BİR ÖĞRETMEN BİR SIR kitap kapağı

18. bölüm / 48

17. Bölüm - artık hep yan yanayız

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 48Şu an: 17. Bölüm - artık hep yan yanayız
  1. 1 Tanıtım60 kelime
  2. 2 1. Bölüm yeni bir okul1.128 kelime
  3. 3 2. Bölüm ciddi bir konuşma1.321 kelime
  4. 4 3. Bölüm kitap okuma uygulaması1.067 kelime
  5. 5 4. Bölüm popüler kitap907 kelime
  6. 6 5. Bölüm -yeni komşu1.147 kelime
  7. 7 6. Bölüm sık karşılaşmalar1.116 kelime
  8. 8 7. Bölüm hayranlık987 kelime
  9. 9 8. Bölüm buzlar eriyor1.303 kelime
  10. 10 9. Bölüm ilgi1.054 kelime
  11. 11 10. Bölüm yaralarını ben sarayım1.542 kelime
  12. 12 11. Bölüm -birincilik1.204 kelime
  13. 13 12. Bölüm -karar1.442 kelime
  14. 14 13. Bölüm -Bordo elbise1.175 kelime
  15. 15 14. Bölüm -BALO GECESİ1.476 kelime
  16. 16 15. Bölüm -ilk öpücük934 kelime
  17. 17 16. Bölüm -ilk gece1.707 kelime
  18. 18 17. Bölüm - artık hep yan yanayız1.234 kelime · Okuduğun bölüm
  19. 19 18. Bölüm - sana sahibim941 kelime
  20. 20 19. Bölüm -kaybedilen zaman1.201 kelime
  21. 21 20. Bölüm -özür972 kelime
  22. 22 21. Bölüm işler karışıyor693 kelime
  23. 23 22. Bölüm - sonsuza kadar benim ol1.656 kelime
  24. 24 23. Bölüm - gidelim buralardan1.647 kelime
  25. 25 24. Bölüm - yolculuk1.539 kelime
  26. 26 25. Bölüm - İstanbul1.017 kelime
  27. 27 26. Bölüm- İstanbul da yeni bir hayat829 kelime
  28. 28 27. Bölüm - kıskançlık1.096 kelime
  29. 29 28. Bölüm - zevk799 kelime
  30. 30 29. Bölüm- karşılık verirse senindir1.282 kelime
  31. 31 30. Bölüm - ihanet1.200 kelime
  32. 32 31. Bölüm- yıllar sonra901 kelime
  33. 33 31. Bölüm -imza günü ve ortaya çıkan gerçekler2.379 kelime
  34. 34 33. Bölüm - naptım ben1.635 kelime
  35. 35 34. Bölüm - yazar okulda1.445 kelime
  36. 36 35. Bölüm - artık iş arkadaşıyız1.067 kelime
  37. 37 36. Bölüm - öğretmenlik1.271 kelime
  38. 38 37. Bölüm - bıçklanma857 kelime
  39. 39 38. Bölüm - gözyaşı760 kelime
  40. 40 39. Bölüm- kavuşma1.201 kelime
  41. 41 40. Bölüm - artık hiç ayrılmayacağız1.161 kelime
  42. 42 41. Bölüm - evimize gidiyoruz886 kelime
  43. 43 42. Bölüm- ben yanındayım786 kelime
  44. 44 43. Bölüm - evlilik teklifi1.473 kelime
  45. 45 44. Bölüm - nişan1.771 kelime
  46. 46 45. BÖLÜM - DÜĞÜN HAZIRLIKLARI1.224 kelime
  47. 47 46. Bölüm - kına gecesi ve düğün2.000 kelime
  48. 48 47. Bölüm - Baba oluyorsun (final)2.058 kelime

#17. BÖLÜM - ARTIK HEP YAN YANAYIZ

Sabah güneşi hafiften odaya dolarken ben belimdeki sıcaklık ve arasında olduğum kolların içinde huzurla gözlerimi açıyordum. Atakan ın kollarındayken en son ne zaman bu kadar huzurlu uyuduğumu hatırlamaya çalışıyordum. O kadar çok zaman geçmiş ki üzerinden unutmuşum hatırlamıyorum bile.

Atakan ın tarafına döndüğümde sessiz nefes alış veriş sesleri kulağıma gelirken yavaşça dudağından öpüyorum biraz kıvranarak beni iyice kendi bedenine hapsedip sıkıca kavrıyor.

"Artık kalkıp üzerimize bir şeyler giymemiz gerekiyor"

"Ama böylesi daha iyi her sanitiminle beni büyülüyorsun"

"Senden başka birisini büyülemek gibi bir niyetim yok"

"Olmasında zaten"

"Sen biraz kıskanç mısın?"

"Biraz mı?"

Derken sırıtıyordu evet birazdan fazla.

"Savaş senden ne istiyordu rahatsız mı etti seni"

"Ergen manyağın teki haddini bildirdim"

"Onunla ben bir zat ilgilenicem"

"Bir şey yapma lütfen olay çıksın istemiyorum"

"Bana bırak"

Diyerek yataktan kalkıyor bende kalkıyorum. Ona gülümseyerek oturduğum yerden yavaşça kalkıyorum.

