. 38 37. Bölüm - bıçklanma857 kelime · Okuduğun bölüm
  39. 39 38. Bölüm - gözyaşı760 kelime
  40. 40 39. Bölüm- kavuşma1.201 kelime
  41. 41 40. Bölüm - artık hiç ayrılmayacağız1.161 kelime
  42. 42 41. Bölüm - evimize gidiyoruz886 kelime
  43. 43 42. Bölüm- ben yanındayım786 kelime
  44. 44 43. Bölüm - evlilik teklifi1.473 kelime
  45. 45 44. Bölüm - nişan1.771 kelime
  46. 46 45. BÖLÜM - DÜĞÜN HAZIRLIKLARI1.224 kelime
  47. 47 46. Bölüm - kına gecesi ve düğün2.000 kelime
  48. 48 47. Bölüm - Baba oluyorsun (final)2.058 kelime

37. BÖLÜM BIÇAKLANMA

Aradan iki haftadan fazla zaman geçmişti ama ben bir arpa boyu yol almamıştım. Bir de atakan'a yakın olacağım diye öğretmenlik yapmaya başlamıştım O da ayrı bir dert hadi ilkokul ortaokul olsa neyse ama lisedeki ergen çocuklarla uğraşmak gerçekten işkence gibi bir şey.

Her birinin aklı bir karış havada bir anlık öfke ile ne yapabilecekleri de belli olmuyor bir şey söylesen ters anlarlar söylemezsen başka bir dert ayrıca tek derdim öğrenciler de değil.

Atakan sırf bana inadından diğer kadın öğretmenlerle fazla yakın sıkı fıkı ben sanırım vazgeçmek üzereyim çünkü artık kafam kaldırmıyor.

Zaten atakan'la iyi olacağım diye ondan daha da çok uzaklaşmış gibi hissediyorum Bir de bu okulun beden hocası çıktı başıma tamam iyi hoş kibar adamsın hoş adamsın ama bu kadar samimi olma ya benle benim niyetim sen değildin ki.

Sanki içerdekiler çok da umrumdaymış gibi başımı ellerimin arasına almış öğretmenler masasında oturuyordum teneffüs zili çaldığı için bütün öğretmenler buradaydı bazıları kahve çay içiyor bazıları öğrenci notlarını hazırlıyor bazıları da kendi aralarında sohbet ediyor ben de başımın ağrısının geçmesi için içimden dua ederken sanki başımın ağrısı geçecekmişi gibi kafamı sıkıyorum.

Beden hocası bana ağrı kesici ve su getirmişti sadece gülümseyerek gözlerime teşekkür etmiş ağrı kesici aldıktan sonra zilin çalmasını beklemeden sınıfa gitmiştim zaten ben sınıfa gidene kadar zil çoktan çalmıştı.

Hiç bu gürültüyü susturacak halim yoktu o yüzden öylesine ders anlatıyordum isteyen dinler istemeyen dinlemez.

Neyse bu ders diğerleri kadar zor olmadı en azından bazı insanlar laf dinlemeyi iyi biliyor derin bir nefes alıp dersin bitmesine kadar sabrettim 40 dakikalık ders sanki bana 40 saat gibi geldi.

Teneffüs zili sanki öğrencilerin değil de benim kurtarıcım gibiydi nasıl sevindim zilin çalmasını anlatamam.

Öğretmenler odasına döndüğümde önceki halimden biraz daha iyi görünüyordum ama hala yorgundum.

Atakan'ın bakışları yine üzerimdeyken bu sefer ne yapmak istediğini anlamıştım bu bakışını ne zaman görsem tanırım bunu ben onun öğrencisiyken de yapıyordu çünkü.

Üst sınıflardan birine ders veren hocalardan biri ondan önce davranıp konuşmaya başladı.

"İlk öğretmenlik zamanları zordur tabii yakından alışırsınız ama"

"Yani ben öğretmen bile değilim ama şu an görünce mesleğinizi gerçekten çok takdir ediyorum her gün binlerce öğrenci ile uğraşmak çok zor olmalı"

"Evet çok zor ama üstesinden gelebileceğinize inanıyorum"

45 yaşını geçmiş saçı hafiften seyrelmiş okulda herkes tarafından sevilen bir öğretmen Müfit bey. Zaten adamı ne zaman görsem Güler yüzlüdür bu okula geldiğimden beridir de bana çok yardımcı oldu. Ona karşı gülümseyerek yerime oturduğumda atakan'ın bakışlarını yine üzerinde olduğunu fark ettim tam da sırası laf sokmaya başladı.

