5. bölüm / 33
BERDEL: Benim SeçimimBÖLÜM:5
Bölümler 33Şu an: BÖLÜM:5
- 1 BÖLÜM:1608 kelime
- 2 BÖLÜM:21.550 kelime
- 3 BÖLÜM:31.632 kelime
- 4 BÖLÜM:41.354 kelime
- 5 BÖLÜM:51.161 kelime · Okuduğun bölüm
- 6 BÖLÜM:61.748 kelime
- 7 BÖLÜM:71.295 kelime
- 8 BÖLÜM:81.111 kelime
- 9 BÖLÜM:91.651 kelime
- 10 BÖLÜM:101.540 kelime
- 11 BÖLÜM:111.768 kelime
- 12 BÖLÜM:121.886 kelime
- 13 BÖLÜM 131.354 kelime
- 14 BERAT1.224 kelime
- 15 BÖLÜM;141.789 kelime
- 16 BÖLÜM;152.167 kelime
- 17 BÖLÜM:161.982 kelime
- 18 BÖLÜM:172.402 kelime
- 19 BÖLÜM:182.424 kelime
- 20 BÖLÜM:192.610 kelime
- 21 BÖLÜM:202.016 kelime
- 22 BERAT:21.754 kelime
- 23 BÖLÜM:212.987 kelime
- 24 BÖLÜM:222.454 kelime
- 25 BÖLÜM:232.753 kelime
- 26 BÖLÜM:242.448 kelime
- 27 BÖLÜM:252.370 kelime
- 28 BÖLÜM:262.408 kelime
- 29 BÖLÜM:272.175 kelime
- 30 BÖLÜM:282.315 kelime
- 31 BÖLÜM:292.347 kelime
- 32 FİNAL2.341 kelime
- 33 Kitabımız Final Olduu!!82 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Sabah ezanın sesiyle uyanmıştım gece uyku tutmadığı için çok geç bir satte yatmıştım ama uyuyamıyordum da o yüzden ezan sesiyle dikkatlice yataktan kaalkkıp hazırlnamıştım Beratı kaldırmamaya dikkat ederek dikkatlice mutfağa gitmiştim. Madem yatamıyordum bende boş boş durmaktansa erkenden kahvaltı hazırlamaya karar vermiştim. Telefondan müzik açıp onu bir kenara koyduktan sonra hazırlıklara başlamıştım.
Hasret abla ve Şengülün mutafağa gelmesiyle sattın baya ilerlediğini fark ettim.
-Hanımın neler yapmışsınız siz biz yapardık zahmet etmeseydiniz.
-Yok abla ben halettim sen beş dakikaya fırını kapat birde çayı koy sana zahmet, geri kalan herşey hazır ben odaya gideyim siz sofrayı halledersiniz.
Şengül ablanın beni onaylamasıyla odama gittim kapıyı açtığım da Berat hala yatakta yatıyordu ama uyanmıştı.
-Günaydın. Dedim gayet düz bir sesle
-Neredeydin sen? Dedi o da her zamanki gibi beni sinir eden bir sesle.
-Uyku tutmadı mutfağa gittiim. dedim bende aynaya doğru giderken tarağı alıp saçlarımı taramayya başlamıştım.
-Duş alıcam banyoyu kullanacak mısın?
-Yok!
Dolaptan kendime kıyafet alıp banyoya gittim. Hızlıca banyoda duşumu aldıktan sonra dün kestiği yerede krem sürüp sarmıştım normalde olsa yapmazdım ama gün içinde kanasa ve gene elbiseme bulaşırsa hiç iyi olmazdı. Tekrarr odaya gitmiştim. Ben tekrar masaya otururken Beratta yataktan kalkmış üstünü değişmişti benim ardıma da o banyoya girmişti. ben saçlarımı tarayıp hafif bir makyaj yaptıktan sonra çarşafları değiştirmeye başlamıştım o esnada Beratta banyodan çıkıp her zamanki gibi bilgisayarının başına geçmişti. bu adam tüm gün o bilgisayarın başında napıyordu gerçekten anlamıyordum.
Ben odadan çıktığımda Rojbin hanım avluda oturuyordu bu katta sadece bizim odmız mutfak ve büyük bir avlu vardı o yüzden odadan çıktığımla kiminle karşılaşacağım belli olmuyordu.