O da aynı şekilde gülerek karşılık veriyor sonra da elini uzatıyor.

"Duşa gidicem istersen önce sen gidebilirsin?"

"Benim için hiç problem yok sen önce git"

Anlımdan öpüp duşun yolunu tutuyor.

Atakanın duştaki su sesleri gelirken ben de bir yandan etrafı topluyorum. İşim bittiğinde Atakan da çoktan çıkmış oluyor zaten.

"O kitabın yazarı bendim"

"Hangi kitap?"

"Hani bu okulda popüler olup herkesin yeni bölümü beklediği kitap"

Hafifçe gülümsüyor.

"Az çok tahmin ettim sen olduğunu "

"Nasıl peki?"

"Çünkü kitap mükemmeldi ancak bu kadar zeki biri yazardı böyle bir kitabı "

"O yüzden mi gıcık yorumlar yaptın"

"Ben de böyle bir insanım "

"Ama biliyor musun en çok da senin beğenini ve yorumunu bekliyordum "

"Öyle mi?"

"Evet nedense o okulda dikkatimi çeken bir tek sen vardın "

"Ooo hoşuma gitti biliyorsun bu işi"

Saçlarımı okşayıp gardırobun yanına gidiyor.
Gardıropun en alt rafından büyük bir alışveriş poşeti çıkartıp bana uzatıyor.

"Ne bu?"

"Senin için aldım umarım bedeni olur"

"Gerek yoktu ama yinede teşekkür ederim "

"Teşekkürü karşımda giyinerek verebilirsin"

"Çok sapıksın"

Diyerek gülüyorum aldığım elbise ile yatak odasından çıkıp boş bir odaya geçerek giyiniyorum hemen ardından da yanına gidiyorum. Baştan aşağıya beni süzüyor.

" Çok yakışmış seni belemiş o askıda"

" Teşekkür ederim aldığım en güzel hediye "

"Peki kahvaltı hazırlamak da iyi misin?"

"Felaketim desem"

"O zaman ben kahvaltı hazırlarken sen de artık duş al bence"

"Olur iyi hatırlattın"

Dudaklarıma küçük bir öpücük bırakıp mutfağa gidiyor. Atakan gittikten sonra duşa gidiyorum güzelce yıkandıktan sonra saçlarımı kurutup duştan çıkıyorum.Geri kalan işleri hallettikten sonra mutfağa gidiyorum ve kahvaltının büyük ölçüde hazırlandığını görüyorum bu adam gerçekten bu işi biliyor.

"Vay şefim neler hazırlamışsın böyle"

"Kahvaltıya Onur konuğum vardı çünkü sade bir hazırlık olmazdı"

"Onur konuğu olmak hoşuma gitti"

"Hayatımdaki en kıymetli onun konuğusun"

Kendim daha önce hiç bu kadar değerli hissettiğimi hatırlamıyorum kahvaltıdan sonra hemen eve gitmeliyim çünkü annem yokluğumu fark edebilir ve iki gecedir nerede kaldığımı da sorabilir sormaz da yine de sorarsa diye gitmeliyim zaten çok az kaldı yarın nikahı var ondan sonrasında bir daha görüşmeyeceğiz zaten.

Kahvaltı yaparken bir yandan da konuşuyoruz ben ona ailemle ilgili her şeyi anlattım ama onun hakkında hiçbir şey bilmiyorum buralı mı değil mi ne zamandır öğretmenlik yapıyorsun burada ne zamandan beridir yaşıyor.

"Sen peki aslen İzmirli misin?"

"Hayır ben aslen mersinliyim buraya birkaç yıl önce geldim"

"Ne zamandır yani?"

"18 yaşından beridir buradayım okumak için geldim buraya"

"Peki ailen onlar Mersin'de mi?"

"Evet her ne kadar benim için yok sayılsalarda orada yaşıyorlar"

Sanırım bu konu hoşuna gitmedi konuşurken bile kaşları çatıktı ailem benim için yok derken ne demek istemişti.

"Onlarla görüşmüyor musun?"

"Hayır zaten olanlardan sonra bir daha yüzlerini görmek istemiyorum"

"Neden ne oldu ki"

Elindeki çatalı bırakıp gözlerini masaya dikti yüzünde bir tuhaflık vardı ne olduğunu anlamamıştım yanlış bir şey mi sordum acaba.

"Afedersin ben galiba sormamam gereken bir şey sordum boş verelim bu konuyu"

"Yok boş vermeyelim sevdiğin adamın hakkında bir şeyler bilmek senin hakkın sonuçta ailesini nasıl yaşadığını bugünlerde nasıl geldiğini bilmek istersin tabii"

"Bu konuda konuşmak istemiyorsan gerçekten sorun değil"

"Her ne kadar konuşmak istemesem de birilerini anlatmak iyi geliyor"

"O zaman seni dinlemeye hazırım"

"Aslında belli bir yaşa kadar her şey normal ilerliyordu orta gelirli bir ailede iki kardeşli güzel bir aileydik biz"

"Kardeşin var mı?"