"Belki de öğretmenlik size göre değildir zaten öğretmen olduğunuzda doğru değil bu işi bence yarıda bırakmalısınız"

Onun aşağılayarak söylediği sözlere karşılık olarak bir şey söylememek en iyi cevap ama tabii ki de dayanamadım.

"Bence tanımadan yargılamamalısınız. Sandığınızdan daha zor şeyler yaşadım bunun da üstesinden gelirim"

Ben uzatmadığım için o da devam etmedi zaten şu an onunla uğraşacak halde değilim neyse ki bugünlük başka dersim yok biraz daha dinlenip çıkar giderim normalde olsa atakan'ın başka öğretmenlerle samimi olmaması için bütün gün okulda kalırdım ama biraz göze batmaya başladım.

Dersleri yavaştan çaldı dersi olan öğretmenler dersi olmayanlar da öğretmenler odasında oturmaya devam etti bazı sınıfların beden dersi olduğu için bahçedelerdi.

Camın kenarına geçip dışarıyı izlemeye başladım geçen derste bana terbiyesizlik yapan öğrencilerden olan Kutay dışarıdaydı beden dersine çıkmış onun gözüne batmasındaki neden bir arkadaşıyla tartışıyor olmasıydı.

Bu çocuk sanırım hiç akıllanmayacak aklıma lisedeki Savaş geldi O da bunun gibiydi.

Sanırım ben gidip bir şey yapmazsam kimseye tartışmayı ayırmayacak ve tartışma kavgaya dönüşecek camın kenarından ayrılıp öğretmenler odasından ayrıldım merdivenlerden inip bahçeye ulaştığında ikisi çoktan birbirine girmişti.

Birkaç kişi daha gelip benimle birlikte ayırmaya çalıştı ben öğretmenim belki sözümü dinlerler diye çabaladım ama nafile ikisi de beni görmüyor ya da başkalarını duymuyor.

" Çocuklar ne yapıyorsunuz siz yakışıyor mu hiç size birbirinize zarar vermeyin"

İkisi de dövüş horozu gibi birbirine girmiş ben de araya girmeye çalışıyorum ayırmaya çalışıyorum ama gücüm yetmiyor elbette ki.

"Sen karışma hocam"

"Kutay gitti artık senin yaptıkların akıllı dur bir"

Birbirlerine küfürler savururken etrafımız iyice kalabalıklaşmaya başlamıştı ne yaptıysan da ayıramadım birbirlerini resmen öldüreceklerdi birbirinin saçını çekiyor öbürü tekme atıyor bir yumruk atıp yere yatırmaya çalışıyor.

En son dayanamayıp bağırdığında çığlıklarımı aldırış etmeden kavga etmeye devam ettiler en son kutay'ın karşısındaki çocuk kutayı itince iyice öfkelendi. Yerden kalktığında ben araya girmek istedim ama onun cebinden çıkardığı bıçağı görmüştüm.

Yaptığımın ne büyük bir hata olduğunu fark etmem geç sürmedi ama artık iş işten geçmişti çünkü o bıçak arkadaşı yerine bana isabet etmişti.

İlk başta ne olduğunu anlamamıştım çünkü bıçak ilk derimi deşip içime girdiğinde çok fazla bir ağrı hissetmemiştim olayın sıcaklığıyla ne olduğunu çözmeye çalışırken gözlerimdeki ışığım yavaşla gitmeye başladığım fark ettim ve demin kavgayı ayırmak isteyen bağırış çağırışla konuşan insanlar birden sessizleşmeye başlamıştı.

Hissettiğim sıcaklık yavaş yavaş acıya dönerken elindeki kırmızı sıvıyı fark ettim o zaman gözlerim kararmaya ve yavaştan kapanmaya başlamıştı bacaklarım zaten beni taşıyamayacağı hale geldiği için geriye doğru düşmeye başladığında bıçaklanacak olan çocuk beni tutmuştu ama ben çocuktan beton zemine ulaşmıştım bile.

Gözlerim kapanırken kutunun yüz ifadesi geldi önüme yaptığına çok pişman bir ifadeyle bakarken bir an önce oradan kaçmanın çabasındaydı öyle de yaptı zaten.

Gözlerim karardığında ne zaman açılacağını bilmeden kendimi sanki ölüme teslim eder gibi pes etmiştim çünkü zaten yaşamak ölmekten farksızdı benim için.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

388okunma 23beğeni 2yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…