-Buke! Gelesin hele.
Rıjbin hanımın seslenişiyle oraya gitmiştim.,
-Buyrun Rojbin hanım.
O daha konuşamadan arkadan Civan gelmişti ve o da onun yanına gayet rahat bir tavırla kurulmuştu. Civan bana bakarak günaydın desede ben hiçbirşey dememiş rojbin hanım da ona karşılık vermişti.
-Eeee bir savas kahvesi içmeyelim mi, sade olsun. demişti bana bakarak ne zannediyordu bu beni onun hizmetöisi falan mı
-Yengemin kiim olduğunu hatırlatmama gerek var mıdır ağabey. Kimse bu konakta Gelin Ağaya emir buyuramaz! Bunları bizim yanımıza gelirken bağıra bağıra diyeen Murattı.
-Yapacağı bir kahve eline mi yapışır git de getir torunumun kahvesinii! diye bastırmıştı bu seferde Rojbin hanım
-Gelin ağamı ortada bir ağa mı vardır da onun gelini olsun! Diyip gülmüştü Civan da
-Bu konakta babamdan sonra onun ağa olacağını birilerinin sana hatırlatması lazım Ağbey!
Muratın çıkışıyla bu sefer de Rojbin hanım bana bakıp sinirle konuştu.
-Utanmıyorsun deme kardeşleri birbirlerine düşürmeye rezil.
-Benim kimseyi birbirine düşürüdüğüm yook rojbin hanım ben bu eve gelin diye geldim hizmetçi diye değil çok istiyorsa söyler Şengüle o da yapar getirir.
-Ne oluyor burada. diyn asaf babayla da herkes yavaş yavaş toplanıyordu. Ben Asaf babay bakarak iznizile diyip yanlarında mutfağa geçmiştim. Büyüklerime saygıda kusur eden biri olmamıştım şimdiye kadar ama bu da kendimi ezdirirceğim anlamına gelmezdi ben kendime bir söz vermiştim herkes benden hak ettiği muameleyi görecektii.
Sofrayı kuduktan sonra ben tam odadan ayrılıcakken Asaf babanın sesiyle durmuştum.
-Gelesin kızım oturasın. Dedi bir eliyle de sandalye yi gösterirken.
-Ağam müsadenle ben Berata kahvaltısını götüreyim.
-Hasret ilgilenir kızım sen gel.
-Ana Beratla artık ben ilgilenmek isterim. demiştim Berfin anaya karşı
-Eyi bakalım öyle olsun. Hasret artık Beratın odasına iki kişilik kahvaltı kurasın. Asaf baba bunları dedikten Hasret ablaa bakıp dedikten sonra tekrar bana bakıp konuşmuştu.
-Gelin kızım kahvaltıdan sonra bir kahve yap da senle bir konuşalım. De haayde afiyet olsu. Demesiyle herkes kahvaltıya başlamıştı Şengül Lizgeyle ilgilendiği için odada kalırken benle Hasret ablada mutfağa inmiştik. Ben ona her ne kadar gerek yok desemde emir büyük yerden diyip kahvaltıyı iki kişilik hazırlamıştı. bende birşey demeyip onun hazırladığı tepsiyi alıp odaya gittim. Bu sefer Beratın masasına koyamayacağım için camın ordaki sehpa takılmıştı gözüme tepsiyi oraya koymuştum.
-Kahvaltın burada.
Berat bendenn tarafa bile bakmayıp aynı şekilde işine devam ediyordu duymadı mı acaba diye tekrar söyleniştim lakin aynıydı umursamaz bir adam.
-Kahvaltın burada ağam!
-Yemicem geri götür.
Benim bu adama her seferinde daha da uyuz olmam normal miydi gerçekten de. Onu dediğini dinlemeyip bir tabak hazırlayıp çayla beraber yanına koymuştum. Bende tekrar aynı yere oturarak önmdeki çayı içmeye başladım.
Aradan bir yrmi dakika geçmişti bu hayatn nasıl geçeceğini sogularken Beratın hiç dokunmadığı tabağı önünden alıp tepsiyle beraber mutfağa götürdüm. Hassret ablaya kahvaltının bitip bitmediğini sorduktan sonra kahve hazırlayıp terasa Asaf babanın yanına gittim.