"Var yani vardı bir kız kardeşim vardı"

"Ne oldu peki ona?"

"Ailem çok baskıcıdır dersler kurallar okul konusunda çok kuralcıdır annem de babam da belki bana o kadar değillerdi ama kız kardeşimin hayatını zindana çevirmişlerdi resmen onunla görüşme onunla konuşma oraya gitme onu giyme her konuda ondan önce annem ve babam fikir sahibiydi doğru düzgün kendi hayatının yaşadığı bir gün olmamıştır"

"Zor olmalı benim ailem bile bazen dışarıya çıkmama izin vermediğim de ya da yapmak istediğim bir şeye izin vermediklerinde çok öfkeleniyorum onun hayatı daha zormuş"

"Öyleydi liseye geçiş dönemi yaklaştığında sınavlardan dolayı kafayı yemek üzereydi annemlerin baskısı hiç bitmek bilmiyordu tabii bu dönemde bir de aşık olmuştu"

Aşk hem de o kadar küçük bir yaşta belki de ona çok büyük felaketler getirebilirdi ya da getirmişti.

"Kötü mü oldu O durum"

"Hem de çok kötü oldu annemler kısa sürede öğrendi tabii ki de evde kıyamet koptu ben her ne kadar sorun olmaz o daha çocuk bir hata yaptı desem de dinlemediler okuldan aldılar odalara kitlediler kapalı kapılar ardında kardeşimi göremedim bile sonra o gün o olay yaşandı"

Neden sustu Derince yutkundu gözlerine baktığımda gözlerinin dolduğunu fark ettim ellerini sıkıca tutup destek olduğumu göstermek istedim.

"Anlatmak zorunda değilsin gerçekten"

"Anlatırsam İnan bana biraz hafifleyeceğim"

"O gün ne oldu?"

"Artık dayanamadım ve annemden odanın anahtarını çaldım ama ben odaya girdiğimde her şeyi çoktan bitmişti kız kardeşim intihar etmişti"

"Ne?"

"Evet maalesef o kadar büyük bir trajediydi ki gördüğüm an kalbime inecekti resmen ne kadar bağırdıysan da sesimi kimseye duyuramadım ambulans geldiğinde her şey çoktan bitmişti kız kardeşim onlar yüzünden intihar etmişti ve ben bunun öfkesini nereden kimden çıkaracağımı bilemiyordum günlerce eve gelmedim sokaklarda yatıp kalktım kafayı yemek üzereydim ama benim sonum da kardeşim gibi olabilirdi annem de babam asla affetmedim onlarla bir daha görüşmedim üniversite sınavlarına girip İzmir'de okul kazandım buraya geldim geldiğimde her şey çok daha kötü olmaya yeni başlıyordu"

"Daha kötü ne olabilir ki?"

"Kalacak yerim yoktu yurdu zar zor ayarladım her gün herkesle kavga ediyor okuldan atılmakla tehdit ediyordum hayatımı yoluna sokmam gerekiyordu çoğu zaman aç yatıyordum sonra kendime bir iş buldum hayatımı yavaş yavaş düzene sokmak için iyi arkadaşlar edinmeye başladım psikolojimi toparlamaya çalıştım bunun için de çalışıp kitap okumaya başladım bir yandan da derslerimi yetiştirmeye çalışıyor sınavları yüksek notlarla geçmeye çalışıyordum. Hem dışarıda çalışmak hem de sınavlara çalışmak artık çok zor gelmeye başlamıştı uykusuz geçen geceler gündüzleri zombi gibi dolaşmak ama hepsine değdi biliyor musun okulumu birincilikle bitirdim ilk Senem de atandım ve şu an bugün öğretmenlik yapıyorum iyi bir maaşım güzel bir hayatım var en önemlisi denebiliyor musun harika bir sevgilim var"

Hikayesi ne kadar Can yaksa da al mutlu olabilecek bir şeyler bulabiliyordu bugünlere çok zor gelmişti belliydi Bir hayal kırıklığını bir yokluğu daha kaldıramazdı ve o gün kendi kendime söz verdim ne olursa olsun ben bu adamdan asla vazgeçmeyecektim çünkü o benden vazgeçmek gibi bir seçeneği hayatında görmüyordu bile beni hayatının tam merkezine yerleştirip bana göre hayatını yaşamaya başlayan bu adam artık benim hayatımın anlamıydı her ne olursa olsun biz artık hep yan yana olacaktık ve hiçbir zaman ayrılmayacaktık bunun sözünü belki de ikimiz kendi içimizden vermiştik.

(Arkadaşlar ya şöyle bir yazar var mı her gün düzenli bölüm atan okulları merakta kalmasın diye bazen günde 3-4 bölüm atan bütün mesajlara yorumlara cevap veren okuyucularına değer veren okuyucularının isteklerine göre bölüm yazan kitap yazan gerçekten böyle bir yazar var mı?)

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

2.969okunma 75beğeni 9yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…