-Ağam müsade var mıdır? Sesimle manzarayı izleyen gözleri bana dönmüştü.
-Gelesin kızım otur. Onun talimatıyla kahveyi onun önüne koyup karşısına oturmuştum.
-Nasılsın kızım mutlu musun konakta var mıdır canını sıkan birşey?
-Yok ağam sağlasın.
-Bak kızım berat benim öz oğlum değildir belki ama nu kendi oğllarımdan ayırmam ben, sende bu konağa gelin olarak girdin lakn kızı olarak çıkacaksın, karşındaki Berat bile olsa ben hep senin yanındayım, arkadayım.
-Teşeekkür ederim ağam.
-Birde bu var babanla aranın pek eyi olmadığını bilirim lakin beni de bir baban say ağa olarak değil baban olarak yanında olduğumu unutmayasın.
Ayağa kalkıp asaf babanın elini öpmüştm
-Sağlasın baba.
Aşağı indiğimde analarımn çardakta oturduğunu görüp bende onların yanına gitmiştim.
-Gelesin kıxım, gel otur. Ayşe ananın talimatıyla onların yanına oturmuştum
- Napıyosunuz analarım. Dedim şen çıkarttığım sesimle.
-Hayırdız buke pek bir mutlusun Allah bozmasın. diyen de Berfin anneydi.
-Sizin gibi bir ailem olmuş mutlu olurum tabi ana. Gelininiz size bir keyif kahvesi yapsın mı?
-De kalk hayde deli kız. Onlar baana gülerken bende ayaklanmıştım evet mutluydum belki Beratla aramız iyi değildi ama daha evleneli iki gün olmuştu o da olacaktı inanıyordum, ama onun haricinde belki de şu iki günde kendi ailemden görmediğim sevgiyi hatta saygıyı görmmmüştüm evet civan gibi bir problemim vardı ama onu da bir şekilde atlatacaktım.
mutfağa girdiğim de Hasreet abladan nasıl içtiklerini öğrenip ikisine de köpüklü birer kahve yapmıştım. Ben mutfaktan çıkarken Merdivenlerden koşarak inen bir minikle de karşılaşmıştık onunla beraber tekrar çardağa gidip kahvelerini vermiştim bizde Lizgeyle beraber oturuyorduk. Lizge az önce Şengülün yapmasına izin vermediği tokayı bana vermiş açlarını ördürtüyordu.
-Ana. dedim Ayşe anaya bakarak onun bakışları bana dönerken konuştum.
-Lizgenin adını sen mi koydun? Ayşe ananın cevap vermesine kalmadan küçük hanım atlamıştı lafa.
-Hayırr benim adımı kötü kral koymuş, demi annee.
-He ya öyle kızım. Berat daha o zamanlar Lizge yaşında var yoktu duymuş bu ismi kardeşim olunca illede adını ben koyucam der dururdu ne koyacaksın dediğimiz de her seferinde Lizge derdi. Öyle de ya.
-Maşallah kızım kucağına da pek yakaşır darısı size inşaallah. Berfin ananın sözleriyle kucağımda duran kıza baktım.
-İnşaallah ana.
-İster misin bi beben olsun? Berfin ananın dedikleriyle bir a düşündüm Berattan bir çocuğum olsu ister miydim? İsterdim. Ama önce kendi çocuk olan Berat efendiyle aramızı düzeltmemiz lazımdı.
-İster tabi, hele bir istemesin üstüne kumayyı nasıl buluyo. Rojbin hanımın sesiyle ben beynimde vurulmuşa dönmüştüm. Annemler ayağa kalkarken bende saygısızlık olmasın diye ayağa kalkmıştım.
-Vakti gelince illaki olur ana Beratı da bilirsin şuan buna hazır değil o
-Bunun daha hazırlığımı kalmış buke madem o işi yapmayı becerirler bize de en kısa sürede bir torun verecekler. Rojbin anaın ağzından çıkanları duymamla Lizgenin kulaklarını kapamıştım.
-Elbet olacaktır Rojbin hanım ancak buna Beratla ben karar veririz sizde bilrisiniz ki. Dedim sonuçta bana zorla yaptırabileceği birşey değildi deme.
-Kuma kararını ben veririm gelin unutma bunu!
Bölüm etkileşimi
